Bir gayb haberi böyle gerçekleşir
Gaybın bilgisi sadece Allah'ın (cc) katındadır; fakat Cenab-ı Allah, değişik yollarla rasûllerini bu bilginin dilediği kısmına mazhar eder.
Bu, meselâ, bizzat Kur'an'da veya önceki İlâhî kitaplarda verilen birtakım gayb haberleri gibi "okunan vahiy" dediğimiz, bizzat açık vahiyle olur; bazen, "okunmayan vahiy" dediğimiz ve doğrudan manânın vahyedilip, lâfzın peygambere bırakıldığı ve özellikle sünnetin, hadisin kaynağı olan 'kapalı' vahiyle olur. Bazen de, nasıl Allah, kullarından pek çoğunu sadık, bazı zaman yorum gerektirmeyecek kadar açık rüyalar yoluyla gelecekteki birtakım hadiselere muttalî kılarsa; kuvvetli iman, ihlâs, ibadet, riyazet ve haramlardan kaçınma gibi yollarla kalbini işleten, ruhunu cilalayan kimseleri de, ruhun derece-i hayatında geçmişe ve geleceğe seyahatler yaptırabilir. Nasıl rüyada ruh, misal âleminden birtakım açık-kapalı semboller alır, aynen bunun gibi, bu kişiler de seyahatlerinde yine açık-kapalı birtakım semboller alırlar ki, buna da 'keşif' denir. Bunlar, yine tıpkı rüya gibi, bazen yorum gerektirmeyecek kadar açık ve net olur; bazen de mutlaka yorum ister.
Allah'ın izniyle, çok defa gaybı bir televizyon ekranında seyreder gibi seyreden Peygamber Efendimiz (sas), gelecekle alâkalı pek çok haberler vermiştir. Bunların, arada O'nsuz geçen 14 asra düşenleri gerçekleşmiş olup, içlerinde gerçekleşmeyi bekleyen daha pek çokları vardır. Meselâ, bunlardan biri, "Bir zaman gelecek, bir narı 20 kadar kişi yiyecek, doyacak ve sonra da kabuğunda gölgelenecek; bir deve yavrusu çok büyük topluluklara, bir sığır yavrusu bir kabileye yiyecek olarak yetecek." şeklindedir. Bu hadis, öyle anlaşılıyor ki, genetik mühendisliğindeki gelişmelerin nihaî noktasını haber vermektedir. Bunun gibi, Efendimiz, bu sözünün geçtiği aynı hadiste (Tirmizî), "Çok büyük savaşların olacağını; deccaliyet ordularının Kudüs'e kadar her tarafı yakıp yıkıp, dünyada öldürmediğimiz kimse kalmadı diyerek, semaya yöneleceklerini, yeryüzünde su kalmayacak derecede kuraklıkların ve büyük kıtlıkların ortalığı kasıp kavuracağını; daha sonra, artık inmiş bulunan ve Hz. Mehdî'ye tabî olan Hz. İsa ve tâbilerinin, ihtimal, Mehdiyet'i temsil eden Müslümanlarla, asliyetine dönmüş ve Mehdiyet'le el ele vermiş 'Müslüman İsevî'lerin duaları, gayretleri, hizmetleri neticesinde, bu orduların Allah tarafından, içlerinde yayılacak büyük hastalıklar ve daha başka yollarla telef olacağını, o kadar ki, kanlarından, leşlerinden yeryüzünde kokmadık bir yerin kalmayacağını, bu leşlerin kartala benzeyen hayvanlar, ihtimal, büyük uçaklar veya uzay gemilerince toplanıp, çukurlara doldurulacağını ve Allah'ın gönderdiği bir su, ihtimal coğrafyada olacak önemli değişiklerle bu leşlerden ve kanlardan yeryüzünün temizlenip, önemli bir dezenfekte geçireceğini" haber vermişlerdir.
Gaybla ilgili haberler müteşabihtir. Efendimiz, Kur'an gibi, kendi zamanında ve kendisinden sonra gelecek her seviyedeki herkese konuştuğu için, çok defa teşbihlerde bulunmakta, semboller kullanmakta, mücerret gerçekleri müşahhaslaştırmakta ve mecaza başvurmaktadır. Onun için, bu tür haberler yorum gerektirdiği gibi, onların asıl tefsirini de zaman ortaya koyar. İkinci olarak, verilen bu haberler, mutlaka normal sosyolojik, tarihî ve sebep-sonuç kanunları çerçevesinde ortaya çıkar.
Mühim bir zat, 1945'lerde, "Bundan 50 sene sonra çıkacak fitnelere bugünden tedbir almaya çalışıyoruz." mealinde bir söz söyler. Bir diğer sözlerinde, o sözü söylediği andan 100 sene sonrası için de deccaliyet fitnelerine imada bulunur. Evet, Kur'an-ı Kerim'de, ayrıca Kitab-ı Mukaddes'te Hezekiel ve Yuhanna'da bahsedilen Ye'cuc-Me'cuc bütün bunlarla birlikte ele alındığında, bir çeyrek asır veya biraz daha fazla ömrü olanlar, şu andaki diyalog çalışmalarını, aktar-ı âlemin her karışına asâ-yı Musa salma gayretlerini, bunlara mukabil, 28 Şubat iradesinin irtica gerekçesiyle yaptıklarını ve severek girdiği Asya'da Çin liderliğinde oluşan ittifakları, daha iyi değerlendireceklerdir.
Yazarımızın en son yazıları
27/
04/
2001...
Bir büyük yanılma
04/
05/
2001...
Cumhuriyet Türkiyesi'nin en önemli çıkmazı
11/
05/
2001...
Bir hadis ve Türkiye'nin bağımsızlığı
18/
05/
2001...
Cebrî lütuflar
25/
05/
2001...
Tarihî çelişki!
01/
06/
2001...
Çelişkinin devamı
08/
06/
2001...
Tükenmişlik mi?
15/
06/
2001...
Kur'an ve din kardeşliği
22/
06/
2001...
Yeni gelişmeler ve gözden kaçanlar
29/
06/
2001...
FP çizgisi üzerine
|