GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

07/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Halil İbrahim EKİZ

Tarifnâme

İyi ki vardın Alpay

Makedonya yedi eksikle gelmiş... Grupta iddiası yokmuş... Türkiye farklı kazanacakmış... Bursa stadı uğurlu geliyormuş... Ooo ne güzel...

Azerbaycan da rakibimiz Slovakya'yı 2-0 yenmiş... Bu iş bitmiş... Türkiye 2002'ye rahat gidermiş... Eğer bu kek gruptan da çıkamazsak bize yazıklar olsunmuş...

Bir sürü mış, miş, muş... Beyler, Türkiye güçlü takım... Hocası, federasyonu ve futbolcularıyla 2002'ye gidecek. Ama bu çok da kolay olmayacak. Sebebi mi? Kendine kariyer kılıfı arayanlar, sadece futboluyla Avrupa devleri arasında olan Türkiye'ye kabadayılanıyor da ondan. Bakmayı siz dünkü maçta zorlandığımıza. Bu kadro teknik heyeti ve futbolcusuyla birlikte Slovakya'yı hem de deplasmanda yenerek 2002'nin yolunu tutacak.

Futbolda çerçeveyi bulmak çok önemli. Tabii topun seni sevmesi de. Dün 22 kişinin 21'i rakip yarı alanda. En az 13-14 kişi ise onsekiz içinde. Eee bu kalabalıktan bırakın topu, füze bile geçmez. Doldur boşaltlarda hava hakimiyetini kuramadık. Adam eksilten, pozisyon hazırlayan Tugay'ın etkisizliği, Ümit ve Abdullah'ın savrukluğu, Tayfun ve Hakan'ın tutukluğu kalemizde golleri görmemize sebep oldu. Rakibin 10 kişi kalması bile oyunun hakimiyetini elimize geçirmemize yetmedi.

Topun sevmesi, çerçeveyi bulamayışımız diyoruz ama beceriksizliğimiz de had safhadaydı. Emre, Oktay, Hakan Şükür ve sonradan oyuna giren Hasan çuval dolusu gol kaçırdı.

Bazen kazanmak için her şeyi yaparsın da olmaz ya. Dün sanki öyleydi. Futbol adına yapılması gereken ne varsa yapıldı. Ayağa pas, doldur boşalt, kanat varyasyonları, uzaktan şut. Kısacası her şey; ama bir türlü çerçeveyi bulamadık. Alpay da olmasa ne yapardık bilmiyorum. Maç gibi yüreğimiz de gitti gitti geldi. Yenemiyorsan, yenilme' mantığı 3-3'ten sonra kendini gösterdi. Gol aramadık değil; ama olmadı işte. Ben dünkü maçı kasaplarla, incecilerin mücadelesi gibi gördüm. İtalyan hakem art niyetliydi biraz. Kasti hareketleri çoğu zaman görmedi. Makedon futbolcuların itiş kakışlarına kartını çıkaramadı.


i.ekiz@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

22/ 04/ 2001... Denizli tecrübesi
25/ 04/ 2001... Ateş arası Arnavut ciğeri
26/ 04/ 2001... Yine olmadı...
29/ 04/ 2001... Ustanın dönüşü
06/ 05/ 2001... Mutlu'yum!...
07/ 05/ 2001... Müthiş gece
21/ 05/ 2001... Hagi klasikleri
27/ 05/ 2001... Görkemli veda
01/ 06/ 2001... Yıldırım kalmalı...
03/ 06/ 2001... Rezil ettiniz bizi


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.