GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

02/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


TRT nereye?..

Devlet yetkililerinin aldıkları tasarruf tedbirleri uygulanmayarak yine rafa kaldırıldı.. Yine araç, makam, mevki, adamcılık, torpil konularında dişe dokunur bir düzenleme yapılmış değil. Düzenleme olmayınca kamu kurumlarındaki keyfi uygulamalar hız kesmeden devam ediyor. Bunun en fazla yaşandığı kurumlardan birisi de TRT. Yücel Yener'in bu kurumun başına gelmesiyle birlikte daha önce dolaşan şayialar ayyuka çıktı.

TRT 'de yaşananları görüp kaleme alan Ahmet Erçakır'ın "Koltuk Sevdası-Yücel Yener'in bir çiftliği var: TRT" adlı kitabında bu kurumda hiç de iç açıcı olmayan oyunlar açık seçik olarak gözler önüne seriliyor.

Ancak bütün bu olumsuzluklara, şişirilen kadrolara, adam kayırmalara karşın TRT acaba kanunla kendisine verilen "Yayınlarında ulusun yararlarını, birliğini ve mutluluğunu amaç edinen, her yaştaki ve her eğitim düzeyindeki insanımızın özlemlerine yanıt arayan TRT kamu hizmeti yapan bir yayın kuruluşudur. (Anayasa, Madde 133)"ün gereğini acaba yerine getiriyor mu?.. Gerçekten TRT bütün toplumun sesini geniş yelpazede yansıtıyor mu? Yani bu kamu kurumu kamu yararına olan yayınları yapıyor mu? Yoksa kurum, marjinal bir kesimin seyredilmeyen sesi haline mi getirildi?

Acaba TRT yetkilileri, halihazırdaki yayınlarıyla "Tüm yurttaşlarımızın istemlerine saygı ile yaklaşan bir yayın kuruluşu. (TRT Kanunu Madde 4)"te ifadesini bulan ve kanunla düzenlenen görevlerinin ne kadar farkındalar?

Her geçen gün milletine yabancılaşan, değerlerine aykırı yayınlara yer veren ama bu milletin ekseriyetine yayınlarda yer vermemek için elinden gelen her türlü engellemeyi yapan TRT Genel Müdürü Yücel Yener, 4 sene boyunca acaba hangi başarılara imza attı? Temsil noktasında TRT'yi hangi basamaktan hangi zirveye taşıdı?

Sonuçta, bu milletin vergileriyle ayakta tutulan ve bütün milletin sesi-soluğu olması gereken TRT, programlara bakılırsa hiç de yerli gözükmüyor. Basında çıkanlar doğruysa 'Canlı yayınlarda başörtülü insan görüntüsü'ne 'yasak' getirecek kadar inanılması oldukça zor, garip uygulamalar bile söz konusu bu herkesin ve kesimin sesi ve soluğu olması gereken milli kurumumuzda!..

Kanunla TRT'den istenen "Genel ahlakın gereklerini, milli gelenekleri ve manevi değerleri gözetmek, Türk Milli Eğitimi'nin temel görüş, amaç ve ilkelerine uymak, Toplumun beden ve ruh sağlığına zarar verecek hususlara yer vermemek... (TRT Kanunu Madde 5) "in gerekleri sizce uygulanıyor mu?..

Kütahya'dan Ayşe Duvar isimli vatandaşımız haklı olarak TRT'nin yozlaşan yayınlarını sorguluyor.. Duvar, "TRT yayınlarında özellikle dizilerinde çok yoğun bir şekilde içki reklamları yapılıyor. Bunun nedenini merak ediyorum. Devlet, bir yandan içki reklamlarını yasaklarken öte taraftan resmen içki tüketimini teşvik eden bir devlet kuruluşu var karşımızda. Hal böyle iken bu içki tüketimindeki ısrar nedendir? Devlet kuruluşu olan TRT acaba ne yapmak istiyor? Bunlar çocukları küçük yaşta içkiye ısındırma taktikleri mi yoksa? Anlayabilen varsa beni bu konuda bilgilendirirse sevinirim. Görünüşe göre anlayamayacağım bunun gibi birçok çarpıklıklar var.." diyor.

Görev süresi 17 Temmuz'da dolacak olan Genel Müdür Yücel Yener'le daha da irileşen TRT için bir de teklifimiz var: Bir an önce özelleştirilsin.. en azından özerk hale getirilerek kendi yağında pişecek bir statüye kavuşturulsun. Yani zaten çıkmazda olan ekonomik durumumuz her geçen gün şişirilen kadrolarla, gittikçe irileşen TRT'nin taşınmaz yükünün artık yöneticilerine devredilmesi kaçınılmaz hale gelmiştir.

Toplumun her kesiminin şikayetçi olduğu bir kurum neden halkın vergileriyle yaşatılmaya çalışılsın ki...




Türkçe ve lehçe farklılığı

Bir süre önce Türkmenistanlı bir öğrencinin "Rusça konuşmak niye yadırganıyor?!" başlıklı yazısındaki sözlerini eleştiren Muğla Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri Bölümü öğrencisi Ersin Altun konuya başka bir perspektiften yaklaşıyor. İşte Altun'un görüşleri:

"Bu düşüncedeki insanlarımıza diyorum ki; Türkiye Türkçesi ile diğer lehçelerimiz arasındaki farklılık sadece bazı ses değişimlerinden ibarettir. Ayrıca farklılaşmanın nedenlerinden biri de Rusya'nın Türk cumhuriyetlerine yıllar boyunca uyguladığı kültürel baskı politikalarıdır. Ama bu yapılanları unutup 'Türkçe konuşan ülkeler zirvesinde' de Rusça konuşmak tarihle çelişkiye düşmektir. Bizler Türkçe konuşmazsak elbette Rusça uluslararası bir dil olur..."



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.