GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

20/07/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



KÜLTÜR-SANAT 


'Bu da sanat mı?'

İstanbul'un sanat merkezi Beyoğlu, bugünlerde yine önemli bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi, Pop Art akımının en önemli temsilcisi Andy Warhol'un eserlerini sergilemeye başladı. ABD büyükelçilikleri ve konsoloslukları vasıtasıyla dünyayı gezen sergi, bugünlerde Türkiye durağında. Andy Warhol Müzesi tarafından hazırlanan sergi, Warhol'un çılgın dünyasında zengin bir yolculuğa çıkaracak gezenleri.

Nedir bu Pop Art?

Bu sergiyi gezdikten sonra belki iki somut şey üzerinde düşünme alanınız oluşacak. Bunlardan birisi bizzat Andy Warhol'un kendisi. Diğeri de Pop Art kelimesi. Peki nedir bu Pop Art? Zira 'pop' kelimesini yıllardır duyarız; ama 'Pop Art'la ilk kez karşılaşıyor birçoğumuz. Bu bir akımın adı. Okullarda yıllarca ezberletilip/unutulan klasizm, romantizm, realizm, sürrealizm gibi bir sanat akımı. Pop Art'ın geçmişi diğerlerinden biraz daha farklı. 1950'lerin ortasında bir arayış olarak başlayan, 60'lı ve 70'li yıllarda sanat çevrelerinde iyiden iyiye kabul gören çılgınlıklarla dolu bir sanat akımı olarak karşımıza çıkıyor Pop Art. Sergisini gezdiğimiz Andy Warhol da bu akımın belki de en önemli temsilcisi. Başta, küçük bir grubun talebiymiş gibi görünürken, daha sonra dikkate değer bir hedef koyar Pop Art: Neyin sanat olduğu, neyin olmadığı konusunda o zamana kadar geçerli olan yargıları altüst etmek, bir renk cümbüşü oluşturmak, kitle kültüründen alınma imgeleri, kitle üretimi teknikleriyle işleyip yeniden kitlelere sunmak.

Farklı bir ruh hali

Londra ve New York'ta aynı zamanda ortaya çıkan bu akımın ülkemizdeki bu sergisini gezerseniz başlıkta sorduğumuz soruyu biraz yüksek sesle, siz de söyleyeceksiniz: 'Bu da sanat mı?' Belki hiçbir değer atfetmeyeceğiniz bu sergiden kazanımınız bir akımın çıkış noktalarını, temellerini, klasik ve olgunluk çağını, bıraktığı mirası toplu bir biçimde görme imkanı olacaktır. Bu akımın Warhol dışındaki temsilcilerinden Lichtenstein'ın şu sözleri Pop Art'ın dünyaya bakışını özetleyebilir: "Cezanne'den bu yana sanat aşırı romantik ve gerçek dışı bir hal aldı, yalnızca sanattan beslenir oldu; ütopyacılık bu. Sanat dünya ile ilişkisini kesti ve kendi içine kapandı. Dünya dışarıda kaldı. Pop Art ise dünyaya baktı, çevresini kabul etmeye yöneldi; bu iyi ya da kötü bir şey değil, sadece farklı bir ruh hali."

Ucuz ve adi

Pop Art'ta sanat yaparken kullandığınız malzemeler de hayli ilginç. O bildik, tuval, fırça, boya üçgeninin dışında, sanat eseri olması aklımızın bile bir ucundan geçmeyen malzemeler kullanılıyor. Pop Art, kendinden önce sanat sayılmayanı, hatta dikkate bile alınmayanı kendi odağına yerleştiriyor. Hiçbir şey kutsal değildi, ne kadar ucuz ve adi olursa o kadar iyiydi. Bu sanatta kullanılan imgeler kitle kültüründen alındı: Meşrubat ve bira kutuları, reklamlar, gazete parçaları, çizgi romanlar...

Warhol=HAYAL

Bu sergiden, hayat hikâyesini merak ederek çıkacağınız kişi şüphesiz Andy Warhol. Onun çılgınlıklarla dolu hayatını burada anlatmamız mümkün değil; ama hayata bakışını özetleyen birkaç sözü onun tutturup gittiği yolu gösterebilir. Warhol'a, öldüğü zaman mezar taşına ne yazılmasını istediği sorulduğunda o, son unvanının basit bir kelime olmasını önerdi: 'FIGMENT'. Hayal ya da uydurma anlamına gelen bu sözü söylerken Warhol, pırıltılı dünyasının üzerine bir çizgi çekiyor ve Andy Warhol'un yapay bir kişilik olduğunun da altını çiziyordu.




Uygarlıklar Beşiği Türkiye-2001

Kültür Bakanlığı'nın 3582 sanatçısının, 82 merkezde etkinliklerle 20 Temmuz-30 Eylül 2001 tarihleri arasında seyirci karşısına çıkacağı "Uygarlıklar Beşiği Türkiye-2001" adlı turnenin tanıtım toplantısı, Kültür Bakanlığı Atatürk Salonu'nda yapıldı.

Toplantıda konuşan Talay, bakanlığın yurtiçi ve yurtdışı etkinlikleriyle sanata yoğun olarak destek verdiğini söyledi. Kültür Bakanlığı'nın son 2 yılda Türkiye çapında programlar düzenlediğini anlatan Talay, geçen yıl yapılan "Zafer Yolu" adlı etkinlik kapsamında Afyon'dan İzmir'e kadar Türkiye'nin dört bir yanında, Zafer Bayramı'nın sanat etkinlikleriyle kutlandığını kaydetti. Bu yıl etkinliklerin kapsamının genişletilerek 82 merkeze taşındığını ifade eden Talay, 58 sergiyle desteklenen konser ve gösterilerin ilgi görmesini beklediklerini belirtti.

Etkinlik kapsamında 3582 sanatçının izleyici karşısına çıkacağına işaret eden Kültür Bakanı Talay, "Kültür Bakanlığı, yaz döneminde de sanatsal etkinliklerle Türkiye'nin bütün il ve bölgelerinde halkımızla buluşacak." diye konuştu.




Salamis kazılıyor

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki arkeolojik kazı çalışmaları bu yıl Salamis bölgesinde yapıldı. Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü ile Doğu Akdeniz Üniversitesi AKVAM (Arkeolojik Kültür Varlıklarını Araştırma Merkezi) işbirliğinde, Eski Eserler Dairesi'nin katkıları ile 25 Haziran'da başlatılan kazı çalışmaları 29 Temmuz günü sona erdirilecek. 1974 yılından sonra ilk kez 1998 yılında başlanılan kazı çalışmalarında, eski eser bakımından en geniş ve en zengin bölge olan Salamis başı çekiyor. Bu bölgede 1998 yılında başlatılan kazı çalışmalarında ilk önce Agora-Zeus Tapınağı olarak bilinen yerde çalışmalar yapılmıştı. Ankara Üniversitesi, Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Profesör Doktor Coşkun Özgüner başkanlığındaki bir ekip tarafından, 25 Haziran 2001 tarihinde başlatılan çalışmalarda ise "Gymnasium" olarak bilinen antik tiyatro ve büyük bir hamamın bulunduğu bölgenin bir kilometre kadar batısında yer alan ve diğerinden daha küçük bir hamamın yer aldığı bölgede incelemeler yapılıyor. İlk kez geçen yıl yapılan kazı çalışmaları sırasında bulunan hamamın hemen hemen bütün bölümleri bu yılki kazı çalışmalarıyla açığa çıkarıldı. Hamamın Roma devrinden kalmasının yanı sıra uğradığı depremler sonrasında Bizans döneminde de yeniden kullanıldığı tespit edildi.

Ekip sorumlularından olan ve aynı zamanda Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencisi Hakan Öztamer, şu ana kadar eski eser açısından ufak tefek çanak çömlek parçasına rastladıklarını söyledi. (Kaya Emiroğlu)




Ege ve Akdeniz şenlenecek

Ege ve Akdeniz, temmuz sonu, ağustos ve eylül ayı başında Rus Ordu Korosu, Tarkan konserleri ve Sultan's of The Dance gösterisiyle şenlenecek.

Rus Ordu Korosu'nun turne durakları şöyle: 21 Temmuz'da Mersin, 24 Temmuz'da Antalya, 25 Temmuz'da Aspendos, 26 Temmuz'da Marmaris, 27 Temmuz'da Çeşme ve 30 Temmuz'da Bursa olacak. Sultan's of The Dance grubu da, Efes Antik Açıkhava Tiyatrosu'nda 18-26 Ağustos'ta, Antalya Aspendos'ta 30 Ağustos-9 Eylül tarihleri arasında sahne alacak. Tarkan, 16 Ağustos'ta Çeşme Açıkhava Tiyatrosu, 18 Ağustos'ta Bodrum Gümbet, 20 Ağustos'ta Marmaris Amfitiyatro, 22 Ağustos'ta da Aspendos Antik Açıkhava Tiyatrosu'nda konserler verecek.




Kayahan Açık Hava'da söyleyecek

Most Productions ve Renault'nun düzenlediği Açık Hava konserleri, dün akşam Goran Bregoviç'in verdiği konserle başladı. 4 Ağustos'a kadar devam edecek Açık Hava konserlerinde, bu yıl da birbirinden ünlü isimler sahne alacak.

Pop müziğin ünlü ismi Kayahan bu akşam müzikseverlerle buluşurken, yarın Muazzez Abacı, 22 Temmuz'da Kardeş Türküler, 23 Temmuz'da Athena ve 24 Temmuz'da Yavuz Bingöl'ün konserleri var. Açık Hava konserleri, Nilüfer'in 2, 3 ve 4 Ağustos'ta vereceği konserlerle sona erecek.




En hızlı ritim ustaları

Mega Müzik ve Power Records işbirliğiyle "Time of Rhythm" adlı yeni bir albüm çıkaran ve en hızlı ritim üstadlarından oluşan "Harem" grubu, bu yıl yurtdışında birçok festivale katılacak.

Albümün tanıtımı amacıyla düzenlenen toplantıda basın mensuplarının sorularını cevaplandıran Power Records'un sahibi Cem Hakko, daha önce Türkiye'den birçok sanatçının yurtdışına açıldığını belirterek, Harem grubunu da denemek istediklerini söyledi. Hakko, Harem grubunun Türkiye'nin yurtdışında tanıtılması açısından önemli bir yeri olabileceğini vurgulayarak, grubun parçalarının Avrupalıların müzik anlayışına uyduğunu kaydetti.




Barışnikov Çeşme'de

Balenin yaşayan en büyük ismi Mikail Barışnikov ve 6 dansçı, 15. Uluslararası İzmir Festivali çerçevesinde Çeşme Açıkhava Tiyatrosu'nda sahne alacak. İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "White Oak Dance Project" adlı grup, 21 Temmuz Cumartesi günü saat 21.30'da sanatseverlere çağdaş baleden örnekler sunacak.

Açıklamaya göre, Barışnikov ve modern koreograf Mark Morris tarafından 1990 yılında oluşturulan topluluk, çeşitli ülkelerden yetenekli dansçıları bir araya getiriyor.



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.