THY'den namaz açıklaması
Yurtdışındaki bir üniversitede ders veren bir öğretim üyesi geçtiğimiz günlerde THY uçağı ile seyahat ediyor. Uçak kalktıktan bir müddet sonra yatsı namazı vakti geldiğinde, hostesler aperatif servisi yaparlarken arkadaki boşlukta namazını eda eder. Sabah namazını da aynı yerde kılmaya giden Profesör, 'Uçakta ayakta namaz kılmak yasaktır' ikazıyla karşılaşır. Israr edince başhostes çağrılır. Başhostes diğer görevliler gibi yumuşak davranmaz; 'Herkes burada namaz kılmaya kalkarsa ne olur?' diyerek aşırı bir tepki gösterir. "Herkes uykuda ve şu anda burada bir işiniz de yok, lütfen müsaade edin, şurada iki dakikada namazımı eda edeyim. Hem ben defalarca Delta, British Airways, Panami SAS gibi yabancı havayolları ile uçtum. Ve bunların hepsinde de değil engelleme bilakis yardım ve destek gördüm. Onlar değil sizin gibi problem çıkarmak, bilakis ibadetimi yapmam konusunda her türlü yardımı yaptılar ve bana yer gösterip, kıbleyi tespit ederek yere temiz bir battaniye bile serdiler.'' deyince bu defa da başhostes "Efendim biz de daha önce böyle yapıyorduk; fakat yeni bir genelge geldi ve uçakta bu şekilde namaz kılmak yasaklandı." şeklinde cevap verir. Yıllardır yurtdışında talebe yetiştiren hoca bu ifade ve yapılanlar karşısında ne yapacağını şaşırır. "Koltuğuma oturarak namazımı kılmak zorunda kaldım. Tabiatıyla hiçbir havayolunda karşılaşmadığım bu durum çok ağırıma gitti. Milli havayolu şirketimizde yaşadığım bu olayla gözlerim yaş doldu ve bu durumu size yazmaya karar verdim.'' diyen profesörün durumunu THY yetkilileri ile görüştük.
Protokol ve Müşteri İlişkileri Müdürü Mustafa Sökmenoğlu ve Tanıtım ve Halkla İlişkiler Başkan Vekili Engin Öktemer imzasıyla yapılan açıklama şöyle:
THY NE DEDİ?
"Yolcularımızın uçuş emniyeti bizler için öncelikli amaçtır ve büyük önem taşımaktadır. Yolcularımızın uçuş güvenliğini sağlama doğrultusunda, kalkış öncesinde olduğu gibi kalkış sonrasında da, uçuş boyunca kemerlerin bağlı bulundurulması hususu genel anons sistemi ile yolculara hatırlatılmaktadır ve buna paralel olarak da kabin görevlileri uçuş boyunca gerek koridorlarda gerekse de galleylerde bulunan yolcuları yerlerine geçmeleri konusunda ikaz etmekle yükümlüdür. Sayın yolcumuzun şikayetine ilişkin olarak da kabin görevlisinin yolcumuzu namaz kılarken fark etmesi üzerine, ifade edildiği gibi kılınmakta olan namazı bölmemek amacıyla bitmesini müteakip izah edilen sebeplerle yolcumuzun namazı koltukta oturarak kılabileceği bilgisinin verildiği malumatı ilgili birimimizden alınmıştır.''
Evet THY yetkililerinin açıklaması böyle.
Ancak insan şu soruları sormadan da edemiyor: Müşteri memnuniyetini hedeflemiş şirketlerin, kılması halinde oldukça mutlu olacak namaz kılan yolculara, bir mekan tahsis etmeleri çok mu zor? Yabancı havayolu firmalarında herhangi bir zorlukla karşılaşmayan bu vatandaşlarımızın kendi milli havayollarında engellenmesi biraz garip olmuyor mu?
Her türlü ihtiyacı ve konforu düşünmüş THY'nin namaz kılmayı ciddi ihtiyaç gören bazı vatandaşlarımızı da memnun etmesi kimi rahatsız eder?
Onlar üniversiteyi kazandılar; Ancak kredileri eksik
Uzun bir maratonun son etabına gelmişlerdi. Üç saat süren sınavda ter dökmüş, sonuçları bekliyorlardı. Bekledikleri gün gelmiş ilgili internet sitesinden başvuru numaralarını girince ekranda 'kazandı' kelimesiyle sevinçten kendilerinden geçmişlerdi. İşte bu noktadan sonra bazıları kara kara düşünmeye başladı. Çünkü mezun olabilmeleri için 210 krediye ihtiyaç vardı. Yüzlerce genç bu krediyi tamamlayamamış; ancak üniversiteyi kazanmış ve şimdi ciddi bir çıkmazda bocalamaya başlıyorlardı.
Açık Öğretim Lisesi, Meslek Lisesi programında öğrenim gören Abdullah Karabina işte bu öğrencilerden sadece biri: Mezuniyet işlemlerinin yapılması için onun sadece 3 krediye ihtiyacı var. Yani 207 kredisi bulunuyor. Ancak üniversiteyi de kazanmış durumda. Milli Eğitim Bakanlığı daha önceki yıllarda bu durumda olan öğrencilere ek sınav açıyordu. Ancak bu sene böyle bir uygulamanın olmayacağı kanaati ağır basıyor.
Bu durumda üniversiteyi kazanmış; fakat mezun olması için 3-5 kredi gereken gençlerin bir seneleri ve emekleri göz göre göre yanmış olacak.
Kredileri eksik olmasına rağmen bu öğrenciler üniversiteyi kazanabilecek donanıma sahip iseler, bu kadar katı kuralcı olmanın bir mantığı pek görülmüyor.
Yapılacak bir sınavla yüzlerce insanımız topluma kazandırılabilecekse, çeşitli sebeplerle kredisini tamamlayamayanlara bir fırsatın verilmesi, alanı eğitim olan bir bakanlık için fazla zor olmasa gerek. Bakanlık yetkililerinin bunu göz önünde bulunduracağına inanıyoruz.
Zamla, krizle, pahalılıkla, geçim derdiyle bunalan halkımızın, sanırım böyle konularda bir nefes almasını fazla görmezler.
|