GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

23/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



EKONOMİ 


Piyasalar Fazilet’e yattı

FP davasıyla ilgili kararı bekleyen piyasalar, erken seçime neden olmayacak bir sonuç beklentisiyle hareket etti. Borsa çıktı, dolar geriledi.

FP'nin kapatılma davasıyla ilgili kararı bekleyen piyasalar, erken seçime sebep olmayacak bir sonuç beklentisiyle hareket ederken, dava sonucu sakin bir şekilde beklendi. Düşük işlem hacminin sürdüğü Borsa'da endeks kapanışa doğru gelen alımlarla yüzde 1,25 oranında prim yaparak 11.119 puandan kapandı. Döviz fiyatları ise bu hafta ilk kez gerilediği günde 1 milyon 275 bin liraya düştü.

Merkez Bankası (MB) döviz piyasasında dün de satış ihalesi yaptı. İhalede ortalama 1 milyon 275 bin 709 lira fiyatla 89 milyon dolarlık satış gerçekleştirildi. MB'nin, bu hafta pazartesi dışında yaptığı döviz ihalelerinde yaptığı satış miktarı 846 milyon dolara ulaştı.

Gün sonunda bankaların en iyi dolar alış ve satışları 1 milyon 274 bin ve 1 milyon 277 bin 500 lirada bulunuyordu. MB kapanış kurlarını 1 milyon 270 bin 159 ve 1 milyon 276 bin 285 lira olarak belirledi. Böylece lira, dolar karşısında bu hafta ilk kez yüzde 0,29 olsa da değer kazandı.

Bankacılar, FP'nin kapatılmasının erken seçim ihtimali doğurmaması nedeniyle gelebilecek satışların fiyatı 1 milyon 240 bin liranın altına düşürmesinin zor olduğunu söylediler. Bankacılara göre yaklaşan dönem sonu ve döviz depolarında ay sonuna doğru artması beklenen sıkışıklık doların fazla gevşemesine izin vermeyecek.

Düşük hacimli bono piyasasında da faizler, FP davasını bekledi. En aktif kağıt olan 6 Mart 2002 vadeli bonoda ortalama faiz yüzde 81,71 ile günü önceki günkü kapanış ortalamasına yakın bir seviyede bitirdi. Valörlü işlemlerde ortalama faiz yüzde 82,23'e çıktı. Borsa, Anayasa Mahkemesi'nin Fazilet Partisi davasına ilişkin kararı öncesinde tedirginliği korurken, kapanışa doğru seçim gerektirmeyecek bir sonucun açıklanma ihtimalinin artmasının etkisiyle alımlar geldi. İlk seansı yüzde 0,98 kayıpla 10.879 puandan kapatan endeks, haftanın son işlem gününü yüzde 1,25 artışla 11.119 puandan noktaladı. Gün toplamında 187 trilyon 559 milyar liralık işlem hacmi gerçekleşti. Ekonomi Servisi




Gözler FP’lilerin tavrında

Anayasa Mahkemesi'nin Fazilet Partisi (FP) ile ilgili kararı, piyasaların beklediği şekilde gerçekleşirken, uzmanlar, erken seçim ihtimalinin ortadan kalkmasıyla piyasalarda rahatlama olacağını, ancak bundan sonra FP milletvekillerinin ne şekilde davranacağına yönelik belirsizlikler sürdüğü için temkinli hareket edilebileceğini söylediler.

Uzmanlar, hükümet ortağı MHP'ye transferler olup olmayacağının da önümüzdeki günlerde piyasalar tarafından yakından izleneceğini dile getirdiler.

Kapatma kararının açıklanmasının ardından bankalar, dolarda 1 milyon 250 bin liraya satış kotasyonu girerlerken, Kapalıçarşı'da 1 milyon 274 bin lirada bulunan dolar, günü 1 milyon 284 binden kapadı.

Anayasa Mahkemesi'nin FP'yi kapatmasına ilişkin piyasa çevrelerinin ilk değerlendirmeleri şöyle:

Halil Ergür - Koçbank Genel Müdürü:

Piyasaların üzerinden bir belirsizlik unsuru kalktı. Piyasalarda bir rahatlama olacaktır, bundan sonrası için Fazilet Partisi'nin tavrı da önemli.

Burak Akbulut - Bayındır Menkul Değerler:

Karar beklentiler doğrultusunda ve bu aşamada seçime gerek yok. Ancak korkutucu olan FP milletvekilleri için iki alternatif olması; ya istifa edebilirler ya da MHP'ye geçebilirler. Eğer MHP'ye katılırlarsa MHP Meclis'teki en büyük parti olacak. MHP ne IMF'yi ne de Derviş'i seviyor. Eğer MHP en büyük parti olursa Derviş'in bu kadar güçlü olmasını ve mevcut programı uygulamasını istemeyeceklerdir.

David Lublin - HSBC:

Mahkemenin kararı aşağı yukarı piyasaların beklediği şekilde gerçekleşti. Ancak bundan sonra FP milletvekillerinin ne şekilde davranacağına yönelik belirsizlikler sürdüğü için kısa vadede piyasa nasıl davranacağına karar vermekte güçlük çekecektir.

Murat Aktaş - Yaşar Yatırım Genel Müdürü:

Şimdi açıkçası hiçbir partinin ekonomik şartlar nedeniyle kısa vadede erken seçim senaryoları üzerine çok fazla meşgul olacağını sanmıyorum. Karar çerçevesinde FP milletvekillerinin bir bölümü istifa etmediği sürece piyasaları kötü etkilemesini beklemiyorum.

Zekai Aygül - Hak Menkul Değerler Genel Müdür Yardımcısı:

Borsa'da yaklaşık 9 gündür Fazilet Partisi'nin kapatılma beklentisi satın alındı. Bu nedenle, yalnızca 40-50 milletvekililin 'sine-i millete döneriz' açıklaması, kafalarda soru işareti oluşturuyor. Bu sözler bir süre daha piyasaları tedirgin edebilir. Ancak şahsi istifalar geçerli değil, Meclis'in onaylaması gerekli. Bu da sine-i milletin zor olduğunu gösteriyor.

Sheetal Radia - S&P analisti:

Bence bu karar herkes için büyük bir rahatlama olacak. Bir engel daha aşıldı.

Umut Atalay - Işıklar Menkul:

2 milletvekilinin vekilliğinin düşmesi seçim ihtimalini ortadan kaldırdı. Fakat Fazilet'in bundan sonraki tavrı da önemli. Sine-i millete dönecekler mi dönmeyecekler mi? Bu piyasalar için önemli.

Ekonomi Servisi




İktisat Bankası ve Demirbank hemen satılmalı

Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu üyesi Ali İhsan Karacan, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) bünyesinde bulunan İktisat Bankası ve Demirbank'ın bir an önce satılması gerektiğini söyledi.

Boğaziçi Üniversitesi (BÜ) tarafından düzenlenen "Dış yatırım" konulu konferansta konuşan Karacan, teknolojik altyapı, şube ağı, müşteri portföyü ve eğitimli işgücüne sahip fon bankalarına bilanço değerlerine bakılmaksızın talip çıkacağını ifade ederek, "Bu anlamda Demirbank ve İktisat Bankası en iyi şebeke değerine sahiptir." dedi. Karacan, bu bankaların tasfiye edilmesi durumunda bile batık maliyetlerinin ortadan kalkmayacağını söyledi.




IMF: Para gecikebilir

IMF Dış İlişkiler Direktörü Tom Dawson, Türkiye'nin, ekonomik programı uygulamakta iyi ilerleme kaydettiğini, ancak ikinci kredi diliminin serbest bırakılması öncesinde, Türk Telekom üst yönetimine atamaların tamamlanmasını beklediklerini bildirdi.

Dawson, IMF Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında, Türkiye'ye sağlanacak yaklaşık 1,5 milyar dolar tutarındaki ikinci kredi diliminin ele alınacağı IMF İcra Direktörleri Kurulu toplantı tarihinin henüz kesinleşmediğini de söyledi. Dawson, "Toplantı, haziran sonuna yetiştirilmeye çalışılıyor, belki bir kaç gün temmuz başına sarkabilir." dedi.

Tom Dawson, IMF Türkiye masası şefi Juha Kahkonen'in, Ankara'dan ayrılmadan önce, ikinci kredi diliminin onayı için dile getirdiği, dört ön şart arasında yer alan Türk Telekom üst yönetimine atamaların henüz tamamlanmadığının hatırlatılması üzerine, "açıkça biz bunu bekliyoruz. Ancak İcra Direktörleri Kurulu toplantısının tarihi, bu olmadan da belirlenebilirdi. Kurul toplantısı tarihinin henüz belirlenmemesi, özellikle bu konuyla ilgili değil. Ancak bu önlem, hâlâ önemli ve program için gerekli." dedi. Dawson, Telekom yönetimine atamaların, ikinci kredi dilimi için ön şart olmayı sürdürüp sürdürmediği sorusuna da, "Bizim beklediğimiz bu." cevabını verdi.

FP'nin kapatılması

IMF Dış İlişkiler Direktörü Dawson, FP'nin kapatılmasına yönelik soruya da, "Bu konuda herhangi bir yorumum yok." diyerek cevapladı.

Dawson, Türk Hükümeti'nin ekonomik programının ana hatlarıyla yolunda gittiğini, iyi ilerleme sağlandığını ve hükümetin yükümlülüklerinin tamamına yakınını yerine getirdiğini kaydetti.




Telekom Genel Kurulu yine ertelendi

Türk Telekom'un (TT) dün yapılması planlanan Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, 27 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.

Hazine, toplantının Meclis ve Bakanlar Kurulu'nun yoğun gündemi nedeniyle ertelendiği bildirirken, ertelemenin Telekom yönetimine atanacak isimleri henüz netleştirilmemiş olmasından kaynaklandığı öğrenildi. TT Genel Kurulu, 11 Mayıs 2001 tarihinde yaptığı olağan toplantıda, 11 Haziran 2001'de olağanüstü genel kurul yapılması kararı aldı. Ancak toplantı önce, 19 Haziran'a, sonra 22 Haziran'a ve dün de önce 25 Haziran'a, ardından da 27 Haziran Çarşamba gününe ertelendi.




Hazine arazileri satılık

Başbakan Bülent Ecevit, ekonomiye kaynak temin edebilmek için devletin elinde bulunan taşınmaz malların satışa çıkarılacağını açıkladı.

Başbakan Bülent Ecevit, oluşturulmakta olan iç kaynak paketi kapsamında, öncelikle devletin sahip olduğu taşınmaz malların değerlendirilmesi üzerinde durulduğunu bildirdi. Ecevit, bu amaçla Hazine'ye ait 1 milyon 200 bin parsel arazinin satışı konusunda özel bir satış sistemi geliştirildiği ve sistemin uygulamaya konulabilmesi için bir yasa tasarısı hazırlandığını bildirdi.

Başbakan Ecevit, dün yapılan Bakanlar Kurulu sonrası, Devlet Bakanı ve Başbakan yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz ile birlikte, toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Kaynak konusunda gerekli dış desteğin büyük ölçüde sağlandığını ifade eden Ecevit, ayrıca, iç kaynakların da harekete geçirilebilmesi konusunda bir süredir Başbakanlık'ta ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılarak yoğun çalışmaların sürdürüldüğünü bildirdi. Ecevit, bu konuda şunları söyledi:

"Oluşturulmakta olan iç kaynak paketi kapsamında öncelikle devletin sahip olduğu taşınmaz malların değerlendirilmesi üzerinde durulmaktadır. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün verdiği bilgilere göre, kadastrosu yapılmış tüm taşınmaz parsellerin kentlerde yüzde 9'u, kırsal alanda yüzde 11'i Hazine'ye kayıtlıdır. Bu parsellerin toplam sayısı bir milyon 200 bindir. 7'den yetmişe bütün yurttaşlarımızın hakkı bulunan bu arsa ve araziler bugün büyük ölçüde işgal altında veya atıl durumdadır. Hazine'ye ait taşınmazlar çoğunlukla haksız kullanıma konu olmakta ve bunlar üzerinde büyük haksız kazançlar sağlanmaktadır. Çarpık kentleşmenin nedenlerinden birisi de bu durumdur. Dolayısıyla Hazine arsa ve arazilerinin verimli ve etkili bir şekilde değerlendirilebilmesi halinde hem ülkemizin karşı karşıya bulunduğu ivedi kaynak gereksinimi karşılanmış olacak, hem süregelen bu yasadışı duruma son verilecek, hem de yeni konut alanları oluşturularak sağlıklı kentleşmeye ortam hazırlanmış olacaktır."

Hazine arazilerinin satılabilmesinin şu anda genel hükümler çerçevesinde imkan dahilinde olduğuna dikkat çeken Ecevit, ancak bu sistemin çok yavaş işlediğini ve başka kuşkulu uygulamalara açık olmak üzere çeşitli sakıncalara açık bulunduğunu ifade etti. Bu nedenle Hazine arazilerinin satışı konusunda özel bir satış sistemi geliştirildiğini ve sistemin uygulamaya konulabilmesi için bir yasa tasarısı hazırlandığını anlatan Ecevit, şunları söyledi:

"Amaç, işlemlerin olabildiğince hızlandırılması, saydamlığın tam olarak sağlanması ve kuşkulu uygulamaların önlenmesi, taşınmazların değeri karşılığının satılabilmesi, satışta rekabet ortamının tam olarak sağlanabilmesi ve olabildiğince çok gelir sağlanmasıdır. Bugün Bakanlar Kurulu'nda konuya ilişkin yapılan çalışmalar değerlendirilmiştir. Konu birden çok bakanlığın ilgi ve görev alanına girmektedir. Bu nedenle hazırlanan yasa tasarısı Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın eşgüdümünde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün bağlı olduğu Devlet Bakanımız Şuayip Üşenmez, Maliye Bakanımız Sümer Oral, Bayındırlık Bakanı Koray Aydın ve Orman Bakanı Nami Çağan'dan oluşan bir komisyon tarafından son biçimi verilerek kısa süre içinde Bakanlar Kurulu'nun imzasına açılacaktır."




Reel sektöre destek hazırlığı

Mali sektöre yönelik alınan tedbirlerden sonra reel sektöre destek çalışmaları da hız kazandı. Reel sektöre teşvikler hızlandırılacak, bürokratik engeller azaltılacak.

Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler'in (KOBİ) yatırımları başta olmak üzere, reel ekonomiye destek kapsamında yatırımlarda da geçerli olacak "genel teşvik uygulamalarına" hız verileceği öğrenildi. Yetkililerden alınan bilgiye göre, Devlet Bakanı Kemal Derviş, Gaziantep ziyareti sonrasında, reel ekonominin yeniden canlandırılması için çalışma yapılmasını istedi. Önceki gün bazı Anadolu kentlerinin sanayicilerinin yanı sıra Ankaralı sanayicilerle de görüşen, dün de Denizli'yi ziyaret eden Bakan Derviş'in, Anadolu sanayicilerinin durumu konusunda daha detaylı bir bilgiye sahip olacağı kaydediliyor.

Yapılan çalışmalar çerçevesinde, genel teşvik sürecindeki bürokrasi azami düzeyde azaltılacak, teşvik süreci kısaltılacak. Genel teşvik için ayrılan 150 trilyon liralık ödeneğin yanı sıra KOBİ sektöründeki sanayicilere, özellikle Dünya Bankası ve Avrupa Birliği mali yardımlarını da kullanarak, ilave mali imkanlar sunulacak.

Öte yandan Halk ve Ziraat bankalarının, pasiflerindeki borçların azalacağı eylül ayından itibaren, KOBİ'lere, 100 milyar liralık limitin üstünde yeni kredi verilmesi planlanıyor.

Halk ve Ziraat bankalarının pasifteki borçlarının, eylül ayında 1-2 katrilyon lira düzeyine ineceği hesaplanıyor. KOBİ'lerde, son bir haftadır 100 milyar liraya kadar olan kredilerin tamamı ödenmeye başlanırken, bunun üstündekilerde ise kredinin yüzde 25'i ile faizlerinin ödenmesi kaydıyla "kalanının döndürülmesi" de uygulamaya sokulacak.




Uyum için 450 milyon Euro kredi

Avrupa Yatırım Bankası (AYB) Türkiye'ye, AB'ye uyum programını destek amacıyla, 450 milyon Euro'luk uzun vadeli ve düşük faizli kredi vereceğini açıkladı.

Merkezi Lüksemburg'da bulunan AYB'nin açıklamasında, söz konusu kredinin, 2001-2004 döneminde, "AB ile bağları güçlendirecek altyapı projelerinde, AB-Türkiye ortak sanayi projelerinde, küçük ve orta boy işletmeler (KOBİ) için ve Türkiye ile AB arasındaki gümrük birliğinin işlerliğini kolaylaştıracak teknik yatırımlar için" kullanılmak üzere verileceği bildirildi.

Açıklamada, geçen mayıs ayından itibaren, Türkiye'nin, AYB'nin kredi mekanizmasına dahil edilen adaylar arasına alındığı ve diğer adaylarla aynı şartlarla, bankanın kredi imkanlarından faydalanma hakkı elde ettiği hatırlatıldı.

AYB, 2000-2003 döneminde, aday ülkelere yardım için 8,5 milyar Euro'luk bir bütçe ayırdığını belirtti. AYB açıklamasında, Türkiye'nin, ayrıca, AB-Akdeniz işbirliği çerçevesinde, 12 Akdeniz ülkesi için, 2000-2006 döneminde kullanılmak üzere tahsis edilen toplam 6 milyar 425 milyon Euro'luk kredi desteğinden de pay alacağı bildirildi.

AYB, AB'nin hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmak amacıyla, uzun vadeli yatırım kredileri vermekle yükümlü bir organ olarak tanıtılıyor. Roma Antlaşması çerçevesinde kurulan ve hissedarlarını 15 AB üyesi ülkenin oluşturduğu AYB'nin Yönetim Kurulu, bu ülkelerin maliye bakanlarını biraraya getiriyor. AYB, AB'nin geri kalmış bölgelerine, taşımacılık ve telekomünikasyon gibi AB altyapı projelerine, çevre korunmasına yönelik girişimlere, enerji ve endüstride rekabet gücünü artıracak çalışmalara, küçük ve orta boyutlu işletmelere desteğe öncelik veriyor.




TÜSİAD’dan Avrupa Birliği hatırlatması

TÜSİAD'dan Avrupa Birliği hatırlatmasıTürk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD), 26 Haziran Salı günü gerçekleştirilecek Ortaklık Konseyi toplantısının Türkiye'nin AB adaylığı sürecini hızlandırması gerektiğini bildirdi.

TÜSİAD'dan yapılan açıklamada, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin, AB Helsinki Zirvesi'nden ve Katılım Ortaklığı Belgesi ile Ulusal Program'ın açıklanmasından sonra yeni bir döneme girdiği belirtilerek, "Ancak bu yeni dönemde, her iki tarafın da ilişkilerde varılan noktanın temsil ettiği öneme göre davrandığını söylemek zordur. Bu durum, Türkiye'yi genişleme sürecinin dışına taşıma tehlikesini de gündeme getirebilir." denildi.

TÜSİAD'ın Türkiye ve AB arasında tam üyelik müzakerelerinin en kısa sürede başlaması için gerekli koşulların oluşmasını bu dönemin en önemli önceliği olarak gördüğü vurgulanan açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

"Türkiye'nin AB yolunda Helsinki Zirvesi ile elde ettiği kazanım ancak tam üyelik müzakerelerinin başlatılması ile gerçekleşebilir. Bu hedef doğrultusunda, Türk mevzuatının AB'ye uyumu açısından değerlendirilmesine yönelik tarama süreci AB tarafından bir an önce başlatılmalıdır. Türk özel sektörü açısından Türkiye'nin AB üyeliği, hem ülkenin uluslararası ekonomik rekabet gücü, hem de ulusal güvenliği açısından en belirleyici etkendir. Diğer taraftan, Türkiye'nin tam üyelik sürecinin başarılı bir şekilde ilerlemesi, AB'nin küresel düzendeki siyasi gücü ve ekonomik dinamizmine çok önemli bir katkı sağlayacaktır."




Tütüncü veto istiyor

Tütün Platformu sözcüsü, Tek-Gıda İş Sendikası Genel Başkanı Hüseyin Karakoç, Tütün Yasası'nın Türkiye'yi Osmanlı rejimine dönemine geri götüreceğini öne sürerek, "Sayın Cumhurbaşkanımızın yasayı imzalamayarak geri çevirmesini diliyoruz." dedi.

Karakoç, platform üyesi kuruluşların yetkilileriyle birlikte yaptığı basın toplantısında, Tütün Yasası'nı eleştirdi. Karakoç, yasayı "sonun başlangıcı" olarak değerlendirdi.




Emlakbank bunalımı

Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı A. Vural Akışık'ın, Emlakbank'ın Maslak'taki Genel Müdürlüğü'nde banka çalışanları tarafından çıkışı engellendi.

Kamu Bankaları Ortak Yönetim Kurulu Başkanı A. Vural Akışık'ı protesto eden Emlak Bankası çalışanları Akışık'ın çıkışına izin vermediler.

Olay üzerine Maslak'taki Emlakbank Genel Müdürlüğü'nde geniş güvenlik önlemleri alan polisin uyarısı üzerine, protestocular binayı boşalttılar. Emlakbank'ın Ziraat Bankası'na devrinden sorumlu tuttukları Akışık'ın istifasını isteyen banka çalışanları, bina dışında gösterilerini sürdürdüler.

Akışık'ın, bankanın yönetim kurulu toplantısı için genel müdürlüğe geleceğini öğrenen banka çalışanları, bina önünde sabah saatlerinden itibaren toplanmaya başladılar.

Akışık'ın gelmesinden sonra bina içinde toplanan çok sayıda banka çalışanı, Vural Akışık aleyhinde gösteri yapmaya başladı. "Emlakbank kapatılamaz" diye slogan atan grup, Akışık'ın yanı sıra hükümetin istifası ve yasanın geri çekilmesi yönünde sloganlar attı.

Akışık ile birlikte Yönetim Kurulu Başkan Vekili Özcan Atalay ve Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Çakaloz, protesto gösterisi nedeniyle konferans salonundan çıkamadı.

Polis, eylem nedeniyle geniş güvenlik önlemleri alırken, Şişli İlçe Emniyet Müdürü Yaşar Güngör Şahin göstericilere, "Tansiyonu yükseltip, kendinize zarar vermeyin, sağduyulu olun." uyarısında bulundu. Protestocular, uyarının ardından binayı boşalttılar.

Emniyet sağlandıktan sonra Akışık ve diğer yöneticiler, asansörle binanın 6. katına çıkarıldılar.

Çalışanlardan açıklama

Bu arada Bank Sen Genel Sekreteri Veysel Kalay, eylemin spontane geliştiğini belirterek, "Aldığım bilgiye göre, Yönetim Kurulu Başkanı Akışık'la görüşme talepleri oldu. Kendileriyle alay edildiği izlenimine kapılarak, tepki göstermeye başladılar. Zorla alıkoyma yok. Dışarıda protesto gösterisi olduğu için çıkmadılar." dedi.

Eylemle ilgili basın açıklaması yapan banka çalışanları, Akışık'ın konferans salonunda personel ile yapılan toplantıda sorulan sorulara verdiği "gerçek dışı ve oyalayıcı" cevapları nedeniyle protesto edildiğini bildirdiler. Açıklamada, yaklaşık 1 saat salonda kapalı kalan Akışık'ın polislerden yardım isteyerek 6. kattaki makam odasına çıkabildiği kaydedildi. İSTANBUL (cha),




40 milyarı sokağa savurdu

Kamu bankalarının kapatılması kararı sonrası Emlakbank'ta koruma görevlisi olarak çalışan Arif Korkut, geçirdiği cinnet sonrası bankadan aldığı 40 milyarı sağa sola savurarak elindeki silahla havaya ateş açtı.

Kuvayi Milliye Caddesi'ndeki Emlak Bankası şubesinde 4 yıldır güvenlik görevlisi olarak çalışan evli ve 1 çocuk babası Arif Korkut, öğle yemeği saatinde kasadaki paraları toplayarak dışarı çıktı. Paraları sokaktan geçenlere dağıtan ve savura savura Kocamustafapaşa'da meydana doğru ilerleyen Arif Korkut havadaki kuşlara da ateş açtı.

Parayı getirenler oldu

Vatandaşların polisi aramasıyla olay yerine gelen emniyet güçleri Arif Korkut'u gözaltına aldılar. "Davranışının nedeni konusunda henüz bir bilgi edinilemeyen" Arif Korkut, ifadesinin alınması amacıyla Fatih İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği'ne götürüldü.

Banka yetkilileri kasadan götürülen 40 milyarı bazı vatandaşların geri getirdiğini söylediler. Bu arada, yeni banka kanunundan sonra ortaokul mezunu olanların herhangi bir işe alınmaması maddesinin de Arif Korkut'u etkilediği söyleniyor. Banka önünde toplanan bazı vatandaşlar da olayı duyunca şok geçirdiler. Bankada çalışan bazı memureler de gözyaşlarını tutamadılar.

(Nihat Gasgar / İSTANBUL CHA)




Vakıfbank fabrika satıyor

Vakıflar Bankası Kahramanmaraş Şubesi, kredi borcuna karşılık aldığı tekstil fabrikasını satışa çıkardı. Vakıfbank'tan yapılan duyuruda, Yenişehir Mahallesi Deveçökeği mevkiinde bulunan Doğan Tekstil Örme ve Dokuma Fabrikası'nın, kredi borcundan dolayı Kasım 2000'de Banka'ya geçtiği belirtildi.

İşletme sahipleri ile varılan anlaşma ve Banka eksperlerinin değerlendirmesi sonucu Vakıfbank'a devredilen işletmenin, 11 bin 175 metrekare alan üzerine inşa edildiği ve 7 bin 603 metrekare kapalı alanı bulunduğu kaydedildi.

Kredili ödemede 24 ay vade

İşletmenin 693 milyar 350 milyon lira bedelle satışa çıkarıldığı ve peşin ödeme yapılması halinde yüzde 5 indirime gidileceği ifade edilen duyuruda, kredili ödemede 24 ay vadeye aylık yüzde 2 faiz uygulanacağına dikkat çekildi.

Vakıfbank Şube Müdürü Medine Tanış, makinelerin uzun süre çalışmaması halinde kullanılamaz duruma geleceğini düşünerek, işletmeyi devralırken makineleri almadıklarını söyledi. Tanış, işletmeye talip olanların kendilerine ya da Vakıfbank Genel Müdürlüğü'ne başvurabileceklerini bildirdi. Bu arada, işletmenin banka tarafından satışa çıkarıldığı, fabrika girişine asılan bez afişle de duyuruldu.

KAHRAMANMARAŞ (cha)




Otoyola % 200 zam

Boğaziçi Köprüsü ile işletmedeki paralı otoyollara beklenen zam geldi. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamaya göre, İstanbul Boğaziçi Köprüsü ile Fatih Sultan Mehmet Köprüsü araç geçiş ücretlerine yüzde 40 oranında, işletmedeki paralı otoyollardaki araç geçiş ücreti ise yüzde 200 oranında artırıldı.

Açıklamada söz konusu geçiş ücretlerine zammın, hükümetin aldığı karar doğrultusunda yapıldığı ifade edildi.

Dün gece saat 24.00'ten geçerli olan zamlı geçiş tarifesiyle boğaz köprülerinde 1. ve 2. grupta yer alan motosiklet, otomobil, kamyonet, pikap, cip, ambulans, küçük otobüs, 2 akslı büyük otobüs ve 2 akslı kamyonların geçiş ücretleri 1 milyon 500 bin liradan 2 milyon liraya çıkarıldı.

Yeni düzenlemeyle işletmedeki otoyollardaki geçiş ücretleri ise ortalama yüzde 200 oranında artırıldı.

Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından yapılan yazılı açıklamada, ayrıca boğaz köprülerinde kullanılmakta olan ücret toplama sistemlerinin yenilenmesi çalışmaları kapsamında 9 olan araç sınıflamasının da otoyollarda olduğu gibi 5 sınıfa indirildiği belirtildi.




STK’lar kürsüye çıkıyor

Türkiye genelinde örgütlü Sivil Toplum Kuruluşları (STK)'lar 30 Haziran'da Ankara Ticaret Odası'nın öncülüğünde Ankara'da bir araya gelecekler. Bulaşmaya, sanayi ve ticaret odaları, işçi konfederasyonları, işadamları dernekleri, semt girişimcileri, platformlar ve vakıflardan oluşan yaklaşık 300 STK'nın katılması bekleniyor.

"Geleceğimizde payımız var" sloganı ile toplanacak olan STK'lar çözümün bir parçası olmak için "eylem planı" oluşturacak ve sorunları "atölye" çalışmalarıyla tartışacaklar. 300 STK'nın ortaya çıkaracağı eylem planının uygulanmasında "gönüllülük" esas olacak ve devletten beş kuruş istenmeyecek.

Buluşmada tartışılacak konuların başında "demokratikleşme" olacak. Daha sonra "Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı", Türkiye'nin "rekabet gücü", STK'ların "iş ve güç birliği" konuları masaya yatırılacak.

STK'ların bir araya gelmesinde öncülük yapan ATO Başkanı Sinan Aygün, toplantının amacının sivil toplum örgütlerini bir araya getirmek, sorunları birlikte tartışma ve ortak çözüm oluşturma kültürünü oluşturmak olduğunu söyledi. Aygün, "Toplantıda işçi ve işveren ortak çözüm arayacak. Bu bir toplumsal uzlaşma arayışıdır. Ortak akılı bulma çabasıdır. "dedi.

(Şahin Ali Şen / ANKARA (CHA))




2. program 25 Haziran'da

Fon bankalarının mallarının satışında 2. program, 25 Haziran'da başlatılacak. Eskidji Müzayede Evi'nden yapılan açıklamada, 2. programda, İstanbul şubelerinin yanı sıra genel müdürlük binalarındaki yer ve tavan kaplamaları, halılar, cam ve ahşap kapılar, dolaplar, cam afiş panoları, mutfak tezgahları ile binlerce malzemenin satılacağı bildirildi.

16 Temmuz'da İzmir ve çevresindeki gayrimenkuller satışa çıkarılacak.




Arçelik süpürgede birleşti

Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krize rağmen yatırımlarını sürdüren Arçelik, elektrikli süpürge ve motor işletmesini birleştirerek Çerkezköy'deki yeni tesislerine taşıdı.

Arçelik'ten yapılan açıklamaya göre, 7 milyon 500 bin dolara mal olan projeyle üretilen ilk ürün ise üstün özelliklere sahip Arçelik Orbital elektrikli süpürge oldu. Açıklamada görüşlerine yer verilen Arçelik Genel Müdürü Nedim Esgin de, Arçelik'in yatırımlarını hız kesmeden sürdürdüğünü bildirdi. 40 bin metrekare kapalı alana sahip iki fabrikadan oluşan tesiste yaklaşık 500 kişi çalışacak. Üretilecek süpürgelerin yüzde 25'inin ihraç edileceğini belirtildi. Ekonomi Servisi



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.