GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

29/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Zam, vergi ve soyulan vatandaş

Her şey zirvede bir tartışma ile başladı. Bunu ülke ve insanını derinden yaralayan bir süreç takip etti: vatan kurtaran bir vazifeymiş gibi bu tartışma halka duyuruldu, doların fırlaması ve doların yükselmesinden birkaç saat önce birilerinin Merkez Bankası'ndan milyar dolarları hesaplarına aktarmaları, ortadirek vatandaşın cebindeki paraların çakıla dönüşmesi, kurtarıcı olarak bir bürokratın ithali, kapatılan fabrikalar, her gün sayısı gittikçe artan işsizler ordusu, geçinemeyen işçi, memur, dar gelirli.. siftah yapamayan, ilk defa sokağa inen esnaf ve sokakların yasaklanması...

'Siz misiniz şikayet eden' dercesine halkı perişan eden zam sağanakları, anamuhalefet partisinin kapatılması, üniversite imtihanlarına başörtü yasağı getirilmesi, imam hatiplerin transferini kabul eden müdürlerin bir daha hiçbir şekilde idarecilik yapamayacak şekilde cezalandırılması...

Yapılanlar bunlarla da kalmıyor ve şimdi ise kaynak üretme bahanesiyle Bakanlar Kurulu, yurtdışına çıkıştan vergi beyannamelerine, köprü ve otoyol fiyatlarından uçak biletlerine kadar iğneden ipliğe yeni zam ve ek vergi uygulaması başlatıyor.

Tasarruf yok zamma devam!

Aldıkları tasarruf tedbirlerinden hiçbirisini uygulamayan devletlu, vatandaşın sırtına yük bindirmede adeta şahin gibi..

Hani makam aracı saltanatına son verilecekti?.. Hani senede sadece bir ay hizmet veren (kime verdiği de meçhul) eğitim merkezi adı altındaki arpalıklar satılacak, en azından ekonomiye kazandırılacaktı. Halk kan ağlar, evlerine ekmek götüremezken varsın bürokrat ve teknotlarımız da bir seneliğine bile olsa tatil yapmayıversin.

Halkın ve reel sektörün ciddi bunalım yaşadığı bir dönemde halkımız, ilgili ve yetkililerden az da olsa bir nefes almayı bekliyorken yapılan zam ve alınan ek vergi kararları halkı ve ekonomiyi daha da perişan bir noktaya sürüklemiştir.

Daha birkaç ay önce yapılan köprü zammının vatandaşta oluşturduğu sızı dinmemişken tekrar zam yapmak, otoyol geçiş ücretlerini yüzde 200 gibi acımasız oranda artırmak, halkımızla dalga geçmek değil de nedir?..

Ekonominin patronları devletin kaynaklarını sömürdüğü tescillenen bu tescili bekleyen birkaç aileyi sıkıştırıp hortumlanan paraları tahsil edeceğine onları beslemek için, zaten geçim sıkıntısından beli bükülmüş, milyonlarca insanın sırtına ha bire zam ve ek vergi yüklemektedir.

Hem de ne için biliyor musunuz? Sadece "kamu açığını finanse etmek"!?.. İnsan, dehşete düşüyor değil mi?

Otoyolunmaya hayır!

Bu arada vatandaşlarımız da artık yapılan yanlışlıklar konusunda sessiz kalmıyor. Gerek ferdi gerekse de sivil toplum kuruluşları vasıtasıyla sesini duyurmaya çalışıyor. Müstakil Tüketiciler Birliği de son olarak "Otoyolunmaya hayır!" sloganıyla vatandaşların tepkilerini dile getiriyor ve yargı yoluyla bu vergileri kaldırma mücadelesi veriyor. Toplumsal duyarlılığın oluşması için yurttaşların katılabileceği ve bu haksız uygulamaya itirazları simgeleyen kampanyalar hazırlayan Müstakil Tüketiciler Birliği Derneği Genel Başkanı Av. M. Bülent Deniz'i kutluyorum.




Nöbetçi eczaneler gizli mi tutulmalı!

01.06.2001 günü saat 22.00'de çocuğumun ateşinin çıkması sebebiyle en yakın eczane olan Ferah Mahallesi'ndeki Yeşim Eczanesi'ne giderek nöbetçi eczaneyi öğrenmek istedim. Ancak nöbetçi eczane levhası dahi yoktu. Daha sonra Ümraniye Belediyesi karşısındaki Hardal Eczanesi ve Karanfil eczanelerine baktım. Onlarda da nöbetçi eczaneler yoktu. Sadece nöbetçi eczanenin neresi olduğunu bulmak için yaklaşık 20 dakika zaman harcadım. Allah'tan çok acil durum yoktu.

Daha sonra durumu İstanbul Eczacılar Odası'na bildirmek için aradım, muhatap bulamadım. 4.6.2001—6.6.2001 tarihinde yeniden aradım, yine muhatap bulamadım.

Acil durumlarda 5 dakikanın bile ehemmiyetli olduğu sağlık hususundaki bu duruma valiliğin gerekli önlemleri alması, her eczanede bölgedeki nöbetçi eczanelerin ilan edilmesi vatandaşlarımızı rahatlatacaktır. Faruk Öncel / İstanbul




Telekom'dan karşı numara açıklaması

16 Haziran tarihinde yazdığımız 'Telekom'daki zıtlıklar' başlıklı yazımızla ilgili Türk Telekomünikasyon Pazarlama Dairesi Başkanı Fazlı Köksal bir açıklama yaptı.

Karşı numarayı gösteren sistem olarak tanımlanan ve telekomünikasyon literatüründe CLIP olarak ifade edilen sistemin hizmete verildiğini belirten Köksal'ın açıklaması şöyle: "Geç de olsa böyle bir hizmeti sunduğumuz için mutluyuz. Ancak, üzülerek ifade etmem gerekir ki, okuyucunuzun aldığı cihazın telefonuna irtibatlandırması uygun değil. Zira telefon şebekesine irtibatlandırılan cihazların 'Türk Telekom onaylı olması gerekiyor."



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.