Otomobil sahipleri bu yazıyı es geçmesin
Bazı sigorta şirketleri, otomobil sahiplerinin haberi olmadan tek taraflı olarak kasko poliçelerini iptal ediyorlar.
İstanbul gibi risk faktörünün çok yüksek olduğu bir şehirde yaşıyorsanız otomobil aldığınızda yapacağınız ilk iş, aracınıza tam teşekküllü kasko yaptırmaktır.
Süheyla Çakıroğlu da bizim gibi düşünerek otomobiline Axa Oyak sigorta şirketinden full kasko yaptırdı. Sigorta şirketi, aracı sigortalarken bütün incelemelerini tam olarak yaptıktan sonra aracı Axa Oyak güvencesi altına aldığını belirten sözleşmeye "evet" dedi. Buraya kadar her şey normal.
Okurumuz, Cihangir gibi hırsızların daha yoğun olduğu bir semtte oturduğu için yıl içinde otomobiline iki kez hırsız girdi. Camlarını kırdılar ve aracın teybini çaldılar. Araç, sigorta kapsamı içinde dört kez benzer olaylarla karşılaştı.
Çakıroğlu, her hırsızlık olayı için polis raporu tutturmasına karşılık, sigorta şirketi bu durumdan rahatsız olduğunu bildirdi. Son hırsızlık olayında Axa Oyak, hasar giderlerini ödemeden kasko sigortasını tek taraflı olarak iptal etti.
Bu konuyla ilgili birçok şikayeti bu köşede değerlendirmeme rağmen, ilk kez böyle bir olayla karşılaştığımı da itiraf etmeliyim.
Bu olayda bir yanlışlık vardır diyerek, konuyu Axa Oyak Sigorta yetkililerine aktardım. Çakıroğlu'na ait kasko poliçesini iptal ettiklerini doğruladılar.
Gerekçe olarak, Kasko Sigortası Genel Şartnamesi'ni öne sürdüler. Kısmi hasarlarda, taraflar sigorta sözleşmesini feshetme hakkına sahipmiş. Sigortacı fesih hakkını hasar tazminatını ödemeden önce kullanabiliyormuş. Pes doğrusu!..
Alman yatırımcıdan 'örnek' tavır
Onlar, borsanın yeni yatırım aracı olduğuna inandılar. Ancak kriz peşlerini hiç bırakmadı. Alın teri ile kazandıklarını bir günde kaybettiler.
Türkiye krizler ülkesi. Tam ülke düzlüğe çıktı çıkacak derken suni ya da gerçek bir kriz çıkartılıp bütün umutlar silinip süpürülüyor.
Aslında bütün bunlar, benim gibi 30'lu yaşlarını Türkiye'de idrak eden bir kuşak için "acı" tecrübedir. Geleceğe ümitle bakan, üretime katılıp merdivenin basamaklarını tırmanıp yükselmeyi hedef alan bu insanların ümitleri, iki üç yılda bir gelen krizlerle daima sarsıntıya uğratıldı.
Borsa'nın yeni yatırım aracı olduğuna inanan bu insanlar, maalesef kazandıkları paraları istedikleri yatırım araçlarıyla beklentileri oranında artıramadılar. Yani Türkiye'yi geleceğe taşıyacak bu insanların peşini ümitsizlik hiç bırakmadı. Siz onlara krizin çocukları da diyebilirsiniz.
Borsa Yatırımcıları Derneği'nin, Türkiye'de yatırımcı profilini ortaya çıkarabilmek için düzenlediği anket sonuçları da bu gerçeği gözler önüne seriyor.
Borsa'da yatırım amacının temel beklentisi olan 'kâr' maalesef, yatırımcıların çoğuna ulaşamadı. Anket sonuçlarına göre borsada genel olarak kâr ettiğini söyleyebilen yatırımcı sayısı yüzde 29'da kaldı. Türkiye'de borsa yatırımcısının yüzde 71'i ise zarar etti.
Bugüne kadar işlemleri kapatılan 35 şirketten dolayı toplam 341 bin 804 kişi mağdur oldu. Borsazede ise çaresiz şekilde kendilerine uzanacak bir el bekledi.
Oysa Almanya'da Demirbank hissesi alıp banka battıktan sonra mağdur olan Alman vatandaşlar mahkemenin yolunu çoktan tuttular bile. 14 bin Alman vatandaşı tarafından satın alınan Demirbank hisse senetleri, Frankfurt ve Münih borsalarında da işlem görüyordu.
70 Alman vatandaşı, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni mahkemeye verdi.
İyi ki verdiler!
Hiç olmazsa Türkiye'deki mağdur yatırımcılar için yeni bir umut yolu açılmış oldu. Türkiye'deki hukuk mekanizması içerisinde haklarını elde edemeyen bu insanlar, umarım yurtdışındaki borsa mağdurlarının örnek davasını emsal olarak kullanırlar.
|