GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

05/08/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Diziler

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



Recai GÜLLAPDAN

Aykırı Bakışlar

Ey kaari-i güzin, yâre-i vatanın melhemi belki de sabırdır!

Bir kısım kaarii deyor ki, "Oldu mu Recai Bey; biz de kemâl–i dikkatle sizin Teceddüd hareketi hakkındaki fikirlerinizden şifâyâb olmağa hazırlanırken moderen mimarlık hakkında muazzam bir makale ile karşılaştık; aceba Teceddüd hareketi ile mahitâb mı geçmektesiniz fülandır?"

Evvelen kızdımdı ise de bilahire baktım ki bu tenkidde isabet vardır; işte ben şahsan bunun için kendimi takdir edeyorum aziz kaariilerim; zira bakınız bende enaniyyet neredeyse yok gibi bir şeydir. Şoracıkta alenen kendimi medhetmek hadd–i zatında bizzat kendime pek yakışmayor gibi görünmekle beraber haddinden fazla tevazuun dahi, hakiykat zannedilmek gibi bir mahzuru da yok değildir. Binaenkezalik bu munsifâne hâl ü etvarımdan ötürü kendimi bir mıkdar tebcil eylememe müsaade buyrunuz.

Uzatmayalım ve hakiykati itiraftan sarf–ı nazar etmeyelim; adam haklı bilader!. Moderen mimarlıktan bâhis mekaale yazdımdı ise binaenaleyh serlevhasını dahi o surette tertib etmem lazımdı; fekat nedendir bilemem o esnada moderen mimarların şenaatleri ve çimento ile ev inşâ ettirmekteki ısrar şahsıma o esnada daha mühim göründü idi; el'an ayni kanaatde musırrım.

Farz–ı muhal patlıcan közlemesinin faidelerinden bahsetmek dahi şu anda ben fakiyre Teceddüd ehli bir kısım arkadaşların yeni fırka teşkil etmek heyecanından daha hayatî görüneyor. Efendim mesele şöyle cereyan etti: Bir müddet evvel Terzi Cemil Usta'ya yazlık ceketimi tersine çevirttirmek için oğradı idim; orada Cemil Usta'ya işi nasıl yapacağını iyzah ederken lâf kendiliğinden siyasi mülahazata dökülüverdi. Tabii Cemil de herkes gibi işin encâmını merak ettiği içün boş bulunup, "Ne dersin Recai Bey, bunlar muvaffak olacaklar gibi görünüyorlar" deyince canım sıkıldı. Mânidar ve muazzam bir sükût yaptığımı farkedicek Cemil, boşboğazlığını anlayıp sustu; fekat iş işden geçmiş idi. Meseleyi oracıkta kapatub eve savuştum.

Yolda bu meseleyi kendi kendime tezekkür ederken dedim ki: "Yahu Recai, temam senin bu siyasi mesailden sıdkın sıyrılmıştır; lâkin millet, kimin bahçasında marol yetiştiğini işitse elinde tuzlukla derakab oracığa seyrediyor. Ahali en azından teselliye muhtaçtır. Netekim Terzi Cemil'in mülahazası dahi çamdan kavaktan münasebetsiz bahisler açmak değil; fekat bu mesele hakkındaki nokta–i nazarımı öğrenmekten ibarettir."

Netiycede, bu müteceddid bir kısım eşhas hakkında mekaale–i müfide kaleme almağa karar verdim; buyrunuz bakalım.

Aziz kaarilerim; siyasetten ümidim olsa idi, bizatihi kendi şahsım olaraktan önünüze düşer, tiz saatte aziz melmeketi bir güzel kurtarır idim; lakin ey azizler bahir kalmadı ki şinaverlikten bahis edebilelim; deniz tükendi azizler! Bundan maada melmekette siyasetle oğraşmak, ancak siyaset derebeylerinin iznine ve rahm ü şefkatine kalmış bir husustur. Şahsan benim anladığım mânâda umûr–ı devleti çekib çevirmek, bundan gayrı Anadolu evlatlarının cirmi ve haddi değildir. Aziz vatan, bu defa hakiykaten her mânâda bir millî mücadele vermek icab eden müşahhas ve ağır şeraitin tazyiki altında inim inim inileyor.

Binaenaleyh, "birkaç eyi ve dürüst arkadaş bir araya gelelim; millet de bize teveccüh eder. Hökümat olur melmeketi ve umûr–ı devleti bir güzel tedebbür ederiz" safdilâneliklerinin vaktı geçmiştir. Her kim ki böylece fırka teşkili ile melmekete halaskâr olmak dâvâsında ise, hakiyki iktidar menbâ'larından usûlünce icâzet almaya mecbur bırakılayor.

İmdi deyeceksiniz ki, "Armudun sapı, üzümün çöpü.. bu Recai Bey'e de fırka beğendirmek ne müşkil imiş fülan?" Ey azizler bakınız sinirlenmeden güzel güzel anlatayorum; ben öyle müşkilpesend olmasa idim, bu yaşlara kadar tek başıma yalınız hanelerde mücerred kalır mı idim? Benim şahsan şoracıkta bir dürbînî nazar sahibi muharrir olaraktan vaziyfem, siz aziz kaarilerimi her hususda tenvir ve irşâd etmek ise şahsi içtihadım budur.

Binaenaleyh tonelin içinde iken her gördüğünüz ziyaı, tonelin çıkışı zannetmeyiniz aziz kaarilerim; belki de size doğru hızla gelmekte olan bir lokomotifin pırocektörüdür! Ve bazen zaman devrini tamamladıkça, bir şey yapabilmek iktidar haricindedir; dikkatle sabrediniz azizler: Yare-i vatanın melhemi belki de sabırdır!


r.gullapdan@zaman.com.tr


@ Bu yazıyı başkasına e-mail gönder @



Yazarımızın en son yazıları

20/ 05/ 2001... Şuara takımını alnından kaşımak babındandır
27/ 05/ 2001... İrfan Bey'in nasıl pırovokasyona geldiği beyanındadır
03/ 06/ 2001... Küçüksuda gördüm sizi; Köfte-piyazdan bildim sizi!
10/ 06/ 2001... Bir Cim Bom maçı seyretmekliğimin muhtasar hikayesidir
17/ 06/ 2001... Evvelâ usûl bilader, evvelâ usûl!
24/ 06/ 2001... Bir kısım okuyucuyu i'tabımdır
01/ 07/ 2001... Mektebin bacaları; ders verir Recaileri!
08/ 07/ 2001... Başvekil tek başına, Kızılay'da karşıdan karşıya geçebilir mi hakkındadır
22/ 07/ 2001... Sarmısak dedim de aklıma geldi...
29/ 07/ 2001... Yenilikçiler hakkındaki mütaleamdır!


| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.