
Macaristan'ın çorap kralı
Macaristan'da kurduğu Tempo Uno ve Bosfor şirketleri ile dış ticaretle uğraşan genç işadamı Osman Şahbaz, bu ülkedeki 9 yıllık tecrübelerini bizimle paylaştı. Macaristan'a özellikle çorap, çamaşır ve terlik ihracatında bir numara olan ve geçen yıl Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından yurtdışında en başarılı Türk işadamı ödülü verilen Osman Şahbaz, kurdukları Türk-Macar İşadamları Derneği aracılığı ile de işadamlarına her türlü desteği vermeye hazır.
Osman Şahbaz
Osman Şahbaz, 1964 yılında İstanbul'da doğdu. Yıldız Teknik Üniversitesi'nden makine mühendisi olarak mezun oldu. Babasının kurduğu tekstil işlerini halen kardeşleriyle birlikte yönetiyor. İngilizce, Almanca, Macarca, Sırpça ve Polonya dillerini bilen Osman Şahbaz, bir kız ve bir erkek çocuk babası.
Osman Bey, bize biraz Macaristan'a gidişinizi anlatır mısınız? Neden Macaristan?
Aslında bizim o günlerde Polonya ile dış ticaretimiz daha hareketliydi. 1982 yılından 1991'e kadar Polonya'dan gelen insanlara Laleli'de mal satıyorduk. Ancak Macaristan'ın daha keşfedilmemiş olduğunu görerek ilk olarak 1992 yılında bu ülkeye gittik. İlk yolladığımız iki TIR yüzlerce çeşit tekstil ürününden oluşuyordu. Şimdi ise sadece çamaşır ve çorap işinde uzmanlaştık. Zaten dünya da bu şekilde uzmanlaşmaya gidiyor.
İstanbul'da da tekstille mi uğraşıyordunuz?
Evet, babam Mehmet Şahbaz, 42 yıl önce İstanbul'da tekstil üretimi ve ticareti ile uğraşmaya başladı. Ben de yaklaşık 20 yıldır yani 17 yaşından beri ticaretin içindeyim. Yeşildirek ve Laleli piyasasında yetiştim. Üniversite yılları dahil sürekli babamın yanında çalışarak okudum.
Şu anda tekstil üretiminiz var mı?
Biz son yıllarda çorap ve çamaşır üretimine kısmen başladık. Temşah, Bosfor ve Tempo Uno markaları ile çorap üretiyoruz. Bir yıldır da Başaran çoraplarını Mahmutbey'deki kendi tesislerimizde üretmeye başladık. Başaran aslında 25 yıllık bir marka. Bu markanın bizden önceki sahibi Türkiye'deki ekonomik sıkıntılardan dolayı başlangıçta bizimle ortak oldu. Daha sonra ise üretimini tümüyle bize devretti. Biz de şirketin borçlarından dolayı çok sıkıntılar yaşadık. Ancak yurtdışı bağlantılarımız sayesinde bu sıkıntıları kolay atlattık.
Fason olarak kaç ayrı yerde çorap üretimi yaptırıyorsunuz?
İstanbul'da orta ölçekli 6—7 atölye şu anda sadece bize çalışıyor. Çamaşırda tedarikçiyiz. Bitmiş kumaş alıp, boyatıyoruz. Sonra da kendimiz bunu kestirip fason olarak diktiriyoruz. Terlikte ise Türkiye'deki çeşitli firmalardan ürün seçip Macaristan piyasasına satıyoruz. Macaristan'dan ise Romanya, Slovenya, Çek Cumhuriyeti ve Ukrayna'ya mal gönderiyoruz.
Siz aynı zamanda Türk-Macar İşadamları Derneği'nin de başkanısınız. Dernek olarak ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Biz, 1997 yılında güçbirliği oluşturmak amacıyla işadamlarımızla bir araya geldik. Şu anda dernek olarak bu ülkeye gelmek isteyen işadamlarına yardımcı olmaya hazırız. Biz Macaristan'a ilk geldiğimiz günlerde çok zorluk çektik. Mevzuat konusunda çok basit sorulara bile karşılık bulamadık. Ancak bugün bu ülkede yatırım yapmak isteyen Türk işadamlarına her konuda yardımcı olmaya hazırız. Ekim ayının ilk haftasında Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de bir tekstil ve moda fuarı düzenlenecek. Türkel Fuarcılık'ın organize ettiği bu fuara ülkemizden de 55 civarında büyük firmanın katılması bekleniyor.
Macaristan'da sizin dışınızda başka hangi kurum ve dernekler faaliyet gösteriyor?
Bizim dışımızda Türk—Macar Dostluk Derneği, Türk—Macar Öğrenci Derneği ve bir de Türk—Macar İşadamı ve Sanayicileri Derneği faaliyette. Burada Türklere ait bir anaokulu, bir de Türk dil okulu faaliyet gösteriyor. Bu ülkede, şu anda bir Türk koleji ise maalesef yok.
İŞADAMLARINA TAVSİYELER
Bu ülkeye gelmek isteyen işadamlarına neler tavsiye edersiniz?
Ben Macaristan'ın Türkiye açısından hâlâ keşfedilmemiş bir pazar olduğunu düşünüyorum. Türkiye'deki insanlarımız buradaki ekonomik sıkıntıya rağmen kalkıp bir başka ülkede iş kurmayı ya da yatırım yapmayı düşünmüyorlar. Uluslararası 43 büyük firmanın 37 tanesinin bu ülkede yatırımı ya da ofisi var. Bu firmaların da bu ülkeye güvenmeden burada yatırım yapması mümkün değil. İnsanlar bana 'Bu ülkenin dış ticareti oturmuş mu, bankacılık nasıl işliyor?' diye soru soruyorlar. Bu ülkede sistem, Türkiye'deki bankacılık, gümrük ve dış ticaret mevzuatından çok daha ileri noktada. Yılbaşından beri Macaristan ile gümrük vergilerimiz de sıfırlanmış durumdadır. İster tekstil, isterse inşaat sektöründe olsun bu ülkede halen yapacak çok şey var. Şu anda Macaristan pazarından memnunuz. Türkiye'deki gibi çek—senet ile uğraşma derdiniz yok. Zira, biz alışverişlerimizi sürekli nakit olarak yapıyoruz. Macaristan'da Metro, Cora vb. marketlere de mal veriyoruz, tahsilatta da Türkiye'deki gibi hiç zorlanmıyoruz.
Kaliteli malı ucuz fiyata temin edebilirseniz bu ülkede satamamanız için bir sorun yok. Bir de Macaristan'da sürekli ve zamanında mal bulundurabilirseniz, fiyatta da rekabet edebilirseniz Macaristan iyi bir pazar. Çin'den mal 1,5 ayda ancak gelirken, Türkiye'den 3—4 günde ulaşabiliyor. Bu da Türk firmalarına büyük bir avantaj sağlıyor.
Avrupa Birliği'ne girme yarışında Macaristan'ın durumu nedir?
Avrupa Birliği'ne girmek için bütün şartları yerine getiriyorlar. Zaten AB'de bu konuda onları sübvanse ediyor. Şu anda AB ile Macaristan arasında da sıfır gümrük var. Bana göre Türk işadamlarının bu ülkeye girmesi için en uygun dönem. Zira AB'ye girmeye en yakın aday ülkelerin başında geliyor. Emlak fiyatları da bugünlerde oldukça düşük.
Macaristan ekonomisi şu anda ne durumda?
Macaristan, son 8—9 yıldır 28 milyar dolar yabancı sermaye yatırımını çekmiş bulunuyor. Özelleştirme çok hızlı bir şekilde tamamlanmış durumda, sanırım projelerinin yüzde 85'i özelleştirilmiş. 1990'larda özelleştirme konusunda rahmetli Özal'dan yardım isteyen Macar bürokratları, bugün herhalde Türkiye'ye ders verebilirler. Amerikalıların 6 milyar dolarlık yatırımları var. Son iki ay içinde de Macar Forinti, ABD Doları ve Alman Markı'na karşı yüzde 12 değer kazandı. Ülkemizde ise kimse Türk Lirası'nı elinde tutmak istemiyor. Enflasyon ise 2000 yılında yüzde 8 olarak gerçekleşti.
150 TÜRK FİRMASI
Türk firmalarının ne gibi yatırımları var?
Macaristan'da sadece küçük çapta atölye tarzında üretimler var. Terlik, çorap, çamaşır gibi ürünler üretiliyor. Bazıları buradan işçi olarak çalışmaya ya da küçük sermayeler ile iş yapmak için oraya gitmiş. Ama orada canla başla çalışarak işlerini büyütmüşler. Macaristan'da Bayraktar Holding'in bir yatırımı var. Ikarus'un belirli oranda hissesine sahipler. İnşaat alanında ise İhlas Holding'in bir ticaret merkezi inşaatı var. Bu yıl açılacak bu yatırımın tutarı sanırım 60 milyon mark değerinde. Ayrıca, Colins Jeans, Lc Waikiki, Motor Jeans gibi firmaların da ürünleri pek çok yerde satılıyor. Bunlar arasında Paşabahçe ve Aksu tencereleri de önemli bir yer tutuyor. Ayrıca portakal, limon, mandalina gibi narenciye ürünleri için de burada önemli bir pazar var. Şu anda da Macaristan'da toplam 150 civarında Türk şirketi var.
Romanya'ya bakıldığında oldukça az değil mi?
Evet, çok çok az. Geçen sene Macaristan ile Türkiye arasındaki dış ticaret hacmi ancak 200 milyon dolar seviyesindeydi. Romanya ile toplam dış ticaret ise 750 milyon doları buluyor. Macaristan, Avrupa'ya biraz daha yakın olduğu için daha kaliteli ürünler ilgi görüyor. Bir de vize engel teşil ediyor. Zira, Romanya bizden vize istemezken, Macaristan, işadamlarımızdan vize istiyor.
Siz neden üretim anlamında Macaristan'da kalıcı bir yatırıma girmediniz?
Biz öncelikle üretim yatırımlarını ülkemizde tamamlayıp orada ticari anlamda büyümeyi hedefliyoruz. Ama ileride Macaristan'da uygun yatırım projelerimiz var. Türkiye'deki ekonomik şartların ağırlaşması üzerine gelecekte Macaristan'daki yatırımlarımızı artırmayı hedefliyoruz. Özellikle tekstil üretimi konusunda araştırma içerisindeyiz. Bunun için de altı ayımı orada geçiriyorum, çocuklarımı da zaman zaman bu ülkeye tatile götürüyorum.
23 MİLYON ÇİFT ÇORAP
Macaristan'da başınızdan geçen ilginç bir anınızı alabilirmisiniz?
Macaristan, Doğu Bloku ülkeleri arasında çorap üretiminde geçmişte bir numara imiş. Bundan birkaç sene önce benim oradaki ortağımla birlikte ülkenin en büyük çorap fabrikasını gezmeye gittik. Ama bu fabrika o kadar büyük ki fabrikanın içinde caddeler ve sokaklar geçiyor. Sadece 1992 yılında üretilen çorap sayısı 90 milyon çift civarındaymış. Bu çok ciddi bir rakam. Buradan bütün Avrupa'ya çorap ihraç ediliyordu. Ortağım biraz esprilidir, beni oradakilere 'Ukraynalı' diye tanıttı. Ben de sustum, hiç cevap vermedim. Ortağım neden fabrikanın kapatıldığını sorunca fabrikanın genel müdürü, "Bizi burada Türkler ve Çinliler vurdu." dedi. Aslında oradaki Türklerin başında da bizler geliyorduk. Çünkü bizim sadece 1998 yılında Macaristan'a götürdüğümüz çorap adedi 22—23 milyon çifti geçer. Bunların hepsi bu ülkede tüketilmiyor, buradan çevre ülkelere de çorap ihraç ediliyor. Zira 10 milyon nüfusu olan bir Macaristan bu kadar çorabı tüketemez.
Şu anda da çorap ihracatı bu rakamlara ulaşıyor mu?
Hayır, bugün o adetleri yakalayamıyoruz. Çünkü biz de orta ve ortanın altı kalitedeki ürünleri bıraktık, orta ve üst kalite grubunu götürür olduk. Biraz daha pahalı ve kaliteli mala ağırlık verdik. Bu, kâr oranımızı artırsa da toplam adedi azalttı. Bizim bıraktığımız bölüme de Çinliler yerleşti. Onlar daha çok polyester ve naylon menşeli ürünler götürüyorlar.
|