GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

28/07/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



HABERLER 


Balkaner'e tahliye

Tutuklu olarak yargılandıkları Yurtbank davasında tahliye edilen bankanın eski sahibi Ali Avni Balkaner ile Süleyman Ekiz ve Özcan Kaşlıoğlu, Kartal Özel Tip Cezaevi'nden çıktılar.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredilen Yurtbank'ı, "teşekkül oluşturarak usulsüz kredilerle içini boşalttıkları ve mudileri dolandırdıkları" ileri sürülen, bankanın eski sahibi Ali Avni Balkaner ile dava kapsamında tutuklu yargılanan Süleyman Ekiz ve Özcan Kaşlıoğlu tahliye edildi.

İstanbul 5 No'lu DGM'de görülen, ancak bu mahkeme salonunun küçük olması nedeniyle 1 No'lu DGM'de yapılan duruşmaya, Kartal Özel Tip Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ali Avni Balkaner, Süleyman Ekiz ve Özcan Kaşlıoğlu ile tutuksuz yargılanan Murat Yanık, Engin Aras, Bayram Eser, Ömer Yüksel, Nihat Yurdakök ve Birgül Özmen katıldı. Duruşmada, off–shore bankaya para yatıran 3 kişi, müdahil olarak dinlendi. Müdahiller, Yurtbank'ta vadeli hesapları bulunduğunu, daha sonra yüksek faiz getireceği söylenerek, bu hesaplarındaki paraların, banka yetkilileri tarafından off–shore hesaplara aktarıldığını anlattılar. 3 müdahil, off–shore konusunda banka yetkililerinin kendilerine yeterince bilgi vermediğini söylediler. Daha sonra söz alan sanık Ali Avni Balkaner, "Benim hatam, bankaya çok güvenip, pek çok şeyi bedava vermemdi. Bankanın içini boşaltmadım. Aksine hep doldurdum" dedi. Balkaner'in ifadesi zaman zaman duruşmayı izleyen "off–shorezedeler" tarafından "yalancı" sözleriyle kesildi.

Balkaner dışarda

Tutuklu sanık avukatları, müvekkillerinin tahliyesini talep etti. Talebi kabul eden mahkeme heyeti, davanın tutuklu sanıkları olan Ali Avni Balkaner ile Süleyman Ekiz ve Özcan Kaşlıoğlu'nun tahliyelerine karar verdi. Mahkeme heyeti, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi. Duruşma sonunda, tahliye kararını öğrenen çok sayıda müşteki, "Hırsızlar dışarı, mağdurlar içeri" şeklinde slogan atarak tepkilerini dile getirdi.

Açıklama yapmadı

Başka suçtan tutuklulukları bulunmayan Balkaner, Ekiz ve Kaşlıoğlu, İstanbul 5 No'lu DGM'nin kararının cezaevine ulaşmasının ardından saat 18.30 sıralarında tahliye edildiler. Oğlu Hakan Balkaner, ağabeyi Hamdi Balkaner, avukatı İbrahim Özyiğit ve yakınları tarafından karşılanan Ali Avni Balkaner, herhangi bir açıklama yapmadan cezaevinden ayrıldı. Bu arada, sanatçı Hamdi Alkan Kartal Özel Tip Cezaevi'ne gelerek, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilen Etibank'ın eski sahibi Dinç Bilgin'i ziyaret etti. (Bülent Ceyhan - İSTANBUL (Zaman)




Off-shorezedenin kitaplı mücadelesi

Türkiye'de yaklaşık 5 bin 250 offshorezedenin 130 milyon doları batmış durumda.

Piyasaya yeni çıkan 'Off–shore Bankacılığı Yurt Dışındaki Alacakları Tahsil Yöntemleri' adlı kitaptan yola çıkarak off–shorezedelerin kurduğu dernekte 3 mudi ile görüştük. İlk söze giren Vatan Oral oldu; sinirli ve gergin bir yüz ifadesiyle makine sektöründeki 18 yıllık işini bir off–shore bankada batan parası nedeniyle nasıl tasfiye ettiğini anlattı.

Gülser Sönmez başladı konuşmaya. Uzun yıllar çalıştığı işyerinden gözündeki rahatsızlık nedeniyle çıkarılmış. Aldığı tazminatla hem geçinip, hemde oğlunu okutmak zorunda. Üstelik, bir gözü tamamen görmez olan, off–shorezedenin ameliyat olması için bir milyar liraya ihtiyacı var. Sönmez parasının bir gecede nasıl battığını yaşlı gözlerle aktardı. Dernekteki üçüncü üye ise Bağ–Kur emeklisi Oğuz Koç. Büyük bir hayal kırıklığı yaşadığı yüz hatlarına yansıyan Koç, 60 yıllık hayatında elde ettiği birikimi kaybedenlerden. Off–shorezedelerin ortak iddiası, Yurtbank şube müdürlerinin prim almak için kendilerinin haberi olmadan hesaplarını off–shore hesaplarına aktarmış olması. Off–shore mağdurlarının uzun hikayelerinden sonra Dernek Kurucu üyesi Erdoğan Uçar söze giriyor. Konuşmamız boyunca sık sık yurdun dört bir yanından arayan off–shorezedeler bir gelişme olup olmadığını soruyorlar. Bu ortamda, Erdoğan Uçar'a, 'Kitap sizin mücadelenizde faydalı olur mu?' diye soruyorum. Aldığım cevap kısa ve net: "Bizim paralarımız Virgin Adaları'nda olsaydı olurdu". Uçar, Yurtbank'ın sahibi Ali Balkaner'in DGM'deki yargılanması sırasında paralarının yurt içinde kaldığını ve hortumlandığını vurguluyor. Yurtbank'a el konulduğunda off–shore hesaplarındaki 2 trilyonun BDDK'nın denetiminde 4 gün içinde siyasi gücü olan mudilere dağıtıldığını ifade ediyor.

5 bin mağdur var

Türkiye'de yaklaşık 5 bin 250 off–shorezedenin 130 milyon doları batmış durumda. Geçtiğimiz yılın nisan ayında 20 milyarın altındaki alacakların karşılanacağını açıklayan Başbakan Ecevit'in taahhüdü yerine gelirse sadece 600 mağdur kalacak. Ancak 19 ay geçmesine rağmen bu yolda bir adım atılmadı. Bu arada Yurtbank mağduru off–shorezedeler boş durmamış, Ali Balkaner'le masaya oturup, off–shore şirketin sahibi gözükmemesine rağmen 70 milyon dolarlık alacaklarına Balkaner'i kefil yapmışlar. Anlaşmaya göre borçlar dolara çevrilmiş. Hukuktan gerekli desteği bulmayan off–shorezedeler kendi başlarının çaresine bakmışlar. (Gürhan Savgı - İSTANBUL (Zaman)




Alacakları tahsil yöntemi

İçişleri eski Bakanı Sadettin Tantan'ın teşvikleriyle Avukat Selim Sarıibralimoğlu ve mesai arkadaşları tarafından hazırlanan "Off–shore Bankacılığı Yurt Dışındaki Alacakları Tahsil Yöntemler" adlı kitapta off–shore alacaklarının tahsili için öncelikle uluslararası işbirliğine ihtiyaç olduğu belirtiyor.

Off–shore merkezleri; Birleşik Arap Emirlikleri, İrlanda, KKTC, Bahamalar, Virgin Adaları, Jersey Adaları, İsviçre gibi ülkelerde izlenecek hukuki prosedüre ayrıntısıyla yer veriliyor. ABD'deki uygulamalar Alaska'ya kadar ele alınmış. Orgazine suç örgütlenmeleri, uyuşturucu trafiğinin off–shoreler üzerinden akışı, terör örgütlerinin bu sistemi kullanarak nasıl finansman elde ettikleri, servet ve vergi kaçırmalar detaylarıyla anlatılıyor. Kitapta ortaya konanları, para trafiğini, başta parası batan mudiler hayretle okuyacak ve hukuken ne yapabileceklerini görecekler.




Ankara AB'ye girdi

Ankara, "Avrupa Konseyi 2001 yılı Şeref Bayrağı" ile ödüllendirildi. Başkent Ankara'nın, "Avrupa Konseyi 2001 yılı Şeref Bayrağı" ödülü'ne layık görülmesi nedeniyle, Avrupa Konseyi Ödül Komitesi'nden Viktor Kolesnikov ve John Taylor Ankara'ya geldi.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ve konuk heyet, basın toplantısı düzenleyerek "Avrupa Konseyi 2001 Yılı Şeref Bayrağı" hakkında bilgi verdi. Melih Gökçek, Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi Tarım ve Çevre Komisyonu'nun, Büyükşehir Belediyesi'nin kültürel alandaki faaliyetlerinin yanı sıra ulaşım, çevre ve uluslararası ilişkiler konularında yaptığı çalışmaları dikkate alarak, Ankara'yı Avrupa şehri ilan ettiğini açıkladı. Gökçek, Ankara'nın altyapısı, yeşil alanı, sağlık, eğitim ve kültür alanındaki çalışmalarıyla gerçek bir Avrupa şehri olduğunu söyledi. Gökçek, "Türkiye AB'ye katılmadan Ankara Avrupalı olmayı başarmıştır." diye konuştu.

Avrupa Konseyi Üyesi John Taylor, uzun yıllardan bu yana Türkiye'ye geldiğini belirterek, Ankara'nın bir gecekondu şehrinden Avrupa şehri haline gelişine tanık olduğunu söyledi.

Toplantıya, kızı Hannah Taylor'la katılan John Taylor, "Törene Kıbrıs'tan geldim, ailemle tatil yapıyordum. Ankara son 5 yılda büyük değişim yaşadı. Özellikle yeşil alan konusunda büyük bir atılım içinde olduğunuzu gözlemliyorum. Ankara'da yer alan büyük alış veriş merkezleri, ticari binalar, yaşama alanları Avrupalı modern bir şehir olduğunuzu kanıtlıyor." diye konuştu.




Memurlar topluca ağladı

Yaptıkları eylemlerle adından sıkça söz ettiren Memur–Sen İstanbul Şubesi, yeni bir eylemle hükümeti protesto etti.

Hükümetin vermiş olduğu yüzde 5’lik zamma tepki gösteren Memur– Sen’liler, önce “memur tavuğu” dedikleri simit ekmeği yediler. Yenilen simitin üzerine IMF ve hükümetin hazırladığı dört metrelik kazığı yiyen memurlar; kazığın üzerine bol bol ağladılar. Memur– Sen İstanbul İl Başkanı Nasuh Özdemir, eylemin ardından yaptığı açıklamada, “Sorunlarımızı anlatmak için her yolu denedik, artık yapabileçeğimiz tek şey halimize ağlamak.” dedi. lMehmet Demirci / İSTANBUL (cha




Bayrampaşa'da yine çatışma

Bayrampaşa Cezaevi'nde, çatıya çıkarak bir koğuşa ateş açan tutukluya, koğuştan ateşle karşılık verildi. Olayda, bir tutuklu, hafif şekilde yaralandı.

İl Jandarma Alay Komutanlığı'ndan alınan bilgiye göre, önceki gün sabaha karşı 05.10 sıralarında meydana gelen olayda, cezaevinin "D–5" koğuşunda "hırsızlık" suçundan tutuklu bulunan Şahin Tulpar, koğuşun çatısına çıktı.

Daha sonra "B–13" koğuşunun çatısına ilerleyen Tulpar, bu koğuşa doğru 7–8 el ateş etti. Bunun üzerine, "B–13" koğuşunda bulunan tutuklular da Tulpar'a 3–4 el ateş ederek karşılık verdi. Olayı gören kule nöbetçisi jandarmanın havaya ateş etmesi üzerine, Şahin Tulpar, süratle çatıdan "D–5" koğuşuna döndü. Olay sırasında, "B–13" koğuşunda kalan bir tutuklu, kırılan camlardan hafif şekilde yaralandı. Yaralı, koğuştaki diğer arkadaşları tarafından tedavi edildi. Tulpar'ın olayda kullandığı tabanca, jandarma tarafından ele geçirildi.

Bilgi bir türlü uslanmadı

Bu arada, şarkıcı İsmail Türüt'ü yaralamak suçundan tutuklu bulunan Tolga Bilgi, bir kişiyi daha yaraladı. Cezaevinin "M Blok" üst kat tuvaletinde meydana gelen olayda Bilgi, kendisi gibi "adam yaralamak" suçundan tutuklu bulunan Kartal Tanrı Severgil'i, henüz belirlenemeyen bir nedenle, sağ kalçasından 3 kez şiş ile yaraladı.




İsrail, silah fuarından çekildi!

27–30 Eylül 2001 tarihleri arasında Ankara’da gerçekleştirilecek silah fuarına İsrail’in katılmama kararı alması spekülasyonlara sebep oldu.

Aynı fuara geçtiğimiz senelerde az ilgi gösteren Pakistan ise bu sene büyük bir stand alanı kiraladı. Pakistan’ın özellikle top sanayiinde son derece ileri seviyede olduğu belirtiliyor.

İsrail’in, fuara dinî bayram kutlamaları nedeniyle katılmayacağını bildirdiği öğrenildi. Savunma Sanayii uzmanları, İsrail’in fuara katılmamasında sadece bir bayramın etkili olamayacağını ifade ediyorlar.

Savunma Sanayii Uzmanı Aydın Çetiner, “İsrail bize küstü mü?” şeklindeki sorumuzu, şöyle cevapladı: “TSK bir süredir yaklaşık 1000 civarındaki M60, M48, M80 tanklarını modernize ettirmeyi düşünüyor. İsrail de bu modernizasyon için teklifte bulundu. İsrail’in teklifi üzerine ABD, (Bu tankların orijinali benim. Benim sattığım tankların modernizasyonunu siz üçüncü bir ülkeye nasıl verebilirsiniz?) dedi. Şimdi İsrail, Savunma Sanayii Fuarı’na katılmıyor. Bence bu karar sadece tank modernizasyonu alamamaktan olamaz. Bizim İsrail ile savunma sanayii ilişkilerimiz sadece tank modernizasyonundan ibaret değil. Başka savunma sanayii alanlarında da işbirliğimiz var. Türkiye F–4 uçaklarını da modernize ediyor örneğin. Bir fuara katılmamakla bu ilişkilerin olumsuza gittiği yönünde karar vermemek lazım. Ama bir yavaşlama olduğu kesin.” (Erkan Acar / İSTANBUL(Zaman)




Barajlarda tehlike

DSİ Genel Müdür Yardımcısı İlker Özel, "Barajlar boş. Eğer böyle devam ederse 2002'de çok büyük sıkıntılar yaşanacak." dedi.

DSİ Genel Müdür Yardımcısı İlker Özel, Türkiye'de son üç yıldır etkili olan kuraklık nedeniyle barajlardaki kullanılabilir su miktarlarında yüzde 30'lara varan azalmalar yaşandığını söyledi. Özel, "2001 yılında Türkiye genelinde yağışlar uzun yılların ortalama değerlerinin altında gerçekleşti. Hidroelektrik santrallarının durumu iyi gitmiyor. Barajlar boş. Eğer böyle devam ederse 2002'de çok büyük sıkıntılar yaşanacak. Bir noktadan sonra üretim yapılamayacak." dedi.

Bu yılın ilk yarısında enerji barajlarına gelen akım miktarının 40 milyar metreküp civarında olduğunu, yılın ikinci yarısında beklenen 16 milyarla birlikte bu rakamın toplam 56 milyar metreküpe çıkmasının beklendiğini ifade eden Özel, geçen yıl bu rakamın 77 milyar metreküp civarında olduğuna dikkati çekti.

DSİ verilerine göre, önceki gün itibariyle en fazla elektrik üretimi yapılan 10 barajın minimum işletme ve mevcut su seviyeleri ile elektrik üretimindeki azalışlar şöyle:




Ankara'da cop yasak

Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne atanan Hasan Yücesan, birbirinden ilginç projeleri hayata geçirmek istiyor.

Yücesan, projelerinden bazılarını özetle şöyle anlattı: "Çevik kuvvet artık cop kullanmayacak, toplumsal suça karışanlar olay sırasında değil, olaylardan sonra teknolojinin yardımıyla toparlanacak. Tüm karakolların çay makineleri olacak ve işi olsun veya olmasın herkes karakollara gelerek polisin sıcaklığını bu çaylarla hissedecek. Çay ısmarlayan polis, bırakın işkence yapmayı tokat dahi atamaz. Tüm semtlerde karakol spor kulüpleri kuracağız, buralarda spor yapacak gençlerimizle polis-lerimizi kucaklaştıracağız."




BOTAŞ'a Bildacı getirildi

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanlığı'na BOTAŞ Bakü–Tiflis–Ceyhan Proje Direktörü Gökhan Bildacı getirildi.

Resmi Gazete'nin dünkü sayısında yayımlanan atama kararlarına göre, BOTAŞ Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Başkanı Gökhan Yardım, bakanlık müşavirliğine atandı. BOTAŞ Genel Müdürlüğü'nde açık bulunun Yönetim Kurulu üyeliğine aynı yer Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Kılavuz getirilirken, açık bulunan Türkiye Elektromekanik Sanayi AŞ Genel Müdür Yardımcılığı'na BOTAŞ Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu üyesi Hayri Nadir Bıyıkoğlu, Transit Petrol Boru Hatları Dairesi Başkanlığı'na Petrol İşleri Genel Müdürlüğü Mühendisi Nilgün Şaziye Açıkalın getirildi.

Türkiye Petrolleri AO (TPAO) Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Cengiz Mete Karancak, bakanlık müşavirliğine getirilirken, bu suretle boşalan Genel Müdür Yardımcılığı'na aynı yer uzmanı Hüseyin Şefik Vural, Yönetim Kurulu Üyeliği'ne ise Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Mete Gürel atandı.




Fal baktırırken altından oldular

Adapazarı'nda, fal baktırmak isteyen aile, falcılar tarafından soyuldu. Sakine (20), Ümraniye (19) ve Mehmet Emin Pala (20), sokaktan geçen ve fal baktıklarını söyleyen 5 kadını eve çağırdı.

Gençlerden evdeki altınların yerini öğrenen kadınlardan bir kısmı evde bulunan 100 santimetrelik zincir, 2 bilezik, 3 yüzük, 5 Cumhuriyet altını, 3 harf altın, 1 çift küpe ile bir adet cep telefonu ve 13 milyon lirayı alarak kayıplara karıştılar. Durumu, falcılar evden ayrıldıktan sonra fark eden gençler, polise başvurdu.




Lockheed'in şaşırtan ihmali

Ünlü silah şirketi Lockheed'in Türkiye distribütörünün eski faks numarasını alan diş doktoru M.K., bir anda kendini silah şirketi ile Ankara arasında F-16 savaş uçakları üzerine yapılan resmi yazışmaların ortasında buldu.

Lockheed'in Türkiye distribütörü Saran İnternational'ın, şirket binasını Emirgan'dan taşımasının ardından, boşta kalan faks numarası, diş doktoru M.K.'ya tahsis edildi. Diş doktoru M.K.'yi şaşırtan olaylar zinciri bundan sonra art arda geldi. Normalda üçüncü bir şahsın eline geçmemesi gereken; Lockheed, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği, Savunma Bakanlığı ve Saran İnternational arasındaki üst düzey yazışmalar doktor M.K.'nin muayenehanesine akmaya başladı.

14 Temmuz 2000 tarihinde Martin Marietta Overseas Corporation'dan (MMOC) Washington'daki Türk Büyükelçiliği Savunma Departmanı'ndan Albay M.Ö.'ye çekilen faksta, F–16'ların tamiri için gerekli 250 bin dolar tutarındaki uçak aksamlarının malzeme listelerinin bir nüshası yanlışlıkla diş hekimine gönderiliyor.

Bu faksı 10 Ağustos 2000 tarihli ve bir diş hekiminin elinde olmaması gereken bir diğer faks takip ediyor. Lockheed Martin tarafından Savunma Bakanlığı'nın F–16 Branşı'nda görevli Yüzbaşı S. E.'ye gönderilen faks metninde de, Türk Hava Kuvvetleri'ne verilecek eğitimden söz ediliyor. Metne göre Amerikan şirketi Türk Hava Kuvvetleri'ne mühendislik eğitimi verecek ve üç aylık teknik eğitimin Türk Hava Kuvvetleri'ne maliyeti 890 bin dolar olacak. Diş doktorunun ofisine yeni ve içerik olarak değişik fakslar gelmeye devam ediyor. 12 Ocak 2001 tarihinde MMOC tarafından Türk Büyükelçiliği Savunma Departmanı'na yazılan faksta Savunma Bakanlığı'nın 19. maddede belirtilen ödemeyi halen kendilerine yapmadığı anlatılıyor.

"Rahatsızlık uyandırır"

Saran İnternational'dan bir yetkili, söz konusu faksların gizlilik derecesi olan bilgiler içermediğini söylüyor. Ancak bu bilgilerin bir diş hekiminin elinde dolaşmasının normal olamayacağını ve büyük bir rahatsızlık uyandırdığını da itiraf ediyor. Saran İnternational merkezini Emirgan'dan Ortaköy'e taşımasının ardından şirket, 3 Nisan 2000 tarihinde çalıştıkları bütün kurumlara yeni telefonları fakslamış. Ancak görülen o ki dünyanın önde gelen şirketlerinden Lockheed böylesine hayati bir ayrıntıyı gözden kaçırarak F–16 ile ilgili yazışmaları yanlışlıkla bir diş hekimine fakslamış. Diş doktorunun eline geçen fakslar sadece şirketin devletle yapmış yazışmalarla sınırlı değil. 16 Temmuz 2001 tarihli faksta Lockheed, Saran'a PANTERA silahını da mümessillik anlaşmasına eklemeyi düşündüğünü yazıyor. (Hakan Yılmaz / İSTANBUL (Zaman)




Lockheed Skandalı

Amerika'da askeri uçak, füze, uzay uyduları ve elektronik cihazlar üreten bir dünya şirketi olan Lockheed, adını dünyada ürettiği savaş gereçlerinden çok yaptığı skandallarla duyurdu.

1976 Şubat'ında Amerikalı Senatör Frank Church, Lockheed Aircraft Corporation'un 1968'den beri Japonya, Hollanda, Almanya, İtalya, Fransa ve Türkiye'de rüşvet dağıttığını dünyaya bildirdi. Rüşvetten Türkiye'nin payına düşen rakam 876 bin dolardı. Türkiye, 1974–1975 yılları arasında Lockheed firmasından toplam 40 adet F–104 S uçağı satın almıştı. Türkiye'de üstü kapalı geçilen Lockheed skandalı, Japonya'da başbakanı hapse düşürdü. Hollanda'da kraliçenin tahtını sarsarak, kralı tüm görevlerinden azlettirdi.




Kültür turizmini yeni keşfettik

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) tarafından yaptırılan anket, yerli turistin kültür turizmini keşfetmeye başladığını ortaya çıkardı.

TÜRSAB'ın, müşteri profilini çıkarmak amacıyla 309 bin Türk müşteriye hizmet veren 58 seyahat acentesiyle yaptığı anketten derlediği bilgilere göre, kültür turlarına çıkanlar müşteri kitlesinin 22,5'ini oluştururken, iç turizmin Akdeniz ve Ege'den sonra en çok tercih edilen bölgesi de Kapadokya ve Peri Bacaları'yla ünlü İç Anadolu Bölgesi oldu. Bu arada, Sultanahmet Camii'nden Topkapı Sarayı'na, Boğaz'a kadar pek çok turistik unsuruyla dış turizmin göz bebeği olan İstanbul'un bulunduğu Marmara Bölgesi'nin yerli turistten ilgi görmediği ortaya çıktı. Öte yandan anket, yerli turistlerin yarısından fazlasının peşin ödeme yerine taksitli tatili tercih etmelerine rağmen konfordan da vazgeçemediğini ortaya koydu.




Türk turizmine övgü

Belçika'da yayınlanan Travel Magazine Dergisi, Antalya'nın, kış sezonunda bile Belçikalı turistlerin akınına uğradığını yazdı.

Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre dergi, haziran sayısında Türkiye ve Antalya'ya geniş yer ayırdı ve Türkiye'nin bu yıl turizm konusunda hiç görülmemiş bir rekora imza atacağını belirtti. Türk turizminin İspanya ve Yunanistan turizmiyle kıyaslandığı yazıda, Türkiye'den övgüyle söz edildi.

Türkiye'nin turistik bölgelerine kolaylıkla ulaşılabilinen belirli dört büyük havaalanına sahip olmasının en önemli avantajı olduğu vurgulanan yazıda, bunun ekonomik ve pratik yönden çok önemli olduğu kaydedildi.

Türkiye'nin turistik tesis sayı ve konforunun, fiyat ve kalite yönünden Karaib adalarını bile geçtiğine dikkat çekilen yazıda, Antalya'nın, kış sezonunda da Belçikalı turistlerin istilasına uğradığı ifade edildi.

Dergide, Türk turizminin bu yıl rekor kıracağı ve “olgunlaşarak zafer kazanacağı” belirtildi.




İşçi maaşı başkanı geçti

Belediye Başkanı Halil Posbıyık 929 milyon lira maaş alırken, makam şoförünün yaklaşık bir milyar 100 milyon lira, başkanın çayıcısı ise 860 milyon lira maaş alıyor.

Posbıyık'ın maaşına 1 Temmuz'dan sonra zam geleceği ve agustos ayında 1 milyar 100 milyon lira olacağı kaydedildi. Belediye Başkanı Posbıyık, işçisinin kendisinden yüksek ücret almasına sevindiğini belirterek, "Memurlarım da yüksek maaş alsa daha da sevineceğim. Ama yasalardan kaynaklan sorunlar nedeniyle memurlarım fazla maaş alamıyorlar." dedi. Bu arada Kdz.Ereğli Belediyesi, çalışan 265 personelini kapsayan toplu sözleşme görüşmelerinde sendika ile anlaşma sağladı. Başkan Posbıyık, "işçi ücretlerine 1. altı aylık dilimde yüzde 10, 2. altı aylık dilimde yüzde 10 artış yapılacaktır." şeklinde konuştu.

Posbıyık, belediyede çalışan işçilerin ortalama 500 ila 550 milyon lira ücret aldıklarını belirterek, "Belediyede çalışan işçilerden bazıları mesai saatlerini ekledikten sonra benden daha fazla ücret alıyorlar." diye konuştu. Cahit Kılıç / Kdz. EREĞLİ (cha)



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.