Durdurun bu çarkı!
MİT müsteşarının 'Ben bile komünist olurum.' dediği zengin ile yoksul arasındaki derin uçurum dün Sabah'ta Derviş odaklı enteresan bir yaklaşımla manşetteydi. Habere göre Yeniköy'de yemek yerken Boğaz'daki havai fişekli eğlenceleri, yat sefalarını şaşkınlıkla izleyen Derviş soruyordu: ''Bu mu batan Türkiye? Bu mu parasız Türkiye?'' ABD'den Türk ekonomisini kurtarmak için gelen ve krizden çıkışı zamlarda yani dar gelirlinin ekmeğinde gören Derviş, bu acı gerçeğin farkında olmayadursun, bir Amerikan gazetesi bu uçurumun panoramasını çiziyordu. Laila gibi eğlence kulüplerinde bir gecede yüzlerce dolar harcayan siyah Porsche'li binlerce kişinin ve üç otobüs değiştiren, günde 12 saat çalışmasına rağmen evine haftalardır et ve meyve götüremeyen bir garsonun resmini usta hamlelerle çizen New York Times muhabiri Douglas Franz, şöyle diyordu: ''Yoksullar, zengin villalara bir taş atımı mesafede oturuyor. Asgari ücret 85 dolar. En zenginin geliri 10 bin 172 dolar. Sosyal patlama endişesi artıyor.'' Yine Sabah'tan Yavuz Donat imzalı başka bir haber: Yüksek Teknoloji Enstitüsü'nün doktora için ABD'ye giden uzmanı Türkiye'ye dönmeyeceğini YÖK'e şöyle bildirdi: ''Ülkemi ve sevdiklerimi çok özlüyorum; ama aileme ve kendime daha iyi bir gelecek hazırlamak için Amerika'da kalacağım.''
Posta'nın manşetinde ise 11 ve 4 yaşındaki iki çocuğuna bakamayan annenin, yavrularını çocuk yuvasına teslim etmek zorunda kalışının dokunaklı öyküsü işlenmişti... Tehlike çanları bu kez daha güçlü çalıyor ve Sabah başyazarı Güngör Mengi uyarıyor: Uyanma zamanıdır... Mengi haklı, devlet erkanının ve tuzu kuruların ayılması için daha ne tür gelişmeler gerekiyor ki?..
Dolar, intihar-cinnet paritesi!
Psikiyatrist Nihat Kaya, ''Türkiye'deki çarpık kader anlayışı, güçlü aile yapısı ve arkadaşlık bağları, derin gelenekler ve yılların biriktirdiği baskının yarattığı tutum sebebiyle sosyal patlama olmaz.'' görüşünde. Kaya'nın tezine göre asıl tehlike şu: ''Birey şiddeti kendine ya da çevresine yöneltir. İntihar ve cinnet vakaları tırmanır.'' İşte bunu yani dolar ve intihar-cinnet vakası arasındaki orantıyı doğrulayan tablo...
2001 Ocak. 99 Kasım krizi ve 2000 yılındaki daralma halkı giderek bunaltıyor. 3 ekonomik kökenli intihar
19 Şubat'taki Anayasa'nın fırlatıldığı MGK'dan sonra ekonomi kontrolden çıktı. 22 Şubat'taki dalgalı kura geçiş kararıyla dolar 685.250'den 950 bine fırladı. 2 ekonomik kökenli intihar
Martta dolar bir milyonun üstüne çıktı. Ecevit'in '15 günde 15 yasa çıkmaz' açıklamasıyla dolar bu seviyeye yerleşti. 7 ekonomik kökenli intihar
Nisanın başında 1 milyon 200 bin sınırı aşıldı. Dolar 10 Nisan'da 1 milyon 300 bine ulaştı. Nisanın sonunda 1 milyon 100 binlere inen dolar, mayısın sonuna doğru tekrar 1 milyon 200 bini aştı. Ahmet Çakmak adlı esnafın Başbakan'a kasa fırlatmasından sonra tüm esnaf ayaklandı. 32 dolar kökenli intihar ve cinnet
Kemal Derviş ve 19 Mayıs'ta IMF'den 3 milyar dolar kredinin gelmesiyle gelen umutla doların 1 milyon 100 binler düzeyine yapışması bile trendi durduramadı. 5 kriz kaynaklı intihar
Haziranda dolar FP'nin kapatılma eşiğinde ve Telekom krizi sebebiyle 1 milyon 300 binlere yaklaştı. Haziranın sonu temmuzun başında ise dolar 1 milyon 250 binli seviyelerde seyretti. 6 ekonomik kökenli intihar
Temmuzda IMF Başkanı Köhler, ''Türkiye'nin eksikleri var.'' diyerek, 1,5 milyar dolarlık kredinin görüşüleceği İcra Direktörleri Kurulu'nun ertelendiğini açıkladı. Dolar 1 milyon 335 bin lira. 11 Temmuz'da Arjantin'de konsolidasyona gidilebileceğine yönelik beklentiler doları 1 milyon 380 bin liraya çıkardı. 17 Temmuz'da 1 milyon 500 bini aştı. 10 intihar ya da cinnet vakası
(Not: İntihar ve cinnet vakaları sadece haber kaynaklarına ulaşan olaylardan derlendi.)
Doğan cevaplıyor (2)
Doğan Grubu patronu Aydın Doğan, Hürriyet yazarı Yalçın Bayer'in sorularını cevaplandırmayı dün de sürdürdü. İşte bu röportajdan bazı alıntılar:
Porno yayıncılıktan mahkum olduğunuz yazılıyor.
Bundan ben de üzüntü duydum. Tempo'daki bu yayını derhal kaldırttım. Benim de karşı olduğum bir olay bana karşı kullanılıyor.
Uranyum kaçakçısıyla tavla oynamışsınız.
O kişi işini dürüstçe yapan Esen Kale adlı bir mimar. Sözde basın etiği adına hareket eden bir site bu fotoğrafı koydu. (Dorduncukuvvet.com kastediliyor.) İnternet için hukuki yaptırımlar yok ki mahkemeye gideyim. (Dorduncukuvvet.com'un cevabı: Bize 25 milyarlık tazminat davası açtı. 19 Haziran 2001'deki ikinci duruşmaya çıkmadığı için kaybetti.)
|