Doğalgaz otomobilde
Gürcistan'da 500 bin dolarlık bir yatırımla deneme tesisi kuran Turcas Petrolcülük, Türkiye'de de benzeri bir tesis kurup doğalgazın otomobillerde kullanılmasını sağlayacak.
Turcas Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Aksoy, petrole göre çok daha ucuz olan doğalgazın otomobillerde yakıt olarak kullanılabileceğini ve bu konuda deneme çalışmalarını Gürcistan'da başlattıklarını söyledi.
Türkiye'de LPG'nin birkaç yıl boyunca ekonomik fiyatı nedeniyle benzine alternatif olmasından yola çıktıklarını belirten Aksoy, "Mavi Akım'la gelecek doğalgazı otomotivde de kullanabiliriz. Biz ilk uygulamayı Gürcistan'da kurduğumuz tesiste başlattık. Doğalgaz olduğu takdirde Türkiye'de de benzeri bir istasyonu bir ay içinde faaliyete geçireceğiz." dedi.
Gürcistan'da deneme uygulamasına başlayan istasyona 500 bin dolar yatırım yapıldığını kaydeden Aksoy, orada yaşamaya devam edileceğini; çünkü orada gaz ve sistem olduğunu belirtti. Aksoy, "Ama bizim götürdüğümüz teknoloji orada yoktu. Eski bir sistem vardı, verimli olunamıyordu. Biz en iyi teknolojiyi götürdük. Devamlı araştırmalar yaptık. Gündüz altıda, dört buçukta gittik, gece on ikide gittik. Millet iki saat kuyrukta bekliyor. Gaz ucuz, bir vasıta 25 dakikada doluyor. Biz teknoloji götürdük bir vasıta bir dakikada doluyor. Onlar, iki kanaldan hizmet veriyorlardı, biz 12 kanaldan hizmet verecek teknolojiyi götürdük. Niçin yapıyoruz bunu? Uygulama sahasında Türkiye'de yanlış yapmadan, Türkiye'de o tecrübeyi elde ederek ilk uygulayıcısı olmak; ama doğru uygulayıcısı olmak." şeklinde konuştu.
Doğalgaz kiti 30 dolar
Otomobillerin doğalgaza dönüşümünü sağlayan kit denilen parçaların 600-1200 dolara mal olduğunu; ancak kendi teknolojileri ile bunu 30 dolara yapacak teknolojiyi götürdüklerinde insanların şaşırdığını ifade eden Erdal Aksoy, burada kullanılan eski Rus teknolojisinin çok kötü şartlar içerdiğini belirtti. Aksoy, Avrupa'da da benzeri çalışmalar yapıldığını; ancak onlarda da doğalgaz olmadığından şu anda sadece Almanya'da ilerlemeler kaydedildiğini belirtti. Aksoy, "Bu uygulama gazın olduğu yerlerde verimli. Biz oradaki gelişmiş teknolojimizi ucuz gazın gelmesiyle Türkiye'ye uyarlayacağız. Benzin bir milyondan alınırken doğalgazın fiyatı 250 bin lira olacak." dedi.
Öte yandan Turcas Petrol AŞ, bayiler arasında ortak fikirler üretmek ve iş geliştirmek amacıyla Turcas Bayi Konseyi kurdu.
( Şerif Erdikici / Ekonomi )
Vur-kaç sermayesi
Uluslararası Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV) tarafından düzenlenen 'Sermaye ve Beyin Göçü' konulu panelde konuşan Dr. Mustafa Özel, Türkiye'ye dışarıdan gelen sermayenin vur—kaç sermayesi olduğunu söyledi.
Özel, dünyada hareket halinde bir sermaye olduğunu belirterek, "Ama bu sermaye, özellikle belirli ülkelerde mal ve hizmet üreten bir sermaye değil. Yılda sermaye olarak bütün ülkelere akan para 865 milyar dolar. Bunun az bir miktarı Türkiye'ye gelir. O da yatırım amaçlı değildir. Türkiye'ye gelen sermaye vur—kaç sermayesidir. Belli bir zamanda borsaya girer ve uygun zeminini bulunca kaçar gider." dedi.
Dünyada 400—500 milyar dolar korsan sermaye olduğunu kaydeden Özel, şöyle devam etti:
"Korsan sermaye, kârlı gördüğü ülkelere yerli işbirlikçilerinin de desteğiyle girer. Örneğin 3—4 ay ya da diyelim ki 2 sene gibi belirli bir süre o ülkede kalır. Sonra en ufak bir sarsıntıda kaçar. Küreselleşme denen şey, bu dizginsiz sermayenin çok daha serbest akışını sağlamaktır." Mustafa Özge / İSTANBUL (cha)
IMF kredisi KOBİ'lere
İstanbul Ticaret Odası(İTO) Başkanı Mehmet Yıldırım, Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) serbest bırakacağı 1,5 milyar dolarlık kredinin Eximbank'a aktarılarak ihracatını desteklenmesinde kullanılmasını istedi.
Yıldırım, "Küçük ve Orta Boy İşletmelerin(KOBİ) Eximbank'a aktarılacak kaynaktan yararlanmaları için de bankaların kredi teminat mektupları konusunda daha esnek olması gerekir." dedi.
Mehmet Yıldırım, IMF Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'ın Ankara ve İstanbul'da yapacağı temaslar öncesi yaptığı açıklamada, IMF'den gelecek 1,5 milyar dolarlık kredinin öncelikle KOBİ'lere yönelik kullanılması gerektiğini ifade etti.
"Ekonomik krizden en çok KOBİ'ler zarar gördü. KOBİ'ler; ancak ihracata yönelik faaliyetlerle mevcudiyetlerini koruyabilir." diyen Yıldırım, Bankalar Birliği ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun IMF'den gelecek kredinin KOBİ'lere kullandırılması konusunda yönlendirici olmasını istedi.
Yıldırım, şöyle konuştu: "IMF kredisinin son dilimi KOBİ'lere aktarılırsa olumlu artış trendinde olan ihracatın sıçrama yapmasına da katkıda bulunulur. Eximbank kaynaklarının muhakkak surette takviye edilmesini bekliyoruz."
Yıldırım, KOBİ'lerin bankalardan teminat mektubu almakta çeşitli güçlüklerle karşılaştıklarını dile getirerek, bankalardan bu konuda kolaylık göstermelerini beklediklerini sözlerine ekledi.
Turhan Bozkurt / İSTANBUL (cha)
Suudi Arabistan'la iş yapanlara müjde
Dünya ticaret örgütüne üye olmaya hazırlanan Suudi Arabistan, yabancı sermayeyi ülkeye çekmek amacıyla, yabancılara uyguladığı zorunlu kefalet sistemini kaldırıyor.
İslam Online sitesinde yer alan habere göre, Suudi hükümeti, yabancıları kefil ve onun iznine mahkum eden kefalet kanununu iptal ediyor.
Suudi Müteahhitler Milli Kurul Başkanı Abdullah El— Hudeysi, ilk etapta, kefalet sisteminin, 2001 yılının ilk 6 ayında yüzde 40 oranında gerileme kaydeden ve yıllık yaklaşık 4 milyar dolarlık yatırım yapan inşaat sektöründe kaldırılacağını söyledi.
El–Hudeysi, birçok sektörde görülen durgunluk ve gerileme sebebiyle, birçok küçük ve orta ölçekli yabancı firmaların, kefil ve vekil problemleri sebebiyle piyasadan çekildiklerini belirtti.
Bilindiği gibi Suudi Arabistan'da çalışacak veya iş kuracak herhangi yabancı bir şahıs veya şirket, Suudlu bir vatandaşın veya şirketin kefaletinde olması gerekiyor ki bu da yabancıyı kefile mahkum bırakıyor. Yetkisini istismar eden kefiller zaman zaman hükümetin de gündemine geliyordu.
Ahmet Altun / İSTANBUL (cha)
Bağ-Kur'a taksit kolaylığı
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Yaşar Okuyan, Bağ–Kur ve SSK'lıların prim borçlarını 18 ay taksitlendirebileceklerini söyledi.
Taksitlendirme yoluyla Bağ–Kur ve SSK'nın yaklaşık 1,5 ile 1,8 katrilyon lira arasında gelir sağlayacağını belirten Okuyan, bu fırsattan mükelleflerin yararlanması için Bağ–Kur ve SSK il müdürlüklerine müracaat etmelerini istedi. Okuyan, taksitlendirme için müracaat eden mükelleflerin aylık yüzde 10 faiz ödemek yerine, yıllık yüzde 3 faiz ödeyeceklerini, bunun büyük bir fırsat olduğunu belirtti.
Bakan Okuyan'ın verdiği bilgiye göre, Bağ–Kur mükelleflerinin 18 ay taksitlendirme hakkından yararlanmak için 1–31 Ağustos tarihleri arasında Bağ–Kur il müdürlüklerine müracaat etmeleri ve ilk taksidini ödemeleri gerekiyor. Öte yandan SSK'lılara da taksitlendirme hakkından yararlanmaları için ek süre tanındı. 1–15 Ağustos tarihleri arasında SSK il müdürlüklerine müracaat eden ve yine ilk taksidini ödeyen SSK'lılar da bu haktan yararlanabilecekler. ANKARA (Zaman)
ABD, 8 yılın en kötüsü
ABD ekonomisinin yılın nisan—haziran arasındaki ikinci üç aylık döneminde yüzde 0,7'lik büyümeyle son sekiz yılın en zayıf performansını gösterdiği bildirildi.
Ticaret Bakanlığı'nın açıklamasında yılın ilk çeyreğinde yüzde 1,3'lük büyüme gösteren ekonominin, ikinci çeyrekte daha da yavaşladığı belirtildi. Bazı kötümser yorumcular, ABD'nin 11 yıldan sonra yeniden durgunluğa girebileceğini iddia ediyorlar.
Vestel'den rekor hedef
Türkiye'nin 500 büyük sanayi kuruluşu içinde 548,5 milyon dolarla ihracat birincisi olan Vestel, 2005 yılında 6 milyar dolarlık rekor ihracat hedefi belirledi.
Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, hedeflerinin 2005 yılında 6 milyar dolar ihracat hedefini yakalamak olduğunu belirterek, "Ama bunun için reel sektörün teşvik edilmesi lazım. Hükümet, reel sektöre sıra gelecek diyor, ne zaman sıra gelecek bekliyoruz." dedi.
İstanbul Sanayi Odası'nın 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması'nda 2000 yılında 548,5 milyon dolarla ihracat birincisi olan Vestel, ihracat hedeflerini bu yıl için 750 milyon dolar, 2005 için ise 6 milyar dolar olarak belirledi. Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Nazif Zorlu, Türkiye'nin bugün krizden çıkmasının tek yolunun ihracat olduğunu belirterek, reel sektöre gereken önemin verilmesi gerektiğini söyledi. Zorlu, "Reel sektör, istihdam, üretim demek, vergi veren kurum olmak demek. Ancak maalesef reel sektör göz ardı ediliyor." dedi.
Ciro hedefi 8 milyar dolar
1994 yılında Vestel'i aldıklarında kendilerine 100 milyon dolarlık ihracat hedefi koyduklarını belirten Ahmet Zorlu, bunun o dönemde yüksek görüldüğünü; ancak kendilerinin 1 yıl içinde bu hedefe ulaştıklarını söyledi. 2005 yılı içinse 6 milyar dolarlık ihracata ulaşmayı hedeflediklerini, ciro hedeflerinin ise 8 milyar dolara ulaşmak olduğunu dile getiren Zorlu, "Bugün grup olarak ihracatımız 870 milyon doları aştı. Krize rağmen üretim ve ihracat planlarımız aynen devam ediyor." şeklinde konuştu.
İşsiz gençler
Zorlu, toplantıda bundan 2 ay önce başından geçen ilginç bir olayı da anlattı: "Bundan 2 ay önce evimden çıkıp işime giderken arabamın önüne bir adam atladı. Biz ne oluyor derken, adam titreyerek anlatmaya başladı; "Ahmet bey, benim bir kızım var, İngilizce ve bilgisayar biliyor, ne olur ona bir iş verin." dedi. Ben adamın bu isteğine oldukça şaşırdım. Bundan birkaç sene önce bu özelliklere sahip insanları biz şirketlerimize transfer etmeye çalışırdık. Bugün ise üniversite mezunu binlerce işsiz genç sokaklarda geziyor. Hükümet bu konuya mutlaka bir çare bulmalı." (Ekonomi Servisi)
Otomotiv zirveyi zorluyor
Türk otomotiv şirketleri, uluslararası markaların bölgesel üretim üssü olmalarıyla birlikte Türkiye'nin en büyük 500 sanayi kuruluşu arasındaki ağırlıklarını da artırdılar.
Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren 37 firma, en büyük 500 sanayi kuruluşu arasına girdi. Bunların 6'sı ilk kez listede yer alırken, 23'ü sıralamadaki yerini yükseltti.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kurulu 2000 Araştırması'nda yer alan verilere göre, bu yıl 36'dan 37'ye yükselen otomotiv endüstrisi şirketlerinden sadece 8'i daha alt sıralara geriledi. Üretimden satışlar dikkate alınarak yapılan değerlendirmelerde sanayinin "Top 10" listesine giren Oyak Renault, 1999'daki 4'üncülük derecesini 3'üncülüğe yükseltti. Tofaş da sıralamada 11'den 8'inciliğe tırmandı.
Özel firmalar arasında üretimden satışlara göre ilk 10'da, önceki yıl 2. olan Oyak Renault birinciliği aldı. Tofaş 5'incilikten 3'üncülüğe, Ford Otosan 6'ncılıktan 5'inciliğe, Mercedes Benz Türk 12'ncilikten 6'ncılığa ulaştı.
İhracattaki durum
500 büyük arasında yer alan 37 sektör kuruluşunun ihracatı 1 milyar 528 milyon 770 bin dolar oldu.
2000 yılında sanayi kuruluşlarının ihracat sıralamasında Oyak Renault bir sıra gerileyerek birinciliği Vestel'e kaptırırken, Tofaş ihracatta 12'ncilikten 3'üncülüğe yükseldi. Mercedes Benz Türk ise 8'incilikten 9'unculuğa düştü.
İhracatta ilk 10 firma arasında 2. olan Oyak—Renault 474 milyon 240 bin dolar, 3. Tofaş 236 milyon 535 bin dolar, 9. Mercedes-Benz Türk ise 182 milyon 384 bin dolarlık ihracat yaptı. Bu üç firmanın ihracat toplamı da 893 milyon 159 bin dolar olarak gerçekleşti.
Kırgızistan Mercedes ZENGİNİ
Kırgızistan'da en çok tercih edilen otomobil markası Mercedes.
Mersedes-Benz Kırgızistan Servisi Müdürü Ali Yüksel "Mercedes" markalı araçların her kesimden ilgi görmesinin bu araçların insanın can güvenliği için arz ettiği avantajdan kaynaklandığını söyledi.
Şirket olarak 1994 yılında Kırgızistan'a geldiklerini ve 1995 yılında ise resmen hizmete başladıklarını dile getiren Yüksel, "Bir Batı ülkesinde Mercedes-Benz Servisi olarak ne tür hizmetler veriliyorsa aynısını Kırgızistan'da da sunmaya çalışıyoruz.' dedi.
Ülkede yabancı araca olan aşırı ilgiyi halkın yıllardır Rus malı araçlarla yatıp kalmasına bağlayan Yüksel, "Ülkede gerçekten yabancı araçlara yönelik bir ilgi var. Almanya'da bile bu kadar Mersedes yok." diye konuştu.
Ali Yüksel, Kırgızistan'da halkın Almanların iş anlayışına olan yaklaşımı ve araçların kalitesine olan güvenliğinden dolayı Mercedes'e bir ilgi gösterdiğini belirterek, "Güvenlikli araç olduğu için Mercedes tercih ediliyor." dedi. (Atıf Ala/ BİŞKEK (Zaman))
Manisa Sarıgöllüler Pepino'yu sevdi
Manisa'nın Sarıgöl ilçesinde, bir çiftçi tarafından yetiştirilmesine başlanan ve küçük kavun olarak adlandırılan "pepino" üreticiliği giderek yaygınlaşıyor.
Kalsiyum oranının yüksekliği ve pastalarda süsleme malzemesi olarak kullanılması nedeniyle yetiştiricilerine iyi paralar kazandıran pepino, Sarıgöl'deki çiftçilerin gözdesi oldu. Çiftçiler yeni üründen memnun.
Kur Fischer'e bakıyor
Ekonomik programda revizyonu gözden geçirecek olan IMF 1. Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, Türkiye'ye geldi. Ankara'da Ecevit, Bahçeli ve Yılmaz'ın yanı sıra Kemal Derviş ve ekonomi yönetimiyle görüşen Fischer, makro ekonomik hedeflerin revize edilip edilmeyeceğine karar verecek. İş dünyasının eleştirilerine hedef olan dalgalı kur en önemli gündem maddesi.
IMF 1. Başkan Yardımcısı Stanley Fischer, 9. Gözden Geçirme çalışmalarına katılmak üzere dün Türkiye'ye geldi. Ankara'da Başbakan Bülent Ecevit, Başbakan yardımcıları Devlet Bahçeli ve Mesut Yılmaz'ın yanı sıra Devlet Bakanı Kemal Derviş ve ekonomi bürokratlarıyla görüşen Fischer, ekonomik programda muhtemel revizyonu gözden geçirdi.
Alınan bilgiye göre, dövizdeki çalkantının altüst ettiği Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı'ndaki makroekonomik hedeflerde yapılması düşünülen değişiklikler, Fischer ile yapılacak görüşmelerin ardından netlik kazanacak. Gündemdeki en önemli madde ise Türk iş dünyasının şiddetle karşı çıktığı dalgalı kur rejimi.
Enflasyon rakamları ve kurlardaki beklenmedik yükselişler, yıl sonu hedeflerinin gerçekleşmeyeceğini ortaya koyunca ekonomi yönetimi, niyet mektubundaki hedeflerde değişiklik için çalışmalara başlamıştı. Ankara'dan dün ayrılan IMF teknik heyetiyle çalışmalar yapan ekonomi yönetimi, Fischer'in vereceği kararların ardından netleşecek hedeflerdeki değişikleri kamuoyuna açıklayacak. Fischer'in ziyareti sırasında, faiz oranlarının halen istenilenin üzerinde olması çerçevesinde, orta ve uzun dönem için planlama çalışmaları yapılabileceği ifade ediliyor.
IMF Başkan Yardımcısı Fischer'in, piyasaların güvenini artırmak amacıyla Türk hükümetinin ekonomik programının yolunda gittiğine ilişkin açıklamalar yapacağı öğrenildi.
Dalgalı kur tartışması
Fischer'in Türkiye ziyaretinde en önemli gündem maddesi kur politikası. IMF, kur politikasında değişikliğe kesinlikle karşı olduğunu açıkladı. Dalgalı kurun savunucusu Fischer'in konuşmalarında ve makalelerinde çıpa sistemini eleştirmesi ve serbest dalgalı ile çıpalı sistemlerin melezlerini uygulayan ülkelerin krize girdiğini savunması, dalgalı kurda bir değişiklik olmayacağını gösteriyor.
Fischer'in yanı sıra IMF de, dalgalı kurdan taviz vermeye kesinlikle karşı olduğunu dile getirdi. IMF Avrupa Direktörü Michael Deppler, "Dalgalı kur tek çıkar yol" derken, IMF'de en büyük söz sahibi olan ABD'nin Hazine Bakanı Paul O'Neill de, son yaptığı açıklamada, çıpa sistemini ağır dille eleştirerek dalgalı kur sistemini savundu.
Patronlar iknaya çalışacak
Başta TÜSİAD olmak üzere iş dünyası ise, dalgalı kur politikasından son derece rahatsız. İş dünyası, bu kur sisteminin işadamlarının önünü görmesini zorlaştırdığını ve değişmesi gerektiğini savunurken, yüksek kur avantajının ihracatı artıracağının savunulmasına rağmen, maliyet artışı nedeniyle bu cephede de fazla bir olumlu gelişme olmadığını vurguluyor. Bu nedenle Fischer'ın bugün İstanbul'daki temasları zorlu geçecek. İş dünyasının önemli isimleri, sorunları anlatacak ve taviz verilmesini isteyecek.
Başbakan Ecevit, her ne kadar "Kur politikasında değişiklik olmayacak." şeklinde konuşsa da, geçen hafta içinde kur rejimiyle ilgili sorulara "Gündemde değil, Fischer gelsin, göreceğiz." diye cevaplar da verdi. Devlet Bakanı Derviş'in de, önceki gün ekonomide yeni önlemleri açıkladığı basın toplantısında, bu türden soruları net biçimde cevaplamamayı tercih etmesi, iş dünyasının dalgalı kurdan taviz isteğinin gözardı edilmeyeceğini ortaya koyuyor.
Bu arada para ve sermaye piyasaları, IMF Başbakan Yardımcısı Fischer'in dün öğleden sonra başlayan ziyareti ve bugün yapılacak açıklamalara odaklandı.
Veda ziyareti
IMF 1. Başkan Yardımcısı Stanley Fischer'in Türkiye ziyareti, veda niteliği de taşıyor. Fischer'in geçen aylarda yaptığı açıklama çerçevesinde, birkaç ay sonra görevinden ayrılması bekleniyor.
Dün saat 14.00'te başkente gelen Fischer'i, Ankara Esenboğa Havaalanı'nda Devlet Bakanı Kemal Derviş karşıladı. Fischer ve Derviş, havaalanında bir açıklama yapmadı ve buradan birlikte ayrıldılar. Fischer, akşam saatlerine kadar Derviş ve ekonomi bürokratları ile incelemeler yaptıktan sonra ANAP lideri Mesut Yılmaz, MHP lideri Devlet Bahçeli ve son olarak Başbakan Bülent Ecevit ile bir araya geldi. Ardından MB Başkanı Serdengeçti'nin onuruna verdiği akşam yemeğine katılan Fischer ve beraberindeki heyet, gece geç saatlerde İstanbul'a geçti.
Bugün İstanbul'da
Bu sabah İstanbul'da ekonomi yazarlarıyla buluşacak olan Fischer, ardından Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'nin (TÜSİAD) saat 12.00'de Çırağan Sarayı'nda vereceği öğle yemeğine katılacak. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Muharrem Kayhan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek yemekli toplantının ardından bankacılık sektörünün temsilcileriyle de buluşması beklenen Fischer, bu akşam saat 18.00'de Çırağan Sarayı'nda bir basın toplantısı düzenleyecek. Fischer'in yarın sabah Türkiye'den ayrılacağı bildirildi.
Ekonomi Servisi
Dövizli tahvile yoğun talep
Hazine'nin 1 yıl vadeli 6 ayda bir kupon ödemeli döviz cinsinden tahvil ihracına 2 milyar 86 milyon dolar teklif gelirken, satış hedeflendiği üzere 500 milyon dolar oldu.
Hazine Müsteşarlığı'nın, 6 ayda bir yüzde 4 faiz kupon ödemeli, ABD Doları ve euro cinsinden 1 yıl vadeli tahvilin, TAB yöntemi (Merkez Bankası yoluyla satış) ile ihracı için düzenlediği ihaleye, toplam nominal 2 milyar 166 milyon dolarlık teklif geldi.
Hazine Müsteşarlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, dün düzenlenen ihalede, döviz cinsi tahviller için, nominal 1 milyar 633 milyon dolar ve 467 milyon euro teklif geldi. İhaledeki net teklif miktarı 2 milyar 86 milyon dolar oldu. İhalede, 377 milyon dolar ve 140 milyon euro olmak üzere, toplam net 500 milyon dolar karşılığı satış yapıldı. Nominal satış miktarı ise 519 milyon dolar oldu. İhraç edilen senetlerin ilk kupon ödemesi 25 Ocak 2002 tarihinde yapılacak.
Hazine'nin döviz cinsinden tahvil satış ihalesini, piyasadaki döviz talebine karşılık mantıklı bir adım olarak değerlendiren bankacılar, döviz tahvil ihalesine gelen yüksek talebi olumlu karşıladılar. Bankacılar, talebin bir ölçüde döviz yatırımcısının büyüklüğünü gösterdiğini söylediler.
Borçlanmada politika değişti
Ağustos ayından itibaren aylık borçlanma programı yayınlanması uygulamasına ara verecek olan Hazine, ihalelerin salı günü yapılması esas olmakla birlikte, diğer günlerde de ihaleye çıkabilecek.
Hazine Müsteşarlığı, ağustos ayından itibaren borçlanma politikalarında değişikliğe gidecek.
Hazine Müsteşarlığı'nın internet sitesinde, bir süre günün şartlarına bağlı olarak, daha esnek bir yapı arz eden bir borçlanma stratejisi uygulayacağı belirtilirken, bu kapsamda aylık borçlanma programı yayınlanması uygulamasına ara verileceği duyuruldu. Duyuruda, ihalelerin eskiden olduğu gibi salı günleri yapılması esas olmakla birlikte, diğer günlerde de ihaleye çıkılabileceği belirtilirken, "İhalenin şartları en az bir gün önceden kamuoyuna duyurulacaktır." denildi. Her ay sonunda, takip eden ayın günlük iç borç ödemelerinin ilan edilmeye devam edileceğinin bildirildiği duyuruda, referans faizi ihalelerinin tarihi ve ihraç edilecek miktarın, her ay sonunda açıklanacağı da kaydedildi.
|