Telekom’da yine kriz
Türk Telekom'a yeni yönetim tartışması, Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz'ü yeniden karşı karşıya getirdi. Her iki bakanlık da daha çok isimle temsil edilmek isteyince dün yapılamayan olağanüstü genel kurul, bugüne ertelendi.
Üç kez ertelendikten sonra dün saat 11.00'de yapılması planlanan Türk Telekom'un olağanüstü genel kurul toplantısı, yönetim kurulu üyelerinin belirtilen saatte Hazine'ye gelmesine rağmen isimler üzerinde uzlaşma sağlanamaması nedeniyle yapılamadı.
Telekom Genel Kurulu'nda, IMF kredisinin ikinci diliminin serbest bırakılması için taahhüt edilen "Türk Telekom'un yönetiminin değişerek profesyonel bir ekip atanması" yerine getirilecekti. Üye adayları konusunda önceki akşam Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan'ın makamında Devlet Bakanı Kemal Derviş ile Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz bir araya gelmiş, Bakan Derviş, dün sabah saatlerinde gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk Telekom yönetimi konusunda anlaşmaya varıldığını söylemişti. Ancak, ilerleyen saatlerde Telekom yönetimine atanacak yeni isimlerin belirlenmesi konusunda, Başbakanlık ve Hazine arasında hareketli anlar yaşandı. Saat 11.00'de yapılması planlanan Telekom genel kurulunun bir türlü toplanamamasının perde arkasında 'Ulaştırma Bakanlığı'nın mı yoksa Hazine Müsteşarlığı'nın mı' daha çok isimle temsil edilmesi gerektiği tartışıldı.
Toplantı saati öncesi MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli ile Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan bir araya geldi. Bahçeli, Özkan'a Genel Kurul için belirlenecek yeni isimler konusunda çoğunluğun Ulaştırma Bakanlığı'nın belirleyeceği isimlerden oluşması gerektiğini ifade ederek, hükümet protokolüne uyulmasını istedi. Özkan, Bahçeli'nin isteğini Derviş'e aktardı. İsimler üzerinde uzun süren görüşmelerden bir sonuç alınamaması, konunun yeniden Özkan ve Bahçeli'ye aktarılmasına sebep oldu. Ulaştırma Bakanı Öksüz, saat 15.00 sıralarında Bahçeli ile, Derviş de Özkan'la görüştü.
Akşam saatlerinde yapılan açıklamada Telekom Genel Kurulu'nun bugün saat 08.30'a ertelendiği duyuruldu.,
Derviş'in listesi:
Superonline Genel Müdürü Savaş Ünsal, ASELSAN Yönetim Kurulu üyesi Devrim Çobanoğlu, Albay Ziya Öztoprak, Faruk Eczacıbaşı, Nurettin Özdemir.
Öksüz'ün listesi:
Telekom Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü İbrahim Hakkı Alptürk, Vedat Karaaslan, Prof. Dr. Metin Öztürk, Prof. Dr. Burhan Çil, Doç. Dr. Emin Murat Esin.
Bahçeli, Öksüz'e sahip çıktı
Önceki akşam gerçekleşen görüşmede, Bakan Öksüz, hükümet protokolünde yer alan "Telekom'la ilgili bütün birimler MHP'li Ulaştırma Bakanlığı'nın sorumluluğundadır." maddesini Özkan ve Derviş'e hatırlatmıştı. Görüşme sırasında Öksüz'ün ayrıca, "3 liderin bu protokole bağlı kalacağını belirten imzaları var. Bunun için Telekom yönetiminin Ulaştırma Bakanlığı tarafından belirlenmesi gerekiyor. Buna rağmen daha önce Telekom Genel Kurulu için 6 isim Ulaştırma Bakanlığı, 1 isim de Hazine'dendi. Şimdi önüme konulan tablo dörtte üç Hazine Müsteşarlığı lehine. Bu kabul edilemez. Bir önceki görüşmemizde Ulaştırma Bakanlığı 5, Hazine'nin de 2 isimle temsil edilmesi kararı alınmıştı. Bu karar geçerli olmalı." demesi üzerine, görüşme dün sabaha bırakılmıştı.
Öksüz'ü haklı bulan MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Bahçeli, Telekom Genel Kurulu öncesi Hüsamettin Özkan ile bir görüşme yaptı. Hükümet protokolüne uyulmasını isteyen Bahçeli'nin Özkan'a, "Üç liderin altına imza koyduğu protokole uymamak olmaz. Protokole uyalım. Protokole göre Enis Öksüz bu konuda tam yetkilidir. Öksüz'ün verdiği isimler geçerlidir." dediği ileri sürüldü.
Alptürk tartışması
Tartışmaların özellikle Genel Müdür İbrahim Hakkı Alptürk üzerinde yoğunlaştığı da öğrenildi. Ulaştırma Bakanı Öksüz, İbrahim Hakkı Alptürk'ün yönetim kurulu başkanı ve genel müdür olarak çalışmaya devam etmesinde ısrar ederken, Kemal Derviş ise Alptürk'ün sadece yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmasını istiyor.,
Başbakan Ecevit: Henüz uzlaşma sağlanamadı
Başbakan Bülent Ecevit, Türk Telekom'un yeni yönetim kurulunun belirlenmesi konusunda henüz uzlaşma sağlanamadığını açıkladı. Ecevit, akşam saatlerinde Başbakanlık binasından ayrılırken gazetecilerin sorusu üzerine "Telekom konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı." dedi.
(Selim Kuvel / Ramazan Solak / ANKARA (Zaman))
Derviş’in gezisi iptal
Devlet Bakanı Kemal Derviş'in, 29 Haziran-11 Temmuz tarihleri arasını kapsayan yurtdışı programını iptal ettiği bildirildi.
Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamada, "Devlet Bakanı Sayın Kemal Derviş, 29 Haziran-11 Temmuz tarihleri arasını kapsayan yurtdışı programını iptal etmiş bulunmaktadır" denildi. İptale gerekçe gösterilmezken, Türk Telekom yönetimine atanacak isimler üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve dün yapılması gereken Olağanüstü Genel Kurul'un dördüncü kez ertelenmesinin ardından böyle bir kararın alınması dikkat çekti.
Daha önce yapılan açıklamaya göre, Bakan Derviş, 29-30 Haziran tarihlerinde İsviçre'de düzenlenen Krans Montana Dünya Ekonomik Forumu'na, ardından Avusturya'ya geçerek 1 ve 2 Temmuz'da yapılacak Salzburg Avrupa Ekonomik Forumu'na katılacaktı. 3 Temmuz'da ABD'ye geçeceği duyurulan Derviş, Dünya Bankası'yla 1.7 milyar dolarlık kredi anlaşması imzalayacaktı.
ABD'nin ardından Derviş, 8 Temmuz'da ekonomi bürokratlarıyla birlikte Londra'da uluslararası bankaların temsilcileriyle biraraya gelecek, daha sonra Brüksel'e geçerek Avrupa Yatırım Bankası'yla 450 milyon Euro'luk özel eylem programıyla ilgili görüşmelerde bulunacaktı. Derviş, 10-11 Temmuz 2001 tarihleri arasında da hükümeti temsilen Lüksemburg'da bulunacaktı.
ANKARA (Zaman)
Borç vergiyle azalır
Yapı Kredi Bankası Yönetim Kurulu üyesi Ali İhsan Karacan, Türkiye'de borcu azaltmanın yolunun orta vadede vergiden geçtiğini bildirdi.
Karacan, yaptığı açıklamada, reel faizin, ekonominin reel büyüme oranını aşması durumunda orta vadede sürdürülemez bir borç sarmalının ortaya çıkacağını söyledi. Yüksek faiz ödeme nedeniyle kamu borçlarının hızla tıkanmasına yol açılabileceğini dile getiren Karacan, "Önümüzdeki 1, 1,5 yıla bakarsak, buradaki sıkıntı şudur; Türkiye'deki borcu azaltmanın yolu orta vadede vergiden geçer. Vergi enstrümanını yaygın biçimde kullanmadığımız ölçüde Türkiye'nin iç borcunu düşürme olanağı yok. Bunun dışında, dövize dönmek ya da diğer alternatiflerin hepsi, borcunuzun çevrilebilirliğini maniple eden yöntemdir." dedi.
(Ufuk Şanlı / İSTANBUL (cha))
İhracata kaynak umudu
Devlet Bakanı Kemal Derviş, Dünya Bankası kredilerinden 200 milyon dolarının ihracatçılar için Eximbank'a aktarılacağını açıkladı.
Devlet Bakanı Kemal Derviş, gelecek olan Dünya Bankası kredisinden Eximbank'a 200 milyon dolarlık kaynak aktaracaklarını açıkladı. Türkiye dış piyasalara çıkabilecek duruma geldiğinde yapılacak borçlanmadan Eximbank'a da kaynak aktarılabileceğine işaret eden Derviş, Eximbank'ın kaynak ihtiyacının ise 700-800 milyon dolar olduğunu belirtti.
Devlet Bakanı Kemal Derviş, dolar kurunun yüksek seyretmesine ilişkin, "Piyasalar çok sığ, 20-30 milyon dolarlık bir işlem, müthiş bir etki yapıyor." dedi. Derviş, doların Euro ve Sterlin karşısında değerlendiğini, bunun da piyasayı etkilediğini söyledi.
Derviş, Merkez Bankası Sosyal Tesisleri'nde görsel basın mensupları ile yaptığı kahvaltılı sohbet toplantısında, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Dolar kurunun çok çok yüksek olduğuna dikkati çeken Derviş, doların yalnızca Türk parası karşısında değerlenmediğini, Euro ve İngiliz Sterlini karşısında da değer kazandığını, ayrıca dış piyasalarda doların yüksek seyretmesinin Türkiye'de iç piyasa üzerinde de etkili olduğunu söyledi.
Meclis'in performansı
Reformların çıkarılması sürecinde Meclis'in performansına da dikkati çeken Derviş, reformlara tam sahip çıkmanın önemli olduğuna işaret etti. Reformların çıkarılması sürecindeki bazı tartışmaların büyük zararlar verdiğini anlatan Derviş, reformlara ilişkin "Hem yaparım hem de arkasında durmam... Birkaç kişi yapıyor. Reformların piyasa açısından yeterince getirisi olmadı. Bunu beğendik mesajını versek iyi olur." değerlendirmesinde bulundu. Devlet Bakanı Derviş, kasım ve şubat krizlerinin bu kadar ağır olacağının beklenmediğini anlatırken, şunları kaydetti: "Ağır kriz olması nedeniyle insanlarda soru işaretleri var. Toplumun sinirleri gergin, karamsarlık içinde bekliyor. Rakamlara baktığımızda iyiye gidiyoruz. Cari işlemlerde ciddi bir artık göreceğiz. Geçen yıl on milyar dolar düzeyinde olan cari açığın, bu yıl artıya geçmesi bekleniyor ve bu konuda tahminler 1 milyar ile 6 milyar dolar arasında değişiyor. Fazilet Partisi'nin durumu belirsizliğe katkı yapıyor."
Her yerde dava olduğunu anlatan Derviş, "Kırıcı, son derece üzücü, her konuda ağır kelimeler sarf ediliyor. Birbirimize saldırma alışkanlığını sürdürmemeliyiz. Hukuk devletinin barışa dayalı toplum temelinde, birbirimize hoşgörülü olmalıyız. Birtakım söylentiler bürokratları da etkiliyor. (Acaba bu işi yaparsam ne olur) düşüncesi hakim." dedi.
Yeni kriz olur mu?
Derviş, 'Ekonomide yeni bir kriz olabilir mi?' şeklindeki soruya karşılık, "Tam bıçak sırtında değil, ancak bıçak sırtı birazcık genişlemiş durumda." karşılığını verdi. Derviş, IMF ve Dünya Bankası'nın programa verdiği desteğin önemli olduğunu kaydetti. Mikro sorunlara da çözüm bulma konusunda çalışmalar gerektiğini anlatan Derviş, Türkiye'de yatırımların kaynak kıtlığı nedeniyle yapılamadığını ifade etti.
Politikayı düşünecek durumda değilim
Kemal Derviş, ekonomik programı anlatmanın önemine dikkat çekerek, "Programa destek istemekle siyaset yapmayı karıştırmayalım." dedi. Siyaset yapmak aklına geldiğinde, "Kemal, senin bunu düşünecek vaktin bile yok." dediğine işaret eden Derviş, şunları söyledi: "Uzun vadede partiye bağlı olmadan teknokrat olarak düşünülmez. Mutlaka uzun vadede sorumluluğu politik kılıfa uydurmak gerekir. Parlamenter sistemlerde böyle olmalı. Politikayı samimi olarak söylüyorum düşünecek durumda değilim. Türkiye bir nefes alsın ondan sonra düşüneceğiz. Siyaset yapmayacağım kitap yazacağım gibi şeyler söylesem daha rahat olurum." Bakan Derviş, başka bir soru üzerine, Halbank eski Genel Müdürü Yenal Ansen ile ilgili dosyanın dün itibariyle kendisine gelmediğini söyledi.
İhracatta strateji değişecek
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından düzenlenen İhracat ve Bölgesel İşbirliği' konulu toplantıda konuşan Devlet Bakanı Tunca Toskay, ihracatta yeni bir ihracat stratejisine geçileceğini açıkladı. Toskay, yıl sonuna kadar bütçeden Eximbank'a 300 trilyon lira kaynak aktarılacağını da söyledi.
Bugüne kadar ihracatta tekstil ve konfeksiyonun ağırlığının olduğunu ve pazar olarak da AB'ye yönelik çalışmalar yapıldığını anlatan Toskay, Türkiye'nin artık yeni bir strateji ve trasformasyona ihtiyacı olduğunu söyledi.
Toskay, ilk 6 ay verilerine göre, ihracatın yüzde 13,9 oranında arttığını belirterek, lokomotif sektörün tekstil ve konfeksiyondan otomotiv ve elektroniğe geçtiğini bildirdi. Bu dönemde özellikle konfeksiyonda büyük bir kan kaybının yaşandığına dikkat çeken Toskay, 2004 yılından itibaren Çin, Hindistan, Bangladeş gibi ülkelerde uygulanan kotaların da kalkması ile Türk tekstil ve konfeksiyon firmalarının işinin daha da zorlaşacağını belirtti.
Bu ortamda rekabetin daha da zorlaşacağını söyleyen Devlet Bakanı Tunca Toskay, bu sektörlerde ayakta kalabilmek için moda ve markaya önem verilmesi gerektiğini ifade etti. Bunun için dış ticaret stratejisinin yeniden belirlenmesi gerektiğini söyleyen Bakan Toskay, stratejik sektörler olarak öne çıkan otomotiv, bilişim ve elektronik sanayinin gelişmesine öncelik verilmesi yönündeki çalışmalarının sürdüğünü vurguladı. Toskay, toplam dış ticaretimiz içinde komşularımızla olan ticaretimizin sadece yüzde 5,5 olduğuna dikkat çekerek "Türkiye komşularıyla ticaret yapmıyor. Bunu anlamak ve sağlıklı görmek mümkün değil." diye konuştu.
Kavi: Bedel ağır oldu
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Kavi de, "Çok eksiğimiz var. Çok hata yapıyoruz. Yeterince ders alamıyoruz. Hep geç kalıyoruz." dedi.
Kavi, artık yeni bir hatanın, zamanında çözüm üretememenin maliyetini ödeyecek güçlerinin kalmadığını söyledi. Kavi, bir kaç gün sonra yılın birinci yarısının tamamlanacağını belirterek, "Biz sanayiciler bu ilk yarıda çok ağır bir bedel ödedik." dedi.
Kavi, kaynaklarının çok önemli bir bölümünü kaybettiklerine, borçlarının arttığına, çalışanların işlerinden olduğuna ve fabrikaların kapandığına dikkat çekerek, "Piyasa daraldı. Pek çok işletmemiz, yılbaşandan beri dur-kalk yola devam ediyor." diye konuştu. Ekonomi Servisi / cha
ToyotaSA’da üretim durdu
İstanbul Sanayi Odası (İSO)'da konuşan işadamı Sakıp Sabancı, ek vergilerin adil olmadığını söyledi.
Her hükümetin bu son vergi dişinizi sıkın diyerek vergi topladığını söyleyen Sabanıcı, buna karşılık kriz yaşanan başka ülkelerde vergi oranlarının üretimi artırmak için düşürüldüğünü hatırlattı. Sabancı, "Sakalını kaptırandan, öğretmenden, memurdan polisten, sanayiciden vergi alan devlet yanıbaşındaki kurumlardan vergiyi alamıyor. Sonra da bana yükleniyor. Bu adil değil." diye konuştu. Başbakan Ecevit'in ek vergilerin sorumlusu olmadığına ilişkin açıklamasını da değerlendiren Sabancı, "Bu ülkenin yıllardır direksiyonunda bulunanlar bunun sorumlusu değilse biz mi sorumlusuyuz?" sorusunu sordu.
Sakıp Sabancı, "Bugün memlekette fabrikalar duruyor. Robotlarla donanmış dünyanın en büyük yatırımlarından ToyotaSA'da sıfır üretim yapılıyorsa yangın var demektir." diyerek uygulanan ihracat politikalarını eleştirdi.
Ek vergi tasarısı Meclis’te
Hükümet ortağı parti liderlerinin üzerinde anlaştığı 2 maddelik ek vergi tasarısı dün TBMM Başkanlığı'na sunuldu.
Bütçeye ek gelir sağlaması öngörülen önlemleri içeren iki maddelik tasarı dün Meclis Başkanlığı'na sunuldu.
Tasarı metnine göre birinci madde, Kasım 1999'da çıkarılan 4481 sayılı "17.8.999 ve 12.11.99 tarihlerinde Marmara depreminin yol açtığı ekonomik kayıpları gidermek amacıyla bazı mükellefiyetler ihdası ve bazı vergi kanunlarında değişiklik yapılması hakkında kanun"un dokuzuncu maddesine yeni bir fıkra eklenmesini öngörüyor. Özel işlem vergisi başlıklı maddeye eklenen fıkra şöyle:
"Bankalarca açılan ve yenilenen vadeli mevduat hesabı sahiplerinden vade sonunda her bir vadeli mevduat hesabı için 1 milyon TL özel işlem işlem vergisi tahsil edilir. Bankalar tarafından tahsil edilen bu vergi, her ayın yedinci günü akşamına kadar ilgili vergi dairesine bir beyanname ile beyan edilir ve aynı süre içerisinde ödenir."
Yurtdışına çıkışlarda harç alınmasını öngören ikinci madde ise şöyle:
"Yurtdışına çıkış yapan (Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hariç) Türk vatandaşlarından çıkış başına 50 ABD Doları karşılığı Türk Lirası tutarında harç alınır. Bakanlar Kurulu bu harçtan muaf tutulacaklar ile harcın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve harç miktarını bir katına kadar artırmaya yetkilidir."
Yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi öngörülen tasarının gerekçesinde, "Ekonomik program çerçevesinde ihtiyaç duyulan ek mali kaynağın sağlanabilmesi amacıyla ilave iç kaynakların yaratılması zaruridir. Bu doğrultuda kamusal kaynakların değerlendirilmesi yolunda çalışmalar devam etmektedir. Söz konusu çalışmalara ilave olarak tasarı ile vadeli mevduat hesaplarından özel işlem vergisi tahsil edilmesi ve yurtdışına çıkışlardan harç alınması öngörülmektedir." denildi.
Tasarının bu hafta içerisinde hem TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, hem de cuma günü TBMM Genel Kurulu'nda görüşülerek yasalaşması bekleniyor.
OTOMOBİL VERGİSİ
8 milyar TL.'lik yerli otomobil
* KDV: 1 milyar 920 milyon
* Ek Taşıt Vergisi: 720 milyon
* Taşıt Alım: 892 milyon
* Çevre Koruma Fonu: 223 milyon
* Plaka vergileri ve bandrol: 200 milyon TL
TOPLAM: 3 milyar 955 milyon TL
AKARYAKIT VERGİSİ
Litresi 1.052.000TL olan 1 litre süper benzin için
* KDV: 96.000
* Tüketim Vergisi: 503.500
* Fiyat İstikrar Fonu: 13.000
TOPLAM: 612.500 TL.
CEP TELEFONU VERGİSİ
10 milyon TL.'lik konuşma ücreti için:
* KDV: 2 milyon 600 bin TL.
* Özel İletişim Vergisi: 2 milyon 500 bin TL.
* Eğitime Katkı Payı: 737.318 TL.
TOPLAM: 5 milyon 837 bin 318 TL.
Tüm bu vergilerin yanı sıra 1,5 milyon lira daha alınması öngörülüyor.
(ANKARA (Reuters))
Kemer Country’ye yeni komşu geldi
Yapı Kredi Koray Gayrimenkul Ortaklığı Genel Müdürü Hakan Kodan, 204 konutluk İstanbul İstanbul projesinin Yapı Kredi'nin ileride yapacağı konut projeleri için önemli bir referans olacağını söyledi.
Yapı Kredi ve Koray Ortaklığı tarafından gerçekleştirilen İstanbul İstanbul projesinde ev sahibi olanların yerleşmeye başlaması nedeniyle düzenlenen toplantıda konuşan Kodan, 50 milyon dolara mal olan bu projeden 70 milyon dolarlık bir gelir elde edeceklerini ifade etti.
Şu ana kadar konutların yüzde 90'ının tamamlandığını ifade eden Genel Müdür Kodan, 2003 yılına kadar yerleşmelerin tamamlanacağını ifade etti. 100 bin metrekarelik alan üzerine kurulan İstanbul İstanbul evlerinin 145 bin ile 466 bin dolar arasında değişen bir fiyattan satılacağını ifade eden Hakan Kodan, yaşanan ekonomik krize rağmen konutların önemli bir kısmını sattıklarını kaydetti.
Büyük kısmı tamamlanan İstanbul İstanbul projesinin kendileri için önemli bir referans olacağını kaydeden Yapı Kredi Koray Gayrimenkul Ortaklığı Genel Müdürü Hakan Kodan, bir sonraki projelerinin Riva'da gerçekleşeceğini açıkladı. Yaklaşık 200 milyon dolarlık bir konut projesi için düğmeye bastıklarını söyleyen Kodan, bunun dışında gayrimenkul alanında yatırımlarının sürdüğünü ve üzerinde çalıştıkları projeleri hayata geçirmeye kararlı olduklarını ifade etti. ,
(Ufuk Şanlı / İSTANBUL (cha))
Yabancı yatırımları daha iyi anlatacağız
Ekonomik programda ön planda tutulan yabancı yatırımı daha iyi anlatmaya yönelik YASED ve TÜSİAD yoğun bir program hazırlıyor.
Yabancı Sermaye Derneği (YASED), önümüzdeki yıl TÜSİAD'la birlikte hareket ederek Türkiye'de yabancı sermaye yatırımlarının daha iyi anlaşılması ve benimsenmesi için çalışacak. Ankara'da YASED Başkanı Faruk Yöneyman ile TÜSİAD yöneticileri arasında geçen görüşmede en fazla talep gelen konunun bu olduğu dile getirildi. Genel Sekreter Abdurrahman Arıman, 21. yaşgününü kutlayan YASED'in Türkiye'deki yabancı yatırımın yüzde 85'ini temsil ettiğini söyledi.
En yetkili ağızlardan krizden kurtulma reçetesinde yabancı yatırımcıların kaçınılmazlığının dile getirildiğini hatırlatan Arıman bununla ilgili önümüzdeki yıl yoğunlaşacakları konuyu dile getirdi; "Gelen talep çerçevesinde, YASED'in önümüzdeki dönemdeki en önemli faaliyet alanlarından biri, Türkiye'de yabancı yatırımların daha iyi anlaşılması ve benimsenmesi için yaygın bir faaliyet yürütmek olacak. YASED, dünyadan örneklerini, diğer yabancı yatırımları yoğun çeken ülkelerin kazançlarını sergileme ve Türkiye'de de yapacağı etkinin muhtemel sonuçlarını ortaya koyma anlamında çok yoğun bir çalışma içinde olacak. Önümüzdeki dönemin en önemli çalışma alanlarından biri olarak bunu söyleyebiliriz." dedi. Arıman, sadece üyeler için değil, Türkiye'ye yeni yatırım çekilmesi açısından da bunun gerekli olduğunu söyledi.
YASED'in 3 yıl önce gerçekleştirdiği bir yeniden yapılanma sırasında misyonunun yeniden yazıldığını hatırlatan Arıman, daha önce hükümetlerle bire bir görüşmelerle götürülmeye çalışılan yabancı yatırımcıların bu faaliyetinin, daha açık, daha kamuoyu yaratmaya yönelik ve sorunların üzerine biraz daha yüksek sesle giden bir çalışma stilinin benimsenmesinin de ana çizgiye oturtulduğunu söyledi.
Yapılan faaliyetlerin yankısını bulduğunu, yabancı yatırım konularının çok daha yaygın biçimde gündeme geldiğini vurgulayan Arıman, geçtiğimiz dönemde Hazine ile çok iyi yakın işbirliği içinde olunduğunu belirtirken de, "maalesef sorunların artması dolayısıyla onlara sorunları, üyelerden bize aksettiği şekliyle aksettirme yolu seçildi. Hazine'nin bunlara reaksiyonu son derece olumluydu. Aynı şeyi maalesef çeşitli bakanlıklar için söyleyemiyoruz." diye konuştu. ,
Solvent krizi çözüldü
Kimya, deterjan, bitkisel yağ, ayakkabı ve boya sanayiinde ağırlıklı hammadde olarak kullanılan solvent ithalatına getirilen kolaylıkla sektörler rahat bir nefes aldı.
Solvent, bazyağ ve madeni yağların ithalatına kolaylık getirildi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın konuya ilişkin tebliği, dünkü Resmi Gazete'de yayımlandı. Tebliğ uyarınca, solventler, bazyağ ve madeni yağların ithalatı için uygunluk belgesi verilmesi aşamasında, 2001 yılına ait yıllık ithalat taleplerine ait müracaatların son günü olan 31 Ocak 2001 tarihinden önceki döneme ait AFİF borçlarının tespitine ilişkin Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nce yapılan incelemeler sonuçlandırılıncaya kadar, bu tarihten sonraki döneme ilişkin herhangi bir AFİF borcunun bulunmaması kaydıyla söz konusu ürünler için ithal izni verilebilecek. Solvent, bazyağı ve madeni yağların ithaline ilişkin uygunluk belgesi verilebilmesi için, ilgili ithalatçı şirket ve kuruluşlardan 31 Ocak 2001 tarihinden önceki döneme ait herhangi bir AFİF borcu bulunması ihtimaline karşılık, Tebliğde yer alan belgelere ilave olarak noter tasdikli taahhütname istenecek.
Rapor uzatıldı
Sanayi tesislerinin faaliyet gösterebilmesi için, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği'ne göre alınması gereken; ancak Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'ne 12 Ocak tarihine kadar ibraz edilemeyen ÇED ibraz edilme tarihi, 30 Haziran'dan 31 Aralık tarihine kadar uzatıldı.
Tebliğlerde yer alan işyeri açma ruhsatı ibareleri, "işyeri açma ruhsatı veya Sağlık Bakanlığı'ndan alınacak gayri sıhhi müesseselere ait açılma ruhsatı veya Çalışma Bakanlığı'ndan alınacak işletme belgesi veya işyeri açma ve çalışma ruhsatı veya benzeri nitelikteki belgeler" olarak değiştirildi.
10 trilyon şapa oturdu
Dünyanın en büyük 3 şap araştırma enstitüsü arasında sayılan bir şap araştırma enstitüsüne sahip olan Türkiye, ihtiyacı olan şap aşısını ithalat ile karşılar hale geldi. Ortadoğu'daki şap hastalığı ile mücadeleye de aşı sağlamak amacıyla FAO desteği ile kurulan Şap Enstitüsü Müdürlüğü, 40 milyon dozluk üretim kapasitesine karşın, bu yıl sadece 2,6 milyon doz üretim yapabildi.
Üretilen aşının 600 bin tonu dağıtılırken, 2 milyon dozluk aşı, kontrolleri tamamlanmadığı için dağıtılmadı. Enstitü tarafından üretilen 1 milyon doz aşının ise yeterli kalitede bulunmadığı için imha edildiği öğrenildi. Teknolojisi 3'lü ve 5'li aşı üretimine uygun olmasına rağmen, "enstitüde üretilemediği" gerekçesi ile bu yıl ilk aşamada 3 milyon doz 3'lü aşı ithal edildiği, 8—10 trilyon liralık tesisin atıl tutulduğu öne sürüldü.
Sabancı'ya enerji kredisi
Alman Yatırım Bankası KFW, Enerjisa'nın inşa ettiği 3 kombine çevrim otoprodüktör santralına 167 milyon Euro tutarında finansman sağlayacak.
Sabancı Holding'den yapılan açıklamaya göre, Enerjisa'nın Adana, Mersin ve Çanakkale'de inşa etmekte olduğu toplam 250 MW kurulu gücündeki 3 adet kombine çevrim otoprodüktör santralının uzun vadeli dış finansmanı teminine yönelik krediye ilişkin anlaşma, Sabancı Center'da yarın imzalanacak.
İmza bugün
Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sakıp Sabancı ve Sabancı Holding CEO'su Hazım Kantarcı'nın da katılacağı törende, kredi sözleşmesi, Enerjisa adına Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Alman Yatırım Bankası KFW adına da Birinci Başkan Yardımcısı Dr. Norbert Kloppenburg ile Başkan Yardımcısı Karl Heinz Wellman tarafından imzalanacak.
Sağlanan kredinin Türkiye'nin elektrik enerjisi sorununa çözüm getirecek yeni yatırımlarda kullanılacağı belirtilen açıklamada, yaşanmakta olan ekonomik krize rağmen bu kredinin temin edilebilmiş olmasının anlaşmanın önemini artırdığı vurgulandı.
Devlet Bahçeli TÜSİAD'ı uyardı
MHP lideri ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, TÜSİAD yöneticilerine "Kanunları parlamento hazırlar ve çıkarır" uyarısında bulundu.
Bahçeli, siyaset ve hükümete baskı uygulamaya çalıştıkları gerekçesiyle daha önce mesafeli davrandığı TÜSİAD'a kapılarını önceki gün açtı. Edinilen bilgilere göre, Bahçeli, TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan ve beraberindekilerle yaptığı görüşmede "siyaset kurumuna haksızlık edildiğinden" yakındı. Problemlerin sebebi olarak siyasetin gösterilmesi yaklaşımını eleştiren Bahçeli, "Herkes, kendi yetkisi içinde kalmalı" dedi.
'Üslup yanlış'
TÜSİAD'ın üslubunu yanlış bulduğunu ileten Bahçeli, kendisine sunulan Siyasi Partiler Kanunu'nda değişiklik içeren taslağı da örnek göstererek şunları söyledi: "Sivil toplum örgütlerinin önemine inanıyoruz. Siyasi partiler, bunların önerilerini dikkate almalı. Ancak, üslubunuz yanlış. Ültimatom veriyorsunuz. Basın önünde dikte eder gibi yapıyorsunuz. Yasama görevini üstleniyorsunuz. Taleplerinizi bizlere yüz yüze iletmeniz daha iyi olur."
TÜSİAD yöneticileri ise, tavsiye niyetiyle hükümete öneriler ilettiklerini, bunların dikkate alınmasını beklediklerini aksi halde ekonominin daha da kötüye gideceği endişisini taşıdıklarını belirttiler. Diğer yandan, TÜSİAD'a davet edilen Bahçeli'nin buna olumlu karşılık verdiği de öğrenildi.
(Zekai Özçınar / ANKARA (cha))
Yol zammına turizm tepkisi
İstanbul'da bulunan köprü geçişlerine yüzde 40, otoyollara ise yüzde 200 zam yapılmasına farklı bölgelerden tepkiler gelmeye devam ediyor.
Turizm merkezlerinden biri olan Çeşme'yi İzmir'e bağlayan otoyolun da 750 bin lirada 2 milyon 250 bin liraya çıkarılmasına tepki gösteren turizmciler, günübirlik geliş gidişlerin azalacağını bunun da turizme yan tesiri olacağını dile getiriyor. Bölgeden gelen tepkileri Bayındırlık Bakanlığı'na göndereceklerini ifade eden Çeşme Otelciler Derneği Başkanı Veysi Öncel, zammın geri çekilmesini talep ettiklerini ve yerli turistin cezalandırıldığını söyledi. Çeşme İzmir arasında kalan normal yolun bu trafiği kaldırmayacağını belirten Öncel, güney bölgeleri kadar turizmde iyi durumda olmayan bölgenin daha da zor duruma gireceğini ifade etti.
Diğer taraftan önceki gün DYP Pendik İlçe Başkanlığı da otoyol ve köprülerden geçiş ücretine yapılan zamların "iptali ve yürütmeyi durdurma kararı verilmesi" talebiyle İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'ne başvuru yaptı. Danıştay Daire Başkanlığı'na gönderilmek üzere verilen dilekçede, "İstanbul Boğaz köprüleri geçişine yüzde 34, otoyol geçiş ücretlerine yüzde 200 oranında yapılan zammın iptali ile ivedilikle yürütmeyi durdurma kararı verilmesi" istendi.
İSTANBUL/ İZMİR (cha)
TASİP'le eğitim
Volkswagen markasının distribütörü Doğuş Oto önderliğinde oluşturulan Ticari Araç Sürücüleri İhtisas Programı (TASİP), okul servisleri ve turizm taşımacılığında güvenli sürüş teknikleri, ilkyardım, çocuk psikolojisi ve toplu taşımacılığın turizm sektöründeki yeri konularını kapsıyor.
Türkiye'de ilk defa uygulanan sistem kitle, öğrenci ve turizm taşımacılığında aktif bir role sahip olan servis sürücülerini hedefliyor.
|