Güç bedeli geri ödeniyor
Bildiğiniz gibi elektrik abonelerinden 'güç bedeli' adı altında alınan sabit ücretler epeyce tepki toplamıştı. Bunun üzerine birçok vatandaş bu ücretlerini geri alabilmek için epeyce mücadele vermişti. Hâlâ Tüketici Köşesi'ne müracaat edip 'güç bedeli' ücretlerinin haksız alındığını söyleyip geri almak isteyen insanlar var. Sapla samanın karıştığı bir ortamda neyin 'hak' neyin 'borç' olduğu kavramlarının da içi boşaltıldı. Danıştay'ın yürütmeyi durdurma kararına rağmen 2001 Mali Yılı Bütçe Kanunu'nda 'güç bedeli'nin alınması kanun maddesi olarak düzenlendi. Onun için güç bedeli alınması 1 Ocak 20001 tarihinden itibaren başlamış oldu. Danıştay kararı, sadece yönetmelik iptalini kapsadığı için Ekim, Kasım ve Aralık 2000 tarihlerinde tahsil edilen güç bedellerinin abonelere geri ödenmesi gerekiyor. Bu gerekçelerden yola çıkan Meram Elektrik Dağıtım, ekim, kasım ve aralık aylarında tüketicilerden alınan "güç bedeli" ücretlerini iade etmeye başladı. Ekim—Aralık 2000 tarihlerinde 'güç bedeli' ödeyen elektrik abonelerinin, MEDAŞ'a dilekçeyle başvurmaları durumunda, tahsil edilen miktarın elektrik faturalarından düşülerek geri ödeneceği bildirildi. MEDAŞ'tan görüştüğüm üst düzey bir müdür, abonelerin müracaat etmesine gerek kalmadan alacaklarının faturalardan düşüleceğini söyledi. Bu fiili durum, bütün elektrik abonelerini ilgilendiriyor. Ama işin ilginç tarafı bu konuda TEDAŞ yetkilileri herhangi bir açıklamada bulunmuyorlar. Benim hesabıma göre tüketicinin cebine girecek rakam yasal faizleri ile birlikte 20 ila 40 milyon dolar arasında değişiyor.
Derviş, bu sese kulak kabartsın!
Hükümetin ek vergi talebine toplumun bütün katmanları tepki gösteriyor. Sesini yükseltenlerden birisi de devlete 24 yıl memurluk yapmış emniyet mensubu. Toplumun emniyetinden sorumlu 'emniyet görevlisi', "Bu sesimi herkese duyurun, söylediklerimin içinde suç unsuru bir şeyler varsa bütün sorumluluğu alıyorum." diyor. İsmi bende gizli bu memur, "l992 yılında nişan yüzüklerimi bile satıp 55 milyona 2. el bir otomobil satın aldım. O zamanlar deposu 30 bin liraya doluyordu. Sanki devletimin bana garazı varmış gibi her şey roket hızı ile yükseldi. Şimdi depo 44 milyon liraya ancak doluyor. Memur işi olsun dedim, borç harç LPG taktırdım. Daha borcu geçen ay bitti. O çok sevdiğim, uğruna sopalar, kurşunlar yediğim, üç kuruşa görev yaptığım devletim motorlu taşıtlardan l2 milyon daha ek vergi istermiş. Yuh olsun. Artık vergilerimi erkenden ödemek yok. Evimin değerini gerçek rakamlardan beyan etmeye tövbeler olsun. Devlete bir kuruş kazandıracak veya tasarruf ettirecek hiçbir gayrette bulunmayacağıma söz veriyorum. Yapabildiğim kadar telefonlarımı işyerinden edeceğim. Fahri trafik müfettişi olarak devlete milyarlarca lira gelir sağladım; ama artık ceza kesmek yok." diyor.
Otoyol zammı çok yüksek
Kenan Öztürk, "Samandıra çıkışını kullananlar 3 km kadar bir mesafe gidiyorlar ve 1 milyon lira ödüyorlar. Tek kelimeyle akıl almaz bir duyarsızlık, sorumsuzluk. Eski ücret 350 bin liraydı. Memur maaşına yüzde 5, otoyola yüzde 200 zam. Peki memur bu parayı kimin cebinden alacak? Olmaz böyle şey, gerçekten olmaz." diyor.
Ben vatandaşım, Karun değil!
Bir okur, "Düşünün 1979 model Renault'nuz varsa ve satıyorsanız alan kişi 12 milyon lira vergi ödeyecek. Mercedes Kompressor satın alan kişi de aynı parayı ödeyecek. Herkes kazandığı kadar vergi ödemeli. Ben sefalet çekmek istemiyorum, vergi ödemek istemiyorum artık. Dayanacak gücüm kalmadı. Ben sade bir vatandaşım, Karun değil."
|