'Keşke Cumhurbaşkanı hep gelse'
ŞANLIURFA— Gazetemizin kampanyası münasebetiyle iki gündür Peygamberler Diyarı'ndayız. Üfül üfül maneviyat esintilerinin teneffüs edildiği bu yörede Zaman ailesi çalışmalarına kesintisiz olarak devam ediyor. Samimiyet ve ihlasın zirvede yaşandığı ailemizin bu Şanlı fertleri gönüllerin kapılarını tıkırdatmaya aralamaya devam ediyor.
Şanlıurfa'da kaç gündür her cadde sokak ve güzergahta hummalı bir faaliyet gözümüze çarpıyor. Havaalanına dönüşte daha önce 9. Cumhurbaşkanı'nın ziyareti sırasında yapılan, yıllardır delik— deşik asfaltla kaplı stabilize gibi duran ve gerçekten bu ilimize hiç de yakışmayan yol asfaltlanıyor, oradan başlayarak şehre girişe kadar olan yollara yama atılıyor, şerit çizgileri yenileniyor, şehir içi itinalı bir şekilde temizleniyor. Kaldırımlardaki işportacılar kaldırılıyor, toz kalkan yollar belli aralıklarla sulanıyor. Metruk sergi odaları hızlı bir şekilde görücüye hazırlanıyor. Sinyalizasyon yeniden gözden geçiriliyor.. Kısacası insanların rahatı hatırlanmış gibi ilgili ve yetkililer adeta seferber oluyorlar.
Bu çalışmaların sebebini öğrenince doğrusu içimiz burkuluyor. Yıllardır uygulanan, devletlu zevat gelince yapılan bu makyaj çalışmaları plansız—projesiz ve alelacele hazırlandığından aslında hem daha pahalıya mal oluyor, hem de bu hizmetler hiç de kalıcı olamıyor. Şanlıurfalılar bir taraftan bunları dile getirirken diğer taraftan 'Lo olsın böyle olsın. Her seferde bir böyügümız gelirse ve bu, sene boyınca devam ederse memleket hep temiz kalır.' sözleriyle zaman zaman temennilerde bulunuyorlar.
Dedikleri çok doğru ancak devlet erkanını karşılayan yetkililerin bu hizmetleri göstermelik değil, halka faydalı ve kalıcı olacak şekilde yapmaları insanımızın kalbini kazanması açısından daha da etkili olacaktır.
Sayın Sezer'den istirhamımız bu türlü ziyaretlerini sıklaştırması ve belirtilen güzergahlar yerine rastgele bir güzergahtan şehirleri dolaşmasıdır. Böylelikle bir taraftan bütün güzergahlar nasibini alacak diğer taraftan yetkililer şehrin her kısım ve kesimini gözden geçirme fırsatını yakalayacaklardır.
Çünkü hiçbir zaman Türkiye gösterilenden ibaret olmamıştır. Birçok ilke imza atan Sayın Cumhurbaşkanımızın bu konuda da ilkleri gerçekleştireceğinden kuşkumuz yoktur...
Urfa Cesur'a teşekkür
Yıllardır şehirlerarası yolcu taşımacılığında güzel hizmetler yapmış Urfa Cesur Firması kalpleri kazanmış görünüyor. Herkesin birbirinden şikayetçi olduğu günümüzde halkın bu firmadan memnun kalması oldukça sevindirici.. İstanbul'a sık sık gidiş gelişlerinde her türlü hizmeti güler yüzlü personeliyle vererek gerekli bütün kolaylıkları sağladıkları için başta Dr. Mehmet Çelik olmak üzere yolcular, teşekkürlerini iletiyorlar. Benzerlerinin çoğalması temennisiyle..
Depremzedeler mağdur edilmesin
Mustafa Gürleyen, Gölcük ilçesi Halıdere beldesi kalıcı konut ve hak sahibi depremzedelerden. Halıdere beldesindeki 400 küsur hak
sahibinden 102 tanesi kura sonucu Gölcük'ün bir başka beldesi olan
Hisareyn'e verilmiş. Fakat, Hisareyn'deki toprak sahiplerine arsa ücretlerinin ödenmediğini ve binaların temelinin dahi atılmadığına şahit olan Gürleyen, Bayındırlık ve İskan Bakanı Sn. Koray Aydın'ın
"Mayıs ayında deprem bölgelerinde çiçekler açacak." açıklamalarına dikkat çekiyor ve haklı olarak şunları dile getiriyor:
"Bizler emekli ve 17 aydan beri kirada oturan depremzedeleriz. Temeli atılmamış binaların mayıs ayında nasıl yetişeceğini merak ediyoruz? Bu açıklamalarla ikinci defa mağdur duruma düşürülüyoruz...''
Karamürsel'den seslenen Ayşe Aktaş ise haklı olarak kendisi gibi depremzedelere el uzatılmamasından yakınıyor. Aktaş, "Gölcük, Yalova ve diğer yerlerdeki depremzedelere kalıcı konutları teslim edilirken biz Karamürsel'de oturanlar için herhangi bir çalışma yapılmamasını anlayamıyoruz. Sağda sol da kalmaktan bıktık. Bayındırlık Bakanımız Sn. Koray Aydın'dan unutulmuş bir belde olan Karamürsel'e sahip çıkmasını bekliyoruz." diyor.
Evet. Depremzedeler bu endişelerinde haksız mı?..
SSK’dan 'emeklilik' açıklaması
16 Mayıs 2001 tarihinde köşemizde dile getirdiğimiz 'Emeklinin bürokrasi çilesi' başlıklı yazımızla ilgili SSK Genel Müdürlüğü tarafından bir açıklama yapıldı.
Sadık Beyaztaş isimli emeklinin problemini incelediklerini belirten SSK yetkilileri, ancak prim gün sayısını doldurmadığı için Beyaztaş'ın emekliliğe hak kazanamadığını ifade ettiler.
|