Peygamberlerin dünya büyüklerinden farkı
Kutlu Doğum Haftası münasebetiyle okuyucularımın dikkatine vermek istediğim mühim bir konuyu arz etmek istiyorum bugün.
Bu sebeple diyorum ki, tarihler, geçmiş dünya büyüklerini, meşhur kumandan ve kahramanları anlatmış, hatta mübalağaya varan yorumlar da yapmışlardır. Ancak peygamberler bundan müstesna kalmışlardı. Çünkü hiçbir tarih, hiçbir beşer peygamberlerin zatlarını tam olarak izah edip anlatma güç ve kuvvetine sahip olamamışlardır. Sebebi, peygamberlerin diğer dünya büyükleri gibi tek şahsiyetli olmayıp ayrıca bir de resullük şahsiyetlerinin bulunuşudur.
***
Evet, peygamberlerin, hususiyle Resul-i Ekrem Hazretleri (sas)'nin hayatı, binlerce cilt siyer ve tarih şeklinde yazılmış, fakat hiçbirinde de hakiki hüviyeti aksettirilmeye muvaffak olunamamıştır.
Akla gelen soru: Yazarların ehliyetsizliğinden, mevzuun ulviyetini takdirsizliklerinden midir?
Hayır! Peygamberler, diğer tarihî lider ve dünya meşhurları gibi, tek şahsiyetli değildir de ondan!
Çünkü, hayatı yazılan diğer beşeri liderler, meşhur kumandan ve feylesoflar; sadece bizim gibi birer kul ve beşerdirler. Gerçi peygamberler de, aynen bizim gibi birer kul ve beşerdirler. Lakin, bu müşterekliğimizden ayrı olarak, onlarda bir de resullük şahsiyeti, peygamberlik hüviyeti vardır.
İşte dikkatinize arz etmek istediğim özellik de burasıdır. Zaten, peygamberi, diğer dünya büyüklerinden üstün kılan hususiyeti de, bu risalet tarafı, peygamberlik vasfıdır.
Tarih ve siyerler, işte bu vasfı anlatmakta güçlük çekmekte yahut yüksek risalet şahsiyetini gerektiği ehemmiyette okuyucunun dikkatine verememektedir. Bu itibarla, peygamberlerin sadece beşeri hayatını anlatan tarihleri okurken "İşte peygamber bundan ibarettir" dememek lazımdır.
Nitekim tarihten, Peygamberimizin hayatını okuyan kimse, O'nun da bizim gibi acıktığını, yokluk ve mihnet çektiğini, düşmanlarının eziyet ve zulmüne uğradığını, icabında kendi evinde bile hanımlarıyla tartışıp huzursuzluklara maruz kaldığını okuyunca bu halleri basit görüp Resulüllah'a sevgi ve muhabbeti sarsılmaması için, derhal şöyle bir muhakeme de kurması gerekir:
Bu gibi beşeri tavırları, Peygamberin imam ve önderi olduğu insanlığa, örnek tavır ve hareketlerdir. Yoksa Peygamber bundan ibaret değildir. Çünkü beşeri mevzularda böyle mahrumiyetlere müptela olan Resulüllah; icabında berk sür'atinde Burak'a binerek, bir gece içinde bütün semaları dolaşıp Hazret-i Cebrail'in bile geçemediği yerleri geçmiş, huzur-u izzete varıp Cenab-ı Rabbü'l-Âlemin'le görüşmüş, aynı gece içinde tekrar Mekke'deki makamına dönerek hiçbir insanın muktedir olamayacağı mucizelere mazhar olmuş.
Zamanı gelip hikmeti icab edince Rabbimiz O'nun parmaklarından çeşmeler gibi sular akıtmış, oturduğu bir kişilik sofrada yüzlerce kişi karnını doyurup kalktığı halde, sofradaki bereket yine kaybolmamıştır.
İşte tarih ve siyerden, Peygamberin beşeri hayatını okuyan kimseler; O'nun beşeri hallerini, resullük ve nebilik vasfına ait binlerce mucizeleriyle birleştirerek okur, ikisini birlikte düşünerek Peygamber'i tanısa hürmetsizliğe düşmez. Peygamber de diğer dünya kaşif, mütefekkir ve dahilerinden biri gibidir demekten kurtulur.
Şayet böyle yapmaz da, Resulüllah'ın sadece beşeri tavırlarını dikkate alır, binlerce mucizelerini hiç hatırlatmazsa; bu takdirde hürmetsizliğe düşebelir, Peygamber'i de tarihin kaydettiği diğer dünya dahileri gibi sanabilir.
Bu bakımdan Peygamber'in hayatını yazıp okuyanlar, O'nun resullük şahsiyetinin delili olan binlerce mucizelerini de yazıp okumalı, mucizelerle beşeri hayatını asla ayırmamalı, birlikte düşünmelidir.
***
Bu mühim konuyu bütün cihetleriyle tatmin edici şekilde okuyabilmek için Risale-i Nur Külliyatı'ndan 19. Mektub olan Mucizat-ı Ahmediyye Risalesi'ne bakmakta fayda vardır. Konunun özelliğini kolayca kavramak mümkündür orada.
a.sahin@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
09/
05/
2001...
Hanımlar cenaze namazı kılamazlar mı?
14/
05/
2001...
Günahı çok olanın hayırlı ameli daha çok olmalıdır
15/
05/
2001...
Hizmet eden misiniz, yoksa edilen mi?
16/
05/
2001...
Lezzeti için ibadet etmek
21/
05/
2001...
Ailenin vazgeçilmezi nedir?
22/
05/
2001...
İnsanları idare etmekle emrolundum
23/
05/
2001...
İslam'ı temsil edebiliyor muyuz?
28/
05/
2001...
Doğru düşünebiliyor muyuz acaba?
29/
05/
2001...
Dünyada ağlayan ahirette güler
30/
05/
2001...
İbadette ne kadar zorluk, o kadar sevap
|