Sabiha'nın otobüsü
Washington bölgesinde ilkokul öğrencilerini taşıyan cıvıl cıvıl bir servis otobüsü. İçinde Türk kızları Seniha ile Sabiha kardeşler de var. Çocuklardan birinin aklına bir fikir geliyor. 'Çok yağmur yağdığında okullar tatil ediliyor. Hadi biz de dua edelim, yağmur fırtınası gelsin de okullar tatil olsun!'
Bu 'dahiyane' fikir otobüste hemen hüsn-ü kabul görüyor. Herkes Hıristiyan usulüyle iki elinin içini birbirine yapıştırıp dua etmeye başlıyor. Bir kişi hariç: Sabiha..
Arkadaşları, sınıfın 'bilgiç'i Sabiha'ya 'Sen neden dua etmiyorsun?' diye merakla soruyor. Dokuz yaşındaki Sabiha ise o kendinden emin üslubuyla bir başka soruyla karşılık veriyor: 'Siz birisinden bir şey isterken ya da alırken böyle ellerinizi mi yapıştırırsınız, yoksa ona doğru uzatır mısınız?'. Tüm çocuklar hep bir ağızdan 'Tabii ki ellerimizi uzatırız.' diye cevaplıyor. 'O halde Allah'a dua ederken neden iki avucunuzu da göğe doğru açıp istekte bulunmuyorsunuz?'. Arkadaşları 'Gerçekten de, biz bunu hiç düşünmemiştik!' diyor ve herkes Sabiha'nın tarif ettiği şekilde dua etmeye başlıyor...
Bir başka otobüs sahnesi. Bu seferki gerçek hayattan değil, bir filmden. Amerikan sinemalarında oynadıktan sonra şu günlerde televizyonlarda gösterilmeye başlanan 'Kuşatma' (Siege) adlı filmden tüyler ürpertici bir sahne. New York'un göbeğinde bir okul otobüsünü rehin alan Müslüman kılıklı teröristler, içindeki masum yavrularla birlikte otobüsü havaya uçuruyor! Filmin ilerleyen kısımlarında teröristlerin elebaşı abdest alıyor ve dua ediyor. Tıpkı Sabiha'nın arkadaşlarına öğrettiği şekilde!..
Sabiha'nın televizyon kültürüyle yetişen arkadaşları, bu ve benzeri filmleri elbet seyredecek. İsrail'de çoluk çocuk demeden masum insanları parçalayan bombaları yerleştirenlerin de aynı şekilde dua ettiği söylenecek onlara. Bir gün arkadaşlarından biri çıkıp Sabiha'ya 'Sen teröristler gibi dua ediyorsun.' derse o narin ruhun akıbeti nice olur acaba? Minicik elleriyle kurduğu samimi diyalog köprüsü başına yıkılmaz mı?
Dinden gafilane İslam, Hıristiyanlık ya da Musevilik adına atılan her bomba aslında Sabiha'nın otobüsüne düşüyor. Evet, Ortadoğu'da bitmeyen savaş medeniyetlerarası diyalog sürecini çok geniş dairede baltalıyor. 1,2 milyar Müslüman ile 2 milyar Ehl-i Kitap arasındaki dünya barışı için son derece kritik yakınlaşmayı geciktiriyor. Ve bu süreçte başarı şansı en yüksek yerlerden biri olan ABD'deki müspet gelişmeleri...
Hıristiyan'ı, Müslüman'ı, Musevi'si, Hindu'su, Budist'i, Sih'i ile bir mozaiği andıran ve giderek daha da renklenen ABD, medeniyetlerarası diyalogda mühim bir laboratuvar ortamı. Amerika'da farklı dinlere mensup olanlar barış içinde yaşamakla kalmayıp, ortak faaliyetler de yapmaya başladı. Geçen hafta çoğu Hıristiyan, Müslüman ve Musevilere ait 10 sivil toplum kuruluşunun ve 30 dolayında dini liderin Başkan Bush'a gönderdiği ortak imzalı bir mektup, bunun başarılı örneklerinden biriydi. Mektup, masum halkın zarar gördüğü gerekçesiyle Irak'a uygulanan ekonomik ambargonun kaldırılması çağrısında bulunuyordu.
Hoşgörü düşmanları yok değil. Ve onlar da boş durmuyor. Mesela New York Times'ta önceki gün çıkan bir habere göre İsrail'deki Arap karşıtı terörist örgütlerle bağı bulunan Amerikalı bir Musevi grup, bazı İslam düşmanı Hindu gruplarla ortak hareket ediyor. Müslümanlara karşı nefret aşıladığı gerekçesiyle HinduUnity.org adresindeki web siteleri kapatılan Hindulara yardım ederek yeniden açtıran bu Musevi grubun mensuplarından Rohit Vyasmaan şöyle diyor: 'Siz onlara ister Filistinli, ister Afganlı, isterse Pakistanlı deyin; Hindular ve Museviler için sorunun kökünde İslam var...'
Üç büyük İbrahimi dinin mutedil çoğunluğu bu tür parazitleri aralarından temizleyerek insanlığın ortak faydasına gördükleri meselelerde işbirliği sürecini oturtabilirse, başta ABD'ninki olmak üzere uluslararası siyasetin çehresini değiştirebilirler. Çözümsüzlük girdabındaki birçok sorun kökten çözülebilir. İstismarcılarca çatışmaların kaynağı haline getirilmiş dinler de hak ettikleri saygın konuma ulaştırılmış olur.
Ben Washington'da etkisini hissettirmeye başlayan ve gelecek nesillerde daha da pekişeceğine inandığım 'dinlerarası ittifak lobisi'nden çok ümitliyim. Yeter ki Allah, Sabiha'nın otobüsünü kazadan beladan korusun!..
ah.aslan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
26/
03/
2001...
Zor hafta
02/
04/
2001...
Yaralı parmak ve ABD
09/
04/
2001...
Kemal mi, zeval mi?
16/
04/
2001...
ABD'de Yeni-Osmanlı mücadelesi
23/
04/
2001...
Reform, üniforma ve ABD
30/
04/
2001...
Öncülere teşekkürler
07/
05/
2001...
Mesaj alındı mı?
14/
05/
2001...
Türk liderlerin 'Ağlama Duvarı'
21/
05/
2001...
Amerika'da 'beyaz enerji' krizi
28/
05/
2001...
Amerikan Lazı'nın yaptığı
|