GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

09/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Sarhoş ZAMAN abonesi

Kendisi bütün devlet kütüphanelerine abone yapılan Türkiye'nin en pahalı gazetesi Cumhuriyet, ara sıra Zaman'ın abone sistemini diline dolar. "Bedava dağıtılıyor" imasını yapıştırmaya çalışır. Aşağıda, bunun tam tersini gösteren bir hadise var. Belçika'da bulunan Metin Keskin anlatıyor:

Mayıs ayında yapılan Zaman bahar kampanyası sona erdi ve en fazla atak yapan Belçika'da kampanyanın yankıları hâlâ devam ediyor. Kampanya sırasında hiç kimseyi es geçmemeye, kampanyamızı herkese anlatmaya karar verdik. Hatta meyhanedeki sarhoşa kadar gidecektik. Çünkü onlar da bizim insanlarımızdı. Bu sözlere katılmayan bir arkadaşımız "Hiç sarhoş Zaman'a abone olur mu? Ne diye böyle söylüyorsunuz anlamıyorum?" diye tepki gösterdi.

Bu arkadaşımızın evinin kapısı bir gece yarısı tekmelenmeye başlar. Korkulu biçimde camdan dışarı bakan arkadaşımız, zil zurna bir sarhoşun kapıda kendisine bağırdığını görür: Sarhoş "İn lan aşağı" diye bağırmaktadır. Korkan arkadaşımız kapıyı açmak istemez. Fakat sarhoşu da kapıdan gitmeye ikna edemez ve mecburen kapıyı açar. Sarhoş, arkadaşımıza "Söyle bakalım sen Zaman'a abone yapıyor muşsun doğru mu?" diye sorar. İyice korkan arkadaş "Hayır ben abone falan yapmıyorum!" diye cevap verir. Sarhoş bağırmaya başlar: "Doğru söyle, ağzını burnunu kırdırma!" der. Yapacak şeyi kalmayan arkadaşımız "Evet, abone yapıyorum." demek zorunda kalır. Bunun üzerine sarhoş, daha gür sesle "Ulan madem Zaman'a abone yapıyorsun da bize niye gelmiyorsun? Biz de insanız be! Abone parası ne kadarsa onu al. Şu da adresim, yarın benim gazeteyi başlat!" diye bağırır.




Müşteri

Türkiye'de yaşanan kampanya heyecanının Avrupa'ya da yansıdığından bahsetmiş miydik? Eğer bahsettiysek, tekrar etmiş olalım. Bahsetmediysek de haberiniz olsun.

İsviçre'de düzenlenen kampanyaya Zaman okurlarından çok güzel bir destek olduğunu duyuyoruz. Burada düzenlenen toplantıya katılanlar arasında esnaf abonelerimiz çoğunlukta idi. Bunu gören Murat Ak, "Esnaf okurlarımız gelen müşterilerine abonelik teklif etseler iyi olur." dedi. Toplantıda bulunan Ali Murat Bey "Ben müşterilerime abone teklifinde bulunamam" dedi. Meğer, cenaze nakliyat işi yapıyormuş.




Bu defa gerçekten ağlattılar

Perşembe günü akşam üzeri Ankara'da Kızılay çevresinde alışverişe çıkan, gezen, otobüs içinde tıkanan trafikte bekleyen ve dükkanında müşterileriyle meşgul olan insanların birden burunları sızladı. Sızım sızım sızlayan burunları, gözlerin yaşarması izledi. UFO'lar mı geldi, radyoaktif sızıntı mı var, n'oluyoruz vs. derken, olay anlaşıldı. Kızılay'daki KESK eyleminde polis son çare olarak göstericileri dağıtmak amacıyla gaz bombası atmıştı.

Ama ne bombaymış!.. Değil göstericilerin bulunduğu Sakarya Caddesi'ni etkilemek, Mithatpaşa, Meşrutiyet, Kızılay topyekün o bölge gözyaşına boğuldu!..

Kocatepe Camii'nden aşağı doğru yürüyen amcalar, Ziya Gökalp'te dükkanların önündeki malları inceleyen teyzeler, Meşrutiyet'te otobüs bekleyen dünya kadar insan gözlerini sildikçe yandı, yandıkça sildi. Demek gaz bombası böyle oluyormuş diyenleri, "Bu nasıl gösterici dağıtma kardeşim?" diyenler izledi.

Tuncay Akkoyun soruyor ve teklif ediyor: "Bir defa bu göstericiler illa da neden en merkezi yer olan Kızılay'ı seçer ve trafiği altüst ederler, bunu anlamak mümkün değil. İkincisi polis, göstericileri dağıtmak için daha farklı bir formül bulamaz mıydı?"




Star-t

Amerikalı gazeteci–yazar Thomas Friedman, bizim gazetecilerimizin Kemal Derviş'e gösterdiği ilgiyi konu etmiş yazısına. The New York Times'ın yazarı, "Sandım ki Madonna geldi." demiş.

Şaşırması gayet normal. Bizdeki siyasetçilerin reytinginin sanatçıların reytinginden her zaman iki gömlek üstün olduğunu nereden bilecek elin Amerikalısı?




Uzaylı turizmi

Türkiye'nin şansı, hem dünya turizminden hem de 'Uzay Turizmi'nden yana açılıyormuş gibi görünüyor. Uşak'ta görülen uzaylı dostumuzun bir benzeri, Sivas'ta ortaya çıktı. Henüz doğru dürüst bir uzaylı turistler için tesisimiz yok. Ama rağbet iyi görünüyor. Eğer köylüler uzaylı turistleri taşlayıp kaçırmazsa iyi gelir elde edebiliriz.

Bu olay, şu gerçeği de gözler önüne seriyor: Türkiye uzaya gidemiyor. Onun yerine uzaylılar Türkiye'ye geliyor. Yoksa biz de uzaylı mıyız? Bu kadar garip olayların yaşandığı bir ülke normal değildir. Biz uzaylıyız galiba...



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.