Görev paylaşımı
Sabah Ilıcak'a vurdu, Doğan Grubu Erdoğan'ı parlattı
Doğan Grubu'nun iki büyük gazetesi Hürriyet ve Milliyet, FP'nin kapatılmasındaki demokrasi çarpıklığını, 'keskin kalemi ve vurucu ifadeleriyle' muhalifliğinden gına getirdikleri Nazlı Ilıcak'ın tasfiye edilmesi coşkusuyla gözden kaçırmak için Tayyip Erdoğan'ı ön plana çıkarma yoluna gittiler. Dinç Bilgin'in bankasına el konulmasından sonra birlikte hareket ettikleri Sabah Grubu'na ise Ilıcak'a karşı başlatılan saldırıyı sürdürme vazifesi düştü. Dün Hürriyet, Erdoğan'ın askerlerle 4 ay önce yaptığı görüşmeyi manşetine taşırken, Milliyet daha açık davrandı: Tayyip bir adım önde.
Sabah ise manşetinde 'Hesaplaşma zamanı' başlığını kullanırken Ilıcak konusundaki hıncını net bir şekilde ortaya koyuyordu. Sabah, bu öfkesiyle Anayasa Mahkemesi'nin 'irticanın odağı olmakla suçlayarak FP'yi kapatıp vekilliğini düşürdüğü' Ilıcak'ın barlarda çekilmiş mini etekli fotoğraflarını yayınlayıp; o fotoğraflarının üstüne 'siyaseti gece alemi sanıp koca partiyi kapattı' başlığını atarken, farkında olmadan Yüce Mahkeme'yi ofsayta düşürüyordu. Gazete birinci sayfasında mahkemenin kararını yalanlayan şu ifadelere de yer verdi: "Ilıcak, Fazilet'e girdikten sonra Kutan onuruna içkili yemekler verdi. Tepki gösteren partililere 'Ben değişemem, Fazilet değişsin. İçkimi içerim. Fazilet tarikat değil.' dedi." Sabah, Ilıcak için 'Terminatör (yok edici), tuttuğu her dalı kuruttu.' gibi yakıştırmalar yaparken birinci sayfasının neredeyse tamamını ayırdığı haberlerinde (iç sayfada da bir tam sayfa ayrıldı) Ilıcak'ın özel hayatını, hınç ve kinle kaleme alınmış cümlelerle ihlal ediyordu. Şu cümleler gazeteden: "İstanbul gecelerini çok iyi biliyor. Ilıcak oğlu Mehmet Ali gece kulübü açıp şarkıcılığa başlayınca bir elinde viski, bir elinde tefle ona eşlik etti. Tercüman gazetesinin sahibi Kemal Ilıcak'la evlendi. İhtirasıyla gazeteyi batırdı. Kocası kahrından beyin kanaması geçirip öldü. Kavakçı ile tezgahladığı türban şovu..."
Ve bir şey daha.. Sabah, haberinde Ilıcak'ı Meclis kürsüsünden kin kusmakla suçluyordu... Bu ifade de Cumhurbaşkanı Sezer'e gizli bir hakaret taşıyor. Zira RTÜK konusunda Ilıcak'ın bu kürsüden gazetenin tabiriyle kustukları ile Sezer'in veto gerekçeleri hemen hemen aynı...
Yine Hürriyet yine bayat ve çalıntı haber
Hukukçuların 'tuhaf' buldukları FP'nin kapatılması kararını unutturmak için Tayyip Erdoğan'ı öne süren Hürriyet Gazetesi'nin manşetinin başlığı 'Askerlerle iki özel temas' idi. 'Erbakan'dan kopan' vurgusuyla verilen habere göre Erdoğan, bir albayla gizli, emekli Koramiral Atilla Kıyat'la ise açık birer görüşme yapmıştı. Ancak bu haber tam 4 ay önce gerçekleşmiş, kelimenin tam anlamıyla bayat hatta çürümüş bir gelişmeydi. Üstelik gazetemiz yazarlarından Aydoğan Vatandaş, 28 Şubat 2001 tarihli Zaman nüshasında bu görüşmeyi tüm ayrıntılarıyla yazmıştı. Gazetenin muhabiri Turan Yılmaz'ın imzasıyla kitap olan bu olayla ilgili bir gariplik daha var. Vatandaş'ın cümlelerini aynen alan gazete ve Turan Yılmaz, sanki kendi haberleriymiş gibi, konuyu gündeme getiren gazetemiz yazarı Vatandaş'tan hiç bahsetmedi. Gazete acaba 'zaten bayat bir haber, çalsak ne olur' diye mi düşündü?
Sabah'ta iki cesur yürek
Ali Bayramoğlu: Cezalandırılanın bir siyasi partiden çok, o siyasi partiye oy veren toplum, toplumsal kesimler olduğu açıktır.
Gülay Göktürk: Devletin otuz yıllık inatlaşmadan galip çıkabilmesi için halkı kapatması gerekiyor. ...Başörtüsü özgür bırakılmadıkça Türkiye laik bir ülke olmayacak.
|