Kim demiş kriz var diye?
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerini incelerseniz niçin bu başlığı attığımı siz de anlarsınız. Birçok kimse nakit para olmadığı için kredi kartı işlem adetlerinde artış olduğunu söyleyebilir. Ya da kredi kartı harcama miktarlarını merak edebilir. BKM'nin işlem hacimleri henüz elime geçmedi. Ancak yılın ilk beş ayında yapılan işlem adetlerine baktığımda siz de bana hak vereceksiniz. Türk ve yabancı kredi kartları ile Türkiye'de yapılan toplam işlem tutarı yılın ilk üç ayında 2,9 katrilyon, geçen yılın 12 ayında ise bu rakam 10,4 katrilyon lira olarak gerçekleşti. Türkiye'de mart ayı sonu itibari ile 13 milyon kredi kartı bulunuyor. Bu kartlarla tüketici mayıs ayı itibari ile 37 milyon işlem yaptı. Bu rakam geçen yılın aynı ayında 31 milyon iken bir önceki yıl 21 milyon adet olarak gerçekleşti. Bu rakamlar neyi ifade ediyor diyebilirsiniz. Tabloya bakmakta fayda var. Geçen yılın işlem adetlerine göre bu yıl büyük bir artışın olduğu apaçık ortada. Kriz var diyenleri yalanlarcasına... Gördüğünüz gibi Türk halkı krizden pek etkilenmişe benzemiyor. Vatandaş yine her zamanki gibi geçinme mücadelesi vermeye devam ediyor. Ama diğer taraftan harcamalarını kısmayan büyük bir kesim krizden etkilenmiş gibi görünmüyor. Belki de tasarruflarını tüketiyordur, kim bilir...
Kredi kartı işlem adetleri (milyon)
AY / 1999 / 2000 / 2001
Ocak / 16 / 25 / 33
Şubat / 16 / 25 / 33
Mart / 19 / 27 / 33
Nisan / 19 / 28 / 33
Mayıs / 21 / 31 / 37
BKM Switch'ten son 3 yılda yılın ilk beş ayında gerçekleşen kredi kartı işlem adetleri.
Karta indirim yapılır mı?
Bugünlerde kredi kartı ile alışveriş yapan okurlarımızdan değişik sorular alıyorum. Bazı firma yetkilileri, yapılan her alışverişten ilgili bankanın yüzde 8 pay aldığını, dolayısıyla kartla yapılan alışverişlerde indirim yapamayacaklarını söylüyorlarmış. Kredi kartı kullanıcılarının bilmesi gereken konu şu; kartların normal işleyişinde dört taraf bulunuyor: lKart ihraç eden banka, lKart hamili, lİşyerine POS bağlayan banka ve lKartın kullanıldığı üye işyeri Kredi kartı sahibi harcama yaptığında satış yapan üye işyeri ertesi gün kendi bankası aracılığı ile takas merkezinden tahsilatını yapar. Takas merkezi de bu bedeli kart ihraç eden bankadan alır. Kart ihraç eden bankanın ise kart hamilinin yapmış olduğu harcamayı asgari 10, azami 40 gün sonra tahsil etmesi gerekir. Bu ilişkide kart ihraç eden banka, ödemeyi yaptığı tarih ile tahsilatı yaptığı tarih arasında mahrum olduğu gelirin karşılanması için satışı yapan işyerinden takas komisyonu adıyla bir ücret alır. Bu ücretin önemli bir kısmı kart ihraç eden bankaya finansman karşılığı olarak, bir kısmı da pos makinesini bağlayan bankaya bu işlemlere aracılık ettiği için kalır. Bankalar bu oranları piyasanın mali yapısına göre belirler. İşin bu kısmı kart kullanıcısını pek ilgilendirmez. Kredi kartlarındaki komisyon uygulaması bu şekilde cereyan ediyor. Buraya kadar aktardıklarımı genel kültür olarak bilin yeter. Kredi kartlı satışlardan indirim yapılıp yapılmaması ise tamamen satış yapan işletmenin tercihi.
Ne yazık ki manzara bu!
GSMH açısından dünyanın en büyük 20 ekonomisinden birinde yaşayan "Türk tüketicisi" maalesef 1997'den bu yana hep kan kaybetti. 1999'a kadar 'üst orta' gelirli ülkeler arasında yer alan ülke, 2000 yılında küme düşerek 'alt orta' gelirli ülkeler arasına geriledi. Türkiye, yüzölçümü itibariyle Rusya'dan sonra Avrupa'nın ikinci büyük ülkesi olmasına karşılık ürettiği milli gelire baktığmızda alt sıralarda yer alıyor. İngiltere yüzölçüm olarak Türkiye'nin üçte biri kadar olmasına karşılık 60 milyon nüfusu besliyor ve kişi başına düşen GSMH 22 bin 5 yüz dolar civarında seyrediyor. 70 milyon nüfuslu bu ülkenin kişi başına düşen geliri ise 2 bin 2 yüz dolar civarında. Bir aslan heybetinde görülen bu ülke tüketicisi ne yazık ki bakıcısı olan yöneticiler tarafından neredeyse çakalların taciz ettiği bir konuma getirildi.
|