GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

30/06/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Ekrem DUMANLI

Her Şeye Rağmen / Boston

Dinci basın

Geçenlerde dini bir televizyon kanalına konuk olan Chuck Norris, başrolünü oynadığı Texas Ranger adlı Tv dizisinde nasıl dini propaganda yaptığını anlatıyordu. Dünyaca ünlü artisti sinemaseverler, en azından Bruce Lee ile oynadığı karate filminden hatırlayacaklardır sanırım.

Röportajın ortasında dizi filmden bazı sahneler geldi ekrana. Mesela bir sahne, küçük yaşta ölümcül bir hastalığa yakalanan yedi yaşlarındaki bir çocuğu anlatıyordu. Kendisine 'Ölümden korkuyor musun?' diye soran dizi filmin kahramanına 'Hayır, korkmuyorum; çünkü Tanrı var, cennet var, cennette sevdiklerim var.' diyordu masum çocuk. Stüdyoya dönüldüğünde Norris, 'Yıllardır bu diziyi çekiyoruz ve Amerikan halkı bunu seviyor. Biz de bu vesileyle dini mesajlar veriyoruz halkımıza.' diyordu. Stüdyodaki seyircilerden kopan alkış tufanını görmek lazımdı…

Türkiye'de böyle bir itiraf nasıl bir tepki alırdı bilemem; ama Amerika'daki laiklik anlayışına göre ortada herhangi bir problem yoktu. Zaten Amerika'da kendini dine adamış tam 274 televizyon istasyonu bulunuyor. Bunların hemen hepsi 24 saat dini propaganda yapıyor…

Dindar medya (Türkiye'deki kasıtlı ve aşağılayıcı tabiriyle 'dinci medya') öyle kırk dereden su getirerek, onca yoğun malzeme arasına dini mesajlar serpiştirmiyor. Açıktan açığa, gürül gürül vaazlar veriliyor bu kanallarda, ilahiler okunuyor, sohbetler yapılıyor. Hatta bu kanallarda ilahi kasetleri, unutulmaz vaazlar, dini filmler pazarlanıyor seyirciye...

Sadece televizyondan ibaret değil elbet dindar medya. Mesela Amerika'da dini yayın yapan 1.566 radyo kanalı var. Bunlar genelde misyonerlik faaliyetleri çerçevesinde kurulmuş, günün her saatinde dini propaganda yapan bölgesel radyolar. Değişik eyaletlerde faaliyet gösteren 'dinci medya' mensupları, kendi aralarında bir de vakıf kurmuşlar: National Religious Broadcasters (Milli Dini Yayıncılar/NRB)

Amerika'daki din merkezli medyaya bakınca çok açık bir gerçeği söylemek lazım: Türkiye'de 'dinci medya' yoktur. Siz hiç yirmidört saat vaaz u nasihat yayınlayan televizyon kanalı gördünüz mü? Kuşkusuz ülkemizde de dindar bir medyadan bahsedilebilir ve bunlar önemli bir boşluğu doldurmaktadır. Bu medyanın en temel özelliği, dini ve ahlaki değerlere ters düşen yayınlardan sakınıyor olmasıdır. Bir de ülkemizde dindarları rahatsız edecek öyle saldırgan ve küstah bir yayıncılık zihniyeti vardır ki; bu görüntü, açıktan açığa dini yayın yapmamalarına rağmen bazı medya kuruluşlarını daha dindar bir statüye çekmektedir. Buna rağmen ABD standartlarına göre 'dinci medya'dan bahsetmek imkansızdır..

Medya, topluma ve onun inançlarına saygı duymak zorundadır; çünkü inanç da temel insan haklarından biridir. Gelişmiş ülkelerdeki medyanın geniş bir hoşgörü zeminine oturmasında, her kesime hitap eden medya gruplarının payı büyüktür. Çünkü onlar, 'dinci' avında zaman harcamaktansa, insan ve toplum gerçeğine saygı duymayı tercih ediyorlar.…

İşte size en güncel örneklerden biri: 25 Haziran'da Amerika'nın en muteber gazetelerinden Chicago Tribune'nin manşeti, dünyaca ünlü vaiz Billy Graham'a ayrılmıştı. Manşetteki resimde 82 yaşındaki vaiz, iki gence sarılmış, onları şefkatle bağrına basmıştı. Uzun zamandan beri parkinson hastalığıyla savaşan Graham, stadyumlarda -belki de son defa- halka vaaz ediyordu. Tribune'ye göre yaklaşık 50 yıldır vaaz eden Graham, 210 milyon kişiye ulaşmış ve Eisenhower'dan bu yana bütün ABD başkanları ile görüşmüştü. Hatta şu anki Başkan, Graham'ın müridi bile sayılabilirdi; çünkü bir ara içkiye müptela olan W. Bush, doktor doktor şifa aramış, derdine çare bulamamış ve sonunda Graham'a başvurmuştu. Onun telkinleriyle içkiden kurtulan Başkan, o günden beri Graham'ın cemaatiyle irtibatını hiç kesmemiş, bunu da asla saklamamıştı...

Acaba Chicago Tribune'deki saygılı ifadeleri ve mutedil haber dilini bir gün bizim medyada da görmek nasip olacak mı?

Fox-News adlı ABD'nin en yaygın Tv kanalına göre, ünlü dini lider bu son vaaz turunda yaklaşık bir milyon kişiye hitap edecekti. Stadyumları dolduran yüzbinleri haber yapan laik ABD medyasının hoşgörülü tavrı önemli ipuçları taşıyor.…

Karar vermek lazım: Din adamlarının peşinden cani arıyor gibi koşan medya mı laikliği anlıyor; yoksa onlara saygıyı topluma saygının bir parçası olarak gören mi?


e.dumanli@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

14/ 04/ 2001... Ordu ve İslam
21/ 04/ 2001... Eşofmanlı laiklik
28/ 04/ 2001... Bir katilden geriye kalan
05/ 05/ 2001... Bir katil nasıl yargılandı?
12/ 05/ 2001... Bu konferans unutulmayacak
19/ 05/ 2001... İslam'ın cazibesi ve kadın
26/ 05/ 2001... Dede Efendi Harvard'taydı
02/ 06/ 2001... Sahipsiz sanmayın!
16/ 06/ 2001... Devlet okullarında dinî faaliyet
23/ 06/ 2001... RTÜK Yasası'na teşekkür borçluyuz


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.