GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

23/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


Kapatmalı demokrasi

Anayasa Mahkemesi, FP'yi, 'irticaî eylemlerin odağı' olduğu gerekçesiyle kapattı. Buna dayanak olarak da parti yöneticisi olmayan 5 FP'linin beyan ve eylemlerini gösterdi. Nazlı Ilıcak ve Bekir Sobacı hem vekillikten hem de siyasetten uzaklaştırıldı. Kavakçı, Yenidede ve Sılay siyaset yasağı getirilen üyeler oldu. Beklenildiği gibi kapatma kararından seçim çıkmadı.

Anayasa Mahkemesi, RP'nin devamı olmadığına karar verdiği Fazilet Partisi'ni 'irticai eylemlerin odağı' olmakla suçlu bulup temelli kapattı. Bu suça gerekçe olarak da iki milletvekili ve üç parti üyesinin beyan ve eylemlerini gösterdi. Bu kapsamda Fazilet Partisi'nin hiçbir yöneticisi söz konusu 'odak' suçlamasına maruz kalmadı.

Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına sebep olan İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcak ve Tokat Milletvekili Bekir Sobacı'nın milletvekilliklerinin sona ermesine oybirliğiyle karar veren Anayasa Mahkemesi, söz konusu milletvekilleriyle birlikte Merve Kavakçı, Ramazan Yenidede ve Mehmet Sılay'a da 5 yıl süreyle siyaseti yasakladı.

Mahkemeden seçim gerektirmeyen karar

Emekli Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın bütün milletvekillerine yasak talebini de dikkate almayan Yüksek Mahkeme, sadece iki milletvekiline yasak getirerek, bir ara seçim ihtimalini de ortadan kaldırdı. Söz konusu milletvekilleri, Başsavcı Sabih Kanadoğlu'nun ek iddianamesinde belirtilen, partinin Kurucu Genel Başkanı İsmail Alptekin ve Kurucu Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özyol olmadı. Seçim arefesinde yaptığı bir konuşma dolayısıyla Nazlı Ilıcak ve başörtülü bir grup öğrenciye mihmandarlık yaptığı gerekçesiyle Bekir Sobacı 5 yıl süreyle yasaklandı.

Tarihi açıklama

Yüksek Mahkeme heyeti, dün karar için sabah saatlerinde toplandı. Kısa bir süre sonra da basın toplantısı için salonda hazırlıklar başladı. Ancak karar akşam saatlerinde açıklandı. Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, diğer üyelerle birlikte basının karşısına geçerek kapatma kararını kamuoyuna duyurdu.

Bumin açıklamasında şu kararların altını çizdi:

"Anayasa Mahkemesi, Mayıs 1999 tarihinde açılan FP'nin kapatılması davasını sonuçlandırdı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 07.05.1999 ve 05.02.2001 günlü iddianameleriyle FP'nin kapatılması istemiyle açılan davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonunda gereği görüşülüp düşünüldü;

RP'nin devamı değil

A- Temelli kapatılan bir partinin bir başka ad altında kurulamayacağına ilişkin kapatılma isteminin reddine, Yalçın Acargün, Ali Hüner, Ertuğrul Ersoy, Tülay Tuğcu'nun karşı oyları ve oyçokluğuyla,

B-1- Laik cumhuriyet ilkesine aykırı eylemleri nedeniyle FP'nin temelli kapatılmasına Haşim Kılıç, Samia Akbulut, Sacit Adalı'nın karşı oyları ve oyçokluğuyla,

2-Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan İstanbul Milletvekili Nazlı Ilıcak ve Tokat Milletvekili Bekir Sobacı'nın milletvekilliklerinin sona ermesine oybirliğiyle,

3- Beyan ve eylemleriyle partinin kapatılmasına neden olan üyeler Merve Kavakçı, Nazlı Ilıcak, Bekir Sobacı, Ramazan Yenidede ve Mehmet Sılay'ın 5 yıl süreyle bir başka partinin kurucusu, üyesi, yöneticisi ve denetçisi olamayacaklarına oybirliğiyle,

4- Davalı partinin tüm mallarının Hazine'ye geçmesine oybirliğiyle,

5- Kapatma kararının verildiği tarihte, parti tüzel kişiliğinin sona ermesine oybirliğiyle,

6- Gereğinin yerine getirilmesi için karar örneğinin, TBMM Başkanlığı'na, Başbakanlık'a ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine oybirliğiyle karar verilmiştir. "ANKARA (Zaman)




RP'nin akıbeti ve yine cuma...

Anayasa Mahkemesi Fazilet Partisi'nin RP'nin devamı olmadığını tescilledi. Ancak yine de FP, RP'nin akıbetinden kurtulamadı. 8 ayda RP'yi kapatan Yüksek Mahkeme bu kez 26 ay çalıştı. RP davasında sona doğru Anayasa Mahkemesi'nde çok önemli bir değişiklik olmuş, Yekta Güngör Özden'in emekliye ayrılmasıyla yerine Ahmet Necdet Sezer gelmişti.

Ertesi gün mahkeme karar duruşmalarına başladı. Tam 8 gün sürdü. 16 Ocak Cuma günü Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer, sonucu kamuoyuna duyurdu: ''RP'nin kapatılmasına karar verilmiştir.'' FP davasında karara yaklaşılırken, yine önemli bir değişiklik oldu. Bu kez davanın başsavcısı emekliye ayrıldı. Vural Savaş'ın yerine Sabih Kanadoğlu davayı sürdürdü. Karar duruşmaları geldi çattı, 11 gün sürdü ve bir cuma günü FP de kapatıldı.




FP Genel Başkanı Kutan: Parti hazırlığı yok

FP Genel Başkanı Recai Kutan, Anayasa Mahkemesi'nin kararının ardından muhtemelen bugün parti grubunu toplayacaklarını belirterek, yeni bir parti kurulması için herhangi bir hazırlık yapmadıklarını söyledi.

Parti Genel Merkezi'ne gelişinde, gazetecilerin sorularını cevaplayan Kutan, baştan beri FP'nin kapatılmayacağına inandıklarını hatırlattı. Kutan, 'Yeni bir partinin hazır olduğu ifade ediliyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?' sorusu üzerine, "Hayır, şu ana kadar yeni bir parti için herhangi bir adım atmadık." dedi.

Kutan, dün ayrıca parti genel merkezinden öğle saatlerinde ayrılarak, Maltepe Camii'nde cuma namazı kıldı. ANKARA




FP kapatılan 27. parti oldu

1946 yılında çok partili hayata geçilmesinden bu yana Türkiye'de kurulan 205 partinin dörtte biri kapatıldı. İhtilaller ve mahkemelerin faaliyetlerine son verdiği parti sayısı 50'yi buldu. Halen 37 parti faaliyetini sürdürüyor. Anayasa Mahkemesi kurulmadan önce partiler diğer mahkemeler tarafından kapatılıyordu.

Çok partili döneme geçildikten sonra kurulan Millet Partisi 26 Ocak 1954'de Ankara Sulh Ceza Mahkemesi tarafından, Demokrat Parti de, 27 Mayıs 1960 ihtilalinden sonra Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'nce kapatıldı. 12 Eylül 1980 İhtilali'nden sonra faaliyet gösteren 18 partinin tamamının kapısına kilit vuruldu. 1963 yılında kurulduktan sonra parti kapatma davalarına Anayasa Mahkemesi bakmaya başladı. Bugüne kadar 26 parti kapatan Yüksek Mahkeme, FP ile 27. partinin faaliyetine son vermiş oldu. HADEP davası ise sürüyor. Murat Aydın / İSTANBUL (ZAMAN)




Merve Kavakçı ve 'sütü bozuk' tartışması

Nazlı Ilıcak, Merve Kavakçı'nın Meclis Genel Kurulu'na gelişi sırasında kendisine eşlik etmesi dolayısıyla adından sıkça söz ettirmişti. Bekir Sobacı ise, Meclis kürsüsünden yaptığı bir konuşmada, 28 Şubat sürecinden bahsederken, 'sütü bozuklar' ifadesini kullanmıştı.

Genelkurmay Başkanlığı'nın sert açıklamasının ardından FP yönetimi Sobacı hakkında inceleme başlatmıştı.




Davanın 26 aylık maratonu

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 7 Mayıs 1999'da FP'nin, "laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline geldiği" ve "RP'nin devamı olduğu" gerekçesiyle kapatılması istemiyle dava açmış ve Aydın Menderes dışındaki FP'li milletvekillerinin tümünün milletvekilliklerinin sona erdirilmesini istemişti. Savaş, esas hakkındaki görüşünü bildirirken, Siyasi Partiler Yasası'nın 103. maddesinin 2. fıkrasının Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürerek, iptalini istedi. Odak olmanın kriterlerini düzenleyen bu fıkra Yüksek Mahkeme tarafından iptal edildi.

Vural Savaş'ın emekliliğiyle birlikte göreve başlayan Başsavcı Sabih Kanadoğlu da, mahkemeye ek iddianame göndererek, kongreye ilişkin kasetleri delil olarak sunmuş ve FP'nin 'devam'dan kapatılmasını talep etmişti. Kanadoğlu, FP'nin kurucularına 5 yıl süreyle siyasi yasak getirilmesini, bu kuruculardan milletvekili olan İsmail Alptekin ve Mehmet Özyol'un milletvekilliklerinin sona erdirilmesini istemişti. Yüksek Mahkeme, 7 Şubat'ta yaptığı toplantıda Kanadoğlu'nun "ek iddianamesini" ana davayla birleştirme kararı vermişti.

FP ek iddianameye karşı ön savunmasını vermiş ardından Başsavcı esas hakkındaki görüşünü bildirmişti. FP'nin son yazılı savunmasının ardından Kanadoğlu sözlü açıklamalarda, FP Milletvekili Mustafa Kamalak da sözlü savunma yapmıştı.




Fazilet Partisi Geleneksel kader

Davanın farklı partisi 30 yıldır süren 'Milli Görüş' geleneğinin 4. partisi FP de, diğer üçünün akıbetinden kurtulamadı. Fazilet'le birlikte seslendirilmeye başlanan 'değişim' iddiası kaçınılmaz sona engel olamadı.

Milli Görüş geleneğinin 4. partisi olan FP, diğer üçünün akıbetinden kurtulamadı. FP ile birlikte parti programı, karar organları ve günlük politikalarda seslendirilen 'değişim' olgusu, partinin kaderini değiştirmeye yetmedi. Daha Refah Partisi kapatılmadan 17 Aralık 1997'de kurulan Fazilet Partisi, 1,5 yaşındayken kapatma davası ile karşı karşıya kaldı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, 'kapatılan bir partinin devamı olduğu' ve 'irticai eylemlerin odağı haline geldiği' gerekçesiyle 7 Mayıs 1999 tarihinde Fazilet Partisi'nin temelli kapatılması için Anayasa Mahkemesi'ne dava açtı.

Avukat İsmail Alptekin tarafından kurulan ve bir süre sonra Recai Kutan'ın genel başkanlığını üstlendiği FP, Refah'ın da başını ağrıtan 28 Şubat sürecini göz önünde bulundurarak ılımlı bir siyasi çizgiyi benimsedi. 33 kişilik Kurucular Kurulu tarafından siyasi yaşama geçirilen FP'de, genel başkanlık 14 Mayıs 1998'de yapılan 'Demokrasi şöleni' ile Recai Kutan'a geçti. İsmail Alptekin'in, törende yaptığı konuşmada, ''Emaneti başka bir abiye teslim ediyorum.'' sözleri, Kutan'a 'emanetçi' kavramı çerçevesinde bir yolun çizilmiş olduğunu da gösterdi.

Düşünce değişiyor

Demokrat Parti'nin iktidara gelişinin yıldönümü olan 14 Mayıs'ta 'Demokrasi şöleni' ile bir çıkış yapan Fazilet Partisi, yeni vizyonunu kamuoyuna açtı. Partinin yeni çizgisi şöyle özetlendi: ''Biz bugüne kadar Türkiye gerçeğini tam anlayamadık. 'Bizden olanlar ve olmayanlar' diye ayırdık. Ama yanılmışız. Ülkemizde halkımız rakısını içer, dinine de söz söyletmez. Bizler dini, tartışma konusu yapmayacağız. Demokrasi, insan hakları, teşebbüs hürriyeti, düşünce hürriyeti ve eğitim özgürlüğü gibi evrensel değerleri ülkemizde yüceltir ve yaşatırsak insanımıza mutluluk getiririz. Fazilet'in temel felsefesi bunlar olacaktır.''

Merkeze 'kadın' mesajı

18 Nisan seçimlerinde çıkardığı isimler ve parti politikalarında daha çok 'merkeze yönelen' ve 'liberalleşme' mesajlari veren FP, vitrine kadınları koyma yoluna gitti. Listesinde 17 bayan adaya yer veren FP, bunların üçünün Meclis'e girmesini sağlayabildi. İstanbul milletvekili seçilen ve başörtülü olarak TBMM Genel Kurulu'nda yemin etmek isteyen Merve Kavakçı ise, FP'nin sonunu hazırlayan etkenlerden birisi oldu.

Aydınlar ocağı harekatı

Fazilet Partisi, ANAP'tan gelen ağır topları parti yönetimine alarak merkeze yönelmenin işaretini verdi. Bu amaçla, Cemil Çiçek, Abdulkadir Aksu, Ali Coşkun ve Nevzat Yalçıntaş, Başkanlık Divanı ve GİK'te görev aldılar. Erbakan'ın yakın kurmayları Oğuzhan Asiltürk, Temel Karamollaoğlu, Rıza Ulucak ve Fehim Adak gibi isimler ise geri plana çekildiler. Bazı isimler de, yeni yönetime girmeleri için bizzat Necmettin Erbakan tarafından partiye davet edildi. Prof. Ömer Aksu, Prof. Haşmet Başer, Prof. Sabahattin Zaim, Prof. Sami Erdem... Yeni oluşturulacak 50 kişilik Parti Meclisi'ne, Nazlı Ilıcak, Gülay Göktürk, Ayşe Önal, Cengiz Çandar, Mehmet Altan, Sibel Eraslan gibi isimler davet edildi, ancak bunların önemli bir kısmı daveti reddetti.

Ayrışma başlıyor

Recai Kutan'ın emanetçiliği partide bir kısım milletvekilleri tarafından tasvip edilirken, bazı milletvekilleri ise, bundan duydukları rahatsızlığı seslendirmeye başladılar. Siyasi yasaklı olan Erbakan'ın yakın kurmaylarından Oğuzhan Asiltürk'ün başını çektigi grup, partide Erbakan ağırlığının sürdürülmesi için mücadele ederken, sonradan 'yenilikçiler' olarak adlandırılan kişiler buna karşı çıktılar. FP'den istifa eden İstanbul Milletvekili Aydın Menderes, Erbakan'ın kurmayları için, 'Başkanlık Divanı'nda yetkisiz sorumlu ve sorumsuz yetkililer var.' tanımlamasını getiriyordu.

Küskünlere destek

18 Nisan seçimlerinin ertelenmesini isteyen küskünlere destek verilmesi, FP'deki parti içi tartışmaları alevlendirdi. Yenilikçi-gelenekçi ayırımı bu olayla iyice belirginleşti. Erbakan, genel merkez yönetimini tamamen denetime alma operasyonu başlattı. Teşkilattan sorumlu genel başkan yardımcısı İrfan Gündüz görevden alındı. Genel Sekreter Eyüp Sanay da, bir yurtdışı gezisinde iken makamını kaybetti.

Abdullah Gül, Abdullatif Şener, İsmail Kahraman, Ali Coşkun, Abdulkadir Aksu, Cemil Çiçek, Eyüp Sanay ve Nevzat Yalçıntaş'ın da yer aldığı Başkanlık Divanı zamanla tamamen gelenekçilerin hakim olduğu bir karar organı haline geldi. Bu kadrolara Erbakan'a yakınlıklarıyla bilinen Temel Karamollaoğlu, Lütfü Esengün, Bahri Zengin, Ertan Yülek, Şeref Malkoç, Yasin Hatiboğlu ve Avni Doğan getirildi.

Parti yönetiminde etkisiz hale getirilen isimler, 14 Mayıs'ta yapılan kongrede, Recai Kutan'ın karşısında Abdullah Gül'ü desteklediler. Gül, Milli Görüş geleneğinde ilk kez iki adayla gidilen kongreyi kıl payı kaybetti. Gül'ün, 633 oy alan Recai Kutan'a karşı 521 oy toplaması, artık 'hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını' gösterdi.

Kongre öncesinde Oğuzhan Asiltürk öncülüğünde Kurucular Kurulu tarafından yapılan iki tüzük değişikliği ile 'çarşaf liste' çıkarılması engellenerek, yenilikçilerin parti yönetimine girmelerinin önüne geçildi. Olağanüstü kongre için delegelerin imza sayısı ise 1/5'ten 3/5'e çıkarıldı. FP yönetimi, kongre sonrasında, muhalif il ve ilçe örgütlerini görevden alarak, 'yarışın kongrede son bulmadığını' gösterdi.

Davanın gölgesinde

18 Nisan seçimleri sonrasında, TBMM'-de anamuhalefet görevini üstlenen FP, hakkındaki kapatma davası sebebiyle, 'Demokles'in kılıcını' hep tepesinde hissetti. Olaylara 'mesafeli' ve 'temkinli' yaklaşma zorunluluğu hisseden FP, 'anamuhalefet görevini yeterince yapamadığı' eleştirilerine muhatap oldu. Buna rağmen, hükümetin çıkardığı kanun ve kararnameleri sıkı bir şekilde takip eden FP, Anayasa Mahkemesi'ne yaptığı başvurularla 30'un üzerinde kanun ve kararnamenin iptalini sağladı.

Sadullah Özcan / Emine Dolmacı - Ankara (Zaman)




Vitrin olarak gelmişti

Gazeteci-yazar Ayşe Nazlı Ilıcak, 14 Mayıs 1998 tarihinde 'partiyi merkeze açacak' bir isim olarak geldiği FP'de kapatma davasına gerekçe oldu.

FP'de yenilikçi milletvekilleriyle birlikte hareket eden Ilıcak, kararın ardından yaptığı açıklamada tekrar basın hayatına döneceğini söyledi. 1944 yılında Ankara'da dünyaya gelen Nazlı Ilıcak, 6 ay süren ilk evliliğinin ardından Tercüman Gazetesi'nin sahibi Kemal Ilıcak'la evlendi. Ilıcak'ın 24 yıl süren bu evlilikten Mehmet Ali ve Aslı adında iki çocuğu var. Nazlı Ilıcak, Kemal Ilıcak'ın vefatının ardından bugünkü eşi Emin Şirin'le evlendi.




İsmail Alptekin kimdir?

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan İsmail Alptekin, 1971'de Milli Görüş'ün lideri Necmettin Erbakan'la tanıştı.

Alptekin, 1973 ve 1977 yıllarında MSP, 1995 yılında da RP listesinden milletvekili adayı oldu; ancak her 3 seçimi de kaybetti. Alptekin, meslek hayatının büyük bir bölümünü Erbakan ve parti davalarına bakmakla geçirdi. 12 Eylül sonrasında MSP davasına bakan 3 avukattan birisiydi. Alptekin, 1997 yılında daha RP kapatılmadan önce Fazilet Partisi'ni kurdu. 2 çocuk babası olan Alptekin, ilk eşi Şefika Hanım'ın vefatının ardından 1999 yılında Yeşim Hanım'la evlendi.




Kapatma dünya medyasında

Anayasa Mahkemesi'nin Fazilet Partisi'ni kapatma kararı dünya medyasında da geniş yankı uyandırdı.

Kararla ilgili Almanya'daki ilk haberi, NTV televizyonu, alt yazı ile seyircilerine duyurdu. 'Türkiye'de İslami Fazilet Partisi Kapatıldı' başlığıyla izleyicilere duyuruldu.

Süleyman Kutsi / FRANKFURT (cha)




Sürpriz buluşma

Mesut Yılmaz'a karşı genel başkan adayı olan Lütfullah Kayalar ile ANAP'tan istifa eden Sadettin Tantan, İstanbul'da bir araya geldiler. Kayalar, seçimi kazanması halinde partiden ayrılanları ANAP'a geri getireceğini söyledi.

ANAP kongresinde Mesut Yılmaz'a karşı aday olacağını açıklayan Yozgat Milletvekili Lütfullah Kayalar ile İçişleri Bakanlığı'ndan alındıktan sonra ANAP'tan istifa eden Sadettin Tantan cuma namazında bir araya geldiler.

İstanbul Dolmabahçe'deki Bezmi Alem Valide Sultan Camii'nde birlikte cuma namazı kılan Tantan ve Kayalar daha sonra sahildeki çay bahçesine geçerek bir süre sohbet ettiler.

'Tantan'ı getireceğim'

ANAP genel başkan adayı Lütfullah Kayalar, gazetecilerin soruları üzerine, Tantan'la aynı camide namaz kılmalarını 'güzel bir tesaadüf' olarak değerlendirdi. Tantan'ın bakanlık yaptığı dönemde mükemmel icraatlar gerçekleştirdiğini belirten Kayalar, partiden ayrılmasına çok üzüldüğünü söyledi. Kayalar, 'Eğer genel başkan seçilirseniz, Tantan'ı partiye alacak mısınız?' sorusu üzerine şöyle konuştu: "Sadece Tantan'ı değil, birçok arkadaşımızı da alacağız. Genel başkan seçilmem halinde ilk iş olarak partiden ayrılanları yeniden ANAP'a kazandırmak için çalışacağım. Siyasette en zor olan halkla bütünleşmektir. Tantan, bunu başaran insanlardan birisidir."




Recep Tayyip Erdoğan: Karar kara bir leke

Erdemliler Hareketi'ni yürüten İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, FP'nin kapatılması kararının, 'Türk siyaset tarihine kara bir leke olarak düştüğünü' söyledi. Galatasaray ve Fenerbahçe'nin eski futbolcusu Sedat Balkanlı'yı evinde ziyaret eden Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'nin kararını burada televizyondan izledi. Çıkışta gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, demokratik gelenekler açısından parti kapatmanın kabul edilemeyeceğini belirtti. Erdoğan, özetle şöyle konuştu:

''Bu karar Türkiye siyaseti açısından tarihe kara bir leke olarak düşmüştür. Partilerin geleceği ile ilgili kararı millet vermeli, herhangi bir kurumun buna yetkisi olmamalı. Parti kapatmalar siyaset kurumunu yıpratıyor. Tabii bu zaafiyet ve kan kaybı Türkiye'nin geleceğe yönelik gücünü zayıflatıyor. Temennim odur ki bu karar son olur.

Bizim uzun süredir fikrî oluşum ile yaptığımız çalışmalar bu süreç ile ilgili değildi. Karar bizi etkilemez. Bizim bugüne kadar yapmış olduğumuz ciddi çalışmalarda değişiklik olmayacak. Bundan sonra çalışmalarımız siyaset kurumuna araştırma ve geliştirme servisleri yapma şeklinde çalışan bir siyasî merkez haline gelecektir.''




Melih Gökçek: Yeni parti Kapatma davetiyesi

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, "FP'nin kapatılması halinde, partinin devamı tarzında yeni bir parti kurmak, onun da kapatılmasını peşinen davet eder." dedi. Bir sergi açılışı sırasında gazetecilerin konuyla ilgili sorularını cevaplayan Gökçek, Anayasa Mahkemesi'nin kararına saygılı olduğunu belirtti.

Necmettin Erbakan'ın, 'FP kapatılırsa sadece levha değişir.' sözlerinin hatırlatılması üzerine, bu sözü doğru bulmadığını ifade etti. Gökçek, şöyle konuştu: "Bunu söylemekle bu partinin geçmişteki partinin devamı olduğunu söylüyor. Eğer böyle bir şey dediyse bundan sonrakinin de devamı olacağını söylüyor. Ama yasalar buna müsaade etmiyor. Partinin devamı tarzında yeni bir parti kurmak, onun da kapatılmasını peşinen davet eder. Böyle bir şey olmaması lazım, ayağımızın yere basarak siyaset yapılması lazım." Partinin kapatılması halinde kendisinin ne yapacağının sorulması üzerine de Gökçek, arkadaşlarıyla oturup değerlendirme yapacaklarını ve 'ayağı yere basan bir karar alacaklarını' dile getirdi. ANKARA




Yenilikçilerin PAM toplantısı

Fazilet Partisi içinde yenilikçi olarak adlandırılan milletvekilleri, Anayasa Mahkemesi'nin kararını Ankara Yıldız'daki Politika Araştırmaları Merkezi'nde (PAM) bir araya gelerek beklediler.

Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener, Kayseri milletvekilleri Abdullah Gül ve Salih Kapusuz, İstanbul Milletvekili Mustafa Baş, Erzincan Milletvekili Tevhit Karakaya ve eski milletvekili Kemalettin Göktaş, PAM'da bir süre değerlendirme yaptılar. Milletvekilleri, daha sonra cuma namazına gittiler. Milletvekilleri, daha sonra Meclis'e geçtiler.

Yenilikçi milletvekilleri, gazetecilere yaptıkları açıklamalarda FP'nin kapatılmaması ümidinde olduklarını dile getirdiler. ANKARA




Çiller'in derdi hükümet

DYP Genel Başkanı Tansu Çiller, FP'nin kapatılması konusunda Anayasa Mahkemesi'nde görülen davaya ilişkin olarak, "FP kapatılsın veya kapatılmasın söyleyeceğim tek şey var; bir an önce bu hükümetten kurtulmak lazım." dedi.

Çiller, DYP'nin 18. kuruluş yıldönümü etkinlikleri kapsamında partisinin İstanbul İl Başkanlığı'nca düzenlenen 'Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu Tartışmaları' konulu panelin 2'nci günkü oturumuna katıldı. Toplantı çıkışında gazetecilerin, 'FP hakkındaki kapatma davası'na ilişkin soruları üzerine Çiller, şöyle konuştu: "FP kapatılsın veya kapatılmasın söyleyeceğim tek şey var; bir an önce bu hükümetten kurtulmak lazım. Bu kriz iktisadi bir kriz değil, siyasi bir krizdir. Hemen seçim, hemen seçim, hemen seçim..." ANKARA




Kararı beklemeden taşındılar

FP'nin Gaziantep il ve ilçe teşkilatları, Anayasa Mahkemesi'nin kararını beklemeden, parti binasını boşalttı. Demirbaş listesinde bulunan masa ve sandalye dışındaki bütün eşyalar bir kamyonete yüklenerek götürüldü.

İl Başkanı Enver Bakırcı, konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: "Partinin demirbaş defterinde bulunan malzemeler yerli yerinde duruyor. Ancak partinin ilk kuruluş aşamasında emaneten verilen bazı eşyalar sahiplerine iade edilmiştir. FP'nin kapatılması kuvvetle muhtemel. Aksi olursa benim için sürpriz olur. Özellikle anayasal organların ideoloji ve katı tutumu beni bu sonuca götürüyor. Partimiz kapatıldığı zaman ülkedeki bütün siyasi dengeler altüst olur." Şahinbey ilçe binasının kapılarının kilitli olması ve pencerelerinde perdelerinin bulunmaması dikkat çekti.

Mehmet ŞAHİN / G.ANTEP (Zaman)




Camide Erbakan izdihamı

Kapatılan Refah Partisi'nin eski Genel Başkanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın, cuma namazını kılmak amacıyla geldiği Dolmabahçe Bezm-i Alem Camii'nin girişinde ve çıkışında yaşanan izdiham sebebiyle çok sayıda vatandaş ve basın munsubu ezilme tehlikesi geçirdi. Ezan okunduktan sonra camiye gelen Erbakan'ın aracı, caminin girişine kadar yaklaştırıldı.

Yaşanan izdiham sebebiyle korumalar ile gazeteciler arasında uzun süre tartışma yaşandı. Namaz çıkışında caminin yanındaki çay bahçesinde çay içen Erbakan, orada bulunan Lütfullah Kayalar ve Sadettin Tantan'a selam vererek Dolmabahçe'den ayrıldı. İSTANBUL (Zaman)




Kapattıran sözler

Fazilet Partisi'nin kapatılmasıyla birlikte haklarında 5 yıl siyaset yasağı getirilen milletvekilleri ve parti üyeleri Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde bazı beyan ve eylemlerinden dolayı suçlanmışlardı. İddianamede, özellikle Merve Kavakçı'ya ayrılan bölümün uzunluğu dikkat çekerken, hem Meclis'e başörtülü girişi, hem de yurtiçi ve yurtdışında yaptığı konuşmalara yer verildi. Yasaklılığı getiren sözler ve eylemler iddianamede şöyle yer alıyor:

NAZLI ILICAK:

Fazilet Partisi iktidar olunca bu başörtüsü zulmü çözülecek. Çünkü, FP başörtülü hanımefendileri Parlamento'ya sokacak. Milletvekili yapacak. Bakalım ne diyecekler milletin seçtiklerine. Başörtülü bakan olacak bu memlekette... Nerede bir zulüm varsa, o zulmü çekenlerin bir siyasi talebi olur. (10 Ekim 1998 Kayseri mitingi. Bu sözler aynı mitingde bulunan FP Genel Başkanı Recai Kutan'ın huzurunda söylenmektedir.)

BEKİR SOBACI:

Solcu milletvekillerimizin Meclis'te pankart açan militanları koruduğu bir ülkede, doktor olmasına üç ay kalmış kız çocuklarını okuldan attılar. Onlar iki otobüsle Ankara'ya geldiler, Kızılcahamam'da yolları kesildi. Ankara'ya sokulmadılar. Gittik. Yirmi milletvekili o kızlarımızı aldık. Kızılay'da basın toplantısı yaptırdık. Meclis'e getirdik, partileri ziyaret ettirdik. (Bekir Sobacı'nın 13.4.1999 tarihinde Erbaa'da bir açık hava toplantısında yaptığı konuşma.)

RAMAZAN YENİDEDE:

Bildiğiniz gibi, 12 Haziran Cuma günü önce partimden istifa ettim. Sonra da istifamı geri aldım... Bu hareket, laiklik adına laikliği hançerleyenlere, insan hak ve özgürlüklerinin üzerine kin ve salya kusanlara, suyu bulandırıp bulanık suda balık avlamaya kalkışanlara, Atatürkçülük ve çağdaşlık kılıfına bürünerek ülkeyi soyanlara, meydanlarda eşitlik naraları atıp en ilkel kabilelerde bile görülmeyen vahşeti toplumun bir kesimine reva görenlere, medeniyet adına bedeviyet cehaletine düşmüş sözüm ona aydınlara karşı bir isyandır... Ben dinsizin dinsizliğine, donsuzun donsuzluğuna nasıl karışmıyorsam ve karışma hakkına sahip değilsem, bir başkası dinlinin dinine, donlunun donuna karışma hakkına sahip değildir. Buradaki don; elbise, örtü anlamındadır. Birisi çıkar bunların başörtüleri siyasi bir simgedir derse, bir başkası kalkar, birileri için bunların kıyafetleri ahlaksızlık ve fahişelik simgesi diyebilir. (Yenidede'nin 15.8.1998 tarihinde yaptığı basın toplantısı.)

MERVE KAVAKÇI:

Vural Savaş'ın iddianamesinden: 3 Mayıs 1999 tarihinde TBMM Genel Kurulu'na başörtüsü ile gelerek yemin etmek istemesi, çeşitli zamanlarda toplantılarda yapmış olduğu konuşmalar ve bazı gazetelere verdiği mülakatlar. Kavakçı'nın TBMM'de yaptığı ve başörtüsü eylemini, Amerika'da zencilerin insan hakları için yaptığı mücadeleye benzettiği basın toplantısına, FP'nin pek çok milletvekilinin katılması, eyleminin Fazilet Partisi yöneticileri tarafından planlandığını ve teşvik edildiğini açık bir biçimde göstermektedir.

MEHMET SILAY:

Savaş'ın iddianamesinden: Fazilet Partisi Hatay eski Milletvekili Mehmet Sılay'ın, 1998 yılında yayınlanan ve mahkeme kararıyla toplatılan 'Parlamento'dan Haber' başlıklı kitapta yazdıklarının özellikle gözönünde tutulmasında yarar görüyoruz.




FP'siz Meclis zor olacak

Anayasa Mahkemesi'nin FP'yi kapatma kararından sonra tüzel kişiliğinin sona erip ermediği konusunda iki ayrı görüş yaşanıyor. Yüksek Mahkeme Başkanı Mustafa Bumin'in kararla birlikte FP'nin tüzel kişiliğinin sona erdiğini açıklamasına rağmen FP'nin hukukçu milletvekilleri, bunun için gerekçeli kararın açıklanması gerektiğini savunuyorlar.

FP'nin tüzel kişiliğinin sona ermesi ile milletvekilleri bağımsız hale geliyor ve komisyon üyelikleri, Meclis başkan vekilliği ile divan üyelikleri düşüyor. DYP, anamuhalefet partisi oluyor. Meclis Kanunlar ve Kararlar Dairesi pazartesi günü toplanarak FP'li milletvekillerinin durumunu görüşecek. FP'nin kapatılmasının Meclis'in çalışmalarını aksatacağı belirtiliyor.

'FP tüzel kişiliğinin sona erdiğine ilişkin kararın Anayasa'nın 153. maddesi ile çeliştiği savunuluyor. Sözkonusu maddeye göre, Anayasa Mahkemesi kararları, gerekçeli kararın yayınlanmasından itibaren yürürlüğe giriyor.




Kutan'dan birlik çağrısı

FP Genel Başkanı Recai Kutan, partisi hakkında verilen kapatma kararını, 'haksız ve yanlı'' olarak nitelendirdi. Demokrasi ve cumhuriyetin ağır bir darbe aldığını söyleyen Kutan, 'Bu hali ile Türkiye'de demokrasi yoktur. Türkiye'de sadece demokrasi oyununu oynayanlar ile Türkiye'yi demokratik bir ülke yapmaya çalışanlar vardır.'' dedi.

Kapatma kararını parti genel merkezinde öğrenen Kutan'ın ilk sözleri, ''Geçmiş olsun.'' oldu. Kutan, daha sonra FP TBMM grubunu olağanüstü topladı. Türkiye'nin çeşitli yerlerinden gelen belediye başkanları ve teşkilat mensuplarının alkışları arasında kürsüye gelen Kutan, teşkilata birlik çağrısında bulundu. Parti mensuplarını nifak tehlikesine karşı uyaran Kutan, özetle şöyle konuştu: ''Bu karar AB sürecine indirilmiş ağır bir darbedir. Türkiye imzaladığı uluslararası sözleşmeler dikkate alınmalıydı. Kimse Türkiye'yi 1940'lara geri götüremez. Tek parti ya da birbirlerine benzeyen partiler olsun isteniyorsa bu gerçekleşemez. Şimdi timsah gözyaşı döküp, 'biz elimizden geleni yaptık; ama olmadı' diyenlere sesleniyorum: Hayır, doğru söylemiyorsunuz. Milletin verdiği yetkileri zamanında ve doğru olarak kullanmadınız."




Gözyaşı

FP'nin dün gece yapılan grup toplantısı heyecanlı ve gergin bir ortamda gerçekleşti.

Grup Başkan Vekili Yasin Hatiboğlu, 'Zulmet bizi engelleyemez.' sözleriyle başlayan bir dörtlük okudu. Bülent Arınç, Yahya Akman ve Oya Akgönenç'in, gözyaşlarını tutamadıkları gözlendi.




Cumhurbaşkanı Sezer: Yargının takdiri

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Romanya'dan dönüşünde gazetecilerin FP'nin kapatılmasına ilişkin sorularını cevapladı. Sezer, ''Uçaktan inince öğrendim. Yargı kararıdır, buna karşı söyleyeceğim bir şey yok. Yargının takdiri öyle.'' dedi. Sezer, ''AB sürecinde parti kapatma kararlarına nasıl bakıyorsunuz?'' şeklindeki bir soruyu şöyle cevapladı: ''Anayasa ve yasa öngörüyor bunları. Değiştirilmediği sürece yargı, bu konuda kendisi karar verecektir. Ona karşı söyleyecek bir şeyim yok.''

Kararın AB ile ilişkileri etkileyip etkilemeyeceğini zamanın göstereceğini kaydeden Sezer, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Türkiye'de verilen mahkeme kararlarını bozucu bir etkisi bulunmadığına da işaret etti.




Hükümet karara üzüldü

FP'nin kapatılması kararının açıklanmasına saatler kala sürpriz atak başlatan hükümet, Anayasa değişikliği çalışmalarını son ana kadar sürdürdü. Bu konuda Başbakan Bülent Ecevit, Anayasa Mahkemesi'nin karar için beklemesi talebini bile kamuoyuna ilan etti. Ancak sürpriz atak sonuç vermedi.

Hükümet ortakları dün FP'nin kapatılması kararını üzüntüyle karşıladıklarını bildirdiler. Başbakan Bülent Ecevit, şu görüşleri aktardı: İdeolojik yönden anlaşamadığımız bir parti olmasına rağmen çok üzüldüm. Aslında beklenmeyen bir karar da değildi. Benim kaygım ekonominin zarar görmesi. Zaten hassas dengeler üzerinde duruyoruz. İnşallah olumsuz bir tablo çıkmaz. Erken seçim endişesi taşımıyorum.''

Bahçeli: Sağduyu zamanı

MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli'nin de konuya ilişkin kurmaylarına şu değerlendirmeyi yaptığı öğrenildi: ''Türkiye için iyi olmadı. Üzüldüm. Herkesin, buradan çıkarması gereken dersler olmalı. Hukuk kararını vermiştir. Tartışmak kimseye fayda sağlamaz. Ancak, hukukumuzun, evrensel hukukla örtüşmeyen yönleri yeniden tanzim edilmeli. Karar, toplumda zıtlaşma ve kamplaşmalara sebep olmamalı. Sağduyulu olunmalı. MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da, başörtüsü ve FP kitlesinin değil, sorumsuzluk ve hukuka uymazlığın cezalandırıldığını savundu.




'Basına dönüyorum'

Anayasa Mahkemesi tarafından milletvekilliği düşürülerek 5 yıllık siyaset yasağı getirilen Nazlı Ilıcak, ''Kendi adıma üzülmüyorum. Basından geldim, basına dönüyorum.'' dedi. Kararı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne götüreceğini söyleyen Ilıcak, 'partinin kendisi yüzünden kapatılmadığını' vurguladı. Ilıcak, şöyle konuştu:

''Böyle bir karar beklemiyordum. Ben, uzlaşma zemini için milletvekili oldum. Laik-anti laik kutuplaşmasını bitirmek için uğraştım. Güç odaklarıyla birlikte olmadım.''

Ilıcak'a yargı kıskacı

Gerekçeli kararın yayımlanmasından sonra üyeliği düşecek olan Ilıcak 11 davadan yargı önüne çıkacak. Ilıcak, 'hakaret, Türklüğü, Cumhuriyeti, Büyük Millet Meclisi'ni, hükümetin manevî şahsiyetini, bakanlıkları, devletin askerî veya emniyet kuvvetlerini veya adliyenin manevî şahsiyetini alenen tahkir ve tezyif, devlet sırlarını açıklama ve devletin askerî kuvvetlerini neşren tahkir ve tezyif' suçlamalarını içeren 11 ayrı davadan yargılanacak.




Merve Kavakçı karara şaşırdı

Anayasa Mahkemesi tarafından 5 yıl siyaset yasağı getirilen Merve Kavakçı, 'karara şaşırdığını' söyledi.

Kavakçı, ZAMAN'a yaptığı açıklamada, ''Bunu beklemiyordum. Büyük bir ayıp.'' dedi. Kararın, AİHM'de Türkiye aleyhine açtığı davada konumunu güçlendirdiğini anlatan Kavakçı, siyasi mücadelesini sürdüreceğini kaydetti. Kavakçı, şöyle konuştu: ''Halkımın ve dünyanın gözünde benim milletvekilliğim devam ediyor. Bu karar, vatandaşlıktan çıkarılmamın sebebinin, devletin iddia ettiği gibi izinsiz Amerikan vatandaşlığı değil, başörtüsü olduğunu resmen ispat ediyor." Ali Halit Aslan / Washington




Tepkiler.. Tepkiler.. Tepkiler..

Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu:

Hayırlı olmasını diliyorum.Yargıyı, Yüksek Mahkeme'yi yıpratacak her türlü söz ve eylemden kaçınılmalıdır.

Fethullah Erbaş (FP):

Nazlı Hanım'ın milletvekilliğini düşürmüşler. Onun irticayla ne ilgisi var?

Koray Aydın (Bakan-MHP):

Demokrasiyi daha da geliştirerek AB normlarına uydurmak mecburiyetindedir. Bu karar bizi AB nezdinde zora sokacaktır.

Beyhan Arslan (ANAP):

Bu, inşallah Türk demokrasi hayatında son parti kapatılması olur.

Yaşar Okuyan (Bakan-ANAP):

Karara parti olarak üzüldük. Ancak partiler kanunlara riayet etmeli.

Emin Karaa (DSP):

Bu karar, Cumhuriyet'in kendisini koruma mekanizmasıdır.

Ali Rıza Gönül (DYP):

FP'nin kapatılmış olması, bir düşüncenin, bir zihniyetin yok olması demek değildir.

Muhsin Yazıcıoğlu (BBP lideri):

Partilerin sürekli tehdit altında bulundurulmasını doğru bulmuyoruz. Böylesi görüntüler dış dünyada Türkiye'nin imajını zedeliyor.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.