GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

28/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



HABERLER 


F-16 düştü, pilot kurtuldu

Ankara Akıncılar (Mürted) Üssü yakınlarında F—16 tipi askeri bir uçak düştü. Uçağın pilotunun kazadan sağ olarak kurtulduğu ve durumunun iyi olduğu kaydedildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığı Genel Sekreterliği'nden konuya ilişkin olarak yapılan açıklama şöyle: "27 Haziran 2001 Çarşamba günü saat 14.30'da 4'üncü Ana Jet Üs Komutanlığı'na (Akıncı/Ankara) ait hava pilot yüzbaşı N.Tunç Sözen kumandasındaki bir F—16 uçağı, eğitim uçuşu esnasında piste inişe geçtiği sırada düşmüştür. Kazada pilot atlamış olup sağlık durumu iyidir. Kaza ile ilgili araştırma ve inceleme faaliyetleri devam etmektedir."

Bu son düşen uçak ile birlikte 2001 ilk altı ayı içinde düşen askeri uçakların sayısı 5'i buldu. 1993'ten bu yana düşen askeri uçakların sayısı ise 24'e ulaştı. 8 yıllık süre içerisinde 6 tane F—16 uçağı düştü.

(Sedat Güneç / Murat Aydın - ANKARA / İSTANBUL (Zaman)




Cinnet geçiriyoruz

Türk insanı art arda gelen deprem, ekonomik kriz, zamlar ve geçim sıkıntısıyla boğuşurken psikolojik yönden büyük bir yıkım yaşıyor. Tepkisini dile getiremeyen insanlar şiddete yöneliyor.

Son günlerde sıkça yaşanan cinnet olayları toplumdaki stres yükünü gösterirken uzmanlar bunu, bir fay hattında biriken ve gerilimlerden sonra meydana gelen büyük şiddetli depremlere benzetiyor.

Psikiyatri uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan, halk arasında cinnet olarak tabir edilen durumun psikolojide "akut psikoz" olarak adlandırıldığını belirterek, "Akut psikoz kişinin geçici bir süre ile şuur ve hareket serbestisini kaybetmesi; doğru ile yanlışı, dost ile düşmanı ayıramaması halidir. Bu gibi durumlarda genellikle aile faciaları yaşanır." dedi.

Yönetime kızınca

Prof. Dr. Nevzat Tarhan, toplumdaki stres yükünün arttığına dikkat çekerek, birçok olayın şiddetle sonuçlanmasına neden olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Tarhan, insanların yöneticilere karşı ifade edemedikleri tepkilerini yakın çevrelerine yansıttıklarını belirterek, şunları söyledi: "İnsanlar yaşadıkları sıkıntılardan sorumlu tuttukları idarecilere karşı tepki göstermekten çekiniyor. Uzun süre stres ve depresyonla yaşayan insanlar bir süre sonra bu tepkilerini en yakın çevrelerine şiddet olarak yansıtıyor."

Beyin kimyası bozuluyor

Cinnet öncesinde insanlar bir başlangıç dönemi geçiriyor. En sık görülen belirtiler, durgunluk, konuşmama, ölümle ilgili konulara yakın ilgi gösterme, uyku azalması, düşüncede hızlanma, kendi kendine konuşma. Daha sonra beyindeki kimyasal salgıların dengesi bozuluyor ve kişi bir an için başka bir kişiliğe bürünüyor. Birkaç dakika içinde tamamen deşarj olan kişi bu süre içinde yaptığı hiçbir şeyi hatırlamıyor ve normal haline dönüyor.

Psikolojik faylar kırılıyor

Prof. Dr. Tarhan'a göre Türkiye'de bir yıl önce 5 kişide bir görülen psikolojik rahatsızlıklara bugün üç kişide bir rastlanıyor. Özellikle deprem, ekonomik kriz, kötü yönetim, artan vergi, hayat pahalılığı insanlardaki stres yükünü artırdı ve bir fay hattında biriken gerilimin depreme dönüşmesi gibi insanlar kırılma noktalarında cinnet geçirerek üzerindeki stres yükünden kurtuluyor.

Çocuklar da bile şiddet

Prof. Tarhan, geçtiğimiz aylarda bazı okul yöneticileriyle yaptıkları sözlü ankete dayanarak, çocuklarda bile şiddete yönelimin arttığını ileri sürdü. Tarhan, okul idarecileri ile yaptığı görüşmelerde şubat ayından beri çocuklar arasında kavga ve kurallara uymama gibi davranışlarda belirgin bir artış gözlendiğini belirterek, bunu toplumsal düzeyde yaşanan strese bağladı. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Arif Verimli ise, cinnet olaylarını farklı bir yaklaşımla değerlendirdi. Verimli, ekonomik nedenlerle insanların ruh sağlığının bozulabileceğini ifade ederek, "Ekonomik sebeplerin insanların ruh sağlığını etkilediği inkar edilemez ama bu tür olayları doğrudan ekonomik sebeplere bağlamak doğru olmaz. Toplumsal anlamda bunu değerlendirmek doğru değil, hepsinin ayrı ayrı nedenleri var, bu olayları tek tek incelemek gerekir." şeklinde değerlendirme yaptı.

Son cinnet bankada

Emlakbank'ın İstanbul Kocamustafapaşa şubesinde 200 milyon maaşla çalışan bir güvenlik görevlisinin, cinnet geçirerek bankaya ait 38 milyar lirayı sokakta dağıtması Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde gözetim altına alınmasına neden oldu. Sanık avukatı ise yaptığı savunmada ekonomik kriz, zamlar ve geçim sıkıntısının insan psikolojisi üzerinde yaptığı tahribata dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu olay, sadece bir cinnettir. Müvekkilimin üst araması sırasında 2,5 milyon TL çıkmıştır. Ayrıca aldığı paraları, özellikle aldığı paraları yaşlılara ve dilencilere dağıtmış, gençlere ise siz çalışın ve kazanın demiştir. Bu yüzden gaspla suçlanmaması gerekir."

Avukat Mesut Özkan da kişinin adli tıptan gelecek rapora göre yargılanabileceğini belirterek, "Cinnet geçiren kişi olaydan sonra adli tıba sevk edilir. Adli tıptan gelen rapora göre, eğer suçu işlediği zaman şuur veya hareket serbestisini tamamen kaldıracak surette akıl hastalığı olduğu tespit edilerse o kimseye ceza verilmez." dedi.




Tepkisiz kalmayın

Ülke sorunlarıyla yakından ilgilenen ve "ne olacak bu memleketin hali?" düşüncesinden kurtulamayan Türk insanı, itaat kültürü ile yetiştiği için tepki göstermekten korkuyor.

"Tepki göstermekten çekinmeyin" diyen Prof. Dr. Tarhan vatandaşlara şu tavsiyede bulunuyor: "İtaat kültürünün yerine demokratik kültürün gelişmesi ve insanların tepkilerini açıkça göstermeleri gerekiyor. Sorgulayabilen, tepki gösterebilen insanların psikolojik yapısı daha güçlü olur ve daha az cinnet geçirir."




Kriz çileden çıkardı

Toplumu cinnete sürükleyen sebeplerin başında 7-8 aydan beri Türkiye'nin birinci gündemi olan ekonomik kriz geliyor.

Krizden bugüne kadar benzin, tüpgaz, elektrik ve temel tüketim ürünlerine yüzde 70-80 oranında zam yapıldı. Köprü ve otoyollar yüzde 200'e varan zam gördü. Resmi olmayan rakamlara göre 1 milyona yakın kişi işsiz kaldı. Sanayide üretim ise yüzde 40'ların altına indi. Üretim ve satışların düşmesiyle birlikte kapanan işyerleri ve işten çıkarılmalar krizi sosyal bir tehlike olarak gündeme getirdi. Son olarak 'yeni vergi yok' sözlerine rağmen ek vergiler getirilmek istenmesi vatandaşın sabrını iyice taşırdı. Gelecekle ilgili umudu giderek zayıflayan insanlar yurtdışına kaçmaya başladı.




1 günlük bilanço bile ürkütücü

SAMSUN:

Kavak'ın Göçebe köyünde oturan Muammer Batkal (26), bir süre önce kız kardeşi Ş.B'ye (28) tecavüz ettiği iddiasıyla, amcası Ziya Batkal'ın evini basarak, yengesi Nafiye Batkal (52), Hasan Batkal (17) ve Emine Çakır'ı (26) öldürdü.

İSTANBUL:

Siirt Belediyesi eski Başkanı M. Fahri Çeliker'in oğlu Can Murat Çeliker (29), bunalım sonucu sokak ortasında başına ateş ederek intihar etti. Güngören'de de Ercan Mağden (41) kendi evinin doğalgaz borusuna asarak intihar etti. Bahçelievler'de ise eşiyle kavga eden Ali Özdemir (25), kayınpederi Hasan Dalcı tarafından kurşun yağmuruna tutuldu.

BOLU:

Bolu'nun Seben ilçesinde, otomobil satışından kaynaklanan anlaşmazlık sonucu çıkan kavgada, pazarcılık yapan Nevzat Alkan (32), bıçakla saldırdığı Nurullah Benli'yi öldürdü, kardeşi Nihat Benli'yi ise yaraladı.




Geçen ayın kara tablosu

Son bir ayda yaşanan ve gazetelere yansıyan bazı cinnet olayları şöyle:

Komşusuyla tartıştığı için pompalı silahla çevreye gelişigüzel ateş eden emekli öğretmen Celal Zerken 11 saat boyunca dehşet saçtı. 4'ü polis 8 kişiyi yaraladı.

Dursun Ali Tanrıverdi isimli genç kendisini tersleyen dükkan sahibini öldürdü.

Kardeşinin yasak aşkının evini basan Hüseyin Yalçın isimli polis evdeki beş kişinin kafasına birer kurşun sıktı.

Karısının 'Boşanırsan kızımızı öldürürüm.' tehdidi üzerine çılgına dönen işsiz koca Murat Çukurkent, eşinin boğazını sıkarak öldürdü.

Erzincan'da piyasaya borcu bulunan bir işadamı bunalıma girerek intihar etti.




Yolsuzlukla mücadeleye zayıf not

Uluslararası Saydamlık Örgütü, Türkiye'nin yolsuzlukla mücadele notunu 3,8'den 3,6'ya düşürdü.

Uluslararası Saydamlık Örgütü'nün (Transparency International) 2001 Araştırma Sonuçları dün açıklandı. Buna göre; Türkiye'nin "Yolsuzluk Algılama Derecesi" kötüleşti. Türkiye, Rüşvet ve Yolsuzluk Algılama İndeksi'nde 91 ülke arasında 54. sırada yer alırken yolsuzlukla mücadele derecesi 3,8'den 3,6'ya düştü. Notun düşmesi, rüşvet ve yolsuzlukların arttığı anlamına geliyor. Türkiye 1995'te 4,10 notu alarak 40 ülke arasında 27. sırada yer almıştı.

Uluslararası Saydamlık Derneği'nin Türkiye üyesi Toplumsal Saydamlık Hareketi Derneği Başkanı Erciş Kurtuluş, bu olumsuz gelişmenin nedenlerini özetle şöyle sıraladı: "Kirli siyasetçi—bürokrat—işadamı üçlüsünün, rüşvet ve yolsuzluğu artırması. Son bir yıldır ortaya çıkarılan yolsuzluk olaylarının yabancı gözlemciler üzerinde olumsuz etki yapması. Hükümetin yolsuzlukla mücadelede çelişkili tutum ve davranışları. Yolsuzlukla mücadele söylemlerinin lafta kalması, kurumsal bir mücadele stratejisinin belirlenip uygulanmaması. Endekslere kaynak olan araştırmaların yeterince objektif ve bilimsel olamayışı." (Erkan Acar/ İSTANBUL (Zaman))




Araştırma sonuçlarına göre en temiz ve en kirli ülkeler şöyle

Kirliler: Azerbaycan, Bolivya, Kamerun, Kenya, Endonezya, Uganda, Nijerya, Bengladeş.

Temizler: Finlandiya, Danimarka, Yeni Zelanda, İzlanda, Singapur, İsveç.




Göktaşı düştü Alanya sarsıldı!

Antalya'nın Alanya ve Gazipaşa ilçe sınırına yakın olan bölgeye, "göktaşı" olduğu iddia edilen bir cismin düştüğü bildirildi.

Alanya Demirtaş Jandarma Komutanlığı'ndan alınan bilgiye göre, Antalya'nın Alanya ve Gazipaşa ilçe sınırını oluşturan Toroslar üzerinde bulunan Kaş yaylası bölgesine, önceki gece saat 21.30 sıralarında ateş topu şeklinde bir cisim düştü. Yörede yer sarsıntısı gibi hissedilen olay üzerine, Alanya Demirtaş Jandarma Komutanlığı'na ait ekipler sabaha kadar arama yaptı. Aramada, herhangi bir ize rastlanamadı.

Alanya ve Gazipaşa yöresindeki görgü tanıkları, Akdeniz üzerinden gelen ve ateş topu şeklindeki cismin, Toroslar üzerinde bir bölgeye düştüğünü, düşme anında da yörede sarsıntı hissedildiğini ifade ettiler.




Yurdatapan'a 175 bin $ ödül

Merkezi New York'ta bulunan İnsan Hakları İzleme Komitesi (İHİK), besteci ve söz yazarı Şanar Yurdatapan'ın her yıl verilen Hellmann/Hammett ödülüne layık görüldüğünü açıkladı.

1989 yılında Amerikalı yazarlar Liliam Ellmann ve Dashiel Hammett adına ihdas edilen ödülün bu yılki parasal değerinin 175 bin dolar olduğu açıklandı. İHİK tarafından yapılan açıklamada, Şanar Yurdatapan'ın Özgür Gündem gazetesinin sürekli yazarları arasında bulunduğu ve 1980 askeri müdahalesinden sonra 11 yıl Almanya'da "sürgünde yaşadığı" belirtildi.




Mehmet Eymür sessizliğini bozdu

MİT Kontr–terör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür, uzun bir aradan sonra internetteki sitesini yenilemeye başladı.

Eymür son yazısında, devletin bir dönem terör örgütü ASALA'ya karşı kullandığı Abdullah Çatlı ve arkadaşlarının bazı isteklerini kabul edip yerine getirdiğini açıkladı. Eymür, Çatlı'nın eylem ekibi içinde yer alan Oral Çelik'in ise eylemlerini sağda solda anlatması yüzünden bu gruptan çıkarıldığını ileri sürdü. Erkan Acar / İSTANBUL (Zaman)




TAM'dan din dersi talebi

Türkiye Araştırmalar Merkezi (TAM), Kuzey Ren Vestfalya eyaletindeki siyasi parti yönetimi ve meclis gruplarına sunduğu uyum politikası öneri paketinde, Alman okullarında İslam din derslerinin müfredata alınması gerektiğini belirtti.

Öneri paketinde, yabancı gençlerin eğitim şanslarının Almanlarla eşit düzeye getirilmesi ve AB haricindeki ülkelerden gelen yabancılar için de yerel seçimlere katılma şansı verilmesi istendi. Birol Aydın / İSTANBUL (Zaman)




Kırmızıgül'e 13 yıl hapis talebi

Türkücü Mahsun Kırmızıgül hakkında, karşılıksız çek ve vergi kaçırdığı gerekçesiyle 13 yıla kadar hapis istemiyle 3 ayrı dava açıldı.

Kırmızıgül hakkında 10. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davada 1 yıldan 5 yıla kadar hapis, İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ikinci davada 1 yıldan 5 yıla kadar hapis, İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki üçüncü davada ise 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor. (Nuri İmre/ İSTANBUL (Zaman))




7 yaşındaki Turgut 7 kişiye umut oldu

Trafik kazası sonucu beyin ölümü gerçekleşen Turgut Çobanoğlu'nun organları, 7 hastaya hayat umudu oldu.

Her gün onlarca insanın hayatına mal olan trafik canavarı, minik Turgut'u geçen cumartesi günü Antalya-Kemer karayolu Beldibi kavşağında yakaladı. Ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede beyin ölümü gerçekleşti. Amca Hasan Çobanoğlu'nun organ nakli yapılmasını onaylaması üzerine önceki akşam Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde, Prof. Dr. Mustafa Akaydın başkanlığında hummalı bir çalışma başladı. Antalya, Ankara ve İzmir üçgeninde toplam 100 kişiden oluşan uzman ekipçe gerçekleştirilen operasyonlarla 7 yaşındaki Turgut Çobanoğlu'nun böbrek, karaciğer ve kalp kapakçıkları, organ bekleyen 7 kişiyi sağlığına kavuşturmak için yola çıkarıldı.

Özel uçak kalktı

Turgut'un böbrekleri, Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yapılan operasyonla 44 yaşındaki Ramazan Cantilav ve 47 yaşındaki Aysel Durmaz'a nakledildi. Burdur Gölhisar Belediyesi Su İşleri Müdürlüğü'nde çalışan ve 4 yıldır böbrek bekleyen Ramazan Cantilav 2 çocuk babası. 3 çocuk annesi olan Aysel Durmaz ise 4 aylık böbrek hastası.

Organ nakli için uygun dokuda organ bekleyen Ayşegül Yılmaz, Muammer Sancaklı ve Sanem Taşkan'a nakil yapılamayınca, Başkent, 9 Eylül ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanelerine bilgi verildi. Bunun üzerine Ankara Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden 4 kişilik bir ekip özel uçakla Antalya'ya geldi. Akdeniz Üniversitesi Organ Nakli Hastanesi'nde 4 saat süren operasyonun ardından Turgut Çobanoğlu'nun karaciğer ve 4 kalp kapakçığı özel uçakla Ankara'ya götürüldü. Kalp kapakçıkları ise 9 Eylül ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi hastanelerinde organ bekleyen hastalara nakledilmek üzere İzmir'e gönderildi.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.