Niyetimiz üzüm
yemek!
Hesapta üzümün faydalarını anlatmak yoktu. Sadece kayısının faydalarını anlatacaktık. Herhangi bir yerden kayısı geldiği için filan değil elbette. Sadece 'kayısının faydaları'nı anlatan bir yazıyı görünce hoşumuza gitti ve paylaşalım istedik. Kayısı yazını bitirdik. Tariş'ten gönderilen bir paket üzüm elimize geçti. Bulunduğumuz katta arkadaşlarla birlikte yedik ve artık üzümün de faydalarını anlatmamız gerekiyor dedik. Kutunun içinden de üzümün faydalarını anlatan bir kağıt çıktı. Tam da bize göreydi yani. Hemen belirtelim; sigara gelseydi, tütünün faydalarını anlatmaya kalkmazdık. Hatta, uzunca zamandır tütünle alakalı olarak zihnimizde tasarladığımız 'aleyhte'ki yazıyı bitirirdik. Ama üzümün yeri başka. Yeri ve mevsimi gelmişken diğer meyve ve sebzelerin de faydasını anlatmak gerektiğine inanıyoruz. Mesela, bir kuşburnunu Tansu Çiller sayesinde tanıdık. Sayın Çiller'in politikaya katkısından çok bu kuşburnunu tanıtımı önemlidir. O yüzden diğer politikacılardan da benzeri bir katkı bekledik; olmadı.
Üzüm nerede yetişir, anavatanı neresidir, tarihi nerelere kadar dayanır gibi detaylara girmeden, doğrudan üzümün faydalarına geçelim. Çünkü bizim niyetimiz üzüm yemek! O yüzden üzümünü yiyip bağını sormuyoruz. İsteyen sorabilir, ona da saygı duyarız. Çünkü Babil'in Asma Bahçeleri, dünyanın yedi harikası arasında sayılıyor. Çarşı pazarda üzüm satılmaya başlandı. Fiyatı şimdilik ortadireğe ağır gelse bile, yakında herkesin alabileceği seviyeye gelir. O yüzden aceleye gerek yok. Çayı şekerle içmek istemeyenler kuru üzümü kullanabilir. Asma yaprağının da mükemmel bir sarma (dolma) malzmesi olduğu herkesin bildiği bir konu. İsterseniz onun faydalarını saymayalım. Üzümle yetinelim.
Üzüm iyi bir gıdâ maddesidir. Üzüm, şekerler, organik asitler, B ve C vitaminleri, tanen taşır. Tıpta idrar artırıcı, sindirimi kolaylaştırıcı, müshil ve kuvvet verici olarak kullanılıyor. Hamilelerin bulantılarını önler. Kabızlığı giderir. Kalbi kuvvetlendirir. Kanı temizler. Şişmanlık önleyicidir. Cildi güzelleştirir. Mide ülseri, gastrit, karaciğer, dalak hastalıkları, romatizma ve mafsal iltihaplarında faydalıdır. Tâze üzümün sıkılmasıyla elde edilen usareye şıra denir. Kuvvet verici ve gıda olarak kullanılır. Şıranın ısıtılarak koyulaştırılmasıyla pekmez, bunun da yoğunlaştırılmasıyla bulama elde edilir.
Sırada ne mi var? Bekleyelim görelim!
Darbe
Fazilet Partisi'nin Anayasa Mahkemesi'nce kapatılması esnasında dikkatli davranıldığı ve ekonomiye zarar vermemesi için borsanın kapanmasının beklendiği herkesçe biliniyor. Peki ekonomiye zarar vermemesi istenen kararın, demokrasiye de zarar vermemesi hesaplandı mı? İsterseniz soruyu bir de şöyle soralım: FP'nin kapanmasının demokrasiye ne kadar darbe vurduğu belli mi? Yoksa demokrasiye, ekonomi kadar bile değer vermiyor muyuz? Ekonomiye de ne kadar değer verdiğimiz belli zaten!
Panik
Başbakan herhangi bir hastane önünden geçmeye görsün, medya panik atağa kalkıyor. Hasta mı, usta mı diye yaygara koparıyor. Bereket, Başbakan'ın sağlığı yerinde de problem çıkmıyor. Dün gazetelerde yine benzeri haberler vardı. Başbakan, yine "Herhangi bir rahatsızlığım yok!" diye açıklama yaptı.
Yahu asıl hasta olan biziz. Bakmayın "Rahatsızlığımız yok!" demediğimize. Hastaneler pahalı, girsek daha beter çıkma tehlikesi var. Devlet hastanelerinden ümidimizi çoktan kestik. Ölüp gitsek, dönüp bakan olmayacak.
Çöl
Türkiye, dünyada çölleşmeden en fazla etkilenen 7. ülkeymiş. İlk 6 ülke ise Afrika'dan. Onlarda da çekirge sürüleri var, biz de de. Çölleşiyorsak suç bizim mi? Hep çekirgelerin. Ne bulurlarsa yiyorlar çünkü.
|