GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

04/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



EKONOMİ 


Enflasyon hız kesti

Şubat ayında yaşanan ekonomik krizin ardından tırmanışa geçen enflasyonun hızı, mayısta kesildi. Mayısta aylık enflasyon oranları, toptan eşyada yüzde 6,3, tüketici fiyatlarında yüzde 5,1 ile beklentilerin altında gerçekleşti.

Şubat ayında yaşanan kriz ve dalgalı kura geçişin ardından tırmanışa geçen enflasyonun hızı, mayısta kesildi. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE), bu yılın mayıs ayında, bir önceki aya göre toptan eşya fiyatlarının (TEFE) yüzde 6,3, tüketici fiyatlarının (TÜFE) yüzde 5,1 oranında arttığını açıkladı. Mayıs ayı enflasyonu yüzde 7'nin üzerinde bekleniyordu.

Enflasyon rakamları, mayıs ayında da bir önceki ay olduğu gibi aylık bazda yükselme gösterirken, yıllık bazda geçen yılın altında kaldı. DİE'den yapılan açıklamaya göre, mayıs ayında yıllık enflasyon toptan eşyada yüzde 57,7, tüketici fiyatlarında yüzde 52,4 olarak belirlendi. Buna göre yıllık enflasyon mayıs ayında, önceki yılın toptan eşya fiyatının 1,5 puan, tüketici fiyatında da 10,3 puan altında gerçekleşti. Nisanda toptan eşyada yüzde 14,4, tüketicide yüzde 10,3 düzeyinde gerçekleşen enflasyon oranları, son 21 yılın rekor oranları arasında yer almış, yıllık enflasyon da 8 ay sonra ilk kez yüzde 50'yi aşmıştı.

5 aylık enflasyon oranları toptan eşyada yüzde 40,5, tüketici fiyatlarında yüzde 28,3 oldu. Mayıs ayı itibariyle 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise toptan eşyada yüzde 42,3, tüketici fiyatlarında yüzde 45,3 olarak hesaplandı.

Özel sektör kaynaklı

Toptan eşya fiyatlarında mayıs ayında görülen yüzde 6,3'lük artışta, devletin payı 1,6, özel sektörün payı da 4,7 puan oldu. Bu arada çekirdek enflasyon olarak nitelenen imalat sanayiinde özel sektördeki fiyat artışı yüzde 7,1 olarak hesaplandı.

Mayıs ayında aylık ve yıllık bazda en az fiyat artışı görülen il Denizli oldu. Tüketici fiyatlarındaki ortalama aylık artış mayısta yüzde 5,1 olurken, bu rakam Denizli'de yüzde 3,6 oldu. Fiyatların en fazla arttığı il ise yüzde 6,7 ile Samsun oldu. Mayıs ayı itibariyle son bir yılda tüketici fiyatlarında yüzde 47,9 ile en düşük artış da Denizli'de yaşandı.

Mayısta en yüksek oranlı zammı yüzde 50 ile mektup gördü. Mektubu yüzde 32,9 ile çilek ve yüzde 31,6 ile patates izledi. Fiyatları düşen ürünlerin başında ise yüzde 38,6 oranında ucuzlayan sivribiber geldi.

İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 1995 bazlı İstanbul Ücretliler Geçinme Endeksi'ne göre 2001 yılı Mayıs ayında perakende fiyatlar yüzde 4,2 ve toptan fiyatlar yüzde 5,7 oranında arttı.

ANKARA (Zaman)




Tavukta devlet ihmali

Tavuk sektörünü denetleyen AB heyeti, tesisleri yeterli, devletin kontrolünü yetersiz buldu. Yeterli bulunsaydı, 20—30 bin ton ihracat mümkün olacaktı.

Türkiye'deki bazı kanatlı kesimhanelerini ve tavuk çiftliklerini geçen yıl denetleyen Avrupa Birliği (AB) heyeti, tesisleri yeterli, ancak devletin kontrol mekanizmasını yetersiz buldu.

Geçen yıl 20—24 Kasım günlerinde gerçekleştirilen AB denetiminin sonucu olumsuz çıktı. Heyet, AB'nin istediği teknik ve hijyenik şartları taşıdığı yolunda verdiği garanti doğrultusunda, 5 firmaya ait kanatlı kesimhanesini gezdi.

Yapılan denetimler sonucunda, kesimhanelerin teknolojik açıdan yeterli bulunmasına karşın, bazı kesimhanelerin hijyenik şartları yerine getirmediği ortaya çıktı. Mevzuatın yeterli olmasına rağmen, bakanlığın buralardaki denetimini tam olarak yapmaması nedeniyle, tesislerin istenen şartları yerine getirmediği belirlenerek, bakanlığın garantisi yeterli görülmedi.

1 milyon ton kapasite var

Konuyla ilgili bilgi veren Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği (BESD—BİR) Başkanı Kemal Akman, AB'nin, Türk devletinden, üretim aşamasında ve kesimden sonra bazı kontrollerin yapıldığına dair garanti istediğini, ancak şimdiye kadar bu garantinin sağlanamadığını belirtti.

Türkiye'de 1 milyon ton beyaz et üretim kapasitesi olmasına rağmen üretimin 600—700 bin ton düzeyinde gerçekleştiğini anlatan Akman, deli dana hastalığından sonra AB'de büyük oranda beyaz ete yönelme olduğunu hatırlatarak, AB'den uygun rapor alınması halinde, Almanya, Fransa ve İngiltere'ye 20—30 bin ton ihracat yapabileceklerini vurguladı.

Destek artırılmalı

Maliyetlerin yüksekliği nedeniyle, halen Hırvatistan, Macaristan, Suudi Arabistan, Türk cumhuriyetleri gibi ülkelere ancak 4—5 bin ton tavuk eti ihracatı yapabildiklerini kaydeden Akman, ihracattaki desteğin artırılması halinde, ihracat miktarının 100 bin tonlara ulaşabileceğini söyledi.

Bu arada, tavuk eti ihracatında ödenecek desteğin artırılmasına ilişkin kararnamenin, yenilenerek bakanların imzasına açıldığı öğrenildi. Sektör, halen 56 dolar olan beyaz et ihracatındaki desteğin, 400 dolar/tona yükseltilmesini istiyor.




'Aman uzlaşalım'

Vergi kaçağı tespit edilen her 100 mükellefin 85,6'sı "Aman uzlaşalım." diye Maliye'nin kapısına geliyor. Mükelleflerin yüzde 70,6'sı bir rakamda uzlaşıyor.

Türkiye'de vergi kaçıran ve vergi cezası yiyenler ya uzlaşma için Maliye Bakanlığı'na ya da mahkemeye koşuyor.

Hesap Uzmanları Kurulu'nun Faaliyet Raporu'na göre, 1995 ile 2000 yılları arasında hesap uzmanlarının yurt genelinde gerçekleştirdikleri vergi incelemeleri sonucunda 19 bin 554 mükellef hakkında, düşük gelir beyan ederek vergi kaçırdıkları gerekçesiyle rapor düzenlendi.

Vergi cezasının yanı sıra, kaçırdıkları vergiyi gecikme faiziyle ödemeleri istenen bu mükelleflerden 16 bin 745'i Maliye Bakanlığı'na "Bir rakamda uzlaşalım. Vergimi ödeyeyim." talebinde bulundu.

Söz konusu dönemde Maliye, 13 bin 797 mükellef ile uzlaşma sağladı.

Bu rakamlara göre, kazandığı gelirin bir kısmını gizleyerek devlete düşük vergi ödediği anlaşılan her 100 mükellefin 85,6'sı, ceza ve ek vergi önüne konulduktan hemen sonra Maliye'den uzlaşma istiyor.

Maliye Bakanlığı, durumları uzlaşmaya müsait her 100 mükelleften 82'si ile uzlaşma masasına oturuyor. Her 100 vergi kaçakçısından 70,6'sı ile de belli bir rakamda uzlaşmaya varılıyor.

Uzlaşılan vergilere de aylık yüzde 10 gecikme faizi uygulanıyor.

Naylon fatura kullanma ve düzenleme, defter ve belgeleri gizleme ya da yok etme, muhasebe hileleriyle bilerek vergi kaçırma eylemleri nedeniyle vergide kaçakçılık suçu işleyenler ise kanun gereğince hiçbir aşamada uzlaşmaya konu edilemiyor. Bu raporlardaki tutarlar, ya Vergi Usul Kanunu hükümlerinden yararlanılarak ödeniyor ya da yargıya götürülüyor.

Hesap uzmanlarının bir başka çalışmasına göre de, uzlaşma masasında sonuç alamayanlar ile kanun gereğince bu haktan yararlanamayan mükelleflerin büyük bölümü daha sonra mahkemeye gidiyor.

Mahkemelere giden uyuşmazlıklardan genellikle mükellef galip çıkıyor. Haciz, re'sen tarh, yazı, eksik beyan, ortalama kâr haddi, yoklama fişi, fazla tahsilat, hasılat tespiti, ihtiyati haciz, mahsup, ret yazısı, idarece tarhiyat gibi konularda vergi mahkemelerince yapılan temyiz başvurularının da tamamı idare aleyhine sonuçlanıyor.




Takasta teklif günü

Hazine kağıtlarının dövize endeksli tahvillerle değiştirilmesi (swap) konusunda, bankaların tekliflerini bugün ya da yarın Hazine'ye vermeleri bekleniyor.

Bilindiği gibi sürdürülebilir borçlanma çerçevesinde gündeme gelen swap konusunda, Hazine ve bankalar çalışmalarda bulunuyorlardı. Geçtiğimiz hafta konuyla ilgili çalışma yapan uluslararası yatırım bankası Lazard yetkilileri, Hazine yetkilileriyle görüşmüşlerdi. Daha sonra İstanbul'da gerçekleşen bir toplantıda, Lazard yetkilileri, danışmanlığını yaptıkları Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu'na; swap konusunda hazırladıkları raporu sunmuşlardı.

Bu çerçevede hafta sonu yapılan incelemelerin ardından bankaların bugün ya da yarın Hazine'ye, Türk Lirası (TL) cinsinden iç borcun bir kısmının dövize dönüştürülmesini amaçlayan iç borç takası konusundaki tekliflerini iletmeleri bekleniyor.

Hazine'nin bu ay içinde gerçekleştirileceğini açıkladığı iç borç takası, döviz ve faiz piyasaları ile Borsa'da merakla bekleniyor. Bu ayki yüklü iç borç geri ödemeleri öncesinde yapılacak borç takasının önemli olduğunu vurgulayan uzmanlar, iç borç takasıyla ilgili gelişmelerin piyasalara yön vereceğini belirtiyorlar. Takasın miktarının ve faizinin, dövizin yönü üzerinde belirleyici olacağını dile getiren uzmanlar, borç takasının miktarına göre Hazine'nin haziran ayında planladığından daha az borçlanabileceğini söylediler.

4—5 milyar dolar civarında olması beklenen iç borç takası, eğer beklenilen miktarda yapılırsa bankaların açık pozisyon riski azalacağından dövize talep yönündeki baskı bir nebze olsun ortadan kalkacak. Böylece döviz ve faizde gerileme, Borsa'da ise yükseliş mümkün olabilecek.

(Ramazan Solak / ANKARA (Zaman))




'Yurtdışındaki tasarruflar çekilmeli'

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esfender Korkmaz, Hazine'nin Türklerin yurtdışında bulunan tasarruflarını çekmesi için bir formül geliştirmesi gerektiğini söyledi.

Hazine'nin bugün içerden borçlanma imkanının sınırlı olduğunu belirten Korkmaz, şu öneride bulundu:

"Bugün Türkiye'nin GSMH'nin yüzde 50'si kadar, en az 100—110 milyar dolar yurtdışında Türk insanının tasarrufu var. Bu paraların 25—30 milyar doları Türkiye'ye gelebilir. Bunun gelmesi için, Hazine faizi yüzde 10—12 olan döviz yazılı tahvil ihraç etmeli. Bu paraların kaynağının sorulmaması için de bir yasa çıkarılması lazım."

Kısa vadeli borç ve faiz baskısını azaltmak için 4—5 milyar dolarlık bir borç takasının yapılması gerektiğini kaydeden Korkmaz, borçları daha iyi idare etmek, borçlanma şartlarını daha iyi değerlendirmek ve bir envanter yapmak üzere bağımsız bir borç idaresi kurulmasını da önerdi.




Irak, hatasından döndü

Irak, Birleşmiş Milletler (BM) izinleri çerçevesinde Kerkük'ten Ceyhan Yumurtalık'a yaptığı petrol sevkiyatını yeniden başlattı.

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) Genel Müdürü Gökhan Yardım, Irak'ın dün sabah saat 08.00 itibariyle yeniden petrol pompaladı. Petrol pompalamasını durdurma gerekçesi olarak üretimin yetersizliğini ve stok azlığını gösteren Irak, dün sabah hiçbir gerekçe göstermeden petrol pompalamayı yeniden başlattı.

Yardım, Irak'ın petrol pompalamasının normal seviyelerde devam ettiğini kaydetti. Irak'ın, petrol pompalamayı kesmeden iki gün önce, haziran ayı petrol pompalama ve yükleme programını Türkiye'ye gönderdiğini bildiren Yardım, bu gelen program çerçevesinde petrol sevkiyatının devam ettiğini belirtti.

Irak'ın petrol pompalamayı durdurmasının Türkiye petrol stoklarına bir etkisinin olmadığını bildiren Yardım, Türkiye, Irak'tan gelen petrolün sadece taşımacılığını yaptığını, bunun karşılığında bir ücret aldığını söyledi.




SSK prim telaşı

Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Yönetim Kurulu Başkanı Güngör Keşci, hemen bir yasa değişikliği ile asgari ücretin yüzde SSK prim alt sınırının asgari ücrete eşitlenmemesi durumunda istihdamın büyük bir yıkımla karşı karşıya kalacağını söyledi.

Keşçi, Haziran ayından itibaren yoğun işçi çıkarılmasına ve kayıtdışılığın büyüyeceğini ifade etti. Hatırlanacağı gibi 4447 sayılı yasa ile SSK prim alt tabanının 210 milyon liraya çıkartılması, 139 milyon 950 binlira olan asgari ücreti neredeyse ikiye katladı.

TGSD, Tekstil Deri ve Hazır Giyim Dernekleri Koordinasyon Kurulu ile Sektörel Dernekler Platformu konuyu "Nisan Sendromu" kampanyası adıyla duyurmaya çalışıyor.

Keşci, SSK prim artışına yönelik getirilen yeni düzenlemenin prim ödememeyi teşvik edeceğini, kayıtdışılığı özendireceğini kaydetti. Keşçi, SSK'nın gelirlerinin de artmayacağını, SSK'yı ileriye dönük daha büyük çıkmazlara sokacağını dile getirdi.




Rüzgâra 1,2 milyar dolar

Türk ortaklı Alman şirketi, Türkiye'deki 8 firma ile sözleşme imzaladı.

5 yılda Türkiye'ye 1,2 milyar dolarlık yatırım yapmayı hedefleyen P&T adlı teknoloji şirketinin Türk ortağı Şeyhmuz Özmen, "Avrupa'ya rüzgâr enerjisi satabiliriz; ancak Türkiye enerji politikasını AB kriterlerine uygun hale getirmelidir." dedi. P&T şirketi halen 100 ayrı noktada rüzgâr ölçümleri yapıyor.




Akaryakıta bir zam daha geldi

Akaryakıt ürünlerine yüzde 2,16 ile yüzde 3,25 oranlarında zam yapıldı.

Bugünden geçerli olmak üzere benzin çeşitlerine yüzde 3,25, gazyağı yüzde 2.96, motorin yüzde 3.10, kalorifer yakıtı yüzde 2,16 ve fuel oil yüzde 2,48 oranında artırıldı. Krizin patlak verdiği 28 Şubat'tan bu yana akaryakıt ürünlerine gelen zam oranı yüzde 70'i geçti. Akaryakıt Ana Dağıtım Şirketleri Derneği'nden yapılan açıklamaya göre, Ankara'da kurşunsuz benzin 1 milyon 49 bin, süper benzin 1 milyon 50 bin, normal benzin 1 milyon 3 bin liraya yükseldi. İstanbul'da ise kurşunsuz 1 milyon 51 bin, süper 1 milyon 52 bin, normal benzin ise 1 milyon 6 bin lira oldu. Motorin ise 731 bin lira oldu. Kalorifer yakıtı 425 bin, fuel oil ise 248 bin liraya yükseldi.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.