Tedbir
İçinde bulunduğumuz kriz ortamında hırsızlık olaylarının arttığı bir realite. Özellikle yazı bütün şiddetiyle yaşadığımız şu günlerde, evleri boş bulan hırsızlar da fazla mesaiyle çalışıyorlar.
Emniyet, artan ev hırsızlığına karşı hazırladığı broşür ile vatandaşları uyarıyor. Hırsızlara karşı alınacak önlemler broşürünün içindeki uyarılar arasında en dikkat çekici olanı ise şu:
"Hırsızlar ışığı sevmez. Evde olmadığınız zaman bile bir lambanızı sürekli yanık bırakın!"
İyi hoş da, evde bir lambanın sürekli yanık olması hırsızlığı önlemez ki. Tamam belki, yanık lamba içeri girmeyi düşünen hırsızlar için caydırıcı bir unsur olabilir; ama bir ay boyunca 24 saat yanan lamba sonrasında, gelen ilk elektrik faturası daha da caydırıcı olabilir. 150 kilovatsaatlik sınırı zaten aşacağınız için eninde sonunda soyulmuş olacaksınız. Pek bir şey değişmiyor, yani.
Karışıklık
IMF kredileri serbest bıraktı. Buna karşın piyasalarda olumlu bir tepki görünmüyor. Faiz yine yüksek, dövizin aşağı inmeye hiç niyeti yok. Borsa ise, uçurumun kenarında gidip geliyor. Başbakan ise olayı şöyle yorumluyor:
"Her şey iyi ama ortalığı karıştırıyorlar."
Hah tam da biz bunu söylüyorduk. Aslında Türkiye güllük gülistanlık. Birileri yok mu ah o birileri. Her şeyi onlar karıştırıp, piyasaları allak bullak ediyorlar, IMF'ye Dünya Bankası'na el açtırtıyorlar bize. Bir bulsak o karışıklıkları çıkartanları elbette yapacağımızı biliyoruz; ama...
Nerdeee o günler...
Rüya
İngiliz Rüya Araştırmaları Merkezi, rüyalarla siyasi görüş arasındaki ilişkiyi araştırmış. Sonuca göre, sağcılar kâbus görürken, solcular tatlı rüyalar görüyormuş. Şu anda İngiltere'de solcuların iktidarda olması bu durumu etkiliyor mu bilmiyoruz; ama bu araştırma sonucunun Türkiye için fazla bir değeri yok.
Bizde iktidarda kim olursa olsun ya da vatandaşın siyasi tercihi ne olursa olsun, yattı mı ya hiç rüya görmüyor ya da rüyasında sadece kâbus görüyor, sadece kâbus!
Yağmur gibi
Hükümetin petrol ürünlerine yaptığı zamlar değil vatandaşın, benzin pompalarının bile nevrini döndürdü. Geçtiğimiz yıl tam 33 defa akaryakıta zam yapıl-mıştı. Yani yaklaşık 10 günde bir zam. Üstelik geçen yıl kriz falan da yoktu. Ya bu yıl?
2001 yılının ilk altı ayında benzin istasyonları sahipleri fiyat tarifelerini tam 26 defa değiştirmek zorunda kaldılar. Yani benzine ve akaryakıta zam yapılmayan hafta geçmedi. Şimdilerde benzin istasyonlarında bu fiyat ayarlamaları yüzünden ufak tefek aksaklıklar yaşanıyormuş. Fırdöndü gibi fiyat skalası habire değişince arızalar baş göstermiş ve benzin pompaları bakıma alınmaya başlamış.
Sevgili hükümet yetkilileri vatandaşlara acımıyorsanız, bari benzin pompalarına acıyın da bu kadar sık zam yapmaya biraz ara verin artık ne olur.
Tii-sört
Gazi Üniversitesi'nde okuyan Ali Çetinkaya isimli bir okurumuz bayrak desenli 't–short'lere takmış. "Kafamı nereye çevirsem, Amerikan bayrağı desenli t–short giymiş insanlar görüyorum." diyor ve ardından ekliyor:
"Üstelik üzerinde Türk bayrağı deseni olan t–short giyenlere de millet 'kıro' gözüyle bakıyor. Nereye varacak bu işin sonu?"
Yalan-dolan
Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, memleketi olan Kırşehir'in Mucur ilçesinde üniversite kurulması için kolları sıvadı. Geçenlerde Mucur'a giden Bumin, üniversite binası olabilecek bina ve okulları gezdi. Yanındakilerle sohbet eden Bumin, üniversitenin kurulması için bir an önce çalışmalara başlanması gerektiğini söyledikten sonra ardından da hemen eklemiş:
"Bizler politikacı değiliz, onun için ne yapacaksak yapalım. Bizim yalanla dolanla işimiz olmaz."
Yalan konusunda yorum yapmak zor. Ama 'dolan'ın, özellikle de köşeyi dolanmanın ciddi bir uzmanlık gerektirdiği kesin. Öyle her babayiğidin harcı değil. Bumin maalesef haklı!
Şeffaflık
Daha önceki yıllarda düzenlenen kongrelerde yaşananlardan sonra ANAP önümüzdeki günlerde yapılacak kongre için sandıkların 'şeffaf' olması kararını almış. Hatırlarsınız, kongrenin birinde kapaklara içi dolu zarflar yapıştırılıp, sayım öncesi sert bir darbeyle önceden hazırlanmış oyların, geçerli oylara
dönüştürüldüğü yolunda şaibeler vardı. Şeffaf bir kongre için şeffaf sandık elbette geçerli bir yol; ama kesinlikle yeterli değil. Asıl şeffaflık için oyların içine konacağı zarflar da şeffaf olmalı bizce. Böylece kongre sonrası seçilen genel başkan, kendisine oy vermeyenleri iyice tanıyıp ona göre tedbir alabilmeli öyle değil mi?
|