Meclis muhalefetsiz
TBMM, 21. yasama döneminin 3. yılını muhalefetsiz kapattı. FP'nin kapatılma kararını protesto etmek için milletvekillerininin Meclis'i terketmesinin ardından dün de DYP, ek vergi başta olmak üzere görüşülen bütün yasaları protesto ederek Meclis'i topluca terketti.
Kapatılan Fazilet Partisi'nin milletvekillerinin ardından DYP'liler de TBMM Genel Kurulu'nu terk etti. Böylece, kaninları 10 dakikada geçirmeye başlayan Meclis, muhalefet partileri olmadan çalışmalarını tamamlayarak tatile girdi.
Meslek ve teknik lisesini bitirenlerin alanlarıyla ilgili yüksekokullara sınavsız girmelerine imkan sağlayan yasa tasarısının görüşmeleri muhalefetsiz yapıldı. Tasarının bir ve ikinci maddesi üzerinde DYP Van Milletvekili Hüseyin Çelik konuştu. Çelik, DSP'lilerin laf atması üzerine, kendisinin de imam hatipli olduğunu belirterek, "İmam hatipli olanlar da insandır. Bugün Türkiye'de gözyaşı sel olmuştur; ama sizin umurunuzda değil. (İmam hatiplilerin orta kısmını kapatacağız) diye meslek lisesi mezunlarını mağdur ettiniz. Demokratlık gibi bir iddianız varsa imam hatiplileri öncelikle sizin savunmanız lazım." şeklinde konuştu.
Muhalefet sıraları boş
Tasarının 8'inci maddesinin oylanması sırasında DYP'li milletvekilleri yoklama istedi. TBMM Başkan Vekili Ali Ilıksoy, yapılan yoklama sonucunda toplantı yeter sayısı bulunduğunu açıklayınca, DYP Grup Başkan Vekili Turhan Güven itiraz etti. Güven, "Tasarıların millete bir yararı olmayacağı görülmektedir. Millete bu kadar ıstırap verilmemesi için görüşmelerden çekiliyoruz." dedi. Bunun üzerine DYP'li milletvekilleri Genel Kurul'dan ayrıldı. İktidar milletvekilleri, DYP'li milletvekillerini alkışlayarak protesto ettiler.
Muhalefet sıralarının tümüyle boş kalması üzerine İstanbul Bağımsız Milletvekili Mustafa Düz, muhalefet sıralarında oturdu. MHP Grup Başkan Vekili İsmail Köse, Düz'ün yanına gelerek, kendisini ön sıralara geçtiği için kutladı. Daha sonra bir grup MHP milletvekili de Düz'e eşlik ettiler. MHP'liler DSP'lileri de yanlarına çağırdılar. ANKARA (Zaman)
TBMM jet gibi çalıştı
TBMM Genel Kurulu, tatilden önce yoğun bir çalışma geçirdi. Muhalefet partilerinin genel kurula katılmaması üzerine gündemdeki 7 tasarı jet hızıyla yasalaştı. İktidar ortakları dün Genel Kurul'a gündemdeki tasarılar bitinceye kadar Meclis'in çalışması önerisini götürdüler. Teklif, hükümet partilerine mensup milletvekillerinin oylarıyla kabul edildi.
Öneri üzerine söz alan DYP Grup Başkan Vekili Turhan Güven, kanunların halk için çıkarılmadığını belirtti. Güven, "Çıkardığınız yasalar yanlış olduğu için 3 ay sonra tekrar Meclis'e geliyor veya Cumhurbaşkanı'ndan dönüyor." dedi. Daha sonra tasarıların görüşmelerine geçilince DYP TBMM Genel Kurul'unu terk etti. Bunun ardından iyice rahatlayan koalisyon ortakları gündemdeki 7 tasarıyı büyük bir süratle yasalaştırdı. Meclis'te dün kabul edilen düzenlemeler şunlar:
"OHAL'in uzatılmasına ilişkin Başbakanlık Tezkeresi, ürünlere ilişkin teknik mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasına dair yasa tasarısı, kaçakçılığın men ve takibine ilişkin yasada değişiklik öngören tasarı, yurtdışına çıkışlarda 50 dolarlık harç alınmasına ilişkin tasarı, Hazine taşınmazları ile Hazine'ye ait tarım arazilerinin satışına ilişkin iki ayrı tasarı ve Yapı Denetimi Kanunu Tasarısı." ANKARA
DYP tescil istedi
FP'nin kapatılmasıyla fiilen anamuhalefet olan DYP, bu konumunun tescili için TBMM Başkanlığı'na başvurdu. DYP Grup Başkan Vekili Turhan Güven, Meclis Başkanlığı'ndan, 'anamuhalefet partisi olduklarının tescili için resmi bir yazı istediklerini, böyle bir yazının Anayasa Mahkemesi'ne başvuracakları sırada kendilerine verileceği' cevabını aldıklarını söyledi.
Güven, başta memur ve diğer kamu görevlilerinin yargılanmasına ilişkin yasa, Elektrik Piyasası Kanunu ve Tütün Kanunu olmak üzere son dönemde çıkan bütün yasal düzenlemelerin Anayasa'ya aykırı hükümler taşıyıp taşımadıklarını belirlemek için milletvekillerinin çalıştığını söyledi.
Anayasa Mahkemesi'ne başvurma koşullarından biri olan 110 milletvekiline sahip olmadıkları için bugüne kadar iptal isteminde bulunamadıklarını hatırlatan Güven, sayı engelini, anamuhalefet görevini üstlenmeleriyle aşabileceklerini kaydetti. ANKARA
MGK'dan 'sosyal patlama' uyarısı
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) dün yapılan Haziran ayı olağan toplantısında, askerler başta olmak üzere Kurul'un güvenlik kanadı, alınan ekonomik önlemlerin dar gelirli vatandaşı bir sosyal patlamanın eşiğine getirdiği uyarısında bulundu. MGK'nın yaklaşık 4,5 saat süren toplantısında, olağanüstü hal uygulamasının dört ay daha uzatılması yönünde tavsiye kararı alındı.
Alınan bilgilere göre, toplantının, iç güvenlikle ilgili bölümünde çok önemli bir tartışma yaşandı. Kurul'un güvenlik kanadı, alınan ekonomik tedbirlerin güvenliğe yansımalarını gündeme getirdi. Üst üste gelen zamlar ve devalüasyonun etkisiyle dar gelirli kesimin büyük bir sıkıntı içine düştüğü tespitine yer verilen raporlarda, bu durumun vatandaşları sosyal bir patlamanın eşiğine getirdiği uyarısında bulunuldu. Söz konusu raporların yurt genelindeki güvenlik birimlerinin tespitleri doğrultusunda hazırlandığı öğrenildi. Sosyal patlama ve sokak eylemlerine dönük bu tür olumsuz gelişmelerin iç güvenlikle ilgili büyük sıkıntılara yol açacağı vurgulandı. Hükümetin, acilen bu kesimlerin durumlarının iyileştirilmesine dönük önlemler alması gerektiğine dikkat çekildi.
Dünkü toplantıda ayrıca irtica ile mücadele stratejisine ilişkin bir istihbarat raporu da ele alındı. ANKARA
Herkes hizaya gelecek
Erzurum Bağımsız Milletvekili Lütfü Esengün, Anayasa Mahkemesi'nin FP'yi kapatma kararının siyasi olduğunu belirterek, "Türkiye'de herkes hizaya gelecektir. Anayasa Mahkemesi dahil, her kişi, her kurum, hukuk devleti ilkelerine uyacaktır, herkes hukuk çizgisinde yerini alacaktır." dedi.
Esengün, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, FP'nin irticai faaliyetlerin odağı olduğu için değil, statükonun işine gelmediği için kapatıldığını savundu. Esengün, şöyle konuştu: "Şimdi bağımsızız; ama inancımızın, davamızın bağımlısıyız. Demokrasiye, insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne bağlıyız. Anayasa Mahkemesi kararı, Türk hukuk tarihine bir kara sayfa olarak eklenmiştir. Sayın Ilıcak'ın irticai faaliyetlerinin ne olduğunu herkes merak ediyor. Sayın Sobacı, hangi eylem ve söyleminin sonucu cezalandırıldı? Anayasa Mahkemesi'nin kararı siyasidir. Siyasi bir dava, hukuk çerçevesine oturtulamamıştır. Bu böyle gitmez... Türkiye'de herkes hizaya gelecektir. Anayasa Mahkemesi dahil, her kişi, her kurum, hukuk devleti ilkelerine uyacaktır, herkes hukuk çizgisinde yerini alacaktır. Milyonlarca insanın umut bağladığı, oy verdiği siyasi partileri, Anayasa Mahkemesi'nin bir kısım üyeleri sırf kendi siyasi düşünce ve görüşleri nedeniyle kapatamamalıdır. Ülke yönetiminin hakimler oligarşisine dönüşmesine müsaade edilmemelidir." ANKARA
Türkiye, Avrupa yolunu zorlaştırıyor
İngiltere'de yayınlanan haftalık The Economist dergisi, FP'nin kapatılmasıyla ilgili gelişmeleri değerlendirirken, "Türkiye, Avrupa'nın kendisine kucak açmasını ve bağrına basmasını zorlaştırmaya kararlı görünüyor." diye yazdı.
Dergide yer alan yorumda, kapatma kararının, kısa vadede 'hükümeti güçsüzleştireceği' ve 'zaten hassas olan ülke ekonomisini de etkileyeceği' kaydedildi. Yazıda, "Bu gelişme, Türkiye'nin zaten halihazırda azalmış olan AB'ye katılma umutlarını daha da azaltacak." ifadelerine yer verildi. The Economist, 'buna rağmen ne Türkiye'deki reformlardan yana olan kesimlerin, ne de Türkiye'nin Avrupalı dostlarının trendi geri çevirme çabalarından vazgeçeceklerini" kaydetti. LONDRA
Kadınlar üzüntülü
Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan FP'nin Kadın Kolları Başkanı ve GİK üyesi Gülten Çelik, 'FP'yi kadınlar kapattırdı' yönündeki düşüncelere tepki gösterdi. Çelik, "(Partiyi kadınlar kapattırdı.) diyorlar. Biz isteyerek kapatmadık, (odak) dendi. Bu karara biz de üzüldük. Ancak bu karar bizim şevkimizi kırmadı." dedi.
Anayasa Mahkemesi'nin FP'yi kapatma davasında Merve Kavakçı ve Nazlı Ilıcak isimlerinin ön plana çıkmasının, 'Fazilet'i kadınlar kapattı' manasına gelmediğini vurgulayan Çelik, şöyle konuştu: "Bu eleştiri haksız. Merve Hanım zaten yurtdışında, özlük hakları elinden alındı. Nazlı Hanım'ın bazı çıkışları var; ama iki kişi için koskoca bir parti kapatılmaz ki. Bu hareketin başarısında yüzde 50 hatta daha fazla kadınların rolü var. Kadınlardan her gün yüzlerce telefon alıyorum. Bana ağlaya ağlaya, partinin kapatılması ile kendilerine büyük bir haksızlık yapıldığını dile getiriyorlar. Erkekler toplanıyor, istişare ediyorlar. Neden bizleri de toplamıyorsunuz? Hanımların da çok güzel fikirleri var, bizi de dinleyin, diyorlar." Emine Dolmacı / ANKARA (Zaman)
Yeni partiye yeni büro
FP kapatıldıktan sonra, faaliyetlerini TBMM ve toplantıların yapıldığı otellerde sürdüren Recai Kutan'a Ankara Çetin Emeç Caddesi'nde yeni bir çalışma ofisi kiralandı. Kutan'ın genel başkanlığında kurulması beklenen yeni partinin hazırlıklarının buradan yürüteceği kaydediliyor. Aylık 500 dolara kiralanan büroda başlatılan tadilatının pazartesi günü bitmesi hedefleniyor.
Bu arada, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılan FP'nin milletvekilleri, yurtiçinde ve yurtdışında, kapatma kararının 'haksız' olduğunu anlatmak amacıyla bir 'hukuk bürosu' oluşturdular. Büronun başına da FP'nin Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu'nu getirildi. Hukukçular tarafından hazırlanacak olan kapatılmayla ilgili geniş kapsamlı bir rapor, Avrupa Parlamentosu üyeleri, Ankara'daki büyükelçilikler ve siyasi partilere gönderecek. Temel Karamollaoğlu, Nazlı Ilıcak, Oya Akgönenç, Numan Kurtulmuş, Teoman Rıza Güneri ve Mehmet Bekaroğlu'ndan oluşan bir heyetin de önümüzdeki hafta Avrupa'ya giderek çeşitli temaslarda bulunması bekleniyor. ANKARA (Zaman)
Tüzük tartışması
Bugün başlayacak olan kurultay öncesinde CHP'de tüzük tartışması yaşanıyor. Deniz Baykal'ın talebiyle hazırlanan yeni tüzük, genel başkana PM için ek kontenjan hakkı tanıyor. Muhalifler, bu uygulamanın 'genel başkan sultası' yaratacağını savunuyorlar.
CHP'nin bugün yapılacak kurultayında genel başkanlık yarışının yanı sıra tüzük tartışması da yaşanıyor. Genel Merkez yönetimi, parti tüzüğünde bir değişiklik yapılmasını ve PM üyelerinin sayısının 60'dan 72'ye çıkarılmasını istiyor. 12 yeni üye, genel başkan tarafından önerilecek 18 kişi arasından seçilecek. Baykal'ın, PM için Oğuz Oyan, Kemal Kılıçdaroğlu, Faruk Şen, Şükrü Elekdağ, Doç. Dr. Serap Akıncı gibi isimleri teklif etmesi bekleniyor.
Lider sultası doğurur
Değişikliğe karşı çıkan genel başkan adayı Ertuğrul Günay, parti içinde 'lider sultası' oluşturulmak istendiğini savundu. Girişimin, kurultaya dönük bir telaşın ifadesi olduğunu ileri süren Günay, şöyle konuştu: "Henüz tüzüğe göre oluşturulmamış bir kuruldan aday gösterilmesi ve seçtirilmeye zorlanması kurultay iradesine saygısızlıktır. Bu girişimler, CHP'yi Meclis dışında bırakan ve parti içi iktidar hırsıyla Türkiye'yi unutan bir zihniyetin son çırpınışları olarak kalacaktır."
Siyaset dışında kalanlar
Genel Merkez yönetimi ise, tüzük değişikliğiyle, politikanın dışında kalan bilim, kültür adamlarının siyasete taşınmasının amaçlandığını ifade ediyorlar. CHP lideri Deniz Baykal, tüzük değişikliğiyle siyasetin profesyonellikten arındırılmasının amaçlandığını söyledi. Deniz Baykal, değişiklik gerekçelerini şöyle özetledi:
"CHP'de bugüne kadar siyaset yapmayan ancak oluşturduğumuz Bilim Yönetim ve Kültür Platformu vasıtasıyla partimize ve dolayısıyla Türkiye'ye katkıda bulunan 180'in üzerinde değerli bilim adamı arkadaşımız var. Bunlar profesyonel olarak siyasetin içinde bugüne kadar yer almadılar. Ancak partimizin ilerki günler için bunlara ihtiyacı var. CHP örgütü bilim adamlarını kucaklayacaktır."
Baykal'ın şansı yüksek
CHP kulislerinde, bugüne kadar genel başkana yetki tanıyan tüzük değişikliklerinin kabul edilmediği hatırlatılarak, yarınki oylamanın bu açıdan önemine işaret ediliyor. Parti içinde yapılan değerlendirmelerde, Deniz Baykal'ın yeniden bu göreve seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor.
MHP'de Derviş havası
MHP, 'Telekom krizinin kendi istediği gibi çözülmesi ve Başbakan Bülent Ecevit'in jestinin sevincini' yaşıyor. Yaşanan gelişmelerden puan topladıklarına inanan MHP'liler, en büyük kazanç olarak, 'Devlet Bakanı Kemal Derviş'in sınırlarına çekilerek hükümetin dördüncü ortağı görüntüsünün silinmesini' görüyorlar.
MHP lideri Devlet Bahçeli, Başbakan Ecevit'in, 'MHP'yi usandırmaya çalışıyorlar.' şeklindeki çözüm yolunu açan açıklaması karşısında 'burukluk ve memnuniyeti' aynı anda yaşadı. Bahçeli, "Sayın Başbakan, elimizi kolumuzu bağladı; ama hem hükümetin devamı hem de ülkenin menfaati açısından bu beyan iyi oldu." dedi. Ecevit'in bu tavrı partide 'önemli' bulunurken MHP Grup Başkan Vekili İsmail Köse, Ecevit'in 'devlet adamına yakışır bir tavır sergilediğini' belirtti.
Koltuğuna oturtuldu
Kriz ve Ecevit'in davranışının, 'dıştan gelen yönlendirmelere prim verilmeyeceğini' ortaya koyduğunu anlatan Köse, şöyle konuştu: "Derviş de, asıl yeri olan ekonomiden sorumlu bakan koltuğuna oturtulmuştur. Artık, hükümetin 4. ortağı görüntüsü ortadan kaldırılmıştır. Bu görüntüye bir daha fırsat verilmeyecektir. Bu, Derviş'in de lehinedir."
MHP Grup Başkan Vekili Mehmet Şandır da, gerektiğinde hükümetin değil, Derviş'in feda edileceğinin, siyasi istikrarın kişilerden çok hükümetle bağlantılı olduğunun anlaşıldığını vurguladı. Şandır, MHP'nin bundan sonra da kendi doğruları ölçüsünde direnç göstereceğini dile getirdi.
Krizle yatar kalkar olduk
BBP Genel Başkan Yardımcısı Ökkeş Şendiller, 57. hükümetin ülkeyi yaşanmaz hale getirdiğini belirterek, "Türkiye kriz sözü ile yatar kalkar oldu." dedi. Şendiller, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, her gün yenilenen krizler yüzünden piyasaların allak–bullak edildiğini söyledi. Şendiller, şöyle konuştu:
Ülke yangın yeri
"Dünyanın hiçbir yerinde müspet bir gelişme sağlayamamış IMF'nin emirleri, koalisyon hükümeti tarafından tatbik edilerek canından bezme noktasına getirilmiş vatandaşımıza dayatılmaktadır. Ek Vergi Yasa Tasarısı'yla geliri olmayan milyonlarca insana bir gider kapısı daha açılıyor. Bir gün önce söylediğini ertesi gün inkar eden bir Başbakan, zamların nasıl ve kimler tarafından yapıldığının farkında olmayan bir Derviş ve ortaya atılan zamlara dahi sahip çıkmayan basiretsiz bir yönetimin elinde duran Türkiye... Bu koalisyon hükümeti sayesinde ülke yangın alanına çevrilmiştir." ANKARA
'Erbakan bir emanetçi bulur'
Kayseri Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Şükrü Karatepe, Necmettin Erbakan'ın, 'kendi işini, en emin şekilde yürütecek birine emanet edeceğini' söyledi. Yeni parti çalışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulunan Karatepe, yenilikçi grup içinde yer aldığını söyledi.
Karatepe, şöyle konuştu: "Gelenekçi grup Erbakan'ın manevi liderliğinde, bir genel başkanın emaneten başkanlığında bir partiyle siyaset yapmayı planlıyor. Partiyi kendi mülkü gibi düşünerek, en emin bulduğu birine partiyi kurma görevini verecektir. Recai Kutan ya da onun gibi yakın biri." KAYSERİ
Tatile giren TBMM, Giderayakrekor kırdı
Muhalefetin katılmayarak boykot ettiği TBMM'nin kapanışında rekor kırıldı. Kapatılan FP'li ve DYP'li milletvekillerinin katılmadığı oturumlarda Meclis'ten yasalar jet hızıyla geçti. TBMM'den 3 saatte tam 7 tasarı ve 94 madde geçerek yasalaştı.
Genel Kurul'da dün ilk olarak olağanüstü hal uygulamasının 4 ay süreyle uzatılmasını içeren Başbakanlık tezkeresi kabul edildi. Bunun ardından sıra ile meslek liselilere sınavsız üniversite yolunu açan 29 maddelik tasarı, 17 maddelik ürünlere ilişkin teknik mevzuatın hazırlanması ve uygulanmasına ilişkin tasarı, kaçakçılığın men ve takibine dair 7 maddelik tasarı ile ekonomik programa ek kaynak yaratan ve 4 maddeden oluşan tasarı, Genel Kurul'da yaklaşık 1,5 saat içinde yasalaştı. Hazine'ye ait taşınmazların satışını öngören tasarı üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle toplantıya 2 saat ara verildi. Saat 20.00'de tekrar toplanan Meclis, Hazine'ye ait taşınmazlar ile Hazine'ye ait tarım arazilerinin satışı ve yapı denetimine ilişkin tasarıları 1 saat içinde yasalaştırdı
TBMM Başkan Vekili Ali Ilıksoy, 1 Ekim 2001 tarihinde toplanmak üzere birleşimi kapatırken, 21. yasama döneminde toplam 321 tasarı ve teklifin yasalaştığını söyledi. Ankara (Zaman)
İmar affı tartışması
Telekom krizini zorlukla aşan hükümet ortakları, Meclis tatile girerken yeni bir krizin eşiğinden döndü. Kapatılan FP'li ve DYP'li milletvekillerinin boykot ettiği Meclis'te Hazine arazilerinin satışıyla ilgili yasa görüşülürken koalisyon ortakları birbirlerine muhalefet ettiler. Bayındırlık Bakanı Koray Aydın ile Maliye Bakanı Sümer Oral'ın karşı çıkması sonucu, Başbakan Bülent Ecevit geri adım atmak zorunda kaldı.
Hazine'ye ait taşınmaz malların değerlendirilmesi hakkındaki kanun tasarısının görüşülmesi sırasında, Başbakan Ecevit'in isteğiyle DSP kanadının ''imar affı'' niteliğinde hükümete tüzük yetkisi verilmesi konusunda önerge hazırlaması, yasaların jet hızıyla geçtiği Meclis'te görüşmelere 2,5 saat ara verdirdi. Verilen arada Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Bayındırlık ve İskan Bakanı Koray Aydın ve Maliye Bakanı Sümer Oral mini zirve yaptılar. Aydın ve Oral, DSP'nin önergesinde yer alan Hazine arazilerinin satışından elde edilecek gelir konusunda hükümete yetki verilmesi isteminin Anayasa Mahkemesi'nden geri döneceği uyarısında bulundular. Karşılıklı görüşmeler sonucunda DSP'nin önergeden vazgeçmesi sonucu kriz aşıldı ve tasarı yasalaştı. Ömer Şahin / Ankara (Zaman)
|