GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

26/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



MEDYA ANALİZ 


Sevin ama...

Hürriyet'in Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün 25 Haziran tarihli yazısı tarihe not düşülecek cinsten. Özkök, FP'nin kapatılmasına üzülmediğini ifade ediyor. Sevince veya üzüntüye kimsenin söyleyecek bir lafı olamaz. Ama Özkök'ün dayanaklarını okuyunca şaşırmamak elde değil. Zira yazarın sevinç gerekçelerinin birçoğu Erbakan'ın kişiliğine dayanıyor.

"Evet Fazilet Partisi kapatıldı. Samimi konuşmak gerekirse inanın hiç üzülmedim." diyen Özkök, Ahmet Altan'ın 31 Mart hadisesinden yola çıkarak ileri sürdüğü teze, yani Türkiye'de gerçekte hiçbir zaman bir irtica tehlikesinin olmadığı, bu tehlikenin sun'i olarak bazı kesimler tarafından çıkartıldığı, 31 Mart'ın bunun ilk halkası, 28 Şubat'ın da son halkası olduğu görüşüne katılmadığını ifade ediyor. Özkök, Türkiye'nin bir gecede İran'a dönüşebileceği paranoyasını zihninde taşımış yakın zamana kadar. Yazar, iddialarını da ilginç argümanlara dayandırıyor. "Koskoca Türkiye'nin kâbusa dönen koskoca 10 yılını nereye sığdıracağız?" diye soruyor. Yoksa 10 yıl boyunca bu ülkede hep irtica korkusu mu vardı? 10 yıl boyunca Fazilet Partisi mi iktidardaydı? 10 yıllık bu kabusu yazar açıklayabilir mi acaba?

Özkök, Susurluk sonrası başlatılan 1 dakika karanlık eylemini de görüşüne dayanak yapıyor. "Akşamları hep birlikte aynı dakikada ışıklarımızı söndürerek, ''Biz bunu istemiyoruz'' diye haykırmadık mı?" diye soruyor. Evet, hep birlikte haykırdık. Ama bunu Fazilet Partisi için değil Susurluk aydınlansın diye yaptık. Yoksa Susurluk da mı irticanın ürünüydü?

Özkök'ün bir diğer argümanı da şu: "Erbakan ağzına gelen her şeyi söyleyecek, ''Bana oy vermeyen, patates dinindendir'' diyecek, iktidara ''kanlı mı kansız mı geleceği'' konusunda keyfine göre hendese yapacak, ama demokrasi denilen safdoloş tam bir Hazreti İsa muhabbetiyle öteki yanağını çevirecek." Özkök'e sormak gerekmez mi, bu dediğiniz iddilara dayanılarak zaten Refah Partisi kapatıldı. Bu argümanın FP ile ilgisi nedir? Kaldı ki, Anayasa Mahkemesi FP'yi RP'nin devamı olduğu iddiasıyla kapatmadı. Hatta bu nedenle kapatma talebine "hayır" dedi. Eğer FP "devam"dan kapatılsaydı Özkök'e bu eleştirilerinde bir tutarlılık payı verilebilirdi. Ama ortada bunun tersi bir durum söz konusu.

RP kapatılırken "Ne zafer çığlığı ne de ağıt" diyen Özkök, FP kapatılırken neden sevincini belli etti?




Tayyip'e neden 'Hayır'

Tufan Türenç uzun süredir pazartesi günü yazdığı yazılarını Tayyip Erdoğan'a ayırarak Erdoğan'ın neden başbakan olamayacağını ve olmaması gerektiğini yazıyor. İşte Türenç'e göre "Erdoğan neden Türkiye'yi temsil edemez"in gerekçeleri:

Ailesinin çağdaş giysilerle dolaşmasını, kadınlı erkekli toplantılara katılmayı, gerektiğinde dans edip eğlenmeyi, kamuya açık yerlerde denize girmeyi, bırakın içki içmeyi, içkili toplantılara bile katılmayı dinî inançlarına aykırı olarak görmesi,

Tasavvuf ve mehter müziğinden başkasını dinlememesi,

Baleyi belden aşağısı çıplak olduğu için günah sayması,

Opera izlememesi, resim, heykel gibi sanatlarla ilgilenmemesi.




Hürriyet'in kaynağı Kıyat

Dün köşemizde yer alan "Yine Hürriyet ve yine bayat ve çalıntı haber" başlıklı yazı üzerine bir açıklama gönderen Hürriyet yetkilileri, "çalıntı" ithamının doğru olmadığını, haberin emekli Koramiral Atilla Kıyat'ın anlatımları ve muhabir Turan Yılmaz'ın yazdığı son kitaba dayanılarak hazırlandığını ifade ettiler.

Açıklamada, "Tayyip Erdoğan–Atilla Kıyat görüşmesinin detaylarının Zaman'da değil, Yeni Şafak'ta yayınlandığını da bize Kıyat'ın kendisi söyledi. Dolayısıyla, bizim Zaman Gazetesi'nin haberini kullanmamız, hele çalıntı yapmamız kesinlikle söz konusu değil." denildi. Bu arada haber Yeni Şafak'ta hiç yayınlanmadı. Hürriyet yetkilileri de Yeni Şafak'ta yaptıkları arşiv taramasında habere rastlamadıklarını; ancak Atilla Kıyat'ın ifadesi üzerine Yeni Şafak'ı kaynak olarak gösterdiklerini ifade ettiler. Sonuç olarak haber çalıntı değil, ama kaynak Yeni Şafak değil Zaman.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.