GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

14/07/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Fikret ERTAN

Devran

Hollanda'nın utancı

1995 yılının 1117 Temmuz günleri, yakın tarihin en büyük katliamının yapıldığı günler... Bu bir haftalık süre içinde Bosna'nın Srebrenitsa kentinde 8000 civarında Boşnak erkek Birleşmiş Milletler koruması altındaki 'güvenli bölge Srebrenitsa'ya giren General Ratko Mladiç komutasındaki Sırp kolordosu tarafından huncarca ve acımasızca öldürülmüştü.

Ben, her yıl bugünlerde muhakkak bir Srebrenitsa yazısı yazar, bu katliamı hatırlatmaya çalışırım. Ayrıca, Srebrenitsa katliamı ile ilgili yeni bir şey öğrendiğimde bu konuda yine yazarım. Mesela, bu yıl ocak, şubat aylarında Fransız Parlamentosu'nda yapılan Srebrenitsa görüşmelerini anlatmış, parlamentonun Srebrenitsa Özel Soruşturma Komisyonu'nun faaliyet ve soruşturmalarından söz etmiş, bu konulara imkanları daha fazla olanların da eğilmesini istemiştim. Tabii, beklediğim gibi benden başka bu konulara eğilen de olmadı ve gizli oturumlarda söz konusu komisyona konuşan, o zaman Bosna'da görevli Fransız generaller Philippe Morillon ve Bernard Janvier'in katliam ve katliamdaki muhtemel Fransız rolü konusunda söylediklerini hiç öğrenme fırsatını da bulamadık.

Srebrenitsa katliamı konusunda bugüne kadar doğrudürüst öğrenemediğimiz bir başka konu da katliam sırasında kentte görevli 450 mevcutlu Hollanda taburunun ve komutanının rolü elbette.

Hollanda barış gücü taburu ve komutanı Albay Tom Karremans'ın katliam sırasındaki davranışları katliamdan bu yana kendi ülkeleri Hollanda'da büyük bir tartışma, araştırma ve soruşturma konusu olmaya devam ediyor ve Hollanda ülke olarak katliamın utancından bir türlü kurtulamıyor.

Laleler ülkesi, insan hakları şampiyonu Hollanda, çeşitli baskılar sonucu 1996 yılında kısa adı NIOD olan Savaş Arşivleri Enstitüsü'ne katliamı araştırması talimatını vermiş, enstitü de işe koyulmuştu. Aradan geçen 5 yıla rağmen enstitünün araştırma raporu hâlâ hazır değil; bir enstitü yetkilisine göre rapor, bu yıl sonunda hazır olacak ve rapor tamamlanana kadar da hiçbir şey açıklanmayacak.

Yalnız bu arada katliam şahitlerinden bazıları konuşmaya da başladılar. Bunlardan birisi Yüzbaşı Ron Rutten. Katliam sırasında Hollanda taburunda görevli bu yüzbaşı, Hollandalı askerlerin Boşnakları 6070'li gruplar halinde toplayan Sırp askerlere yardım ettiklerini, toplanan grupların daha sonra otobüslere bindirilerek bilinmeyen yerlere götürüldüklerini gördüğünü, hatta bu sırada kendisinin olanbitenin fotoğraflarını çektiğini söylüyor.

Yüzbaşının anlattıkları, katliamda Hollanda taburunun rolü bakımından çok önemli; hele fotoğraflar paha biçilmez değerde araştırma bakımından elbette. Ne var ki, bu fotoğrafların yer aldığı filmler artık yok. Nasıl mı? Yüzbaşı Rutten'ın fotoğrafların filmlerini birkaç yıl önce teslim ettiği Savunma Bakanlığı, bu filmlerin banyo sırasında meydana gelen bir kaza sonucu 1998 yılında tahrip olduklarını itiraf etmiş, bu garip kazayı araştıran bir komisyon da kazanın gerçekten kaza olduğu hükmüne varmış bulunuyor. Bu açıklamalara rağmen, Hollanda televizyonuna konuşan ve tahrip olan filmleri inceleme fırsatı bulan bir uzman ise filmlerin kasten tahrip edildiklerini açıklamış bulunuyor geçen gün.

Bu garip kazadan başka Hollanda askeri polisinin katliamın akabinde hazırladığı bir rapor da katliama ışık tutması bakımından oldukça önemli. Bu raporda, 'Srebrenitsa'da görevli Hollandalı askerlerin Müslümanlara karşı önyargılı hareket ederken, Sırplara ise hoş baktıkları' belirtiliyor. Bu rapora göre, Müslümanlara hakaret eden 3 askerin Hollanda mahkemelerinde devam eden davalarının da garip bir şekilde rafa kaldırıldığı, bunun da 3 askerin 227 euro kadar bir parayı ceza şeklinde ödeyerek sağlandığı ve bunun bir savcılık yetkilisi tarafından Hollanda hukukunda pek rastlanmayan bir durum olarak değerlendirildiği belirtiliyor.

Tabur Komutanı Karremans'a gelince, katliamdan sonra Washington'a askeri ataşe olarak gönderilen ve katliam konusunda asla konuşmaması emredilen albay hâlâ sessizliğini koruyor.

Srebrenitsa katliamının 6. yılında Hollanda'nın muhtemel rolü konusunda bugün söylenebilecekler bu kadar. Herkese insan hakları dersleri vermeye çalışan Hollanda, Srebrenitsa utancından nasıl kurtulacak acaba? Ben merak ile konuyu takip etmeye devam edeceğim...


f.ertan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

12/ 06/ 2001... Alman gizli zabıtları (2)
13/ 06/ 2001... Kağıttan ordu
16/ 06/ 2001... Bush-Putin zirvesi
17/ 06/ 2001... Echelon açığa çıkıyor...
19/ 06/ 2001... İşin başında böyle olursa
20/ 06/ 2001... NMD ve Rusya
23/ 06/ 2001... Papa Ukrayna'da
24/ 06/ 2001... Gerici bir edebiyat devi
10/ 07/ 2001... Belçika'nın dönem başkanlığı
11/ 07/ 2001... Beşinci ülke


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.