G.Saray kongresi
Türk futbolunun güçlü ismi G.Saray, Faruk Süren'in başkanlığında, Fatih Terim'in çalıştırıcılığında büyük başarılar yaşadı. Ancak bu başarılar kulüpte bir takım sıkıntıları da beraberinde getirdi.
G.Saray'ın bütçesinin açık vermesi, diğer dalların adeta öksüz bırakılması, Ali Sami Yen'in yeniden yapılması ve AIG ile ortaklık gibi sorunlar iyileşmeyen çıbanlar olarak varlığını sürdürdü.
Nihayet olağanüstü genel kurul yapıldı. Mehmet Cansun ve Ateş Ünal Erzen arasındaki yarıştan Cansun galip çıktı. İki başkan adayının da şüphesiz Galatasaraylılıkları ve Galatasaray'a hizmetleri tartışılmaz.
Galatasaray'ın yaşadığı bu kongrenin sonrasında ortaya bir tek güzel şey çıktı. Bazı Galatasaraylılar eski başkan Faruk Süren'i unutmayacaklarını yazdıkları ve ona teşekkür ettikleri pankartları, İstanbul'un dört bir yanına asarak vefa gösterdiler. İşte bu jest, Galatasaraylılara ve spor anlayışına uygun bir davranıştır.
Kongre anında ve sonrasında olan gelişmeler ise halen devam ediyor.
İki medya ve bunların uzantıları olan işletme grupları arasında adeta bir savaş çıktı. Doğan Grubu'ndan Fatih Altaylı'nın Cansun'un listesinden yönetime girip ikinci başkan olması, Uzan'ın yanında çalıştığı söylenen Ateş Ünal Erzen'in seçimi kaybetmesi, bazı insanları karşı karşıya getirdi. Bu karşı karşıya gelmenin nedeni herhalde G.Saray sevgisi ve taraftarlık değildir.
Ülkemizde her şey yazılır, söylenir sonra da unutulur ya da unutturulup, yenilir yutulur. FIFA kokartlı eski hakemimiz Ahmet Çakar da herhalde bu olay için taraflar arasında hakemliğe yeniden soyundu. Yalnız bu olayda öttürdüğü düdüğün hikmetinin ne olduğu pek bir belli oluyor. Kimse de yutmuyor; Çakar'a hatırlatıyoruz.
Kongre sırasında Cansun'un listesinden dört adayın tehditle çekildiğini mi, ülkemizi yönetenlerin hemşehrilerini, G.Saray'ın kamu bankalarına ve Maliye'ye ilişkin borçlarının sıkıştırılmaması vaadi ile yönetime zorla soktukları mı, Cem Uzan'ın desteklediği aday kaybedince vereceği ekonomik desteği geri çekmesi mi? Hangi dedikodu ya da gerçeği yazalım.
Bunlar bir spor kulübünün kongre sonrası görüntüleri olabilir mi? Spor; kardeşlik, ahlak, demokrasi, barış, iyilik–güzellik üretir. Ancak futbolun yarattığı ranta göz dikmiş olanlar da işte örneğini gördüğünüz kavgaya sebebiyet verir. Sermayedarların göz diktiği futbolun çirkinleştiğine dair yazdıklarımızı bir hatırlayın. Keşke haklı çıkmasak.
o.pehlivanoglu@zaman.com.tr
@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @
Yazarımızın en son yazıları
15/
06/
2001...
Okullar kapanınca...
19/
06/
2001...
Spor deyince futbol...
22/
06/
2001...
Fatih Terim yetmez
26/
06/
2001...
Kanaatle şike
29/
06/
2001...
Ulusoy kalsın mı?
04/
07/
2001...
Ekonomi ve spor
06/
07/
2001...
Kulüplerin yönetimi
10/
07/
2001...
Sporda adalet kavramı
13/
07/
2001...
Futboldan elinizi çekin
17/
07/
2001...
Sporun ruhu...
|