Beyin göçü artıyor
Krizin faturasını en ağır biçimde ödeyen çalışan kesim bugün çareyi yurtdışına kaçmakta buluyor. Türkiye, tarihinin en büyük beyin göçünü yaşıyor.
İki büyük ekonomik krizi yaşayan iş dünyası işçi çıkarmaya devam ediyor. Türkiye'de yaşanan krizlerle yurtdışına büyük bir beyin göçünün yaşandığını anlatan Pusula Eğitim ve Yönetim Danışmanlık Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ulvi Süvarioğlu, Türkiye'de gider kısıtlaması denildiğinde hemen akla gelen ilk şeyin insan ve ona bağlı eğitim olduğunu söyledi. Türkiye'de kriz dönemlerinde insan ve insana bağlı çalışmaların tamamen ortadan kalktığını ifade eden Dr. Süvarioğlu şunları söyledi:
Onları çok arayacağız
"Bu daha çok profesyonel olmayan patron yöneticilerin işbaşında olduğu ve kurumsal yönetimin olmadığı firmalarda yaşanır. Bu tür giderler kısıtlanırken çok dikkatli olmak lazım. Türkiye'deki ekonomik ve siyasi kriz yüzünden işsiz kalan insanlar uzmanı olmadığı alanlarda bile iş aramaya başladı. Şu anda bizim ve bizim gibi insan kaynakları firmalarının ellerinde müthiş bir işgücü arzı var. Bunları ğitimleriyle, karakterleriyle, tecrübeleriyle ilgili bir yere yerleştirmemiz imkansız. Bu insanların işsiz kalması ve bu yetişmiş insan gücünün başka ülkelere gidip çalışması bizim için ileride büyük bir kayıp olacak. Gelişmiş ülkeler bu gibi durumlarda krizi yaşayan ülkelerin beyinlerine kucak açıp onlardan en iyi şekilde faydalanmanın yollarını arıyorlar."
Türkiye'den kaçış
"Türkiye'den şu anda birçok üst düzey yönetici yurtdışına çıkmanın yollarını arıyor." diyen Dr. Ulvi Süvarioğlu, insanların buradan istikrarlı bir ülkeye geçmek için formül aradıklarını ve bunun da Türkiye için ileri yıllarda büyük bir kayıp olarak duracağını vurguladı. Dr. Süvarioğlu şunları söyledi:
"Türkiye bu dönemde kaliteli beyinlerinin yurtdışına kaçtığı bir ülke haline geliyor. Fazla zaman kaybetmeden hemen harekete geçilmeli. Ya birtakım insanların Türkiye'yi terk edip başka ülkelere hizmet etmelerine göz yumulacak ya da bu değerli yetişmiş insan kaynaklarını bir şekilde ülkede tutmanın yolları aranmalı. Bu insanlar kolay yetişmedi. Devlet bu insanları okuttu, insanların maliyeti bu ülkeden çıktı. Turgut Özal zamanında yurtdışından yapılan beyin göçü bugün tersine döndü. Bugün birçok işadamı yurtdışında bir ayağının olması için çalışmalar yapıyor. Herkes oralarda ofis açıp neler yapabilirim çalışması içinde. Çünkü bu ülkede bilgi para etmiyor, saygı görmüyor."
Şirketler Derviş arıyor
Birçok büyük şirkette krizle birlikte yönetici değişikliği olduğunu hatırlatan ve bunun firmalar için kaçınılmaz olduğunu dile getiren Süvarioğlu, "Krizle birlikte Türkiye için bir umut olan ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş gibi şirketlerde o tür özellikleri taşıyan yöneticiler, umut olmaya başladı. Şirketler Derviş gibi liderler çıkarmaya çalışıyor. Kriz dönemleri şirket içerisinde klasik yöneticilerin yerine lider tipli yöneticilerin öne çıktığı dönemlerdir. Çünkü bazı kararları 10-15 kişilik yönetim kurulunu toplayıp tartışana kadar zaman geçmiş olabilir. Çünkü bu gibi durumlarda zamana karşı savaşıyorsunuz." şeklinde konuştu.
(Mustafa Yağmurlu / Ekonomi)
Kendi işini kur
Pusula Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ulvi Süvarioğlu'nun işten atılmış üst düzey yöneticilere de ilginç bir teklifi var.
Süvarioğlu, özel sektörde çalışıp da şu anda iş bulma imkanı olmayanları Pusula'ya çağırıyor. Hiç kimseye maaş vermeyeceğini ifade eden Süvarioğlu işsiz yöneticilere şöyle sesleniyor: "Buraya gelin size masa, telefon, bilgisayar ve araba vereyim. Siz yıllarca düzenli bir şekilde çalışmış insanlarsınız, evinizde 5-10 gün, saat 10.00'da uyandığınızda bütün vücut dengeniz ve aile hayatınız bozulur. Siz her gün işinizi kaybetmemiş gibi buraya gelin. Piyasada koşturun, iş yapın. Artık birilerinin size iş vermesini beklemeyin, siz işinizi kendiniz kurun. Kendinize güveniyorsanız, bilginize güveniyorsanız, iş çevrenize güveniyorsanız gelin hepimiz birlikte bir havuz oluşturup burada çalışalım. Bu fikrimi anlattığım yaklaşık 10 kişi geldi, bazıları pes edip gitti; ama bazıları şu anda iş yapıyor. Artık yöneticiler şunu bilsinler ki kriz ortamı kalksa bile 10-20 bin dolarlarla iş bulmak kolay değil. Herkes ortak hareket edip yeni işler kurmak zorunda."
Stresi halay çekerek atın
Yaşanan ekonomik krizler ve zorlaşan çalışma şartları, çalışanlarda verimliliğin düşmesine sebep olan ve onların sağlığını tehdit eden stres, günümüzün büyük bir sorunu olarak karşımızda duruyor.
Pusula Eğitim ve Yönetim Danışmanlık Şirketi bu zor şartlar altında çalışan insanların verimliliğini artırmak için Proben isimli bir eğitim paketi hazırlamış. Pusula Eğitim ve Yönetim Danışmanlık Genel Müdürü Dr. Sema Süvarioğlu, yaptıkları sistemi şöyle anlatıyor:
Beynin sağ tarafı
"Eğitim programlarına baktığımız zaman beyinin sağ ve sol tarafları olduğunu görürüz. Sol taraf daha ciddi işlerle uğraşır, matematik, analiz sözel ve mantık gibi şeylerle uğraşır. Sağ taraf ise daha renkli daha hayattan şeylerle uğraşır. Bunlar müzik, sanatsal faaliyetler, mizah ve renkler. Eğitim faaliyetlerine de baktığımız zaman bütün eğitimlerin hep sol taraf ağırlıklı verilmeye çalışıldığını görüyoruz. Yani iki elimizden birini kullanamamak gibi bir durumla karşılaşıyoruz. Biz de bu yolla harekete geçerek daha zor şartlar altında çalışan ve performansı düşen kişilere bir program hazırlayabilir miyiz diye yola çıktık. Sonunda Proben'i geliştirdik. Bu program hem geliştirilme hem de uygulama aşamasında bir müzisyen ve psikologla yürütülüyor. Proben; 'pro', profesyonelden geliyor ve 'ben' ise baskı eritme merkezi noktaları."
Türkiye'deki çalışanların büyük bir çoğunluğunun zor şartlar altında çalıştığını ifade eden Süvarioğlu, geliştirdikleri ürünün de krizden etkilendiğini söyleyerek, "Biz, bu ürünü krizden önce hazırlamıştık ve kriz geldiğinde ise piyasaya sürüp sürmemekte tereddüt ettik. Özellikle bu kriz döneminde insanların buna daha çok ihtiyacı olduğunu düşündük. Programımız, tanıttığımız büyük firmalardan çok beğeni kazandı ve birçok firmadan da uygulama için başvuru oldu. Ama maalesef bunlar, kriz yüzünden firmaların mali yapısı bozulduğu için hep ileri tarihe ertelendi. Ama biz bu sistemin kriz dönemlerinde verimi artırıcı, motivasyonu yükseltici gücünün olduğuna inanıyoruz. Bu sistemi uyguladığımız insanların artık hayattan zevk almaya başladıklarını ve bunu hayatın diğer alanlarında da uyguladıklarını görüyoruz." şeklinde konuştu
Proben'i, Simens, Bosh ve DHL gibi firmalarda uyguladıklarını ve bu şirketlerin çok memnun kaldıklarını ifade eden Dr. Sema Süvarioğlu, baskı eritme çalışmalarıyla müzik, dans ve mizahı insanlar için hayatın bir tarzı haline getirdiklerini ifade etti.
Şerif Erdikici / Mustafa Yağmurlu
Ekonomi Servisi
Kalite ödülünde büyük çekişme
TÜSİAD ve KalDer tarafından her yıl ortaklaşa verilen Ulusal Kalite Ödülü'ne başvuran 8 kuruluştan 7'si ilk finali başarıyla geçti.
Ulusal Kalite Ödülü için bu yıl, büyük ölçekli 4 kuruluş, küçük ve orta ölçekli 3 kuruluş saha ziyaretine kalmayı başardı.
Büyük ölçekli kuruluşlar kategorisinde: Aygaz, Borçelik Çelik Sanayii, Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (Erdemir), Teklas Kauçuk, küçük ve orta büyüklükteki kuruluşlar kategorisinde; EBS Eczacıbaşı Banyo Küvetleri, Emar Satış Sonrası Müşteri Hizmetleri, SKF Türk Sanayi ve Ticaret saha ziyaretine kalarak ilk etabı geçtiler.
2001 Kalite Ödülü için iddialı oldukları gözlenen kuruluşlar, 24-28 Eylül tarihlerinde yapılacak saha ziyaretleriyle bir hafta boyunca 7 kişilik gruplardan oluşan bir değerlendirici ekip tarafından, başvuru dokümanları dikkate alınarak incelenecekler.
Saha ziyaretleri sonucunda kuruluşlara bir puan verilecek ve Kalite Ödülü Yürütme Kurulu'na (KÖYK) sunulacak. KÖYK'ün incelemesi sonucunda çıkan öneriler, ödül jürisine değerlendirilmek üzere verilecek.
|