Çözüm: Yoksullukla yaşamayı öğrenmek!
İri medyadaki birçok yazar da artık umutsuz
Uçurumun kenarında debelenen Türk ekonomisi IMF ile doğan kriz ile yeni bir sinyal verirken; artık hükümete destek veren medyadaki birçok yazar da daha derin buhran uyarısında bulunmaktan kaçamıyor. Zira ekonomik kaos, bugüne kadar acı faturayı hiç üstlenmemiş olanları da tehdit etmeye başladı. Öyle ki Hürriyet'in yayın patronu Ertuğrul Özkök, sanayinin devi Rahmi Koç'un bile artık 3 dolarlık şarap içmeye başladığını belirtip dar gelirliye 'Sosyete pazarlarında bile 500 bin liraya tişört satılıyor.' diyerek akıl verdi. Sabah'ın eski yazarı Necati Doğru 15 Aralık 2000'de ''Uyan Türkiye. Kırmızı çizgi aşıldı.'' diyordu... Aradan yaklaşık yedi ay geçti ve Türkiye'nin şu an bulunduğu durumu kimse kestiremiyor.
Bunlar bir yana ülkede nereden beslendikleri bilinmeyen bir kesim ise eğlence mekanlarını doldurup, bir yoksulun bir yıllık gelirini bir gecede tüketmeyi hâlâ sürdürüyor. Dün Milliyet'te yer alan bir haber bu açıdan anlamlı. Habere göre, her gece dolup taşan, sosyetenin uğrak mekanlarından Laila'da bir grup genç, 'Hortumcular burada, emekçiler nerede?' diye slogan atıp eylem yapmışlardı. Posta'nın manşeti bu isyanı haklı kılmıyor değil... Buna göre olaylı askerlik macerasından sonra eğlence alemine dönen Erdal Acar, Laila çıkışında tam üç bin dolar bahşiş dağıtmış... Üstelik polisler de Acar'a bakan muamelesi yapmışlar. Acar, sıcak tebessüm ile karşılanmış, eskort eşliğinde uğurlanmış... Yani her nasılsa ekonominin devlerinin bile feryat ettiği bir ortamda MİT müsteşarının 'Bu görüntüler beni bile komünist yapar' dediği çılgınlık devam ediyor...
Milliyet yalan yazdı
Şovmen Okan Bayülgen, Milliyet'te kendisine atfen yayımlanan bazı sözlerin 'yalan' olduğunu açıkladı. Dün Radikal'deki röportajında Milliyet'i suçlayan Bayülgen, gazetede yer alan ''Sinan Çetin yalakalık yaptı; Kadir İnanır, Çetin'in 'Vizontele'nin oyuncusu Komser Şekspir'de oynasaydı daha iyi iş yapardık' sözünü yuttu; M. Ali Erbil ve Beyaz gibi reklam olmam'' gibi sözlerin kendine ait olmadığını kaydetti. Bayülgen, Milliyet'in yalanının sebebi için ise ilginç bir tespitte bulundu: ''Halkı asıl sorunlardan uzaklaştırmak istiyorlar.''
Patronlar HELA temizleyecek
Güngör Uras (Milliyet):
Bu gidişle büyük patronlar bile hela temizleyecekler. Köfte yiyebilirlerse çok şanslılar! Çünkü yanlış politikalarla hayvancılığı bile öldürdüler. Dışarıdan et gelmezse, artık Türkiye et bulamayacak. Ben olacakları anlatıyorum. Korkutmak değil amacım. Avrupa'da kişi başına üretim 30 bin dolar, bizdeyse son on yıldır 3 bin dolar. Ama biz Avrupalılar nasıl yaşıyorsa, öyle yaşıyoruz. Gelirimizin üzerinde bir yaşamı sürdürebilmek için sürekli borçlanıyoruz. Duvara tosladık sonunda. Hürriyet, Pazar röportajı
Ertuğrul Özkök (Hürriyet):
İstanbul'un en lüks semtlerinde bile 500 bin liraya alınabilecek tişörtler var. Gazetelerdeki, televizyonlardaki yemek tarifleri giderek popülerleşiyor. Kaliteli yemeğin de artık ucuzu var. Keyif giderek halka açılıyor. Gusto demokratikleşiyor.
Serdar Turgut (Hürriyet):
18 ay önce 'Öteki Türkiye' denilen bir yerde insanlar çok zor durumda' dedim. Şimdi benim grubum da dahil oluyor 'Öteki Türkiye'ye. Türkiye'nin bugünkü görüntüsü berbat haberler. Fakat profesyonel olarak böyle bir gazete çıkarmak mümkün değil. Ayrıca benim işsiz kalmış arkadaşlarım da okur olarak haberden kaçıyor. Ekonomi haberlerine de sadece bir iş imkanı olabilir mi diye bakıyorlar. Bu bir trend. Bu yüzden gazeteler magazine yöneliyor.
Milliyet, Pazar röportajı
Zülfü Livaneli (Sabah):
Dünyanın birçok gelişmiş ve zengin ülkesinde yolsuzluklar milyon dolar cinsinden ifade edilirken Türkiye'de milyar dolar seviyesine yükseldi. Bu yoksul ülkede bazı kişiler neredeyse orta büyüklükteki devlet bütçeleri kadar yolsuzluk yaptılar.
Gülay Göktürk (Sabah):
Tam, bu yazıyı ''Türkiye'yi yönetenler devlet memuriyetini işsizlik sigortası gibi kullanmaktan vazgeçmedikçe milim yol alamayız'' diye bitirecektim ki, Tütün Yasası'nın veto gerekçesi geldi aklıma... Öyle ya, Köy Hizmetleri'ndeki ve bütün diğer kamu kuruluşlarındaki yüz binlerce gizli işsizin varlığı da 'sosyal devletin' gereği olduğuna göre yapacak bir şey yok. Biz böyle, Anayasa'ya uygun biçimde, sosyal sosyal batar gideriz.
|