Ziraat SOS veriyor
Bir ülkede ekonominin sağlık göstergesi olması hasebiyle zirai faaliyetler en hayati damarlarından birisini oluşturur. Hızla artan dünya nüfusuna paralel olarak gıda tüketimi de dev adımlarla büyüyor. Gelişmiş ülkeler kendilerine yetecek kadar ziraat politikası güderek kendi tarımını kontrol altına aldıkça gelişmekte olan ülkelerde ise yeterli ve dengeli beslenme problemleri baş gösteriyor.
Türkiye'de, ayçiçeğinden tütüne, çaydan buğdaya, fıstıktan pamuğa varan geniş bir yelpazede yüzlerce kalemde yapılmakta olan zirai faaliyetler maalesef bugüne kadar hep politika malzemesi olarak görüldü. Oy avcıları, tarımda kalite, daha fazla ürün, daha iyi teknoloji, kısacası topyekün tarımı geliştirme vaatleri yerine taban fiyat konusunda halka söz verdiler.
Ziraat için oldukça elverişli arazilerin kısa zamanda beton yığınlarına dönüştürülmesi, yukarıda zikredilen kalemlerde maliyetin gittikçe artması ve dünya pazarlarında rekabet edecek kaliteyi yakalayamaması üreticiyi politikacıların mahkumu durumuna düşürmüştür.
Ürettiği ile geçinemeyen tarım çalışanı büyük şehirleri tercih etmiş, bir taraftan üretici kan ve eleman kaybederken, tüketici ordusu hızla büyümüş, planlı şehirleşme idealleri suya düşmüş, en temel gıda maddelerini bile ithal eder duruma düşmüşüz.
Politikacı ve bürokratlar, tarımın ülke kalkınmasındaki rolünü unutarak sanayi sektörüne hammadde sağlayan bir yardımcı veya yan sektör olarak algılamışlardır.
Durum böyle olunca daha önce başarılı bir şekilde uygulanmış veya hazırlanmış projeler rafa kaldırılmış, kaynaklar yerli yerinde kullanılmayarak üretim güdükleştirilmiş, çiftçinin birikimi engellenerek yatırıma teşvik edilememiş, kısacası ülke tarımı bir çıkmaza sürüklenmiştir.
Yetkililer tarafından bu hayati konuya ciddi olarak eğilerek istikrarlı politikaların üretilmesi, altyapı eksikliklerinin hızla giderilmesi, kalitenin dünya standartlarında düşünülerek ön plana alınması, çiftçinin Ankara beklentilerine bir son verilmesi, seracılık ve hayvancılık konularında gerekli yatırımların teşvik edilmesi artık kaçınılmaz olmuştur.
Şu anda SOS vermekte olan tarım ve hayvancılığın, bir milli mesele olarak ele alınması geleceğimiz açısında çok şeyleri değiştirecektir.
Tv'lerdeki israf görüntülerine dikkat!
Ülkemizin krizde olduğu, her şeyin tasarrufa döküldüğü, insanlara 'tasarruf edin' denilip her türlü ihtiyacın ve buna paralel olarak her türlü giderin kısıldığı şu günlerde televizyonlara da çok görevler düşüyor. Fakat birçok kanaldaki görüntüler tam tersi uygulamalarla, yani israfı özendiren yayınlarla dolu..
Özellikle televizyon dizilerinin insanlarımızı büyük israf ve lükse özendirdiğini belirten Ankara / Beypazarı'ndan Figen Atalay isimli okurumuz, televizyonların içinde bulundukları ülkenin, toplumun hassasiyetlerine özen göstermesi gerektiğini ifade ediyor.
Atalay, "Ayrıca dizilerdeki yaşam tarzları. Bunların çoğu; toplumdan kopuk, uçuk, aykırı yaşantılar. Dizi kahramanlarının bu yaşantıları, kendilerine özenen gençlerimizin hayatlarını altüst edebilir, onları bunalıma itebilir. Çocukların, gençlerin, anne ve babaların, bu bunalımlar sonucu, hayatları kayıpsönebilir. Bu da, ömrünü ve gençliğini boşa harcamak olup bir çeşit israftır, kanaatindeyim. " diyor ve herkesi bu konuda duyarlı olmaya çağırıyor.
Turkcell müşteri mağduriyetlerini giderdi
Bazı abonelerinin yaşadığı şikayetleri ilettiğimiz Turkcell Kurumsal İletişim Direktörü Okşan Atilla Sanön konuyla ilgili bir açıklama yaptı.
Müşteri şikayetlerini hassasiyetle inceleyerek çözüme kavuşturduklarını belirten Sanön'ün açıklamaları özetle şöyle:
Gökhan Dinç isimli abonemizin GeceCELL tarifesinden yararlanan abonemizin 2001 dönemine ait beş adet görüşme yaptığı tespit edilmiştir. Bu görüşmeler mağduriyetini engellemek amacıyla abonemizin bir sonraki faturalarından düşülmek üzere hesabına alacak olarak işlenmiştir.
Cihat Dönmez'in mağduriyeti giderilmiş ve BizbizeCELL tarifesine kaydı yapılmıştır.
Serkan Buğdaycı'nın problemi incelenmiş ve abonelik başvurusunda bulunduğu Trabzon'daki yetkililimize başvurduğu takdirde kendisine 100 kontör hediye edilecektir.
Osman Turan Aydın'ın şikayeti incelenmiş ve kalan 7.948.579 TL'lik ücret tutarı, 16 Mayıs 2001 tarihinde abonenin hesabına yatırılmıştır.
|