Takasta uzlaşma
Devlet Bakanı Kemal Derviş'in İstanbul'da bankacılarla yaptığı zirvede, iç borç takası (swap) konusunda uzlaşmaya varıldı. Cari kur üzerinden yapılacak takasın son şekli cuma günü açıklanacak.
Devlet Bakanı Kemal Derviş'in İstanbul'da Türkiye Bankalar Birliği (TBB) üyeleri ile yaptığı görüşmelerde iç borç takası (swap) konusunda uzlaşmaya varıldı. Son şekli cuma günü açıklanacak iç borç takasının, cari döviz kuru üzerinden gerçekleştirileceği öğrenildi.
Çırağan Sarayı'nda TBB üyeleri ile bir araya gelen Derviş, güçlü ekonomiye geçiş programını anlattı. Toplantıya Hazine Müsteşarı Faik Öztrak'ın yanı sıra 60'a yakın özel banka genel müdürü ve üst düzey yöneticileri katıldılar. Yaklaşık 2,5 saat süren toplantının ardından Bakan Derviş, bankacılarla görüşmenin çok olumlu geçtiğini söyledi. Derviş, gazetecilerin "Bankacılar toplantıdan olumlu izlenimlerle ayrıldı. Siz de olumlu buldunuz mu?" sorusunu, "Ben de çok olumlu buldum." şeklinde cevapladı.
Hazine Müsteşarı Faik Öztrak da, iç borç takası ile ilgili çalışmanın cuma günü kamuoyuna açıklanacağını bildirerek, "Toplantıda Sayın Derviş yılın ikinci 6 ayındaki enflasyon beklentisini yüzde 15-17 olarak açıkladı." dedi.
Alınan bilgiye göre, Bakan Derviş, Bankalar Birliği üyelerine "Programa güvenin. Ancak öyle başarılı oluruz." dedi. Derviş, borç takası konusunda cuma sabahı Hazine'de son kez toplanılarak karar verileceğini, şu anda ayrıntılar üzerinde çalışıldığını söyledi. Özellikle iç borçlanmada piyasa ile inatlaşmadıklarını vurgulayan Derviş, piyasanın uzun vadeye hazır olmadığı için borçlanma vadesini 3-4 aya çektiklerini kaydederek, "Bizim faizi çok düşüreceğiz diye inadımız yok. Ancak, yüksek faiz istenirse de çok borçlanmayız." dedi.
Bankalar uzun vade istemediği için kısa vadeli ihale açtıklarını hatırlatan Derviş, piyasanın çok yüksek faizde ısrar etmesi durumunda Hazine'nin fazla borçlanmadan IMF kaynaklarıyla yükümlülüklerini karşılayabileceğine işaret etti. Derviş, haziranın son haftasında yapılacak IMF İcra Direktörleri Kurulu'nda 2,6 milyar dolarlık kredinin ikinci diliminin onaylanacağına inandığını söyledi.
Bankacılar memnun
Ergun Özen (Garanti Bankası)
İç borç takas konusu, faiz, vade ve kağıtlara ilişkin detaylarıyla bu hafta ya da önümüzdeki hafta halledilecek. Takas, cari kur üzerinden gerçekleşecek. Piyasalarda çok büyük bir rahatsızlık yok. 5-6 yasanın çıkacağı bir haziran ayı var. Piyasa onları göre göre gitmek isteyecektir. Onlarda da bir problem çıkacağını sanmıyoruz. Haziran ayı sonu itibariyle piyasalar çok çok rahatlayacak.
Zafer Kurtul (Akbank)
Sayın Derviş, piyasaların 3-4 hafta içinde rahatlayacağını söyledi. Borç takası bu hafta içinde büyük ihtimalle cuma günü belki belirlilik kazanacak. Çok faydalı, önemli bir gelişme. Herkes çok iyimser. Haziran ayı borçlanmasında bir sorun olmayacak gibi gözüküyor. Gayet iyi gidiyor. Göstergeler çok olumlu. Yapısal reformlar yürüyor. İstikrar çok yakın zamanda. Çok daha istikrarlı bir ortama gelebileceğimizi düşünüyorum.
(Turhan Bozkurt / İSTANBUL (CHA))
Piyasalarda dalgalı gün
İçişleri Bakanı Tantan'ın istifasının koalisyonda sorun oluşturacağı beklentisiyle gerilen piyasalar, iç borç takasında düzenlemelerin netleşmesini olumlu bulunca toparlandı. Borsa yüzde 3,86 prim yaparken, dolar ve faizler geriledi.
İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan'ın istifa beklentisinin huzursuzluğa yol açabileceği endişesiyle karışan piyasalar, Devlet Bakanı Kemal Derviş'in bankacılarla yaptığı toplantıda iç borç takası konusunda uzlaşma sağlandığına yönelik haberlerle toparlandı. Borsa yüzde 3,86'lık primle 11.733 puana çıkarken, dolar ve faizler geriledi.
Hazine haziran ayındaki 9,3 katrilyon liralık iç borç servisine karşılık 4,4 katrilyon liralık minimum net borçlanma programı açıklamıştı. Geri kalan miktarın takas edileceği tahmin ediliyor. Borç takasında uzlaşma sağlandığına ilişkin haberler, piyasalara moral verdi. İlk seansta yüzde 1,53'lük düşüşle 11.124 puandan kapanan endeks, günün ikinci yarısında borç takasına ilişkin olumlu açıklamaların desteğiyle yükselişe geçti. Ulusal 100 Endeksi günü 436 puanlık (yüzde 3,86) artışla 11.733 puandan kapatırken, toplam işlem hacmi 366,6 trilyon lira olarak gerçekleşti.
Takas bekleniyor
Borsa uzmanları, yükselişte özellikle bankacılık ve mali sektör hisselerinde gözlenen alımların etkili olduğunu söylediler. Endeksin 12 bin puana yaklaşmasıyla birlikte satışların ağır basabileceğini kaydeden uzmanlar, endeksin ay boyunca 10.500-11.500 puan arasında dalgalanacağını öngörüyor. Uzmanlara göre, borç takası konusunda gelişmelerin netleşmesi halinde piyasalar moral bulabilir.
Tantan'ın istifa beklentisiyle yükselen dolar, Merkez Bankası (MB) döviz interbankında 1 milyon 185 bin liradan açıldıktan sonra 1 milyon 195 bin liraya kadar yükseldi. Öğleden sonra Tantan'ın istifasının açıklanması ve iç borç takasıyla ilgili olumlu beklentiler nedeniyle gerileyen dolar, 1 milyon 176 bin liradan kapandı. Bankalararası piyasada ise sabah siyasi endişelerle 1 milyon 200 bin liranın üzerine çıkan dolarda en iyi alış ve satışlar son olarak 1 milyon 168 bin ve 1 milyon 178 bin lirada bulunuyordu. MB kapanışta dolar kotasyonlarını alışta 1 milyon 166 bin 695, satışta 1 milyon 172 bin 322 lira olarak belirledi.
Spekülatif hareket
Kapalıçarşı Ayaklı Borsa'da ise güne 1 milyon 178 bin liradan başlayan dolar, 1 milyon 188 bin liraya kadar yükseldikten sonra 1 milyon 172 bin liradan kapandı.
Siyasi istikrarsızlıklar sırasında dövizde oluşan talebi önemli ölçüde spekülatif hareketlere bağlayan bankacılar, özellikle yabancı bankaların etkisine dikkat çektiler. Bankacılar, MB'nin banka bazında müdahale etmesinin bu tür hareketleri önleyeceğini söylediler. Kapalıçarşı'dan Mehmet Ali Yıldırımtürk de, bankalararası piyasada 10 milyon dolar gibi çok düşük bir işlem hacmiyle dolar fiyatının yükseltildiğine dikkat çekerek, fiyatların spekülatif karakterli oluştuğunu vurguladı.
Bono faizleri ise 6 puan kadar yükseldikten sonra öğleden sonraki işlemlerde sabaha göre 4-5 puan geriledi. En aktif kağıt olan 6 Mart 2002 vadeli bonoda işlem bazında bileşik faiz yüzde 94 seviyelerine çıktıktan sonra yüzde 88,5'in altına geriledi. Ortalama faiz yüzde 89,53'ten kapandı.
(Harun Çümen / Ekonomi Servisi)
Carlo Cottarelli: Programı IMF çökertmedi
IMF eski Türkiye Masası Şefi Carlo Cottarelli, The Financial Times'ta yayınlanan mektubunda, önceki programla ilgili talihsiz gelişmelerde dış faktörlerin ve Türk hükümetinin kararlarının sorumluluk taşıdığını savunarak, "Ekonominin yönetimi her zaman Türk hükümetindeydi." dedi.
Cottarelli'nin mektubu, Prof. Dr. Korkut Boratav'ın IMF'yi eleştirdiği bir yazının gazetede yayınlanmasına cevap olarak geldi. Cottarelli, mektubunda, Türk hükümetinin, Aralık 1999'da yürürlüğe giren ilk programın uygulanmasında başlarda çok başarılı olduğunu, ancak daha sonra petrol fiyatlarının üçe katlanması, uluslararası borçlanmalarda faiz oranlarının artması ve ekonominin ısınması sorunlarıyla karşılaşıldığını söyledi.
Bazı risklerin ortaya çıkmasıyla ilgili olarak IMF'nin geçen yıl ortalarında uyarı görevini yerine getirdiğini savunan Cottarelli, örnek olarak, politik düzenlemelerdeki yetersizlik yüzünden Eylül 2000'deki gözden geçirme işleminin ertelendiğini hatırlattı. Programın parasal ayağının Kasım 2000'de ilk ciddi testten geçtiğini anlatan Cottarelli, bu defa da temel performans kriterlerinin özellikle Merkez Bankası tarafından ihlal edildiğini savundu.
Büyümede yüzde 7 şartı
Türkiye'nin, AB'nin gerisinde kalmaması için yıllık ortalama yüzde 7'lik büyüme hızını tutturması gerekiyor. Türkiye'nin satın alma gücü 6 bin 440 dolarken, Lüksemburg 41 bin 230 dolarla AB'nin lideri durumunda.
Türkiye'nin, üyesi olmayı planladığı Avrupa Birliği'nin (AB) gerisinde kalmaması için bir an önce yıllık ortalama yüzde 7'lik büyüme hızını tutturması gerekiyor.
Satınalma gücü paritesiyle (SGP) AB'nin ortalama milli geliri 1999 rakamlarıyla 22 bin 209 dolarken, Türkiye'ninki 6 bin 440 dolarda kalıyor. Adeta zenginler kulübü konumundaki AB'nin en zengin ülkesi 41 bin 230 dolarlık milli gelirle Lüksemburg, en yoksul ülkesi ise 15 bin 800 dolarla Yunanistan. En yoksul ülke Yunanistan bile, Türkiye'nin kişi başına milli gelirinin yaklaşık 2,5 katı bir milli gelire sahip bulunuyor.
Türkiye'nin aradaki bu uçurumu tam olarak kapatamasa bile en azından çok geride kalmaması için yıllık yüzde 7'lik büyüme hızını tutturması gerekiyor.
Türkiye, 2003 yılından itibaren yıllık ortalama yüzde 7 büyümeyi tutturması halinde 2025 yılında, 1999 fiyatlarıyla 23 bin 940 dolarlık kişi başına milli gelire ulaşacak. Bu rakam ile Türkiye yaklaşık 29 bin dolara ulaşacak Yunanistan, 36-41 bin dolara ulaşacak Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya ile 39 bin dolara ulaşacak 15 üyeli AB ortalamasının altında kalacak; ama çok da geride bulunmayacak.
Türkiye hariç AB'ye aday 12 ülkenin (Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya, Slovak Cumhuriyeti, Slovenya, Bulgaristan, Litvanya, Kıbrıs Rum Kesimi, Letonya, Estonya ve Malta) nüfusları da aynı dönemde 105 milyon 759 binden 99 milyon 330 bine inecek. Bu nedenle bu ülkelerin yüzde 3-5'lik bir büyüme hızıyla 21-30 bin dolar düzeyinde kişi başına milli gelire ulaşmaları mümkün.
Reel sektör, gelecek ay...
Devlet Bakanı Şükrü Sina Gürel, reel sektörün durumunun iyileştirilmesine yönelik kararların önümüzdeki ay alınacağını açıkladı.
Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında Gürel, tütün yasa tasarısı konusunda şunları söyledi: "Özellikle yarın sabah hem tütün yasasıyla ilgili hem ek bütçeyle ilgili hem de bazı fonların kaldırılmasına ilişkin Yüksek Planlama Kurulu'nda son bir değerlendirmesi yapılır ve kesinleşir." Bakan Gürel, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası ek bütçeye ilişkin soruyu cevaplarken, "2001 bütçesi 48 katrilyon lira olarak bağlanmıştı. Şimdi 30 katrilyon lirayı biraz aşkın bir ek bütçe tasarısı var. Dolayısıyla bu yılın bütçesi ek bütçe tasarısı ile birlikte 78 katrilyon liraya çıkartılmış olacak." dedi. Gürel, önümüzdeki günlerde sonuçlandırılacak 2001 yılı ek bütçesinde, özellikle faiz giderlerinin büyük bir yer tutacağını söyledi.
Microsoft CEO’su Ballmer: Türkiye için sabırlıyız
Türkiye'nin büyük bir pazar olduğunu söyleyen Microsoft Yönetim Kurulu Başkanı Steve Ballmer "Bu krizler de gelir geçer. Türkiye'yi büyük bir pazar görüyoruz ve onun için buradayız. Sabırlıyız." dedi.
Microsoft CEO'su Steve Ballmer, Türkiye'nin çok büyük bir pazar olduğunu söyleyerek, "Biz Türkiye'ye uzun vadeli bakıyoruz. Bunun için de Türkiye'deyiz." dedi. Microsoft Türkiye ve Koç Topluluğu'nun küçük ve orta boy işletmeler için hazırladığı "Kobiline" projesini tanıtmak amacıyla Türkiye'ye gelen ve gazetecilerin sorularını cevaplandıran Ballmer, Türkiye'ye tek geliş nedeninin bu yeni projenin tanıtımı olmadığını söyleyerek, "Türkiye piyasası inanılmaz bir pazar. Halen yarım milyon PC var. Ancak gelecek 5-10 yıl içerisinde 4-5 milyon PC olacak. Biraz sabırlı olmak lazım. Uzun vadeli düşünüyoruz. Türkiye'nin nüfusu, potansiyeli düşünülürse hedeflerimize ulaşacağımıza inanıyoruz. Yani uzun vadeli Türkiye pazarındayız. Bunun için buradayız." açıklamasını yaptı.
KOBİ'lere destek
Kobiline projesinin mimarlarından birisi olan Koç Topluluğu Yönetim Kurulu üyesi Mustafa Koç ise, amaçlarının KOBİ'lerin rekabet gücünü artırmak olduğunu söyledi. Koç, "KOBİ'ler ülke ekonomisinin lokomotifini oluşturuyor. 3,5 milyon KOBİ var; ancak bunlar gerek ihracat ve gerekse finans imkanlarının çok az bir bölümünü kullanabiliyor. KOBİ'leri ayağa kaldırmak ve yurtdışına açmak için bu projeyi geliştirdik" diyerek, bütün KOBİ'leri, "kobiline" hizmetlerinden faydalanmaya çağırdı.
Kobiline
Kobiline, Koç Holding ve Microsoft Türkiye önderliğinde Koç.net, Koçbank, Arthur Andersen, Dünya Gazetesi, Koç Bryce ve Logo Business Solutions tarafından oluşturulan ve Küçük ve Orta Boy İşletmeler (KOBİ)'e yönelik oluşturulan kobiline web sitesi; ithalat, ihracat, üretim ve hizmet sektörlerinde KOBİ'lerin ihtiyaçlarını karşılamayı amaçlıyor.
(İsmail Altunsoy / Ekonomi Servisi)
Şirket kredilerine çare aranıyor
Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, mevcut Karşılıklar Kararnamesi nedeniyle bankaların firmalara yeni kredi kullandırmadığını, buna karşılık eski alacakları için de çağrıda bulunduklarını söyledi.
Yaşanan ekonomik kriz nedeniyle şirketlerin bankalardan kullandıkları kredileri ödeyemez durumda olduklarının altını çizen Aygün, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'ndan (BDDK), Karşılıklar Kararnamesi'nin günün şartlarına uygun olarak yeniden değiştirilmesini istedi. Aygün, "Yapılması gereken şey, 31 Mart 2000 tarihinde çıkarılan Karşılıklar Kararnamesi'nin hemen değiştirilmesidir. Eski tarihli kararnamede, bankalardan kredi kullanan şirketler, borçlarını en çok üç yıla yayabiliyorlardı. Bu da ekonominin içinde bulunduğu aşırı belirsizlik nedeniyle mümkün gözükmüyor. Bizim önerimiz, yeni yapılacak düzenlemeyle, bu kredilerin firmaların nakit akışları neyi uygun kılıyorsa o yapılmalı ve vade azatılmalıdır. Bu süre 3 yıl olabilir. Bu uygulama ile hem firmalar rahat bir nefes alır, hem de bankalar alacaklarına faiz tahakkuk ettirir." dedi.
ANKARA (cha)
Pamuğa iyileştirme
Türkiye'nin ihracat gelirlerinde önemli bir pay sahibi olan tekstil sektörünün dünya pazarlarında "Türk malı" imajını yerleştirebilmesi için hazırlanan "Pamuk Elyafının İyileştirilmesi" projesinin start aldığı bildirildi.
ÇÜ Pamuk Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Oktay Gençer, Türk tekstil sanayiinin; gayrisafi milli hasılanın yüzde 14'ünü, sanayi istihdamının yüzde 19'unu sağladığını belirterek, "Bu nedenle, Türkiye için stratejik bir hammadde olan pamuğun kalitesini yükseltmek zorundayız." dedi. Prof. Dr. Gençer, Türkiye'de, yılda yaklaşık 800 bin ton pamuk üretildiğini belirterek, "Bu üretimin çoğu, tam ya da yarı işlenmiş tekstil ürünü olarak ihraç edilmektedir. Yine her yıl yaklaşık 400 bin ton da lif pamuk ithal edilmektedir." şeklinde konuştu.
Cari açık devam ediyor
Türkiye'nin cari işlemler dengesi bu yılın ocak-mart döneminde, 565 milyon dolar açık verdi. Ödemeler dengesi bilançosuna göre, dış ticaret açığı 2001 yılının Ocak-Mart döneminde, bir önceki yıla göre, yüzde 42,2 oranında azalarak 2 milyar 187 milyon dolar oldu.
Türkiye'nin yılın ilk üç ayında dış ticaret açığında yaşanan gelişmelere sebep olarak ihracat gelirlerinin yüzde 7,6, bavul ticaretinin yüzde 18,8 artmasına karşın, ithalat harcamalarının (CIF) yüzde 6,5 oranında azalması gösterildi.
Tarım 600 milyon $'ı bekliyor
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, çiftçiye daha iyi hayat standardı sağlayacak, "Tarımsal Reform Projeleri"ni kaynak sıkıntısı nedeniyle hayata geçiremiyor. Dünya Bankası'nın bu konuda vermeyi düşündüğü 600 milyon dolarlık kredinin, sorunları bir nebze olsun çözeceği belirtiliyor.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Türk çiftçisine daha iyi hayat standardı sağlayacak, "Tarımsal Reform Projeleri"ni kaynak sıkıntısı nedeniyle hayata geçiremiyor. Fındık ve tütündeki üretim fazlalığını ve Hazine'ye getirdiği yükü ortadan kaldırmak için "Alternatif Ürün Projesi" hazırlayan Tarım Bakanlığı, projeyi uygulamak için gözünü 28 Haziran'da toplanacak Dünya Bankası Yönetim Kurulu'na çevirdi. Buradan çıkacak olumlu bir karar, projelerin hayata geçmesinde dönüm noktası olacak.
Ankara'da 28 Mayıs'ta başlayan müzakereler, önceki gün sona erdi. Tarımsal yapı değişimi projeleri için 6 yılda sağlanacak toplam 600 milyon dolarlık kredi için Dünya Bankası'na verilecek Geliştirme Stratejisi Mektubu'nun da bugün Tarım ve Köyişleri Bakanı Hüsnü Yusuf Gökalp, Sanayi ve Ticaret Bakanı Ahmet Kenan Tanrıkulu, Devlet Bakanı Kemal Derviş tarafından imzalanması öngörülüyor. Strateji mektubu ile birlikte, bankadan sağlanacak krediye ilişkin ikrazat anlaşmasının, 28 Haziran'da Dünya Bankası yönetiminin onayına sunulması bekleniyor. Banka yönetiminin onaylaması durumunda da projeler, temmuz—ağustos ayında uygulanmaya başlanabilecek.
Doğrudan gelir desteği kapsamında, çiftçilere, 200 dekara kadar işledikleri arazi için, dekar başına 10 milyon lira ödenmesi öngörülüyor.
Dünya Bankası'nın Türkiye'ye vereceğini açıkladığı 600 milyon dolarlık kredinin ilk 397 milyon dolarlık diliminin 2001—2004, kalanının da 2004—2006 döneminde serbest bırakılması öngörülüyor. Ancak, Türkiye'nin projeyi uygulama hızına göre, daha kısa sürede kredi kullandırılabilecek.
Kredi nerede kullanılacak?
Dünya Bankası'nın tarımda yeniden yapılandırma projeleri için vereceği toplam 600 milyon dolarlık kredinin ilk dilimini oluşturan 397 milyon dolarının 166 milyon dolarlık bölümü, tarım satış kooperatifleri birliklerinin yeniden yapılandırılmasında kullanılacak.
Dünya Bankası, 250 milyon dolarlık çiftçi kayıt sistemi programı için 52 milyon dolar destek sağlayacak. Toplam tutarı 545 milyon dolar olan 3 yıllık alternatif ürün ve ürün planlaması programı (çiftçi ürün değişim programı) kapsamında, Dünya Bankası tütün ve fındık ekim alanlarının daraltılması için 180 milyon dolar, doğrudan gelir desteği ödemesinin yaygınlaştırılması için de 200 milyon dolar kaynak sağlayacak. Bankadan sağlanacak kredinin 10—12 milyon dolarlık bölümü de projenin tanıtım hizmetlerinde ve çalışmalarında kullanılacak.
Fındık ve tütünde toplam 285 trilyon zarar
Tarım Bakanlığı, Dünya Bankası uzmanları ile yaptıkları çalışmada, fındık ve tütün üretiminin ekonomiye yükünün oldukça ağır olduğunu ortaya koydular. Üretim fazlalığı yaşanan fındığın, 2000 rakamlarıyla ekonomiye getirdiği yük 110 trilyon lira.
Öte yandan tütün üretiminde de durum hiç de iç açıcı değil. Her yıl 90 bin tonun üzerinde üretim fazlalığı yaşanan tütünün ekonomiye zararı 175 trilyon 500 milyar lira.
Hangi illeri kapsıyor?
Fındık projesinin uygulanacağı iller şöyle: Artvin, Bolu, Bartın, Giresun, Düzce, Kastamonu, Kocaeli, Ordu, Rize, Sakarya, Samsun, Sinop, Trabzon ve Zonguldak.
Tütün projesinin uygulanacağı iller ise şu şekilde: Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Hakkari, Malatya, Mardin, Muş, Siirt ve Van.
(Selim Kuvel / ANKARA (cha))
Mercimeğimiz Kanada'dan
Türkiye, Kanada'dan başta mercimek olmak üzere yılda 200 bin ton kuru baklagil ithal ediyor.
Türkiye, kuru baklagiller ihtiyacının büyük bölümünü Kanada'dan karşılıyor. Son beş yıl içinde iki ülke arasındaki ticaret hacmi yüzde 70 oranında artış gösterdi. Kanada İhracatı Geliştirme Kurumu ve Türk Eximbank arasında 1996'da imzalanan kredi anlaşması, ticari ilişkilerin artmasında önemli rol oynadı.
Kanada'dan kuru baklagiller ithal eden Astra, Işık ve KOMAS şirketlerinin sahibi Erhan Işık, ZAMAN'a yaptığı açıklamada, Türkiye'nin 1984'te 40 bin ton ile başlayan kuru baklagiller ithalatının 2000 yılında 200 bin tona çıktığını söyledi. Kanada'nın üretimini bu yıllar arzında 200 bin tondan 600 bin tona çıkardığına dikkat çeken Işık, "En fazla kırmızı mercimek ithal ediyoruz. Nohut ve kuru fasulye ondan sonra geliyor. Kanada'nın ürünleri birinci sınıf ve Türkiye'nin kuru baklagiller üretiminden daha hesaplı. Kanada'nın üretiminin üçte biri Türkiye'de ve ihracat yaptığımız üçüncü ülkelerde tüketiliyor." dedi.
Kanada cazip pazar
Kanada, pazar büyüklüğü açısından dünyanın en büyük yedinci, yaşam standartları açısından dünyanın altıncı ülkesi. Kanada, teknik ve doğal kaynakları, ABD gibi dünyanın en büyük pazarına olan coğrafi yakınlığı ile Türk firmaları için önemli pazar. Türk ihracatçıların yeni pazarlar aramaya başlaması, Kanada pazarına da önem vermeleri neticesinde, iki ülke arasındaki ticaret son yıllarda Türkiye lehine gelişmeye başladı. Kanada pazarına girmeyi düşünen ihracatçılara, bu ülkedeki perakendecilerle temas kurmaları yerine Kanada'da gittikçe yaygınlaşan ithalatçı acenteleri/temsilcileri/distribütörleri ile birlikte çalışmaları tavsiye ediliyor. Kanada, ihracatının yüzde 86,8'ini ABD pazarına yapıyor; ithalatının ise yüzde 67,2'si ise yine bu ülkeden. İki ülke arasındaki mal ve hizmet ticaretinin günlük hacmi 1 milyar ABD Doları civarında.
(Faruk Arslan / TORONTO (Zaman))
Mevsimlik işçiler de tamam
Başbakanlık'ta yumruklaşmaya varan tartışmalara sebep olan mevsimlik ve geçici işçilerin sorunu çözüldü. Yaklaşık 49 bin mevsimlik ve geçici işçi, toplu iş sözleşmelerinden artık yararlanabilecek.
Hükümet ile sendika yetkililerinin mevsimlik işçilerin sorununa çözüm aradığı toplantı sonrasında Türk—İş Genel Başkanı Bayram Meral ile TUHİS Genel Sekreteri Ahmet Ateş'i yumruklaşmaya kadar götüren geçici işçilerin sorununda olumlu gelişme kaydedildi.
Başbakan Bülent Ecevit'in imzasıyla 5 Haziran'da yayınlanan genelgede geçici ve mevsimlik işçilerin de hükümet ile Türk—İş arasında imzalanan protokolden yararlanabilecekleri belirtildi. Genelgeyle, yanlışlığın düzeltilmesiyle DSİ, Köy Hizmetleri, Orman Bakanlığı ile Tarım ve Köyişleri Bakanlığı birimlerinde çalışan 49 bin mevsimlik işçi rahat bir nefes aldı.
Konuyla ilgili Zaman'a bir açıklama yapan Türk—İş Genel Başkanı Bayram Meral, "Bir yanlışlıktan dönüldü. Genelgeyle yeni bir hak verilmiyor, yanlış anlaşılma düzeltiliyor." dedi. TUHİS Genel Sekreteri Ahmet Ateş'in davranışına ise üzüldüğünü söyleyen Meral, "Kendisiyle hiçbir problemim yok." şeklinde konuştu.
(Şahin Ali Şen / Ankara (cha))
149 ülkeye otomotiv ihracatı
Ekonomik kriz ve iç talepteki daralma nedeniyle ihracata yönelen otomotiv sektörü, geçen yılın aynı döneminde 149 olan pazar sayısını bu yılın ilk 5 ayını kapsayan dönemde de korudu.
Uludağ İhracatçı Birlikleri verilerine göre, yılın ilk 5 aylık döneminde 9 serbest bölge ile 149 ülke ve özerk bölgeye yapılan otomotiv ihracatıyla toplam 1 milyar 638 milyon 399 bin dolar döviz girdisi sağlandı. Almanya, 431 milyon 743 bin dolar ile ihracat yapılan ülkeler arasında ilk sırada yer alırken, bu ülkeyi Fransa, İtalya ve İngiltere izledi.
Bu dönemde, ABD'ye yapılan ihracat yüzde 30 oranında gerilerken, İtalya yüzde 126, İran pazarı ise yüzde 511 büyüdü. İhracat yapılan ülke sayısını koruyan otomotiv sanayii, İzlanda, Martinik, Papua Yeni Gine, Burundi, San Marino ve Ekvator'un da aralarında bulunduğu 17 ülke ve özerk bölge ile 1 serbest bölgeye ilk kez ihracat yaptı. Yılın aynı döneminde, serbest bölgeler arasında en fazla ihracat, 49 milyon 581 bin dolar ile İstanbul Deri Serbest Bölgesi üzerinden yapılırken, bu dönemde Kayseri Serbest Bölgesi'ne ilk kez ihracat gerçekleştirildi.
Ekonomi Servisi
Avrupa Birliği'nden KOBİ’lere destek
Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile tam üyelik görüşmeleri sürerken AB'nin küçük ve orta boy işletmelere yönelik kredi imkanlarından artık Türk firmaları da faydalanabilecek.
TÜSİAD Brüksel temsilcisi Bahadır Kaleağası tarafından verilen bilgiye göre, artık AB'ye tam üye olmayan ülkeler de Avrupa Birliği'nin bazı programlarından ve mali yardımlarından yararlanabilecek.
Avrupa Birliği'nin şirketlere yönelik 2001—2005 yıllarını kapsayan programı, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu aday ülkelerin kullanımına açıldı. 'Şirketler ve girişimcilik' programı çerçevesinde KOBİ'lerin büyüme ve rekabet gücünün artırılması, girişimciliğinin desteklenmesi, araştırma, yenilikçilik ve iş kurmanın desteklenmesi amacıyla mevzuatın geliştirilmesi ve basitleştirilmesi amaçlanıyor. Bu program ile ayrıca firmalara yönelik mali imkanların geliştirilmesi, AB destek hizmetleri ve programlara katılımlarının da artırılması hedefleniyor.
Toplam 230 milyon euroluk bütçenin ayrıldığı KOBİ'leri destekleme programında her yıl başvuran şirketlere 46 milyon euroluk bir bütçenin kullandırılması düşünülüyor.
KOBİ'lere destek veren girişimcilik programı dışında eğitim, gençlik, medya ve kamu sağlığı vb. alanlarda da Avrupa Birliği fonları Türk şirket ve kurumlarının kullanımına bu yıl açıldı.
(Aydın Haskebabçı / Ekonomi Servisi)
Ağrı'da turizm sevinci
Iğdır Valisi Mustafa Tamer'in girişimleri sonucu Ağrı Dağı'nın 2 bin 500 metre yükseklikte bulunan Korhan Yaylası'nın turizme açılmasının ardından, buraya gelen piknikçiler, yaylacıların ürettikleri peynir ve sütleri çok daha ucuz fiyata almaya başladılar.
Iğdır Valiliği tarafından Ağrı Dağı'nı turizme kazandırmak amacıyla başlatılan çalışmalarla, 2 bin 500 metre yükseklikteki Korhan Yaylası'na piknik için gelen vatandaşların sayısında her geçen gün hızla artış görülüyor. Ağrı Dağı'nın geçtiğimiz yıl yaylacılara da açılmasıyla, çeşitli illerden buraya gelerek hayvancılık yapan vatandaşlar, ürettikleri süt ve süt ürünlerini artık yerinde satmaya başladılar.
Korhan Yaylası'na gelen piknikçiler, burada pikniklerini yapmalarının yanı sıra peynir ve süt ihtiyaçlarını da yaylacılardan karşılıyorlar. Piknikçiler, piyasada 2—2,5 milyon lira arasında satılan peyniri 750 bin liradan, 500 bin liradan satılan koyun sütünü ise 200 bin liradan yaylacılardan alıyorlar. Siirt'ten Ağrı Dağı'na gelerek yaylacılık yapan Murat Kaya, buranın turizme kazandırılmasının ardından piknik için gelen insanların kendilerinden süt, peynir, yoğurt gibi ihtiyaçlarını karşıladıklarını, bu sayede çok daha iyi para kazandıklarını kaydetti.
Batıkların mallarına rekor talep
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde bulunan 6 bankanın satışa çıkarılan elektrikli ve elektronik eşyası, büyük rağbet gördü.
Eskidji Müzayede Evi'nin sahibi Dikran Masis, önceki gün yapılan elektrikli ve elektronik eşya müzayedesinde 227 milyar 368 milyon liralık satış gerçekleştirildiğini bildirdi. Önceki gün yapılan müzayedeye çok büyük ilgi gösterildiğini vurgulayan Masis, "İlgi çok yoğundu. 900 tane bayrağımız vardı. Satışa iştirak etmek isteyenlere, bayrak bile yetişmedi. Hiçbir müzayedede böyle bir şey görmedim. Bu, bir Türkiye rekoru." diye konuştu.
Masis, müzayede de satışa sunulan bilgisayardan klimaya, fax makinesinden güç kaynağına, fotokopi makinesinden para sayma makinesine, kablodan ampullere kadar 1.109 adet eşyanın hepsinin satıldığını belirtti.
Telekom'u TOBB alsın
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) İzmir Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mütteki Sezen, Telekom'un yok fiyata satılıp birilerine peşkeş çekilmemesi için Telekom'u TOBB'un alması gerektiğini söyledi.
"Elinde yeteri kadar mali kaynak olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)'nin Telekom'u alması gerekir." diyen Mütteki Sezen, düzenlediği basın toplantısında TOBB'un kendi bünyesine ters olan bir şekilde banka almayı düşünmesini doğru bulmadığını ifade etti.
Krizin esas sebebinin de enflasyon değil üretimin olmaması olduğuna dikkat çeken Sezen, "Bundan 5—6 yıl önce MÜSİAD olarak bunları söyledik. Bizi kimse dinlemedi. Ancak şimdi iç borçlar büyük sorun oldu. Bu trend devam ederse 2001 yıl sonu itibariyle iç borç 100 milyar dolar olacaktır." şeklinde konuştu.
(Tuncay M. Cengiz / İzmir (Cha))
Derviş'li pankart
Kayseri'de bir işyerine asılan "Efsane geri döndü. Derviş'e selam, taksite devam" yazılı pankart büyük ilgi görüyor.
Osman Kavuncu Bulvarı üzerinde otomobillere teyp ve diğer müzik sistemi aksesuarı satışı yapan Hisar Elektronik Turizm Ticaret AŞ adlı işyerinin girişine büyük boyutlarda "Efsane geri döndü. Derviş'e selam, taksite devam" sözcüklerinin yer aldığı pankart asıldı. Öte yandan çok sayıda lokanta ve kebapçı da "kriz yemeği" adı altında indirim başlattı.
|