GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

16/07/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Yarış güvenebiliyorsan

Yarışmalar sadece televizyonda olacak değil ya. Bu defa iki güzel yarışmadan haber vereceğiz size.

İlkini Karadeniz Ereğlisi'nde belediye düzenledi. Yarışmanın konusu, yağlı bir direğin tepesindeki bayrağı kapmaktı. Yarışma biraz problemli başladı. Yarışmacılar ödül için konan 500 milyon lirayı az bulup ödülün 1 milyar liraya çıkartılmasını istediler. Sonunda ise anlaşma 725 milyon lira ve hamam parası olarak belirlendi. Ama hamam parasını sadece kazanan değil, yarışan herkes aldı.

İkinci yarışmayı ise İzmirli bir işletmeci düzenledi. İşletmeci yeni açtığı mobilya mağazası için, 'Yat Bana' yarışması düzenledi. Yarışmanın temel esasları, bir televizyon kanalında düzenlenen 'Dokun Bana' ile aynı. Aralarında tabii ki farklılık var. Bu sefer yarışmacılar arabaya dokunma yerine, yatakta yattılar. Yatakta oturan ya da yataktan kalkan anında eleniyor. Uyumak serbest. Hatta yeme içme gibi ihtiyaçlarını da yatarak giderdiler. Yarışmacılar 48 saati doldurduklarında hediye olarak birer yatak aldılar. 72 saat sonunda da bir televizyon.

Televizyonların düzenlediği yarışmalardan daha eğlenceli değil mi? Üstelik ödülleri de hem daha güzel ve masrafsız hem de daha garanti.




İnsancıl

Belçika Ulusal İstatistik Enstitüsü, ülkelerinde insandan çok evcil hayvan yaşadığını açıkladı. 10 milyon 240 bin nüfuslu Belçika'da yaklaşık 11 milyon evcil hayvan yaşıyormuş. Üstelik bu rakamlara yine evde beslenen çok sayıda sürüngen ve özel olarak yetiştirilen evcil örümceklerle yine özel izinle barındırılan vahşi hayvanlar dahil değil.

Belçika'da insandan çok evcil hayvan olabilir. Ama bizde de insandan çok insan gibi görünen çok. Naaaber!




Bir nefes sıhhat

Çok sık olmasa da bu köşeden size olumlu ve güzel gelişmeleri duyurmayı seviyoruz. Bu defa sağlık konusunda iki güzel haber vereceğiz size. Bir tanesi Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden diğeri de Sağlık Bakanlığı'ndan. Belediyenin gezici sağlık araçlarında son 2 ayda 34 bini aşkın Ankaralıya poliklinik hizmeti verildi. Özellikle gecekondu semtlerinde yaşayan, sosyal güvencesi olmayan dar gelirli vatandaşın sağlık sorunlarını ayaklarına giderek çözmeye çalıştılar.

Öte yandan Sağlık Bakanlığı da kullanılmayan iki TIR'ı hastaneye dönüştürdü. Araçlardan bir tanesi Ankara-İstanbul otobanına yerleştirilecek diğeri de tam donanımlı gezici hastane olarak hizmet verecek.

Özellikle SSK hastanelerinde yaşanan dramlardan sonra çok zayıf da olsa sağlık alanında olumlu bir şeyler olduğunu bilmek hoş bir duygu.




Ah şu kriz yok mu?

Krizin ülkemizdeki hayatı ne kadar olumsuz yönde etkilediği ortada. Ama krizden etkilenen sadece insanlar mı? Elbette hayır! Artık hayvanlar alemi de bu krizden muzdarip.

17 yıldır Şanlıurfa'nın Birecik ilçesinde 'Kelaynaklar Festivali' düzenleniyordu. Maalesef bu yıl festivalin 18.si düzenlenemiyor. Sebebi ise malum. Festivali düzenleyen Birecik Belediyesi; ama belediyede bu iş için ayrılmış özel bir ödenek falan yok. Belediye bu yıl, festival için gerekli parayı bulamayınca, organizasyonu iptal etmek zorunda kaldı.

Oysa bu festival sadece kelaynaklar için değil ilçe için de gerçekten önemli. Sadece ilçenin tanınması sağlanmıyor aynı zamanda festival için gelen turistler de ilçenin ekonomisine katkıda bulunuyorlardı.

Yazık oldu, çok yazık!




Batan geminin malları

Sinop'a tatil için gelen Hollandalı 2 turist, peşlerine takılan sokak kedisini o kadar çok sevmişler ki, Tarım İl Müdürlüğü'nden 'Veteriner Sağlık Sertifikası' çıkartarak kediyi ülkelerine götürmüşler. Her ne kadar bu işten kâr elde edememiş olsak da, böylece Türkiye olarak ilk defa Hollanda'ya kedi ihraç etmiş olduk.

Biz de Antalya'da mutlu bir Hollandalı bulup peşine mi takılsak ne yapsak?




İnce sözler

Bu kapkaççılar hepimizi BATUracak.

KANDİLLİ'nin mumu DEPREMe kadar yanar.

Türk-Yunan ilişkilerinde son nokta: "Türk'ün malı, Rum'un malı... Rum'un malı Rum'un malı."

Platform-u Abant; toplumun yaralarını saran bir BANT.

İnek, okeyden ne anlar?

'Zam zam' derken, 'vergi çeşidi'ne de zam geldi.

Güvenme parana, hortum al yanına.

Partinin kapatıldığına inanıyorlar da, doğurduğuna neden inanmıyorlar?

Her şeye rağmen; "zamlanma gönül, zamlanma!"

Spor kulübünde emanetçi olmazmış. Kulüp ortada mı kalsın yani?

(Nuri Kırmızcı)



s.karakis@zaman.com.tr         h.sutay@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.