GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

28/07/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



MEDYA ANALİZ 


Ali Şen aracılığıyla tehdit

Uzanlar ile Mehmet Cansun ve Uzan Grubu ile Doğan Grubu gazeteleri arasındaki savaşa dahil olan Ali Şen, üstü örtülü bir şekilde Aydın Doğan'ı tehdit etti. Şen 'bir bankanın nasıl ele geçirildiğinin, özelleştirmede nelerin döndüğünün açıklanacağı' imasında bulundu.

Hürriyet'te ısrarla dile getirilen Motorolla'nın Telsim'den alacağına ilişkin haberlere sessiz kalmayı tercih eden Uzan Grubu, olayı spor boyutuna taşımayı amaçlıyor. Bunun için Uzanlar, önce Ahmet Çakar ile Fatih Altaylı'ya yüklenmişti. İkinci aşamada ise Altaylı'nın da yönetim kurulunda bulunduğu G.Saray Kulübü Başkanı Mehmet Cansun'un evine haciz gönderildi. Basında büyük eleştiri alan bu olayı savunmak ise FB'nin eski başkanı Ali Şen'e düştü. Örtülü tehdit içeren dünkü yazısında Şen şunları kaydetti:

"Uzanlara karşı bir kampanya var. İşleriyle ve yabancı ortaklarıyla sorunlarını haber yapan gazeteler bulunuyor. İş dünyasında hemen hemen herkesi yakından tanırım. Yapılan haberler son derece çirkin. O zaman Cem Uzan, kendi yayın organlarında 'bir bankanın nasıl ele geçirildiğini, özelleştirmelerde neler döndüğünü' yazmaya kalkarsa bunun kime ne faydası olacaktır?" Anlaşılan Şen, Doğan Grubu'na "Siz Uzanlara dokunmayın, Uzanlar da ellerindeki dosyaları açıklamasınlar, iki taraf da zarar görmesin" mesajını yolluyor. Bakalım bu mesajın gereği yapılacak mı?

Bu arada Star gazetesi bir yandan Cansun'a olanca gücüyle yüklenip haciz işlemini koyduran Mavi Reklam'ı savunurken, diğer yandan Uzanların Mavi Reklam ile ilişkisi olmadığını söyleyerek de ciddi bir çelişkiye düşüyor.




Mehmet Barlas: Etik'e Doğan Grubu uymuyor

Yeni Şafak yazarı Mehmet Barlas dün, Aydın Doğan'a kendisine gönderdiği cevabi mektup için teşekkür etti. Ancak hemen ardından Ertuğrul Özkök'ün önceki gün başlattığı "Köşe yazarının yalan yazma, iftira atma, hakaret etme hakkı var mıdır? Bunu alışkanlık haline getirmiş bir köşe yazarına müdahale, sansür sayılır mı?" tartışmasına değinerek, Doğan Grubu gazetelerinin 'Doğan Medya Grubu'nun Meslek İlkeleri' diye yayınlanan kendi bildirisine dahi uymadığını yazdı. Barlas şöyle dedi: "Benim ve ailemin, Doğan Grubu gazetelerinde, ne tür hakaretlere, iftiralara hedef olduğumuzu hatırlayınca, gerçekten bu gazeteler adına üzülüyorum.. Son örnek, Nazlı Ilıcak'ın kızı Aslı'nın evliliğini sabote etmeye çalışan başlıklardan ve haberlerden verilemez mi? Nazlı Ilıcak, haklı veya haksız iddialarla, bir medya patronu olarak Aydın Doğan'a yüklenebilir.. Ama bu neticede, meslek kavgası veya polemiğidir.. Ancak, işe Ilıcak'ın kızı karıştırılır mı? Bu, meslek–içi bir gerginliği, "topyekûn savaş" gibi alıp, "çoluk–çocuk herkesi bitireceğiz" anlamına gelmez mi?"




Halkı aradan çıkarmak!

Hürriyet yazarı Serdar Turgut'un ortaya attığı 'teknokratlar hükümeti' polemiği hemen hemen bütün aydınların ve sivil kuruluşların karşı çıkmasıyla birlikte halkın ve demokrasinin 'tu kaka' edildiği boyuta kaydı. Hürriyet yayın patronu Ertuğrul Özkök'ün dünkü yazısıyla bu yaklaşım biraz daha güçlendi. Turgut, bu çarpık anlayışı ilk kez 20 Temmuz'da şu cümleleriyle köşesine konuk etti: "Bu yalancılara inanmayın. (Demokrat kimlikli aydınları kastediyor) Onların dediği gibi değil on seçim de olsa üst üste, bu halk başka bir şey seçmez başımıza." 16 Temmuz'da ise Radikal yazarı Mine G. Kırıkkanat bunu daha net ifadelerle dile getirdi. Şöyle diyordu Kırıkkanat: "Demokrasi, bu ülkede vasıfsız, bağnaz ve cahil yığınlar yarattı. Bu yığınlar, kendilerine benzeyen politikacıları işbaşına getirdiler. Avam avamı seçti, seçilen avamlığını yaptı ve işte bugünlere geldik. Şimdi seçim olsa, kimi seçecek dersiniz halkımız?" Dün de Özkök, Meksika Cumhurbaşkanı Fox'un kurduğu 15 kişilik hükümetin 11 bakanının nitelikli vasıflara sahip teknotratlardan oluştuğunu belirtirken şöyle dedi: "Sokakta çok büyük bir kitlenin kafasındaki, 'Seçilmemiş insanlar bu ülkeyi seçilmişlerden daha iyi yönetir' duygusunun haksız olduğunu ispatlamadıkça, Serdar sokakta çoğunlukta kalacaktır."




Böyle olur Star'ın özrü!

Star, salı günü "Cumhurbaşkanı Sezer, Fransız işadamlarından sonra Dışişleri Bakanı Vedrine'e de randevu vermedi" şeklinde bir habere sürmanşetten yer vermişti. Haberin gerçek dışı olduğu Çankaya tarafından açıklandı. Açıklamaya yer vermeyen Star, farklı bir yöntem izledi! Gazete dün, Cumhurbaşkanı'nın villasının satışından dalgalı kur sebebiyle zarar ettiğini manşetine taşıdı. Ne diyelim böyle olur Star'ın yalan haberiyle ilgili özrü...



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.