GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

30/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Gasp çetelerini kim durduracak?

Son yıllarda yoğunlaşan gasp ve hırsızlık olaylarının önü bir türlü alınamıyor. Maalesef daha önce nadir rastlanan bu olaylar, tedbir alınmadığı için; artık herkesin gözü önünde yapılıyor.. Bu gözü dönmüş çeteler artık herhangi bir sokak ortasında gözüne kestirdikleri gariban insanlarımızın çantasını, parasını zorla, hatta yaralama pahasına çarpıp götürebiliyorlar. Bazı kanuni açıkları da dikkate alan çeteleri maalesef kimse durduramıyor.

Defalarca Millet Kürsüsü'nden dile getirdik.. Birçok vatandaşımızın feryadını buradan kamuoyuna yansıttık.. Ama maalesef olaylar her geçen gün daha da korkunç boyutlara vardı/varıyor.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün istatistiklerine göre, 2000 yılında yurt çapında toplam 1370 gasp olayı meydana gelirken, bunun ancak yüzde 77'si aydınlatılabildi. 67 bin 867 hırsızlık olayının ise ancak yüzde 38'i aydınlatılabildi. Ayrıca 11670' de oto hırsızlığı olayı meydana gelirken; bunun ise ancak yüzde 55'i aydınlatılabilmiş. Özellikle; İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde yoğunlaşan bu çeteler konusunda artık devlet kurumlarının harekete geçmesinin zamanı gelmedi mi?..




Öğretmenlik mağdurları soruyor: Ailelerimize ne cevap vereceğiz?

Dünyada eğitim sistemiyle bu kadar gelişigüzel oynanan başka bir ülke her halde zor bulunur. Maalesef hem ortaöğretim hem de yüksek öğretimde o kadar keyfilikler yaşanıyor ki öğrenciler şaşkınlığını bir türlü gizleyemiyor. Hayal kırıklıklarına sahip olanların haddi hesabı yok. Bunları tek tek saymaya gerek yok. Bunlardan sadece bir örnek veriyoruz. Gerisini varın siz değerlendirin.

1997 yılında üniversiteyi kazanan bir grup öğrenci yaşadıkları mağduriyetleri şöyle sıralıyorlar: "KT Ü Fen —Edebiyat Fakültesi Fizik Bölümü'nde okumaktayız. Öğretmen olacağımız düşüncesiyle son sınıfa kadar geldik. Fakat MEB yaz ayı içersinde yaptığı 'Fen —edebiyatlara formasyon verilmeyecek.' duyurusundan sonra adeta yıkıldık. Neden bizler ayrı tutuluyoruz? Öğretmen olacağımızı düşünerek bizi bekleyen ailelerimize ne cevap vereceğiz?.."

Bir taraftan öğretmen açığı yaşayan ülkemiz, diğer taraftan da öğretmen kaynaklarını kurutmakla uğraşan ilgili ve yetkililer. Bunların arasında ise sürekli değişen yönetmelik ve uygulamalarla şaşkına dönen eğitim gönüllüsü genç insanlar.

Çeşitli üniversitelerde dört sene boyunca öğretmen olmalarını sağlayacakolan pedogoji—formasyon derslerini alan öğrenciler, ülkeyi aydınlık bir geleceğe taşımak için kolları sıvamışlardı. Ancak yeni bir uygulamayla hayalleri yıkılmıştı.Çünkü yıllardır aldıkları bu dersler işlerine yaramayacaktı.

Gençler haklı olarak soruyor:

* Şu ana kadar aldığımız formasyon dersleri özel kurumlar tarafından kabul edilecek mi?

* Resmiyette geçerli olacakmı olacaksa ilerde iptal edilme durumu olabilir mi ?

Gerçekten ülkeye ve gençliğe yazık ediliyor. Bir kuralı baştan koyarsınız ve herkes ona göre tercihini yapar. Nedir bu tavşana kaç tazıya tut oyunu. Ayıp olmuyor mu beyler?




Carrefoursa'da neden mescid yok?

Geçtiğimiz hafta perşembe günü saat 18: 00 sıralarında ailecek Kozyatağı'ndaki Carrefour alışveriş merkezine gitmiştik. Ama takdir edersiniz ki o kadar yeri gezmek saatler sürüyor. Bu yüzden akşam namazını kılmak üzere bir mescit arama maratonuna girdik. Uyarıcı levhalar takip ettik ama nafile, sonra danışmaya sorduk ve olumsuz cevap aldık. Kulaklarıma inanamadım. On binlerce metre karelik bir yerde nasıl olurda birkaç metrekarelik bir yer düzenlenemezdi? Doğrusu anlamak çok zor. Kendi kendime karar aldım; bundan böyle bu gibi yerlerde bizim de ihtiyaçlarımız dikkate alınarak mescit konuluncaya kadar alışveriş yapmayacağım. Sn. Carrefour yetkilileri: Kurban bayramlarında kurban satarak dini bir vecibeden payınıza düşeni alma inceliğini göstermenize rağmen 4 metrekarelik bir alanı niçin mescid için ayırmıyorsunuz? Zira istek ve şikayet formunuzu doldurmama rağmen nezaketen arama gereği bile hissetmeyişinizi anlamakta güçlük çekiyorum.

Fahrullah Arslan / İstanbul




İSKİ'den Tuzla Gölü açıklaması

Önceki gün İSKİ yetkililerine yönelik yazdığımız 'Arıtılan suyu kuruyan Tuzla Gölü'ne aktaramaz mı? başlıklı teklifimizle ilgili İSKİ yetkilileri bir açıklama yaptılar. Yetkililer, bu konuda kendilerinin de bir çalışması olduğunu, halen konuyla ilgili laboratuvar çalışmalarının devam ettiğini ifadere ederek,"Tam sonuç alındığında arıtılan su Tuzla Gölü'ne akıtılabilecektir." dediler.



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.