GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

13/07/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



MEDYA ANALİZ 


Gazetelerin 'aktör' arayışı

Hürriyet yenilikçileri, Milliyet eskileri lanse ediyor

Ekonomik kriz ve siyasete olan güvenin azalması yeni arayışlara yol açıyor. Bu arayışa medya da kayıtsız kalmıyor. Bir yandan Süleyman Demirel ve Erdal İnönü gibi eski aktörler, öte yandan da Tayyip Erdoğan ve Kemal Derviş gibi yeni isimler vitrine çıkarılmaya çalışılıyor. Doğan Grubu'nun iki büyük gazetesi Hürriyet ve Milliyet'in siyasi arenadaki yeni oluşuma yaklaşımlarına baktığımızda ilginç bir durum ortaya çıkıyor. Grubun etkin gazetesi Hürriyet yeni aktörler Erdoğan ve Kemal Derviş'e ağırlık veriyor. Erdoğan'ın başını çektiği yeni oluşuma sıcak baktığı gözlemlenen Hürriyet, Kemal Derviş'e de ılımlı. Milliyet ise açık bir şekilde eski aktörler Demirel ve İnönü'yü destekliyor.

Hürriyet dünkü manşetine yenilikçi hareketin liderlerinden Abdullah Gül'ün ağzından "Dindar partisi olmayacağız." sözünü taşıdı. Gazetenin yazarı Muharrem Sarıkaya da yenilikçilerin hareketi için "Müslüman solcular" nitelemesinde bulundu.

Buna karşılık Doğan Grubu'nun diğer gazetesi Milliyet'te ise bir nevi Hürriyet'e cevap vardı. Milliyet, Süleyman Demirel'in ağzından "Halk yakışıklı diye oy vermez." sözünü manşete taşıdı. Gazete haberde 'yakışıklı' isimleri somutlandırdı: "Demirel'den, Tayyip ve Derviş yorumu: Halk adamda ehliyet arar. Yakışıklı, iyi giyiniyor, iyi konuşuyor diye birini seçmez." Ve bu cümlenin altında da 'yakışıklı' iki ismin yani Tayyip Erdoğan ve Kemal Derviş'in fotoğrafı... Milliyet'te pazartesi günü de Derya Sazak'ın Erdal İnönü ile röportajı geniş bir şekilde yer almış ve İnönü methedilmişti.




Biri yalan söylüyor!

Hürriyet mi, Milli Gazete mi?

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önceki gün RP davasını karara bağladı. Karar, gerekçesiyle birlikte 31 Temmuz'da açıklanacaktı; ama Hürriyet, AİHM'ye dayandığını ileri sürerek kararı vermişti: "Mahkeme Erbakan'a 'kırmızı' kart çıkardı. Mahkeme, RP'nin laik, cumhuriyetçi bir anayasal yapıya 'tehdit' oluşturduğu görüşüne vardı." Gazete Avrupa nüshasında ise daha cesur davrandı: "AİHM RP davasını reddetti." Hürriyet dün de 8 Mayıs'ta muhatapları tarafından yalanlandığı belirtilen haberini 'Hürriyet yazmıştı' gururuyla sunarak bu bağlamdaki ısrarını sürdürdü. Ancak Milli Gazete'ye göre bu haberler yalandı. Milli Gazete, dün bu haberlerin bizzat mahkeme başkanı tarafından yalanlandığını kaydetti. Mahkeme başkanı Milli Gazete'ye haberlerin uydurma olduğunu vurgularken kararın 31 Temmuz'da açıklanacağını hatırlatıyordu. RP'nin Fransız avukatı da Hürriyet'in yalan haberinin yargı çevresinde infiale sebep olduğunu belirtiyor ve Hürrriyet'e karşı dava açacaklarını duyuruyordu.

İki gazeteden biri yalan söylüyor; ama hangisi? Önyargısız bir şekilde bekleyip göreceğiz...




Cebe giren 300, çıkan 600 dolar

IMF Başkanı Köhler'in Ecevit'e gönderdiği mektupta "Her vatandaşınızın cebine 300 dolar koyduk" diye yazdığı medyaya yansıdı. Vatandaş 300 doların hangi cebine konulduğunu ararken, Radikal'den Mahfi Eğilmez kaba bir hesap yaptı.. İşte Eğilmez'in yazısından vatandaşın cebine giren ve çıkan dolarlar: "Diyelim ki IMF bize adam başına 300 dolar veriyor. Bu parayı hayrına mı veriyor IMF? Yanıtlanması gereken soru bu:

(1) Türkiye, IMF'nin ortağıdır. Yani IMF'de sermayedardır.

(2) IMF desteği bir ülkeyi kurtarmak için yapılmaz. Tam tersine o ülkenin ödemeler dengesi sorunları nedeniyle ithalatını kısıtlamaya gidip dünya ticaretinde zincirleme daraltıcı etkiler yaratmasını önlemek için yapılır. Yani amaç o ülkeyi kurtarmaktan çok dünya kapitalizminin temel taşı olan dış ticaret serbestliğinin kısıtlanmasını ve dolayısıyla ortaya çıkabilecek genel bir refah düşüşünü önlemektir.

(3) Kaldı ki kimse kimseye bedava para vermiyor. IMF, verdiği bu desteği borç olarak veriyor ve faizini de alacak.

(4) Türkiye, IMF programı altında girdiği krizlerde milli gelirinin yaklaşık 40 milyar dolarını kaybetti. Köhler'in hesabını buraya da uygularsak Türk vatandaşının cebindeki 600 doların uçup gittiğini görürüz."




GÜNÜN LAFI

12 Eylül darbesinin mimarı Kenan Evren: Bizim zamanımızda, İMF hiç zorluk çıkarmadı; ama biz de dediklerini aynen yapardık. İMF denildiğinde vücudumun tüm tüyleri diken diken olur. Adını bile duymak istemem.

Hürriyet, 12 Temmuz



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.