GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

04/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Yıldırım istifa

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, hem de 5 yıl sonra takımını şampiyonluğa ulaştıran insan olmasına rağmen, sürpriz bir kararla görevini bıraktı. Fenerbahçeli taraftarlar ve yöneticiler başkanın kararından dolayı bir hayli üzgünler. Hatta bir yürüyüş düzenleyip Yıldırım'ı bu kararından vazgeçirmeye çalışıyorlar.

Yıldırım ise görevi bırakmasındaki en büyük etkenin sağlığı olduğunu söyleyerek, "Kimse beni ikna etmeye çalışmasın." diyor.

Aynı manzara siyasi hayatta yaşansaydı ne tuhaf olurdu öyle değil mi? Bir bakıyorsunuz, bir genel başkan sağlığının bozulduğu gerekçesiyle, hatta yıllar sonra partisini iktidara taşımış olmasına rağmen, istifa ediyor. Parti yöneticileri ve taban ise onu bu kararından vazgeçirmeye çalışıyor. Genel başkan ise bütün ısrarlara rağmen, kararında inat ediyor ve yeniden aktif siyasete dönmüyor.

Olsa olsa bu ancak bir rüya olabilir. Çünkü bizde siyasi parti genel başkanları, başarısızlığa ya da rahatsızlanıncaya kadar değil, ömür boyu başkan seçiliyor ve hadiseler ne olursa olsun, kolay kolay kendi istekleriyle makamlarından, koltuklarından vazgeçmiyorlar.




Kriz zorluyor

Başbakanlık Merkez Binası artık protesto sahasına dönmeye başladı. Hatırlarsanız, bir esnaf burada işe yaramadığı gerekçesiyle yazarkasasını başbakana doğru fırlatmıştı.

Bu sefer başka bir vatandaş İlhan Özkan isimli bir şahıs Başbakanlık Merkez Binası'na Vekaletler Caddesi yönünden giriş yapmak istedi. Kalacak yeri ve işi bulunmayan ve bu sebeple Başbakan'dan yardım talep etmek üzere gelen vatandaş, kontrol noktasındaki güvenlik görevlileri tarafından engellendi.

O da öfkelendi ve yanında getirdiği cep radyosunu yere fırlattı.

Eylemler yazarkasadan, cep radyosuna kadar düştü. Krizin insanları ne kadar etkilediği ortada. Bir yanda koca yazarkasa, öteki tarafta işportada birkaç milyona satılan bir cep radyosu. Korkarız, kriz bu şiddetle devam edecek olursa, insanlar başbakanlık binası önünde işe yaramadığı için kürdanlarını da yere atarak protesto etmeye başlayacaklar.




Haksız mı?

M. Şükrü Tunçdemir, üzerinden zaman geçmiş bir hadiseyi anlatıyor: Yıl 1996. Bir ilimizde müftülüğün düzenlediği, 'İslam'da Kadın Hakları Konferansı'na dönemin valisi ve garnizon komutanı da katılırlar. Konferansın konusu İslam'da kadın hakları olmasına rağmen vali ve komutan, eşlerini getirmemişlerdir. Bir ara vali, garnizon komutanının kulağına eğilerek "Keşke eşlerimizi de getirseydik. Ne kadar çok haklarının olduğunu öğrenirlerdi!" diye fısıldar. Garnizon komutanı da hemen valinin kulağına eğilerek "efendim iyi ki getirmemişiz bu kadar çok haklarının olduğunu öğrenirlerse başımıza bela olurlar." der. Bu hadiseyi vali programdan sonra sohbet esnasında anlatır.




fdt

Hazır kartın şarkısı olur da Aria'nın olmaz mı?

"Ariaaaaa... Aşkımı dağlara yazarııııım... Ariaaaaa..."




Gaz-ete

Müstafi Enerji Bakanı Cumhur Ersümer'e, enerjiye katkılarından dolayı, Enerji Petrol ve Gaz gazetesi tarafından (!) 'Gaz ödülü' verilmiş. Ersümer de gitmiş ödülü almış. Eğer gitmeseydi, 'Gaza niye gelmedin?' diye sorarlardı.



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.