GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

10/08/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



 


Türk Telekom şaşırtıyor

Türk Telekom AŞ, yeni bir hizmet sunmaya başladı. Ancak bu uygulama krizlerle kafası zaten karışık olan vatandaşlarımızı bir kez daha şaşkına çevirdi. Temmuz ayı faturalarında 'Sn. abonemiz, Ekim 2001 dönemi itibariyle borç faturası ile birlikte detay bilgileri de gönderilecektir. Detay bilgilerinin gönderilmesini istemiyorsanız 01. 09. 2001 tarihine kadar telefonunuzun bağlı bulunduğu Telekom Müdürlüğüne yazılı olarak başvuruda bulunmanız veya 444 14 44 numaralı telefonu aramanız gerekmektedir. Detay ücreti olarak her ay sayfa başına 10 kontör karşılığı ücret faturanıza yansıtılacaktır.' şeklinde bir not düşülmüş.

Söz konusu numarayı arayan vatandaşlar aldıkları cevap karşısında ne diyeceklerini şaşırdılar. Çünkü ahizedeki ses 'eğer detay fatura istiyorsanız bizi aramanız gerekmektedir.' diyordu. Yanlış okuduğunu sanan vatandaşlar ahizeyi kapattıktan sonra ellerindeki ekstre notuna baktıklarında yanlış okumadıklarını anlıyor ve tekrar arıyorlardı. Ancak yine aynı cevabı alınca çareyi Kürsü'lerini bilgilendirmede buldular.

Bu sefer onlar adına biz aradık; görevli, faturalardaki notun yanlış olduğunu yeni faturalarda bunun düzeltileceğini belirtiyordu. Sebebini sorduğumuzda ise 'Valla istemeyenlerin azınlıkta olduğunu zannetmiştik; ancak yanılmışız.' diyordu.

Gerçekten ilginç. Çünkü vatandaş on kontörü bile düşünecek duruma gelmiş. Ve maalesef idarecilerimiz bu durumun farkında değil...




G.Antep Emniyeti'nin uygulamalarına tepki Motosiklet sahiplerine bu baskı niye?

Ekonomik krizle birlikte yükselen akaryakıt fiyatları vatandaşlarımızı daha ekonomik taşıma yollarına yöneltiyor. Birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede pratikliği, ekonomik olması nedeniyle tercih edilen motorlu bisiklet ve motosikletler Gaziantep'te de binlerce vatandaşımız tarafından kullanılıyor.

Ancak ne var ki motosiklet sahipleri son aylarda Gaziantep Emniyet yetkililerinin uygulamalarından oldukça rahatsız..

Önce 'trafiği ve çevreyi kirletiyorlar' gerekçesiyle halk arasında 'kayıklı motor' diye tabir edilen tripotörler, daha sonra da normal motosikletlerin de merkezi alanlara girmesi yasaklandı.

Fakat emniyet yetkililerinin bununla da yetinmediğini, ana arterler dışındaki yollarda da en küçük bir bahaneyle araçlarına el konulduğunu belirten motosiklet sahipleri, şimdi Gaziantep Emniyet'inin elinde binlerce motosikletin çürümeye terk edildiğini belirtiyorlar.

Gaziantep Triportör ve Motosikletçiler Odası Başkanı Hasan Güzel de konuyla ilgili yaptığı açıklamada motosiklet sahiplerine yapılan haksızlıklardan yakındı.

"Bu araçları kullananlar genellikle dar gelirli insanlar. Normal sürücü belgesi olanlardan ayrıca A2 belgesi istenmektedir. Bu araçlara ait tescil belgesi almak için lüks otolara uygulanan tarifeler bu küçük araçlara aynen uygulandığından esnaf ve kullanıcılar aşırı fiyat karşısında tescil belgelerini alamamaktadırlar. Ayrıca bu sıcaklarda motorsiklet sürücülerinden kask takılması istenmektedir." diyen Güzel, bu durumun düzeltilmesini ve bu ekonomik kriz ortamında kendilerine biraz tolerans tanınmasını istiyor.




Fatih'teki tarihî eserlerle kim ilgileniyor?

Bir ülkenin hafızası sahip olduğu tarihî miraslardır. Onlara gösterilen titizlik, geleceğimizin aynası olan geçmişimize verilen değerle doğru orantılıdır.

Normal zamanlarda bile gerekli ve yeterli ehemmiyetin verildiği söylenemeyen bu tarihî emanetlerin metruk durumu ziyaretçilerine de tahammül edilmez duygular yaşatıyor.

Bursa'da özel bir dersanede kimya öğretmeni olan Kenan Ay, geçtiğimiz günlerde İstanbul Fatih'teki bir arkadaşını ziyarete gider. Gitmişken arkadaşından Fatih Sultan Mehmet ile Yavuz Sultan Selim Cami ve türbelerini gezdirmesini ister. Bundan sonrasını Ay'dan dinleyelim: ''Önce Fatih Camii'ne gittik. Çok haz aldığımızı söyleyebilirim; fakat Yavuz Sultan Selim Hazretleri'nin camisinin özellikle şadırvanının saçaklarının yerlere sarkması -afedersiniz pasaklı hali- bakımsız ilgisiz kalması, etrafını tehlikeli diyerek çevrelemeleri bizi çok üzdü. Arkadaşıma nedenini sorunca burası "Fatih Camii kadar popüler değil bu yüzden burası çoktandır böyle." dedi. Fatih Sultan Mehmet'e ruhumuz feda; ama Mısır fatihi, büyüğümüzün ifadesiyle Koca Yavuz'a bu reva mı?''

İşte bir eğitimcinin intiba duyguları böyle.

Yetkililerin ayrımcılık yaptığını zannetmiyoruz; ancak bazı bölgelerin gölgede kaldığı da bir gerçek. Dileriz geç kalınmadan bizlere emanet edilmiş bu mekanlar geçmişe yakışır bir şekilde düzenlenerek herkesin gıpta edeceği bir duruma getirilir.



n.bayhan@zaman.com.tr
 

| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.