Batık bankalar turizmi de vuracak
Geçen hafta el konularak fon kapsamına alınan beş bankadan üçünün (Sitebank, Kentbank ve Bayındırbank) turizm alanında da büyük yatırımları var. Bundan dolayı operasyon turizmi de etkileyecek. Sadece Sitebank'ın sahibi olan Sürmeli ailesinin başta İstanbul, Ankara, Adana ve Kuşadası'nda beş tane oteli var.
Operasyondan sonra banka sahiplerinin bütün malvarlıklarına tedbir konduğu için bu otellerle ilişkisi olanlar zor durumda kalabilir.
Aynı şekilde, Kentbank'ın sahibi olan Süzer Grubu'nun İstanbul Taksim'de yaptırdığı ve Gökkafes adıyla bilinen bir oteli var. Otelin operasyondan nasıl etkileneceği merak ediliyor. Süzer Holding sahibi Mustafa Süzer, Gökkafes'i işletmesi konusunda Ritz Carlton ile anlaşmıştı. Ritz Carlton da oteli bu yılın sonuna kadar hizmete sokacağını açıklamıştı. Süzer'in ayrıca İzmir Çeşme'de de bu yıl içinde hizmete soktuğu 5 yıldızlı bir oteli daha bulunuyor.
El konulan bankalardan biri de Bayındırbank'tı. Bayındırbank, turizm alanında da yatırımları olan Kamuran Çörtük'e ait. Bayındırbank'a el konulmasının ardından ANAP'lı Turizm Bakanı İbrahim Gürdal döneminde Kamuran Çörtük'e tahsis edilen Antalya Kemer'deki kamu arazisinin bu gelişmelerden nasıl etkileneceği şimdilik bilinmiyor. Bayındırbank'ın sahibi Kamuran Çörtük'ün turizm alanındaki diğer yatırımı olan Tatilya ise daha önce borcundan dolayı İş Bankası'na devredilmişti. İSTANBUL (Zaman)
Komşuyla turizm işbirliği
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB), Suriye ve Yunanistan'ın seyahat acenteleri birlikleri ile ortak projeler üretmeye başladı.
TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, başkan seçilmesinin hemen ardından Yunanistan ile temasa geçtiğini belirterek, "Altı ay süren ikili görüşmeler sonucunda Yunan Seyahat Acenteleri Birliği başkanı ile ilişkimiz belirli bir seviyeye geldi. Yakın bir dönemde Yunanistan ile birlikte ortak wokshoplar, turizm fuarları düzenlemeyi planlıyoruz. Sadece Yunanistan değil, Suriye ile ilişkilerimizi de çok olumlu yönde artırdık." dedi.
Suriye'nin karayolu haccına çok sıcak baktığını belirten Ulusoy, yaptıkları resmi temaslarda Suriyeli yetkililerin hac yolcularına bütün kolaylığın sağlanacağı yolunda kendilerine teminat verdiklerini söyledi. Suriye'deki yönetim anlayışının değiştiğini ve turizm alanında Türkiye ile işbirliği yapmak istediklerini kaydeden Ulusoy şöyle konuştu: "Suriye'de Türkiye'ye gelmek isteyen 500 bin kişilik bir potansiyel var. Turizm bakanı ile önümüzdeki günlerde bu ülkeyi ziyaret edeceğiz. Dünyaca ünlü üç büyük şirket bu ülkeye beş yıldızlı oteller inşa ediyor."
Bu arada Türkiye, Yunanistan, Suriye, Mısır ve İsrail seyahat acenteleri, ortak hareket etmek amacıyla Doğu Akdeniz Seyahat Acenteleri Birliği'ni geçen ay hayata geçirdiler. Başına ise TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy'u getirdiler. (Hakan Yılmaz / İSTANBUL (Zaman))
Kim takar yasağı!
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte vatandaşlar, yasak levhalarının yanında, suların kirli olduğunu bile bile denize giriyor.
Sıcaktan bunalan vatandaşlar, ufak bir sahil kenarı gördüler mi kendilerini denize atmanın çarelerini arıyorlar. Ancak bilmiyorlar ki, başlangıçta masum bir serinleme isteği nedeniyle birçok vatandaş da burada hayatından olmuştu. İbrahim Usta / İSTANBUL(Zaman)
Kahvehaneciler dertli
Krizden sonra müşterileri 3 kat arttı; ama gelirleri yarıya düştü.
Türkiye Kahveciler, Kıraathaneciler ve Büfeciler Federasyonu Başkanı Ali Paşa Aksu, "İşsizlik yüzünden müşterilerimiz üç kat artarken, gelirimiz yarı yarıya azaldı." dedi. 400 bini aşkın üyelerinin zor durumda olduğunu belirten Aksu, düzenlediği basın toplantısında, 500 yıllık mesleklerinin 70 yıllık çağdışı yasayla yönetildiğini savundu. Aksu şunları söyledi: "Mesleğimiz, meyhanecilik muamelesi görüyor. Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunu, kahvehanelerimizi 70 yıldır içkili eğlence yeri kapsamında kabul etmektedir. Bu nedenle 21 yaşından küçükleri çırak olarak çalıştıramadığımız gibi, işyerlerimiz, okul, kurs veya dershanelerin 200 metre uzağında bulunma yaptırımıyla karşı karşıyadır. Oysa kahvehaneler, ne bar, ne pavyon, ne gazino, ne meyhane, ne de eğlence yeridir. Bu yanlış ve çağdışı uygulamayı anlatabileceğimiz ya da anlayacak tek bir yetkiliyi hâlâ bulamadık."
Kafatassız bebekler doğdu
Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinde son 1 hafta içinde kafatası olmayan 3 bebek dünyaya geldi.
Alınan bilgiye göre, ilçenin Yeni Mahalle semtinde oturan Vahide Atay (19), Viranşehir Devlet Hastanesi'nde kafatası olmayan, dudağı yarık ve damağı delik bir bebek dünyaya getirdi. Bebek, 3 saat sonra hayatını kaybetti. Viranşehir Devlet Hastanesi Kadın Doğum Uzmanı Opr. Dr. Abdi Oğuz, ilçede son 1 hafta içinde bu durumda 3 bebek dünyaya geldiğini belirterek şöyle dedi:
"Bu ilginç doğum vakalarını ülkemiz nüfusuna kıyaslarsak, yüksek bir orandır. Beslenme bozukluğu, özellikle folikasit eksikliği ve genetik yatkınlık sayılabilir. Bu durum, toplumda binde 1 ile binde 5 arasında görülmektedir. Bu tür doğumları engellemek için anne adaylarının, beslenme faktörlerini düzeltmesi gerekir. Anne adaylarının düzenli kontrol altında olması halinde önlenebileceğine inanmaktayız."
İlçede, geçtiğimiz günlerde de 2 kadın, kafatası olmayan bebek dünyaya getirmiş, bebekler hayatlarını kaybetmişlerdi.
İrtifa kaybediyoruz
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın (UNDP) İnsani Gelişmişlik - 2001 raporuna göre, Türkiye, dünyadaki 162 ülke arasında, insani gelişmişlik açısından 82. sırada yer aldı.
Her yıl temmuz ayında yayınlanan İnsani Gelişmişlik Raporu, küreselleşmenin nereye vardığını ve dünya ülkeleri tarafından nasıl algılandığını ortaya koyuyor. Her yıl bir konu başlığı belirleyen ve BM’nin www.undp.org adlı sitesinde yer verilen (Human Developmend Report), İnsani Gelişmişlik Raporu’nun bu seneki iki ana başlığı 'Biyoteknoloji ve Bilgi Teknolojileri'. Birleşmiş Milletler’in raporu, son zamanlarda ekonomik krizle boğuşan ve gittikçe içe kapanan Türkiye’nin 21. yüzyılı ıskaladığını ortaya koyuyor. Raporun en dikkati çeken yönü 72 ülke üzerinde yapılan teknolojik başarı indeksi. Türkiye 72 ülkenin olduğu listeye dahil değil. Raporda, bu durumla ilgili şu tespit yapılıyor: “Türkiye’nin küresel ekonomi ve iletişim çağı gereklerine ayak uydurması açısından düşündürücü bir durum.”
Rapor üç bölümden oluşuyor
1– Teknolojik lider konumundaki ülkeler arasında; ABD, Japonya ve AB ülkelerinin yanı sıra; Güney Kore, Singapur, İrlanda, Yeni Zelanda ve İsrail gibi ülkeler var.
2– Potansiyel lider adayları arasında ise; Yunanistan’ın yanı sıra, AB’ye bizim gibi aday konumunda bulunan, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovenya, Honkong, Slovakya, Polonya, Bulgaristan, Romanya, Güney Kıbrıs’ın yanı sıra; Şili, Arjantin, Kostarika, Malezya, Hong Kong gibi ülkeler var.
3– ‘Dinamik’ ülkeler olarak belirlenen kategori ise oldukça ilginç. Bu kategoride; Uruguay, Güney Afrika, İran, Tunus, Ekvator, Suriye, Cezayir, Zimbabwe, Bolvya, Peru, Jamaika, El Salvador, Endonezya, Sri Lanka ve Hindistan gibi Türkiye’nin gelişmişlik açısından altında olduğu düşünülen ülkeler yer alıyor. Türkiye bu üç kategorinin hiçbirinde yer almıyor.
Lider ülke hayali
Raporu değerlendiren Dr. Cüneyt Ülsever, ülkemizde çok az kişinin bu tür konularla uğraştığını; ancak Türkiye’nin gelecekteki fotoğrafının da BM tarafından bu raporda net olarak ortaya konulduğunu vurguluyor. “Küçük düşünmekten bu tür işlere vaktimiz kalmıyor.” diyen Ülsever, BM Kalkınma Programı’nın hazırladığı İnsani Gelişmiş Raporuna göre Türkiye’nin 21. yüzyılın lider ülkesi hayalinin de hangi noktada olduğunu ortaya çıkardığını ifade etti.
Dünya klasmanı
BM İnsani Gelişmişlik Raporu, Türkiye’nin AB’ye tam üyelik sürecindeki rakipleri ile arasındaki farkı da ortaya koyuyor. Rapora göre, AB adaylarını dünya klasmanındaki sıralamaları ise şöyle: Güney Kıbrıs: 25, Slovenya: 29, Malta: 30, Çek Cumhuriyeti: 33, Slovakya: 35, Macaristan: 36, Polonya: 38, Estonya: 44, Letonya: 47, Litvanya: 50, Bulgaristan: 57, Romanya: 58 ve Türkiye 82. sırada. (Zafer Özcan)
Umuda kriz çelmesi
Önümüzdeki yıldan itibaren resmen göç kabul etmesi beklenen AB ülkeleri öncelik verdikleri Türkiye’yi 4. sıradan 13. sıraya düşürdüler.
Merkezi Almanya’nın Essen şehrinde bulunan Türkiye Araştırmalar Merkezi Direktörü (TAM) Prof. Dr. Faruk Şen düzenlediği basın toplantısında, Avrupa Birliği’nde artan göçmen ihtiyacı ve göç tartışmaları konusuna değindi.
Ekonomik krizden önce Türkiye’nin öncelikte 4. sırada olduğunu belirten Şen, Türk ekonomisine karşı büyük güvensizlik olduğunu vurgulayarak, “Bunun düzelmesi, bizim ekonomik durumumuza bağlı. Şu an tamamen gündemden düşmüş durumdayız. AB ülkelerindeki genel eğilim mevcut açığın AB’ye tam üyeliğe aday 12 ülkeden giderilmesi.” dedi. ‘Avrupa Birliği’nde Artan Göçmen İhtiyacı ve Göç Tartışmaları’ konulu bir basın toplantısı düzenleyen Prof. Şen’in verdiği bilgilere göre, bu rakam İspanya’da bir milyon 200 bin, Portekiz için 550 bin ve Yunanistan için 800 bin. 4 Temmuz’da açıklanan Federal Almanya Göç Komisyonu Raporu’nun, ülkenin iş piyasasının ihtiyacına göre göçmen alımını tavsiye ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Şen, rapordaki önerilerin yasalaşması durumunda Almanya’nın da ABD, Kanada ve Avustralya gibi bir göçmen ülkesi olduğunu resmen ilan edeceğini kaydetti. Prof. Dr. Şen, bu konudaki yasanın 2002 yılındaki seçimlerden sonra çıkacağını savunarak, raporun en önemli önerisinin, ’her yıl 50 bin kişinin göçmen olarak alınması’ olduğunu söyledi.
Türkiye'nin elindeki koz
AB ve Almanya’nın göçmen ihtiyacının sadece Türkiye’ye yönelik olmadığını, AB’ye tam aday 12 ülke ile diğer birçok dünya ülkesini de kapsadığını anlatan Prof. Dr. Şen, bu aşamada Türkiye’nin yapması gerekenlere dikkati çekti. “Türkiye olarak elimizde bir koz var. Türkiye, 1963 Ankara Antlaşması’ndan doğan serbest dolaşım hakkını bir an önce talep etmeli.” diye konuşan Prof. Dr. Şen, bu konuda gerek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, gerekse Dışişleri Bakanlığı’nca adımların atılması, konunun gündeme getirilmesi gerektiğini vurguladı. Serbest dolaşım hakkı elde edilmesi durumunda isteyen herkesin, istediği bir ülkeye giderek, 90 gün içinde iş ve ev imkanlarını sağlaması durumunda o ülkede kalabileceğini kaydeden Prof. Dr. Şen, bu konunun göçmen alımından daha önemli olduğunu söyledi. Birol Aydın - İSTANBUL (Zaman)
Bir ambulansta 3 can
Sanlıurfa’nın Siverek ilçesinde, trafik kazasında yaralanan 3 kişi, bir ambulansa üst üste bindirilerek hastanelere gönderildi.
Çermik karayolunun 5. kilometresinde meydana gelen bir trafik kazasının ardından yaralılar 1 saate yakın ambulans beklediler. Ambulans yolda bozulduğu için gelemedi. Daha sonra Siverek Belediyesi’nden istenen ambulansa, durumu ağır olan 3 yaralı üst üste bindirilerek çevre hastanelere gönderildi.
Hem internet hem telefon
İnternet tutkunları nette gezinti yaparken tek numaralı telefon hattının meşgule düşmesi gibi önemli bir dertten kurtuluyor.
Tek hat üzerinden aynı anda telefon görüşmesi ve internette gezinti yapma imkânı sağlayan ADSL teknolojisi hat meşguliyetine son veriyor. ADSL, abonelere 5 farklı hız seçeneği sunuyor. İlk aşamada İstanbul (19 semtte), Ankara, İzmir ve Çanakkale’de verilmeye başlanan ADSL hizmeti, en kısa sürede Türkiye genelinde yaygın hale getirilecek. Türk Telekom 1. Bölge Müdürü Oğuz Özelmas, ADSL hizmetinden yararlanmak isteyenlerden öncelikle 12 milyon liralık bağlantı ücreti alındığını söyledi. Özelmas, “Ayrıca abonelerimizin 128 kbps için 35, 256 kbps için 120, 512 kbps için 365, 1024 kbps için 980 milyon ve 2048 kbps için de 1 milyar 660 milyon liralık aylık kira ücreti ödemesi gerekiyor.” dedi. (Turhan Bozkurt - İSTANBUL (Zaman)
Bu çim yanıyor!
Van’ın Özalp ilçesinde 20 dönümlük alandan toplanan çimler, tonu 10 milyon liradan alıcı buluyor.
İlçenin Kırçalı köylülerinin yaklaşık 30 yıldır yararlandığı bu çim, son yıllarda odun, kömür ve tezek fiyatlarının yüksek olması nedeniyle çevre köylerde de kullanılmaya başlandı. Çimlerin, 2 metre derinliğe kadar kazılmasına rağmen ilkbahar aylarında tekrar çıktığını belirten köylüler, şöyle konuştular: “Çimleri, gaz veya motorin dökmeden rahat bir şekilde yakabiliyoruz. Kalorisi, tezek ve benzeri yakacaklardan daha yüksek, koku ve dumanı az.”
Eyvah daha da kavrulacağız !
Meteoroloji Genel Müdürlüğü, yurdun iç ve doğu kesimlerinde hava sıcaklığının hafta sonundan itibaren daha da artacağını, bazı bölgelerde sıcaklığının 43 dereceyi bulacağını açıkladı.
Açıklamaya göre, hava sıcaklığı, cumartesi gününden itibaren iç ve doğu kesimlerde 3–5 derece artarken, pazar gününden itibaren yurdun kuzey ve batı kesimlerinde 1–3 derece azalacak. Yüksek hava sıcaklığı önümüzdeki hafta da etkili olmaya devam edecek. Açıklamada, ilgililer ve vatandaşlar, yüksek sıcaklığın getireceği başta orman yangınları olmak üzere, çevre ve sağlık konusundaki olumsuzluklara karşı uyarıldı.
Yargı hızlanacak
Adalet Bakanı Türk, bilgisayar ağı sayesinde yargının yüzde 50 daha hızlı çalışacağını söyledi. Adliyeleri birbirine bağlayacak proje ile bilgisayardan kamerayla ifade alınabilecek.
Adalet Bakanlığı, sanal ortamın kolaylıklarından ve hızından yararlanabilmek için büyük bir proje üzerinde çalışıyor. 'Yargının ağır işlediği' eleştirilerini azaltmak için harekete geçen bakanlık, davaların en kısa sürede sonuçlanması için 'yargı intraneti' hazırlıyor.
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, bakanlıkça yürütülen Ulusal Yargı Projesi'nin (UYAP) hayata geçirilmesi ile yargının yüzde 50 oranında hızlanacağını söyledi. Türkiye'nin 'yargı intraneti'ni hazırladıklarını belirten Bakan Türk, proje ile tüm mahkemeler ile kamu kurum ve kuruluşları arasında bağlantı sağlanacağını kaydetti.
Yazışmalar bitecek
Türk, "Bugün bir davanın görülmesi sırasında ihtiyaç duyulan bir belgenin getirtilmesi aylar sürmektedir. Proje ile aylarca devam eden yazışmalara son verilecek, nüfus ve tapu gibi bilgilere birkaç saniye içinde ulaşılacak. Mahkemeler kendi aralarında, yüksek mahkemelerle ve hatta Avrupa Birliği Adalet Divanı ile bağlantılı hale gelecek. Adalet Bakanlığı'nın kendisine bağlı olan kuruluşlar da sisteme girecek. Böylece cezaevlerine girip çıkanları daha kolaylıkla izleyeceğiz. Mahkemelerimizde daktiloların yerini bilgisayarlar alacak. Projeyi 2004 yılı sonunda tüm Türkiye'ye yaymış olacağız." dedi.
Sistemde bir bilgi bankası oluşturulacağını kaydeden Türk, "Yürürlükteki tüm mevzuat, yüksek mahkemelerin içtihatları, bilimsel görüşler, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Avrupa Birliği Adalet Divanı'nın kararları, bu bilgi bankasında yer alacak. Hakim, uygulayacağı maddeyle ilgili olarak detaylı bilgiyi buradan bulabilecek." diye konuştu.
Çalışmalar sürüyor
Proje ilk aşamada Adalet Bakanlığı merkez teşkilatı ve bağlı kuruluşları, sonra da adli ve idari yargı, DGM'ler, cumhuriyet başsavcılıkları ve cezaevlerine uygulanacak. Bakanlık merkez teşkilatında yapılacak çalışmalar yıl sonuna kadar tamamlanacak. Pilot bölge seçilen Ankara adliyesinde testler yapıldıktan sonra uygulama, tüm Türkiye'ye 2004 yılı sonuna kadar yaygınlaştırılacak. Projenin birinci aşamasının 2 trilyon 552 milyar liraya, projenin tamamının ise 160 milyon dolara mal olması bekleniyor. (İbrahim Asalıoğlu / ANKARA (Zaman)
Boşluk hemen doldurulacak
Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Anayasa Mahkemesi'nin Şartlı Tahliye ve Erteleme Yasası'yla ilgili kararından sonra ortaya bir boşluk çıkacağını belirterek söz konusu sıkıntının en kısa sürede giderileceğini söyledi.
Boşluğun doldurulması için Resmi Gazete'de yayınlanacak olan gerekçeli kararı beklediklerini belirten Bakan Türk, "Hürriyeti bağlayıcı ceza süresi 120 yılı geçmeyen davaların ertelenmesine ilişkin gerek 1. maddenin 2. bendi, gerek 4. maddenin 1. bendi, gerek 9. maddenin iptali konusunda meydana gelecek boşluğun gerekçeli kararın açıklanmasından sonra 6 ay içinde Meclis'çe doldurulması için süre verilmiştir. Biz bu boşluğun doldurulması için Anayasa Mahkemesi'nin süresini beklemeden doldurulması için çalışmalarımızı yapmıştık." diye konuştu.
En çok tartışılan konunun 10 yıllık ceza konusu olduğunu vurgulayan Türk, "İptalin 10 yıllık süre ile ilgili mi; yoksa çekilmesi gereken süre ile ilgili mi olduğu açıkça belirtilmemiştir. Bu da ancak gerekçeli karar Resmi Gazete'de yayınlandığı zaman belli olacaktır." dedi.
Bakan Türk, itiraz konusu yapılan maddelerin sadece 5'inde Anayasa'ya aykırılık görüldüğünü, 38'inde ise aykırılık görülmediğini sözlerine ekledi.
Fatih Karaçalı / ADANA (Zaman)
Kirada sınır kalktı
Anayasa Mahkemesi, dünkü toplantısında, Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanuna Bir Geçici Madde Eklenmesi Hakkında Kanun'un, kiraların bu yıl yüzde 10 artırılmasını öngören maddesinin iptal istemini esastan görüştü.
Yüksek Mahkeme, kira artışlarını yüzde 10'la sınırlayan yasa maddesini Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Anayasa Mahkemesi Başkanvekili Haşim Kılıç, oybirliğiyle alına kararın Resmi Gazete'de yayımlandıktan sonra yürürlüğe gireceğini bildirdi. Adana 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, baktığı bir kira tespit davasında, davacının, yüzde 10 sınırlamasının Anayasa'nın "sözleşme özgürlüğü" ilkesine aykırılık iddiasını ciddi bulmuş ve yasanın söz konusu maddesinin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu.
Mahkeme, geçen yıl kira artışlarını yüzde 25'le sınırlayan yasa maddesini ise Anayasa'ya uygun bulmuştu. Bilecik Sulh Hukuk Mahkemesi, aynı yasaya göre geçen yıl kiraların yüzde 25 oranında artırımını öngören düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesi ve iptali istemiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurmuştu. Anayasa Mahkemesi, 16 Kasım 2000'de, başvuruyu esastan görüşmüş ve düzenlemeyi Anayasa'ya aykırı bulmayarak iptal istemini reddetmişti.
Belediyelerin sıkıntısı ödenekten
İller Bankası Genel Müdürü İrfan Önal, belediyelerin İller Bankası'na olan borçlarının 1993'te uygulamaya konan bir karardan kaynaklandığını bildirdi.
Söz konusu karar gereği Belediyeler Fonu gelirlerinin büyük bölümünün genel bütçeye gelir yazıldığını belirten Önal, İller Bankası'na da yetersiz kaynak aktarılmaya başlandığı için belediyelerin zor durumda kaldığını söyledi. "Belediyelerin finansman darboğazına bağlı olarak yatırımların tamamlanmasında da gecikmeler yaşanmaktadır. Bu gecikmede bankamızın bir sorumluluğu yoktur. Bankamız belediyelerin kredi borçlarının vadesi gelen taksitlerini, genel bütçe vergi gelirlerinden tahsis edilen ve bankamız eliyle dağıtılan paylardan kesmek durumundadır." diyen Önal, belediyelerin 1.7.2001 tarihi itibariyle borçlarını şöyle sıraladı: İller Bankası'na olan borçlar: 817.532 milyar TL. Hazine'ye: 2.760.359 milyar TL. Diğer kurumlara borçlar: 326.134 milyar TL.
6 Temmuz 2001 tarihli gazetemizde yayınlanan 'İller Bankası'nın Ankara'daki yeni merkez binası, ekonomik krize rağmen normal bitim süresinden 10 ay önce tamamlandı.' konulu haberimize de değinen Önal, İller Bankası binasının öngörülen tarihten önce bitirilmesinin belediyelerin lehine olduğunu savundu. Önal, inşaatın erken bitirilmesiyle kira, süre uzatımı gibi kalemlerden 10 trilyonu aşkın tasarruf sağlandığını, bu tasarrufun kredi şeklinde belediyelere geri döneceğini ifade etti. İSTANBUL (Zaman)
7 ölü, 10 yaralı
Trabzon'un Araklı ilçesindeki trafik kazasında 7 kişi öldü, 10 kişi yaralandı.
Dün sabah Araklı'dan Dağbaşı beldesine giden Hayrettin Kurt yönetimindeki midibüs, hatalı sollama sonucu, Ali Aksoy idaresindeki kamyonun kasasına çarparak takla attı. Çarpma sırasında kopan kamyon kasası da arkadan gelen kamyonete çarptı. Kazada, midibüste bulunan Süleyman Baygüven, Cafer Baş, Doğukan Malkoç, Ayşe Malkoç, Ali Kılıçarslan, Ayla Çebi ve Hanım Kurt hayatını kaybetti. Yaralanan 10 kişi, hastanelerde tedavi altına alınd.
Muammer Turan - Fahri Öztoprak - TRABZON(cha)
'TÜSİAD'ın kitabı çeviri'
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) hazırlattığı "Coğrafya 2001" isimli kitap, İstanbul Eğitimcileri Derneği tarafından sert bir dille eleştirildi.
İstanbul Eğitimcileri Derneği yönetici ve üyelerinden oluşan bir komisyon tarafından incelenen "Coğrafya 2001" kitabının sonuçları basın toplantısıyla açıklandı. Dernek Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Zeyrek, "Coğrafya 2001" kitabının bilimsel değeri olmadığını savundu. 4 ana bölümden oluşan kitabın "Dünya" başlığını taşıyan ilk iki bölüm ile "Avrupa" başlığını taşıyan üçüncü bölümün Hachette Yayınevi'nin yayınladığı çeşitli kitapların aynen çevirisinden oluştuğunu öne süren Zeyrek, böylece 250 sayfalık kitabın 117 sayfasının çeviri olduğunu, sadece "Türkiye" başlığını taşıyan dördüncü bölümün, Türk araştırmacı ve yazarların ürünü olduğunu söyledi.
Burhan Eren / İSTANBUL (Zaman)
Yeşil sermaye görüşülmedi
Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan, Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında "irticai sermaye" olarak nitelendirilen konunun gündeme gelmediğini söyledi.
Konya Milletvekili Lütfü Yalman'ın, Başbakan Bülent Ecevit'e yönelttiği konuya ilişkin soruyu Başbakan Yardımcısı Özkan cevapladı. Özkan, "Bugüne kadar yapılan Milli Güvenlik Kurulu toplantılarında; soru önergesinde ifade edildiği gibi 'İslami sermaye–irticai sermaye–yeşil sermaye' olarak nitelendirildiği iddia edilen firma ve holdingler hakkında herhangi bir konu gündemlerde yer almamış ve görüşme yapılmamıştır." dedi.
Süleyman Kurt / ANKARA (Zaman)
İşe alımlara soruşturma
Devlet Bakanı Recep Önal, menfaat karşılığı işe adam alındığı iddialarına ilişkin soruşturma başlatıldığını bildirdi.
DYP Karabük Milletvekili Mustafa Eren'in konuya ilişkin yazılı soru önergesini cevaplandıran Bakan Önal, Devlet Memurluğu Sınavı ve Devlet İşçi Sınavı'nın uygulanmasıyla birlikte kamuoyundaki kayırma iddialarına son verildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, son günlerde menfaat karşılığı işe adam alındığı iddialarına ilişkin soruşturma yapılmasını istediğine dikkat çeken Bakan Önal, "Konuyla ilgili gerekli soruşturmalar başlatılmıştır." dedi.
Süleyman Kurt / Ankara (Zaman)
TRT çalışanı Yener'e karşı
TRT çalışanları Yücel Yener'in tekrar genel müdür olarak seçilmemesi için yoğun bir çalışma içine girdiler.
Bir bildiri yayınlayan TRT çalışanları, "Yolsuzluk ve usulsüzlük olaylarına rağmen, RTÜK'ün daha ilk turda ilk aday olarak Yücel Yener'i seçmesi, temiz toplum özlemi çeken birçok insanı hayal kırıklığına uğratmıştır. Ancak bütün bunlara rağmen, Yücel Yener'in hükümet tarafından atanmayacağı ümidini hiçbir zaman yitirmek istemiyoruz." dediler. Bildiride ayrıca Yücel Yener'in genel müdürlüğü dönemindeki icraatlarının anlatıldığı Ahmet Erçakır tarafından yazılan 'Koltuk Sevdası' isimli kitapta yer alan iddialara da yer verildi. ANKARA (Zaman)
Çağlar'a zamanaşımı
Nergis Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Şankaya ile halen Kartal Cezaevi'nde tutuklu bulunan Cavit Çağlar'ın oğlu Mustafa Çağlar'ın da aralarında bulunduğu 10 sanık hakkında, "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet etmek" suçundan açılan dava, zamanaşımı nedeniyle düştü.
Cumhuriyet Savcısı Bayram Albayrak, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunduğu mütalaada, suçun işleniş tarihi ile davanın açılış tarihi arasındaki sürenin 5 yılı geçtiğini belirterek, zamanaşımına uğrayan davanın düşmesini talep etti. Mahkeme heyeti de, bu talebi yerinde bularak 10 sanık hakkındaki davanın "ortadan kaldırılmasına" karar verdi.
|