Bir kısım okuyucuyu i'tabımdır
Aziz kaarilerim, ben şahsan bu İrfan Bey’in yalan–yanlış hakkımda kaleme aldığı türrehattan muzdaribim; zira kim İrfan Bey ile meyanımızda kolayca sarsılmaz cinsinden bir hukuk vardır; her şeyden evvela bizzat kendim sinn–i kemal yaşlarını çoktan geçtik ise de İrfan Bey böyüğümüzdür, severiz, sayarız.
Ara sıra takdim buyurduğu latifelerine ise tebessüm ederiz velakin bir kısım okuyucu taifesi meseleyi yanlış tefehhüm edeyor. Mesela İrfan Bey geçenlerde, şahsıma istinaden yevmiye yüz küsür mekaale kaleme aldığım yolunda bir latife yapmış idi. Okuyucunun biri de aşka gelmiş, meyilinde deyor ki: “Zaten size gıyabınızda mekaale tüccarı deyorlar; her tarafa mekaale yetiştereyor ve para almadan zırnık kadar olsun kimseye mekaale vermeyor imişsiniz fülan”. Gördünüz mü ey aziz kaari? İrfan Bey’in buracıkta yaptığı şirin bir nükte, diyger tarafta nasıl vahşi bir suitefehhüme yol açabilmektedir? İrfan Bey, bööle birtakım masum latifeler ile canımı yakmaya azm itmese idi, gariban okuyucunun bu gibi tafsilattan nasıl haberi olacak idi mesela netekim?
Bu vesiyle ile bu hafta sizleri “para kazanmak” hususunda irşadım icab edeyor; efendim helal yoldan para kazanmak ayıp değildir; hele mekaale tahrir ederek para kazanmak hiç ayıb olmadığı gibi ayrıca pek de tatlıdır. Hal böyle iken şu okuyucunun bizzat kendi şahsıma “Mekaale taciri” deyu böhtan etmesi zoruma gitmiş bulunayor; bu suitefehhümün müsebbibi ise İrfan Bey’den başkası değildir netekim!
Bakınız ey kaari–i güzin; hamdolsun yazup çizdiklerimden diyger muharrir arkadaşlar gibi ben dahi para kazanmaktayım fekat bu paraların miktar itibariyle, makiyajlı matbuatta cari bulunan rakkamlar ile kat’iyyen elakası yoktur. Mütevazı bir rakkam olduğuna ilaveten mikdarını söyleyemem zira bereketinin kaçma ihtimali vardır; bizler el’an bereket denilen mefhuma hörmeti bulunan insanlarız. Mikdar möhimdir fekat bereket daha mühimdir. Şekvamız yokdur; şol okuyucunun tevessül buyurduğu gibi elalemin kazandığına imrenerek nasibimizden hoşnudsuzluk göstermeziz binaenaleyh.
İşte böyle şeylere kızayorum diye adımız huysuza çıktı bilader! Ha, bilader dedim de aklıma geldi. Gençten bir okuyucu erinip üşenmemiş, bir meyil yollamış; deyor ki: “Bilader değil yahu biraderdir, birader”. Kendisine cevaben “müstefid olduk evladım; talim ve terbiyenin yaşı yokdur” deye cevap yolladıkdı, netiycede “aferim, hatanızı anlamanız dahi kemaldir” mealinde bir meyil daha gelmez mi? Buyrunuz bakalım: O’ssaat keratayı kaarilikten azledüben okuyucu derekesine tenzil ettirdim bittabii.
Ne deyordum; bu İrfan Bey, eksik olmasun fekat bizzat kendi şahsımın nice bir emekle inşa eylediği “karizma”yı tahrişe medar olayordur. Çoluk–çocuğun ağzına böyle meme verilür ise akıbeti de işte böyle tecelli eder; halbusam ki kendisi birkaç hafta evvel almış bulunduğu saçma–sapan bir okuyucu meyilinden ötürü ne kadar mükedder olmuş, neredeyse ağlamaklı hallere gelmiş idi. Demek ki bu okuyucu takımına (aziz kaari–i güzinimi tenzih edeyorum) fazlaca yüz vermemek lâzımdır ve hususen diyger muharrir arkadaşların hayat–ı hususiyyesi hakkında da latife yollu meşazlar ima etmekten ictinab edilse eyi olur.
Okuyucu okuyucu, sayı hesabı ile kendine avdet etsen gerektir; işbu fakiyr hamdolsun taş gibi bir meslek sahibi olup, muharrirlik etmez ise iycabında tulumu sırtına çeküben dülgerlik, merangozluk, sıvacılık ider de, yine de birkaç kendini bilmez okuyucu taifesinin çalpara ağzına malzeme teşkiline müsaade göstermez. Lugat bilmeyor isek, lugat bilen muharrirleri okuyunuz bilader; mekaale tüccarı isek, meta’mıza müşteri olmayınız. Başkalarının mekaalelerini mi alıp satmışız; başkaca yerlerden kopiye mi çekmişiz ki bu kabil dırıltılar yüksek huzuruma kadar vasıl olabileyordur aceba?
Netekim bu hafta, “Bir Recai Mekaalesi hangi usul üzre kıraat olunmalıdır” serlevhası ile sizler için gaayet mühim ve faideli bir mekaale tahrir edecek idim; asabım hurdehaş olduğu için yazmayorum; şol mekaaleleri usul üzre kıraat etmeyi bilmeyen okuyucu taifesinin eyi randuman alamaması, şekilde de nazar olunduğu gibi mukadderdir.
Eyi mi olmuştur?
r.gullapdan@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
15/
04/
2001...
Acaba şahsan ben bir “acan pırovokatür” mü idim?
22/
04/
2001...
Hiaayyt; işte meydan; çifter çifter buyurunuz netekim!
29/
04/
2001...
Ey kaari ibretle bak: Akıbet kara toprak!..
06/
05/
2001...
Kaari kaaridir; muharrir de muharrir bilader!
13/
05/
2001...
Birkaç kaari meyiline alenen cevabımdır
20/
05/
2001...
Şuara takımını alnından kaşımak babındandır
27/
05/
2001...
İrfan Bey'in nasıl pırovokasyona geldiği beyanındadır
03/
06/
2001...
Küçüksuda gördüm sizi; Köfte-piyazdan bildim sizi!
10/
06/
2001...
Bir Cim Bom maçı seyretmekliğimin muhtasar hikayesidir
17/
06/
2001...
Evvelâ usûl bilader, evvelâ usûl!
|