GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

06/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



MEDYA ANALİZ 


'5'li çete' çelişkileri

28 Şubat'ın sıcak günlerinde TOBB, Türk-İş, DİSK, TİSK ve TESK tarafından Refahyol'a karşı kurulan ve kamuoyunda '5'li çete' olarak isimlendirilen örgütlenme yaman bir çelişkiye düştü. Refahyol sonrasında kurulan hükümetlere ve çöken istikrar programına destek veren şimdilerde ise hükümeti istifaya davet eden beşliden TOBB Başkanı Fuat Miras, önceki gün Sabah Gazetesi'nden Yavuz Donat'a yaptığı açıklamayla TİSK Başkanı Refik Baydur ve dönemin DİSK Başkanı Rıdvan Budak'ı ofsayta düşürdü. Miras, 'beşli grubun' o günkü pozisyonunu şöyle açıkladı: "Askerlerin müdahalesine iki gün kalmıştı... Biz bütün Türkiye'de üretimi durduracaktık.. Hayat felç olacak, elektrik, su kesilecekti... Hükümet mecburen çekilecekti. Ama buna gerek kalmadan Demirel, Başbakan'ın elinden istifa mektubunu aldı... Böylece... Ne biz hayatı durdurduk ve ne de ihtilal oldu." Ancak Miras'ın açıklaması grup içinde yer alan diğer örgütlerin başkanlarının yaklaşımlarıyla tezat oluşturuyor. Bunlardan süreci "Bizim Çete" adıyla kitaplaştıran Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Baydur, 28 Şubat'ı darbe olarak kabul etmediğini dahi vurguladı. Baydur, "Bu süreç, demokratik anlayışla Anayasa'ya dayanılarak yapılmıştır." diyordu. Budak ise demokrasi kavgası yaptıklarını şöyle savunuyordu: "Biz olmasak asker daha sert olabilirdi. Askerlerle hiçbir temasımız olmadı. O dönemde hiç kimse tarafından motive edildiğimi de söylemek mümkün değil. Bir telkinle de karşı karşıya kalmadım." (17 Ocak 2001, Zaman)




İkinci 'Umut' vakası

Emniyetin açıklamasını özümseyerek veren ve 'suçlu sanık' ayırımı yapmayan basın Umut Operasyonu'ndan sonraki en ağır şokunu dün yaşadı. Diyarbakır'da yakalanan Hizbullah üyesi olduğu ileri sürülen 10 kişiyi 'Okkan'ın katilleri yakalandı' müjdesiyle veren gazeteler sözkonusu şahıslardan hamal olduğu ve olaylarlara hiç bir bağlantısı olmadığı anlaşılan 6'sının savcılığa bile gönderilmeden salıverilmesiyle şok oldular. Olayı, 'Okkan'ı katilleri tek tek yakalanıyor' sevinciyle veren Milliyet, gelişme üzerine haberi internet sitesinde aceleyle 'Hizbullah fiyaskosu' başlıklı haberle değiştirdi. Gazeteler bu haberi şöyle verdiler:

Sabah: Okkan suikasti çözüldü

Hürriyet: Okkan'ı katleden 4 Kaleş ele geçti

Zaman: Okkan suikasti aydınlanıyor

Star: 10 Hizbullah militanı yakalandı




Bir başkadır sevincimiz!

Mayıs ayına ait enflasyon rakamlarını basınımız büyük sevinç ve umutla karşıladı. Çünkü enflasyon, Derviş'in beklentisinden düşük çıkmıştı! Hatta Milliyet dün bunun için "Derviş ilk kez yanıldı ama sevindi" başlığını kullandı. Mayıs enflasyonu TEFE'de yüzde 6,3, TÜFE'de yüzde 5,1 çıkmıştı. Peki bu rakamlar neyi ifade ediyordu? İşte herkesin sevinçle verdiği bu rakamlara farklı bir bakış açısı getiren Star Gazetesi'ndeki haber:

"Mayıs enflasyonu TEFE'de yüzde 6,3, TÜFE'de yüzde 5,1 oldu. Her ay rekor kıran Türkiye, bu rakamlarla AB üyelerinin yıllık enflasyonunu bir ayda tam 3'e katladı. Girmek için uğraştığımız AB'ye üye 15 ülkede 2000 ortalama enflasyonu yüzde 2,3. Yani Türkiye'de fiyatlar her ay, AB'nin yıllık fiyat artışlarının kat be kat üstünde gerçekleşiyor. AB'de en yüksek enflasyonu olan ülkeler ise yüzde 4,6 ile İrlanda, yüzde 4,3'le Lüksemburg ve yüzde 4'le İspanya. Komşumuz Yunanistan'da ise 2000 enflasyonu yüzde 3,7 oldu."




Günün tespiti

Düne kadar 'komiünizmle mücadele eden cümle iktidar ve yargı sistemi bu kez 'şeriat'a karşı çalıştırıldı. Şimdi bunun sonuçlarını yaşıyoruz. 8 yıllık temel eğitim, üzerinde fazla düşünülmeden çıkarıldığı için yabancı dilde eğitim veren yüz elli yıllık okulların eğitim sistemi altüst oldu. ... Bütün bunlar da şeriatla mücadele adına yapılıyor. Söyleyecek söz bulamıyorum

Oral Çalışlar/Cumhuriyet




Günün paranoyası

İstanbul'da hemen hemen tüm okullarda Fethullahçı yöneticiler görev başındaydı... Yıllardır yayın organlarında 'yuvalanma' 'yasadışı' sözcüklerini kullanan Fethullahçı gazeteler ve dergiler, okulların yönetim kadrolarını ellerinde tutuyorlar.

Hikmet Çetinkaya/Cumhuriyet



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.