İğrenç bir şantaj
İngiltere'nin saygın gazetelerinden 'Financial Times' dünkü nüshasında tehdit ve şantaj kokan bir Türkiye analizi yayınladı.
Buna göre ekonomisinin direksiyonu IMF'ye verilmiş bulunan ve (FT böyle söylemese de) Batı dünyasında para dilenen bir Türkiye, AGSP konusunda bir dünya abes işle meşgul. Bu yüzden de Batı dünyasındaki 'dostlarını' kaybediyor. İçeride yaratılan koroya dışarıdan bir destek mahiyetinde bu yazının hem temel tezleri yanlış hem de Ankara'ya yönelttiği tehdit ve şantajların ciddiye alınacak tarafı yok.
Yazıda özetle şu tezler işleniyor: Türkiye, Batı'daki bütün dostlarını kaybediyor. IMF ile ilişkilerinde bu kurumu epeyce yordu. Ev ödevlerini isteksizce yerine getiriyor. Kıbrıs konusunda kendisine söylenenleri yapmadığı gibi, şimdi de AB'nin ciddi bir atılımının önünü tıkıyor. AGSP işini yokuşa sürüyor. NATO üyesi Türkiye'nin bu konudaki endişeleri ve tereddütleri anlaşılabilir; ancak, kendisine AB tarafından sunulan son öneriler gayet uygun. Mesela Türkiye'ye AGSP çerçevesinde yapılacak her operasyon öncesinde 'danışma' süreci uygun görülmüş; fakat Türkiye bunu beğenmiyor. Karar alma sürecinde tam yetkiyle bulunmak istiyor.
Yazıda Türkiye'nin bu tavrı eleştirilirken kullanılan ifadeler sertleşiyor 'Türkiye'ye AB üyesi olmadığını hatırlatmak gerektiğinden' söz ediliyor. Bu arada tehdit de açığa çıkıyor ki, bunu aylardır içeride bir kısım insan seslendiriyordu. Eğer Türkiye mevcut tavrını değiştirmez ise, yani AB ordusunun NATO'nun imkan ve kabiliyetlerini otomatikman kullanmasına izin vermezse, o zaman AB NATO dışında bir savunma düzeni kurmaya yeltenirmiş. Ve Türkiye bu kurulacak yeni mekanizmanın tamamen dışında kalırmış. Yani şimdi dediklerini kabul edersek, AGSP üzerinde bir miktar etkimiz olacakmış; ama, NATO dışında örgütlenecek bir AB ordusu üzerinde hiç etkimiz olmayacakmış. Buna karşılık, rakibimiz Yunanistan AB ordusu yoluyla güç kazanacakmış.
Buradaki tehditlere gülmek gerekir; zira, eğer AB, NATO dışında örgütlenebilecek kadar para ve alt yapı gücünü ortaya koyabilecek olsaydı, bu işi çoktan yapardı. AB Amerika'ya karşı duyduğu aşağılık kompleksinden ve Fransa'yı NATO'nun askeri kanadına dolaylı yoldan tekrar alma gibi düşüncelerden dolayı bu AGSP işine girişmiştir ve NATO'suz yapabileceği fazla bir şey yoktur. Olamayacağı da Kosova bombardımanı sırasında görülmüştür. Dolayısıyla, 'bizim dediklerimizi yapmazsanız, o zaman biz de NATO dışında örgütleniriz ve sizi tamamen dışarda bırakırız' gibi tehditlere bu işleri bilen hemen herkes vücudunun bütün organlarıyla gülecektir.
Bu yönüyle de bu lakırdıların ciddiye alınacak bir tarafı olamaz. Zira üst düzey bir Genelkurmay yetkilisinin söylediği gibi, şu anda bizim önümüze konulan AGSP önerisi 1981'de Yunanistan'ın NATO'nun askeri kanadına geri gelmesine onay veren 'Roger Planı' gibidir. Hatta sonuçları itibariyle o plandan da tehlikelidir. Veya, bizim bu köşeden sürekli olarak belirttiğimiz gibi, NATO içinde ve eşit statüde yürüttüğümüz güvenlik ilişkilerimizi de bir tür 'Gümrük Birliği' kapsamına almak demektir. Kusura bakmasınlar, buna Türkiye'de sivil veya asker hiç kimse imza atamaz.
Ancak yazıda öne çıkartılan bir husus var ki, bu da sık sık rastlanılan Avrupalı iğrençliklerden birisi. 'Ekonominizi düze çıkarmak için bizlerden para dilendiğiniz böyle bir dönemde, nasıl olur da bu kadar cüretkar olabiliyorsunuz' demeye getiriyor. İşte bu noktada Türkiye'yi hali hazırda yönetenler ve son on yılında yönetmiş olanlara ciddi uyarılar ve dersler var. Başbakan Ecevit'in IMF yoluyla siyasi konularda da baskı gelmesinden endişe etmesi pek de yabana atılacak bir endişe olmayabilir. Böyle gidersek neler isteyebileceklerinin işaretlerini veriyorlar gibiler.
h.unal@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
21/
06/
2001...
Bulgaristan seçim sonuçları
22/
06/
2001...
Makedonya'da ipler kopuyor
25/
06/
2001...
Sorun çözümü yöntemleri
05/
07/
2001...
Miloşeviç yargılanırken
06/
07/
2001...
Holbrooke ne demek istiyor?
09/
07/
2001...
Can çıkar; huy çıkmazmış
12/
07/
2001...
İşler kötü
13/
07/
2001...
Bulgaristan'da yeni hükümet
16/
07/
2001...
İçeri kapanmak ve yeni bir vizyon
19/
07/
2001...
Kıbrıs gidişatı
|