Anadolu'da insan kaynakları rüzgârı
Şirketlerin yüzde 90'dan fazlasının aile şirketi olduğu Anadolu'da artık profesyonel yönetim için çalışmalara rastlamak mümkün. Kayseri, Gaziantep, Samsun, Trabzon gibi birçok ilde artık insan kaynakları şirketlerine rastlamak mümkün.
Artık sadece İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde değil Anadolu'nun pek çok kentinde faaliyet gösteren insan kaynakları şirketlerinin sayısı hızla artıyor. Bu yıl başında Kayseri'de kurulan Anadolu İnsan Kaynakları Eğitim ve Danışmanlık AŞ de (ANİNKA) bunlardan biri. İki ay içinde 4 seminer düzenleyerek faaliyetlerine hızlı başlayan firma, aile şirketlerinin kurumsallaşma çalışmalarına hız vermeyi amaçlıyor.
ANİNKA Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahman Haskaraman, milenyumla beraber değişen dünya şartlarıyla insan kaynaklarının öneminin her zamankinden daha fazla hissedildiğini belirterek ekonomik krizin ardından insan kaynaklarının ehemmiyetinin daha iyi anlaşıldığını kaydetti. Haskaraman'ın bu konudaki görüşleri şöyle: "Salt değişim için değil, özü bozmadan gerçekleşmesi gereken değişim ve dönüşümün anahtarı şüphesiz insandır. Günümüz yöneticilerinin iş, teknoloji, pazar, üretim, para ve kalite kaygılarının üstünde ve öncesinde insan kaygısını duymaları, insanî değerleri korumaları, en az teknoloji kadar insan kaynağına yatırım yapmaları bir zorunluluk halini almıştır."
İki ayda 4 seminer
Abdurrahman Haskaraman, firmaların krizi aşmaları için yapılan önerilerin yanı sıra konunun uzmanı isimleri bizzat Kayseri'ye davet ederek profesyonel yönetim tarzları, lider yöneticilik, aile şirketlerinde kurumsallaşma ve kriz dönemlerinde müşteri davranışları konularında çeşitli seminer ve toplantılar düzenlediklerini ifade etti. Haskaraman, "Beykent Üniversitesi'nden Prof. Ömer Dinçer, İstanbul Üniversitesi'nden Prof. Dr. İlhan Erdoğan, Dr. İlhami Fındıkçı ve Dr. Haluk Zülfikar tarafından mayıs ve haziran aylarında düzenlediğimiz 4 seminer ile kriz yönetimi ve aile şirketlerinde kurumsallaşma gibi konuları ele aldık. Bu toplantılarımıza Kayserili işadamları büyük ilgi gösterdiler. Sonbaharda başlayacağımız yeni dönemde ise akademisyenlerin yanı sıra iş hayatından ünlü isimleri de kentimize davet etmeyi planlıyoruz." dedi.
CV Bankası
Profesyonelleşmenin stratejik üstünlük alanı haline geldiği günümüzde ANİNKA(www.aninka.com.tr), araştırma ve danışmanlık hizmetlerinin yanı sıra eğitim seminerleri ve toplantılar düzenleyerek firmalara kurumsal kimlik kazandırmayı amaçlıyor. CV Bankası yolu ile firma bir yandan gençleri iş hayatı ile tanıştırırken, diğer taraftan da verdiği eğitimlerle onları kalifiye, aranan elemanlar olma yolunda istenen noktaya yükseltiyor.
(Aydın Haskebabçı-Mustafa Yağmurlu / Ekonomi Servisi)
Trabzon'da müşteri memnuniyeti
Profesyonellik alanında yapılan çalışmaların bir diger örneğinede Trabzon'da rastliyoruz.
Trabzon Esnaf ve Sanatkarlar Odası (TESOB) yaşanan ekonomik sıkıntılara çözüm bulmak ve esnafı bilgilendirmek için bir dizi konferans, panel ve seminer düzenledi.
Trabzon ve ilçelerinde düzenlenen"müşteri memnuniyeti" paneline esnafın ilgisi görülmeye değerdi. Bu yoğun ilgi karşısında TESOB bu seferde "KOBİ'lerde Müşteri Memnuniyeti" adlı bir düzenledi.
Seminerlere gösterilen ilgiden memnun kalan TESOB Başkanı Halil İbrahim Kalfaoğlu, "Günümüzde müşteri ilişkileri her geçen gün büyük önem kazanıyor. Müşteri odaklı mal ve hizmet üreten işletmeler ayakta kalıyor digerleri ise yok oluyor. Herkes bir müşteridir, murada birbirimizin mutluluğunu artırmalıyız" dedi.
Krizin müşteri mennuniyetine önem vererek ve müşteriyi müeseseye bağlı kılarak yenilebileceğini ifade eden Kalfaoğlu, "Müşteri memnuniyetine önem vermeyenler için hergün yeni bir kriz vardır" şeklinde konuştu.
Seminerler Karadeniz Teknik Üniversitesi ile TESOB tarafından organize ediliyor.
Öte yandan Samsun'da da aynı bir örneğe rastlıyoruz. Gazetemizin İnsan Kaynakları sayfasında bazen makalelerine yer verdiğimizi Turgay Yalanız ve bazı arkadaşları da ADİNKA İnsan Kaynakları adlı bir şirket kurup Samsun'da birçok şirkete seminer verip profesyonelleşme adına ilk adımı atmışlar.
Çalışanlar iyi bir teklif bekliyor
Türkiye'nin İlk İnsan Kaynakları Sitesi Kariyer.net'te yapılan bir anket Türkiye'deki çalışan kesimin motivesizliğini gözler önüne seriyor.
Bin 183 kişinin katıldığı ankette okuyuculara sorulan Firmanıza sadık mısınız? sorusuna 509 kişi yani yüzde e 43'ün cevabı "Daha iyi bir teklif bekliyorum" oldu. Bu da Türkiye'de çalışan kesimin işinde mutlu olmadığı ve sadece işsiz kalmamak için çalıştığı gerçeğini ortaya koyuyor.
Kariyer.Net'in yaptığı anket ve sonuçları
Firmanıza sadık mısınız? Oy kullanan Yüzde
lEvet, firmama çok bağlıyım 237 20,03
lSadece maaşıma bağlıyım 172 14,54
lFirmamın bana bağlılığından şüpheliyim 265 22,4
lDaha iyi bir teklif bekliyorum 509 43,03
Ekonomi Servisi
Hayat zor; ama ben kolay biri değilim
Toplumun her kesimi ekonomik sıkıntıdan yakınırken, 2 eşli, 8 çocuklu 52 yaşındaki ayakkabı boyacısı Necati Aşırı, "Hayat zor; ama ben de kolay biri değilim." diyerek yaşamın zorluklarına meydan okuyor.
Boya sandığının üzerine, slogan haline getirdiği sözlerin yer aldığı karikatürü ve Atatürk'ün portresini koyan Necati Aşırı, sandığının yanına yerleştirdiği saksı çiçeklerle, yaşama olan bağlılığını ortaya koyuyor.
Müşterilerinin dikkatli bakışları arasında işini yapan Necati Aşırı, hayatın çok zor olduğunu; ancak bir o kadar da güzel olduğunu belirterek, herkese, zorluklar karşısında hayat kadar zor olmalarını öğütlüyor. Aşırı, "Hayat zor ise sen de kolay olmayacaksın ki ayakta kalabilesin." diyor.
Değişim stratejik planlamadan geçer
Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürü Kutlu Çakır, değişimin evrensel bir nitelik kazanmasının, işletmelerde stratejik planlamayı gerekli kıldığını söyledi.
Çakır, strateji kavramının çok eski dönemlerden beri var olduğunu ve askeri alanda kullanıldığını belirterek, "Ancak, yönetim alanında kullanılmaya başlanması, yönetim biliminin doğuşundan çok sonraya rastlıyor." dedi.
Yönetim bilimi
20. yüzyılın başlarından itibaren yönetimin "bilim" olarak gelişmeye başladığını kaydeden Çakır, "Yönetim bilimi, genç bilimdir. Bundan dolayı strateji kavramının yönetimde kullanılması oldukça yeni sayılabilir." diye konuştu.
Stratejik planlama konusunda 1950'li yıllardan sonra birçok çalışmanın yapılmaya başlandığını vurgulayan Çakır, şöyle devam etti:
"Stratejik planlama çalışmalarının işletmelerde önem kazanmasında rol oynayan temel faktörleri; değişimin evrensel nitelik kazanması, teknolojik yeniliklerin baş döndürücü hızı, bilgi ve iletişim teknolojisinin gelişmesi, rekabetin artması, çevre kirliliğinin tüm dünyada önemli hale gelmesi ve demokratikleşme istemleri oluşturuyor.
Her işletmede 2 tür yönetim anlayışı ortaya çıkmıştır. Bunlardan ilki, alışılagelmiş ve rutin işleri yürüten yönetim yapısı, ikincisi işletmenin mevcut yapısını geliştirmeyi planlaması ve büyümesine yön vermeye çalışan stratejik ya da geliştirici yönetici anlayışıdır. Stratejik planlama, ilki ile yani geliştirici yöntemlerle ilgilenmektedir."
Çakır, stratejik planlamaya inanmayan ve uygulamayan işletmelerin, büyümesi ve gelişmesinin mümkün olmadığını, stratejik planlama yapanların ise kriz dönemlerini en az sarsıntı ile geçireceklerini, sözlerine ekledi.
Gaziantep Zaman
|