Yarısı orda yarısı burda
Fazilet Partisi'nin kapatılmasından sonra açılan Saadet Partisi ciddi sıkıntı içinde. Partinin kurulmasının hemen arkasından başlayan istifaların ardı arkası kesilmiyor. Recai Kutan, istifa yok diye demeç verirken, partinin milletvekili bir iki eksiliyor. Siz bu yazıyı okurken belki yine sayı düşecek! Sağlık ve saadet olsun, ne diyelim?
Saadet Partisi'ni tek endişelendiren 'Yenilikçiler' de değil. Partinin bir de sanal belalısı var. Uyanık bir girişimci kurulacak partinin ismini önceden tahmin edip, internette saadet.com, saadet.org, saadet.net gibi bütün adresleri satın almış. Bu sayfalara da adresin 1 milyon dolar karşılığında satılık olduğunu duyurmuş. Saadet Partisi'nin şimdilik internette bir sayfası yok. Hem sanal adresi olsa ne olacak ki? Yakında doğru dürüst milletvekili bile olmayacak...
Buna karşılık, Fazilet Partisi hukuken kapatılmış olmasına rağmen, internet ortamında fp.org.tr adresinde hayatiyetini devam ettiriyor. Sitede partinin Anayasa Mahkemesi'nin almış olduğu kararla kapatıldığı ama sitenin gelişen olayları kamuoyuna duyurmak için bu yılın sonuna kadar açık kalacağı anonsu yapılıyor. Bu cenahta işler biraz karışık gibi.
Haftanın HİT'leri!
1– İtalya: Cenova'da dünyanın zengin ülkelerini toplayıp kendi vatandaşını jandarmaya ezdirdiği için.
2– G–8: Adına bakıp G–3 filan zanneden kimse kalmamıştır artık. Dünyanın şişman kedileri diye nitelenen zengin ülkeler. Başkanları sadece yemekten sonra dişlerini karıştırmakla kalmıyorlar. Gittikleri ülkenin işlerini ve içlerini de karıştırıyorlar.
3– Saddam: Ülkesini bombalatmaktan zevk alan mazoşist. Irak bombalandıkça halk zayıflıyor, Saddam güçleniyor. Yine konuşmaya ve kaşınmaya başladı galiba. Amerika'ya zorla gel vatandaşımı öldür diyor.
4– IMF: Haftanın HİT'i, başımızın ve kanımızın biti, kapımızın ...! Ne kadar ilaçlarsak ilaçlayalım kovamıyoruz.
Virüs zaferi
Bu virüs zaferi, Pirus zaferi gibi bir şey. Sürekli mesaj alan insanlarız. Araya karışan dosyalardan birisi, maalesef virüslü çıkıyor. Ondan sonra bizden izin almadan başlıyor çalışmaya. Tanıdık, tanımadık kim varsa dosya götürüyor, selam getiriyor. Ordan da başka yerlere. Terbiyeli bir virüs olsa, izin ister... Ne yapalım teknolojinin cilvesi bunlar. Hep birlikte katlanacağız...
Düş
Enis Öksüz, dün Zaman'a 'Doları ben düşürdüm!' diye konuşmuştu. Eğer dili olsaydı da dolara sorsalardı 'Enis Öksüz'ü ben düşürdüm!' demez miydi? Haksız da sayılmazdı. Çünkü önce Öksüz düştü.
|