Büyük oyun
Türkiye'nin itirazları bulunan AGSK konusunda, NATO Zirvesi öncesi 'büyük oyunlar oynandığı' belirtiliyor.
ABD Başkanı George Bush'un da katılacağı, 13 Haziran'da gerçekleşecek NATO Zirvesi yaklaşırken, Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği (AGSK) konusunda, ''büyük oyunlar oynandığı'' ve ''kapsamlı bir dezenformasyon faaliyeti yürütüldüğü'' belirtildi.
NATO'daki güvenilir kaynaklar ve AGSK alanında uzman olan Türklerden elde edilen bilgiler, ''atılan bazı olumlu adımlara rağmen'', Ankara'yı tatmin edecek noktaya gelinmediğini ve Türkiye'nin NATO bünyesindeki tavrını değiştirmesini sağlayacak bir uzlaşma ortamı olmadığını gösteriyor. Kaynaklar, ''büyük oyunlar oynandığını, basının bu amaçla kullanıldığını'' ve ''basın yoluyla tehdit arayışına girildiğini'' belirterek, bu yöntemden sonuç elde edemeyenlerin ''masaya oturduklarına'' dikkat çekiyor.
Gerçeği gördüler
''Uzlaşma ancak ikili görüşmelerle, anlaşarak sağlanabilir. Türkiye'nin önceden yaptığı uyarıları dikkate almadan, Nice Zirvesi'nde onayladıkları kararları Ankara'ya kabul ettiremeyeceklerini anladılar.'' diyen uzmanlar, ''NATO'nun Washington Zirvesi'nde varılan anlaşmada AB ülkelerinin de imzası bulunduğuna, temelini Washington Anlaşması'nın oluşturduğuna, AGSK'-da, AB üyesi olmayan Avrupalı NATO müttefiklerini dışlayan Nice kararlarının, bu anlaşmaya uygun hale getirilmesi gerektiğine'' dikkat çekiyor. Washington Anlaşması, müttefikler arasında ayırımcılık yapılmaması ilkesini ön plana çıkarıyor.
Basın kullanılıyor
''Bazı AB'liler, üzerinde hiç ihtilaf olmayan, zaten anlaşılmış unsurları taviz veriyormuş gibi gösteriyor, gazetecilerini dolduruşa getiriyor.'' diyen Türk kaynaklar, ''Türkiye'ye karar mekanizmasında söz hakkı veriliyor mu, verilmiyor mu? Nice kararlarına göre, bir AB ülkesi, Türkiye'nin katılıma davet edilmesini engelleme hakkına sahip mi, değil mi? Bu sorulara cevap lazım. Türkiye'nin Batı Avrupa Birliği (BAB) kapsamındaki kazanımları var. Bazı temel beklentilerimizin karşılanması lazım.'' dediler.
Genelkurmay Başkanlığı'nın, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in Ankara'yı ziyaret ettiği gün yaptığı açıklamanın ''bir tesadüf olmadığına'' işaret eden uzmanlar, gelişmelerdeki yetersizliğin bu açıklamada da vurgulandığına dikkat çektiler. Genelkurmay Başkanlığı, açıklamasında, ''Avrupa Birliği'nin, kriz bölgelerine müdahele etmek maksadıyla, NATO imkan ve yeteneklerini kullanarak harekat icra etmesi durumunda, Türkiye'nin tüm aşamalarda, karar ve uygulama sürecinde yer alması kaçınılmaz bir zorunluluktur.'' demişti.
Taviz uyarısı
''Konu en yüksek düzeyde görüşülüyor. Bir devlet politikası söz konusudur. Türkiye'nin temel güvenlik çıkarları korunmaktadır.'' diyen kaynaklar, Türkiye'ye yönelik tehdit ve baskılar olduğunu yalanlamadılar ve ''Daha kötü olasılıklardan söz ederek, kötü bir çözümü kabul ettirme girişimleri oluyor.'' dediler.
''Avrupa Birliği ülkeleri, Türkiye'nin ekonomik açıdan zayıf gözüktüğü bir dönemde bu baskılarla sonuca ulaşabilirler mi?'' sorusuna ise, uzmanlar, ''Türkiye, Kıbrıs'ta Amerikan ambargosunu kaldırttığı dönemde, (70 cente muhtaç) bir ülkeydi. Taviz vermedi. Eğer taviz verilirse, başka durumlarda da, her zaman, başka ekonomik krizler yaratırlar.'' cevabını verdiler.
Avrupa Birliği ülkelerinde basın organları, son günlerde sürekli olarak, ''Türk blokajının, ABD baskısıyla, 13 Haziran'da yapılacak NATO Zirvesi'nde aşılacağı'' iddialarını yayıyor. Kaynaklar, zirvenin gündeminde bu konunun bulunmadığını, o tarihe kadar bir çözüm beklentisi olmadığını ifade ederek, ''İplerin koptuğunu söylemek doğru değil. Bu sorunun çözümü, Türkiye'nin, NATO'nun ve AB'nin menfaatinedir. Nazik bir aşamadayız. Esneklik gösteriyoruz.'' dediler. Brüksel
Brüksel'de yoğun gün
NATO üyesi ülkelerin savunma bakanlarının ilkbahar dönemi olağan toplantıları, bugün Brüksel'de başlayacak.
2 gün sürecek toplantılarda Türkiye'yi Milli Savunma Bakanı Sabahattin Çakmakoğlu temsil edecek. NATO toplantıları, Nükleer Planlama Grubu (NPG) ile başlayacak ve NATO'nun askeri kanadı dışında kalan Fransa'nın katılmayacağı Savunma Planlama Konseyi (DPC) ile devam edecek. Savunma bakanları daha sonra, Fransa'nın da katılımıyla Kuzey Atlantik Konseyi'nde (KAK) buluşacaklar. Toplantıların 2. gününde, Avrupa–Atlantik İşbirliği Konseyi çerçevesinde, NATO üyesi ve İttifak ile işbirliği yapan ülkelerin savunma bakanları bir araya gelecekler.
Rumsfeld sahnede
Toplantıların en önemli bölümünü, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in, ''yeni ABD savunma stratejisi'' ve ''nükleer savunma kalkanı'' projesini anlatması oluşturacak. ABD Başkanı George Bush tarafından, Amerika'nın savunma politikasını ''21. yüzyılın gereklerine uyarlı hale getirmekle'' görevlendirilen Rumsfeld'in, NATO müttefikleri ile yapacağı ilk toplantıda, ayrıntılı bilgiler vermesi bekleniyor. Toplantılarda, AGSK konusunun da ele alınması bekleniyor. Brüksel
Herşey süt liman!
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Kuzey Irak'ta uçuşa yasak bölgeyi denetleyen koalisyon gücünün ortakları olarak Türkiye ile çok önemli bir ilişki içinde olduklarını belirterek, ''Türkiye çok önemli bir ülke.'' dedi.
Göreve geldikten sonraki ilk dış gezisini Türkiye'ye yapan Rumsfeld, Amerikan Silahlı Kuvvetler televizyonuna, İncirlik üssünde bulunduğu sırada yaptığı açıklamada, ''Hiç sorgulanır tarafı yok. Türkiye'de gördüğüm işbirliği ve sağlanan destek muazzam.'' diye konuştu. Rumsfeld, ''Türkiye çok yakın bir dost ve müttefik. '' dedi. Washington
K.Irak'a markaj
K.Irak'taki gelişmelerden rahatsız olan Türkiye, Talabani ve Barzani'yi Ankara'ya çağırdı.
Türkiye, Kuzey Irak'ta yaşanan devletleşme sürecine 'dur' demek amacıyla, Irak Kürdistan Demokratik Partisi (IKDP) lideri Mesut Barzani ile Irak Kürdistan Yurtseverler Birliği (IKYP) lideri Celal Talabani'yi Ankara'ya çağırdı. Türkiye, önayak olduğu bölgedeki barış girişimlerinin giderek yeni bir devlet oluşumuna dönüşmesine şiddetle karşı olduğunu ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in hafta başında gerçekleşen ziyareti sırasında da gündeme getirmişti. Rumsfeld'e Türkiye'nin kaygısını ileten Başbakan Ecevit, ABD'nin Irak politikalarının, daha titiz bir çalışmadan ve Ankara'nın da görüşü alındıktan sonra uygulamaya konulmasını istedi. Bugün Ankara'ya gelmesi beklenen Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı İgor İvanov ile de Irak'a yönelik yaptırımlar, ABD'nin bölgedeki tutumu, Irak ve İran'a karşı olduğu belirtilen Füze Kalkanı Projesi ile Kuzey Irak'taki oluşum hakkında bilgi alışverişinde bulunulacak. Resmi olmasa da fiili olarak yeni bir devlet mekanizmasını uygulamaya koyan bölge liderlerinin ise Türkiye'nin çağrılarına henüz cevap vermedikleri ve görüşmenin tarihinin belirlenmediği belirtiliyor. Ankara, iki liderin de aynı anda Türkiye'ye gelmesini ve bölgede barış ve güvenliğin sağlanması için başlatılan Ankara Süreci'ne harfiyen uyulmasını istiyor. Türkiye'nin bu konudaki talebini doğrulayan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Diriöz, 'Bu Ankara sürecinin doğal bir parçasıdır.' şeklinde konuştu. Salih Boztaş / Ankara
Hint'e Rus kalkanı
Rusya, toplam 10 milyar dolarlık silah satışı anlaşması yaptığı Hindistan'a tüm ülkeyi kapsayacak bir hava savunma kalkanı sistemi kurmayı önerdi.
Rusya ve Hindistan arasında, toplam hacmi 10 milyar doları bulan ve 2010 yılına kadarki dönemi kapsayan silah ticaretiyle ilgili Moskova'da yapılan görüşmeler, bir protokolün imzalanmasıyla sona erdi. Rusya Başbakan Yardımcısı İlya Klebanov ile Hindistan Dışişleri ve Savunma Bakanı Jaswant Singh arasında yapılan görüşmelerin ardından, Klebanov, tarafların askeri teknik işbirliği programını daha da pekiştirmeye karar verdiklerini söyledi.
Klebanov'un verdiği bilgiye göre, görüşmelerde, dizel yakıtlı denizaltılar satılması ve bu alanda üretim lisansı devri üzerinde duruldu, hava kuvvetleri, donanma ve kara kuvvetlerinde kullanılan silahların satışı ile bilimsel araştırmalar ve tasarım konusunda işbirliğinin yoğunlaştırılması kararlaştırıldı. Taraflar, Il–214 tipi çok amaçlı nakliye uçağının ortak geliştirilmesi ve üretimi üzerinde de anlaşmaya vardı. Hindistan, görüşmelerde, 'beşinci kuşak savaş uçağının' Rusya ile birlikte üretimine de katılma niyetini bildirdi. Bu uçağın 2007–2008 yıllarında üretilebileceği, Hindistan'a tesliminin 2008–2009 yılları arasında olabileceği ve ömrünün 2020 yılına kadar olacağı bildiriliyor.
Hava savunma kalkanı
Rusya, bu görüşmelerde Hindistan'a, tüm ülkeyi kapsayacak bir hava savunma kalkanı kurmayı da önerdi. Klebanov, açıklamasında, bu konuda yakında kapsamlı bir plan hazırlayarak, Hindistan askeri ve siyasi liderlerine sunacaklarını ifade etti. Klebanov, 'Bu, çok büyük ve iç içe bir proje olacak.' dedi. Ayrıntı verilmemesine karşın, Rusya bu tür projelerinde S–300 ve TOR tipi füzelerini kullanıyor.
Hindistan ayrıca, Rusya'dan, füzelerin hedef belirleme yeteneklerini artıracak 'optik sonda' da almayı planlıyor. Rusya da, 'Füze Teknolojisi Kontrol Rejimi' paktı uyarınca, menzili yalnızca 300 kilometreden düşük füzelere uygun sondaları satabileceğini bildirdi. İki ülke arasındaki diğer projeler, Amiral Gorşkov adlı uçak gemisi ve donanma tipi 60 uçağın Hindistan'a satışının yanı sıra, 'TU–22 M3' tipi cephe gerisi 4 bombardıman uçağı, denizaltı ve denizüstü gemilere yerleştirilebilecek füzeler ve savaş gemilerinin satışını da içeriyor. Moskova
İvanov bugün Ankara'da
Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov, iki günlük resmi bir ziyaret için bugün Ankara'ya geliyor. Bugün geç saat saatlerde Türkiye'ye gelmesi beklenen İvanov, temaslarına yarın başlayacak.
İvanov'un Ankara ziyaretinin, son günlerde Enerji Operasyonları çerçevesinde gündeme gelen Mavi Akım tartışmaları ve 'Türkiye'nin Çeçenlere yardım ettiği' iddiaları gölgesinde geçeceği belirtiliyor. Diplomatik kaynaklar, iki ülkenin terörizme karşı mücadelede işbirliğinin artırılması düşüncesiyle bu hususun mutlaka gündeme geleceğini ifade ediyorlar.
Türk-Rus ilişkileri gelişecek
9 yıl aradan sonra Türkiye'yi ziyaret edecek ilk Rus dışişleri bakanı olan İvanov'un Ankara ziyareti sırasında, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Türkiye'ye gelecek yılın ilk yarısında yapması planlanan ve Mavi Akım doğalgaz boru hattının açılışıyla aynı günlere denk getirilmesi düşünülen resmi Ankara ziyaretinin de ele alınacağı kaydediliyor. Aynı kaynaklar, İvanov'un bu ziyaretinden sonra iki ülke ilişkilerinin ivme kazanacağını belirtiyorlar. Nedim Yalçın / Ankara
İşkenceci re'sen emekli
Fransa Bakanlar Kurulu, Cezayir'de yaptığı katliam ve işkenceleri açıkça itiraf eden General Paul Ausaresses'i resen emekli etti.
Ausaresses'in, yazdığı bir kitapta, Fransız ordusunun Cezayir'de işlediği katliamları açıkca itiraf etmesi, ülke çapında geniş yankı uyandırmıştı. Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Savunma Bakanı Alain Richard ile geçen ay yaptığı görüşmede, general hakkında disiplin soruşturması açılmasını istemişti. Fransız Kara Kuvvetleri Yüksek Konseyi (CSAT) geçen hafta Savunma Bakanı Alain Richard'ın başkanlığında toplanarak, generalin resen emekli edilmesini Bakanlar Kurulu'na tavsiye etmişti. Fransa'da generaller, ilke olarak yaş sınırından emekli edilmiyorlar; ancak aktif olarak görev yapmasalar bile Savunma Bakanlığı'nın emrinde olası bir savaş veya olağanüstü hal durumunda görevlendirilmek üzere yedekte bekletiliyor. Paris
Kıvrıkoğlu Pekin'de
Genelkurmay Başkanı Hüseyin Kıvrıkoğlu, çeşitli temas ve incelemelerde bulunmak üzere dün Güney Kore'den Çin'e geldi.
Pekin'de temaslara başlayan Kıvrıkoğlu, dün Çin Devlet Başkanı Yardımcısı Hu Jintao ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Fu Quanyou ile birer görüşme yaptı. Akşam saatlerinde Şanghay'a geçen Kıvrıkoğlu ve beraberindeki heyetin 10 Haziran'da Türkiye'ye döneceği belirtildi. Osman Erol / Pekin
Genişlemeyi veto ederiz
Yunan Dışişleri Bakanı Yorgo Papandreu, Kıbrıs Rum Kesimi'nin siyasal sorun çözülmediği gerekçesiyle AB'ye kabul edilmemesi halinde, Atina'nın genişleme sürecini veto edeceğini söyledi.
Papandreu, Parlamento Dış Politika ve Savunma Komisyonu'nun toplantısında yaptığı konuşmada, soruları cevaplandırdı.
Komisyon üyelerinin, Parlamento'nun "veto" yaklaşımını vurgulayan bir karar alınmasını desteklemeleri üzerine Papandreu, böyle bir karar alınmasının bu aşamada olumsuz sonuç verebileceğini ve 14 üye ülkenin parlamentolarının karşı tavır alabileceğini söyledi.
Kriz ve Kıbrıs
Uluslararası toplumun Türkiye'nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik krizin nasıl sonuçlanabileceği, reformların yapılıp yapılamayacağı konusunda ikilem içinde olduğunu da savunan Papandreu, bu çerçevede Ankara'nın Kıbrıs politikasında değişim olup olmayacağının bilinmediğini söyledi. Türkiye'nin KKTC'yi ilhakı halinde takınılacak tavra ilişkin soruları da cevaplayan Papandreu, bu senaryoyu ele aldıklarını, ancak bunu duyurmanın zamanı olmadığını kaydetti. Papandreu, ilhak gibi bir eylemin, AB ile ilişkileri tamamen keseceğinden hareketle, bedeli olacağını savundu. Atina
Savaş hali!
Makedonya'nın kuzeybatısındaki Kalkandelen yakınlarında silahlı Arnavut gruplarla Makedon ordusu arasında önceki gece meydana gelen çatışmada 5 askerin ölmesi üzerine Başbakan Lupço Georgievski, savaş hali ilan edilmesi çağrısında bulundu.
Georgievski'nin sözcüsü, 'Barışı elde etmek için güçlü bir askeri cevabın tek yol olduğunu' söyledi. Sözcü, savaş hali ilan edilmesinin, ordunun tüm erkekleri seferber etmesini sağlayacağını belirtti.
Saldırıyı kınayan AB Ortak Savunma ve Dış Politika Yüksek Temsilcisi Javier Solana ise, savaş hali ilanının sadece aşırı uçların elinde oyun olacağını ve şu anki krizin çözümüne yardım etmeyeceğini kaydetti. Bu arada Arnavut militanlar, ülkenin üçüncü büyük kenti 100 bin nüfuslu Kumanova'nın suyunu keserken, Devlet Başkanlığı'na ait binalara da akşam saatlerinde kimliği belirsiz kişilerce ateş açıldı. Yunanistan'ın Selanik kentinde yapılan gayrıresmi Güneydoğu Avrupa Savunma Bakanları toplantısında ise Makedonya hükümetine tam destek verildi. Dış Haberler Servisi
Anlaştılar
İsrail'de yayınlanan Ha'aretz gazetesi, ABD ve İsrail'in, Batı Şeria ve Gazze'deki Yahudi yerleşim faaliyetini kısmî dondurma konusunda bir formül üzerinde anlaştıklarını öne sürdü.
Haberde, anlaşmanın, mevcut sınırların dışında Yahudi yerleşiminin genişletilmeyeceği, fakat yerleşimciler için gereksinim olan alanlarda inşaat projelerinin devam edeceği anlamına geldiği ifade edildi.
Anlaşmada ayrıca, İsrail Başbakanı Şaron'un yerleşimler için ilave Filistin topraklarının müsadere edilmeyeceği ve mevcut sınırların ötesinde inşaatların dondurulacağı sözü yer alıyor. Ortadoğu Araştırma Komisyonu'nun raporunda, ateşkesin yürürlüğe girmesinden sonra güven inşa edici tedbir olarak Yahudi yerleşim faaliyetinin askıya alınması çağrısında bulunulmuştu.
Öte yandan, İsrail ile Filistin arasında topyekûn savaştan endişe eden ABD Başkanı George Bush, önceki yönetim gibi Ortadoğu ile ilgilenmek zorunda kalırken, CIA Başkanı George Tenet'i bölgeye gönderdi. Clinton döneminde de, İsrail-Filistin barış görüşmelerinde aktif rol oynayan Tenet, dün Mısır'da Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek'le görüştü.
Loğoğlu döndü
Dışişleri Müsteşarı Büyükelçi Faruk Loğoğlu da taraflarla sürdürdüğü temasları dün tamamladı. Loğoğlu, "İki tarafa da Mitchell raporunun bir an önce uygulanması için gerekli 'düğmelere' basmaları telkininde bulunduk" dedi. Filistin tarafından ateşkesi sürdürmekte kararlı oldukları mesajını aldığını; İsrail tarafında da dün Başbakan Ariel Şaron, Dışişleri Bakanı Şimon Peres ve Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Avi Gil ile görüşen Loğoğlu, "Zamanı geldiğinde Türkiye olarak ikili görüşmelere de ev sahipliği yapmaya hazırız" dedi. Dış Haberler Servisi
Almanya'ya ağır göç yasası
Alman Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) yönetimi, bir süre önce hazırladığı göç tasarısını, parti tabanının talebi üzerine değiştirerek daha da olumsuz hale getirdi.
Büyük bir çoğunlukla kabul edilmesi beklenen göç tasarısı, yabancıların Almancayı en kısa sürede, hatta mümkün olduğu takdirde Almanya'ya gelmeden önce öğrenmelerini öngörüyor. Tasarıda ayrıca, yabancıların, aile birleşimi kapsamında en fazla 6 yaşında olan çocuklarını Almanya'ya getirmelerine izin verilmesi öneriliyor. CDU Genel Sekreteri Laurenz Meyer, göç tasarısında yapılan değişikliklerle, Almanya'da yaşayan yabancıların uyumuna ağırlık verilmesi yönünde parti tabanının dile getirdiği talebe karşılık verdiklerini savundu. Berlin
|