DOLAR HAREKATI
ABD, Makedonya'da imzalanan anlaşmanın parlamentoda onaylanması için bu ülke medyasında kampanya başlatıyor.
Amerikan hükümetinin, Makedon ve Arnavut siyasi parti liderleri tarafından imzalanan barış anlaşmasının Makedonya Parlamentosu'nda onaylanması için bu ülkede medya kampanyası finanse etmeyi planladığı bildirildi. Washington Post gazetesinin Makedonya'nın başkenti Üsküp ve Washington'daki kaynaklara dayanarak verdiği haberde, ABD'nin radyo, televizyon ve gazetelerde yürütülecek kampanya için 250 bin dolara kadar para harcayabileceği belirtildi.
Haberde, kampanyanın Makedonya Cumhurbaşkanlığı ile koordineli olarak, gelecek birkaç gün içinde radyo spotlarıyla başlayacağı, Amerikalı yetkililerin ayrıca her eve doğrudan mesaj göndermeyi planladığı kaydedildi. Washington Post, Uluslararası Kalkınma Ajansı ve bazı hayır kurumları tarafından düzenlenen kampanyanın Slav ve Arnavutların kendi dillerinde yürütüleceğini bildirdi. Üsküp'teki ABD Büyükelçiliği sözcüsü, "Barış planının geniş çaplı ele alınması ve halkın iyi bilgilendirilmesini sağlamaya çalışıyoruz." dedi.
İngilizler ve Çekler geldi
Bu arada, Makedonya'ya Arnavut gerillaların silahlarını toplamak üzere konuşlanacak NATO askerleri arasında yer alan İngiliz askerlerinden ilk birlik dün akşam Üsküp'e vardı. Makedonya'daki NATO askeri sözcüsü Yüzbaşı Barry Johnson, 16. Hava İndirme Tugayı'ndan yaklaşık 50 kişinin çoğununun karargah ve iletişim personelinden oluştuğunu belirtti. Johnson, bu birliğin operasyonla ilgili çalışmalarda bulunacaklarını ve tüm NATO askeri birimlerin konuşlanması için gerekli planları tamamlayacaklarını bildirdi.
NATO askerleri arasında yer alacak ilk Çek birliği de dün Üsküp'e geldi. Askeri sözcü Jana Jelinkova, toplam 120 kişiden oluşacak Çek askerlerinden 16 kişilik paraşütçü birliğinin görevinin operasyonun komutası için bir yer bulmak ve araziyi incelemek olduğunu söyledi.
Makedonya'ya İngiltere ile Türkiye, ABD, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Yunanistan, Hollanda, Norveç, Yunanistan, Macaristan ve Çek Cumhuriyeti'nden 3 bin 500 kişilik bir NATO askeri gücü yerleştirilecek.
Almanlar görüşüyor
Öte yandan, Almanya Başbakanı Gerhard Schröder, Alman askerlerinin NATO kapsamında Makedonya'da görev yapmaları konusunda Sosyal Demokrat Parti (SPD) Federal Meclis grubunun kesin kararını beklediğini söyledi. Alman askerlerinin Makedonya'daki görev sürelerinin ilk aşamada bir ayla sınırlandırılmasını isteyen Schröder, görev süresinin uzatılması konusunda Federal Meclis'in daha sonra yeniden karar verebileceğini belirtti. Federal Meclis'in gelecek hafta içerisinde bu konuda karar alması bekleniyor.
Bu gelişmeler yaşanırken, Bulgaristan Savunma Bakanı Nikolay Svinarov, ülkesinin Makedonya'ya silah yardımında bulunmaya hazır olduğunu bildirdi. Svinarov, bugün Sofya'ya gelecek Makedonya Dışişleri Bakanı İlinka Mitreva ile Bulgaristan'ın yapabileceği bir askeri yardımı görüşmeye hazır olduğunu söyledi. Dış Haberler Servisi
UÇK eğitimi sürdürüyor
Makedonya'da Arnavut gerillalar, 5 gün önce imzalanan barış anlaşmasına rağmen, bir dağ çayırlığına dikilmiş Arnavut bayrağı altında talimlerini sürdürüyorlar.
İngiliz Reuters ajansının haberine göre, Hollywood sinemasının savaş filmlerinde kullanılan Amerikan ordusunun marşlarını Arnavutça söyleyen gerillalar, Arnavut kökenliler dahil, başkent Üstüp'te imzalanan siyasal partiler arası kritik anlaşmaya uyacaklarını bildirmelerine rağmen, "ihtiyaten" savaş eğitimlerini sürdürüyor. Eğitime yeni gönüllüler de katılıyor.
Ulusal Kurtuluş Ordusu'nun (UÇK), anlaşma uyarınca 30 gün içinde NATO'nun kuracağı merkezlerde elindeki silahları teslim etmesi gerekiyor. Makedonya ulusal meclisinin de, 2 milyon nüfuslu Makedonya'da nüfusun yüzde 20'sine sahip Arnavut azınlığın haklarını güvenceye alacak anayasa değişikliğini, barış anlaşmasına şart olarak onaylaması bekleniyor.
Münferit çatışmalar
Silahsızlanmada 30 günlük geri sayımın, Makedonya'ya dünden itibaren konuşlanan NATO öncü birliklerinin ateşkesin yürüdüğünü teyit etmeriyle birlikte iki hafta içinde başlaması bekleniyor. NATO komutanları, Bosna ve Kosova tecrübelerinden sonra, UÇK'nın siyasi şefi Ali Ahmeti'nin "NATO'nun Makedonya'da uzun süre kalması" talebine onay vermedi.
Bu arada, Makedonya'daki üç bölgede, önceki gece Makedon güçleriyle etnik Arnavut gerillalar arasında münferit çatışmalar çıktığı bildirildi. Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Arnavut gerillaların Kalkandelen'in dış kesimlerinde 2 polis kontrol noktasına havan toplarıyla saldırdığı belirtildi. Üsküp
Şaron yol ayrımında
İsrail'de son yapılan kamuoyu yoklamalarının İsrail Başbakanı Ariel Şaron'un hızla destek kaybettiğini ortaya koyması, "Şaron zamana karşı yarışıyor. Bir an önce bir şeyler yapmak zorunda." yorumuna neden oldu. Şaron'un desteğini yitirmemek için neler yapabileceği konusundaki soru işaretleri ise sürüyor.
İsrailli yorumculara göre Şaron, yol ayrımına süratle yaklaşıyor. Şaron, ya tüm sonuçlarına katlanarak Filistinlilerle masaya oturacak ya da gerginliği bir savaşa kadar tırmandıracak bir girişim başlatacak. Şaron'un koalisyon ortağı Şimon Peres, dün Yediot Ahronot'ta yayımlanan demecinde "Şaron nereye gidiyor?" sorusuna, "Sanırım o da benim gibi tereddütlerle dolu. " cevabını verdi. Peres, sorunun Şaron'un bir türlü barışçı çözüme karar verememesinde yattığını belirterek, bu kararın hızla alınması gerektiğini belirtti.
Ma'ariv gazetesinde dün yayımlanan kamuoyu yoklaması, Şaron'un halk desteğinin, iki hafta içinde 10 puan gerileyerek yüzde 49'a düştüğünü gösterdi.
Yeni ateşkes planı
Öte yandan, Şaron'dan istifa tehdidiyle Filistinlilerle görüşme izni alan Peres'in bu görüşmelerde sunulmak üzere yeni bir ateşkes planı hazırladığı ve bunu Washington'a ilettiği belirtildi.
Ha'aretz gazetesinin haberine göre, Peres'in "aşamalı ateşkes" planı, Batı Şeria ve Gazze'nin çeşitli bölgelere ayrılmasını ve her bölge için Filistin ve İsrail tarafından uygulanacak ayrı ayrı önlemleri içeriyor, ateşkesin "bölge bölge" sağlanmasını amaçlıyor. Buna göre Filistin Yönetimi şiddeti yatıştırırken, İsrail tarafı da abluka ve benzeri önlemleri kaldıracak.
Peres, "kurtarılmış barış bölgeleri yaratmak" olarak yorumlanabilecek planının uygulanmasına Filistin lideri Arafat'ın göreceli olarak daha fazla kontrolünün olduğu Gazze Şeridi'nden başlanmasını öngörüyor. Washington'ın planı beğendiği; ancak Arafat'ın tepkisi konusunda soru işaretleri bulunduğu belirtiliyor.
Şaron'un onayıyla, Cenin saldırısıyla başladığı ileri sürülen "Çığ Operasyonu"nun, İsrail ordusunun Beyt Cela'ya girmesini engelleyen Şimon Peres tarafından şimdilik durdurulduğu belirtiliyor. Tel Aviv
Camiyi sinagoga dönüştürdüler
Batı Şeria'nın kuzeyinde yaşayan radikal Yahudi yerleşimciler, kendi yerleşim birimleri içinde bulunan ve kullanılmayan bir camiyi sinagoga dönüştürdüler.
Bu yerleşimcilere yakın kaynaklar, camiyi sinagoga dönüştüren Yahudilerin, Nablus yakınlarındaki Filistin köyleri arasında bulunan küçük bir yerleşim yeri olan Sa Nour'a, İntifada'dan kaçan laik Yahudi yerleşimcilerin yerine yerleşen, radikal Habad tarikatına mensup Yahudiler olduğunu belirttiler. Kudüs
Carmi Gillon için resmi şikayet
Danimarka'da, İsrail'in yeni Büyükelçisi Carmi Gillon hakkında işkence iddiasıyla resmi şikayet başvurusunda bulunuldu.
Kopenhag'ın kuzeyindeki bir banliyöde polis merkezine yapılan başvuruda, aşırı solcu "Birlik Listesi" partisi parlamenterlerinin arkasında bulunduğu Soeren Soendergaard inisiyatifi ile Danimarka'da yaşayan, "işkence kurbanı" olduğu belirtilen Türk, Bosnalı, İranlı, Hintli ve Şilili 7 kişinin imzası bulunuyor. Gillon, diplomatik dokunulmazlığı nedeniyle Danimarka'da yargıdan muaf bulunuyor. Kopenhag
Korsika'da lider temizliği
Milliyetçi lider Michel Rossi'nin ardından Francois Santoni de öldürüldü.
Korsikalı milliyetçi lider Jean Michel Rossi'nin ardından, Francois Santoni de dün bir cinayete kurban gitti. Milliyetçi lider Santoni, Fransa'nın yönetimi altındaki adada katıldığı bir düğünden ayrılırken silahlı bir kişi tarafından başından vurularak öldürüldü. Saldırıda Santoni'nin korumalarından birinin yaralandığı bildirildi. Korsika'nın en ünlü ayrılıkçı liderlerinden Santoni, yasadışı Korsika Ulusal Kurtuluş Cephesi'ne bağlı siyasi parti Cuncolta Naziunalista'nın eski başkanıydı. Ancak daha sonra istifa eden Santoni, son yıllarda siyasetten uzak duruyordu.
Bu arada, Fransız gazeteci Guy Benhamou, Santoni'nin uğradığı suikastın sürpriz olmadığını belirtti ve Korsikalı milliyetçi liderin kendisine yönelik bir saldırıyı her an beklediğini söyledi. Fransız gazeteci Benhamou, Santoni ve geçen yıl yine faili meçhul bir cinayete kurban giden diğer Korsikalı milliyetçi lider Jean Michel Rossi, adadaki siyasi sorun üzerine ortak bir kitap yazmışlardı. Korsika'da bir dönem silahlı mücadeleyi savunan Rossi ve Santoni, son yıllarda daha ılımlı bir çizgiye gelerek, adadaki sorunun çözümü için siyasi diyaloğu savunmaya başlamışlardı.
Paris karıştı
Santoni'nin uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetmesi, Fransız siyaset çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Anamuhalefet partisi Cumhuriyetçi Birlik Partisi, hükümetin Korsika'da uyguladığı siyasi sürecin şiddetin durmasına yardımcı olmadığını belirtti. Muhalefette yer alan Demokratik Liberal Parti ise siyasi sürecin işlemesi için şiddetin durmasının şart olduğunu kaydetti.
Fransa Demokrasi Birliği Partisi de suikasttan sonra hükümetin Korsika ile ilgili uyguladığı siyasi süreci askıya alması gerektiğini bildirdi. Fransa Meclisi'nde Korsika'ya daha fazla idari özerklik verilmesini öngören yasa tasarısını hazırlayan Sosyalist Parlamenter Bruno Leroux, suikastı kınadı ve ada için öngörülen siyasi süreci olumsuz etkilemeyeceğini iddia etti. Paris
Türkiye'ye gelecekti
Dün erken saatlerde başından vurularak öldürülen Korsikalı milliyetçi lider Francois Santoni, yaklaşık bir ay önce bazı Türk ve Fransız yayın kuruluşlarına verdiği beyanatlarda Fransa'nın PKK konusundaki politikasını şiddetle eleştirmiş, Ermeni meselesiyle ilgili Fransa parlamentosunda alınan kararlara da karşı çıkmıştı.
Beyanatlarında, "Fransa önce kendi yaptığı vahşetler için Korsika'da yaptıkları için özür dilesin. Sonra Tükiye'ye akıl versin." diyen Santoni, PKK'ya destek veren Fransa'nın Korsika'daki kurtuluş hareketine karşı çıkmasını ikiyüzlülük olarak nitelendirmişti. Edinilen bilgiye göre siyasi konulardan uzaklaşan Francois Santoni, bu sene Türkiye'ye gelmeyi planlıyordu. Sedat Güneç / Ankara
Türkiye'den tehdit yok
Gürcistan Savunma Bakanı Tevzadze iddiaları cevapladı: Topraklarındaki Rus üslerinin kısa sürede kapatılacağını belirten Gürcistan Savunma Bakanı Tevzadze, Türkiye'den bir tehdidin söz konusu olmadığını ifade etti.
Gürcistan Savunma Bakanı David Tevzadze, SSCB döneminde Türkiye üzerinden gelecek NATO tehdidine karşı kurulan Ahalkalaki Askeri Üssü'nü Rusya'dan devraldıktan sonra kapatacaklarını belirtti. David Tevzadze, 'Türk askerinden Gürcistan'a yönelik bir tehlike beklemiyoruz.' diye konuştu.
Gürcü Haber Ajansı Prime News'e, bölgedeki sorunlar ve Gürcistan'daki Rus askeri üsleri ile ilgili dün çeşitli açıklamalarda bulunan Tevzadze, Gürcistan'a geçmesinden sonra Ahalkalaki Askeri Üssü'nün kaldırılacağını, çünkü bu üssün Sovyetler Birliği döneminde Türkiye üzerinden gelebilecek herhangi bir müdahaleye karşı savunma amaçlı kurulduğunu, kendilerinin ise bugün Türk askerinden Gürcistan'a karşı herhangi bir askeri tehlike beklemediklerini söyledi.
Rusya'ya 3 yıl süre
Rusya ile askeri işbirliğinin bugünkü düzeyinden memnun olmadığını söyleyen Savunma Bakanı Davit Tevzadze, bunda ülkesindeki Rus askeri üslerin boşaltılmasında yaşanan sorunların payının büyük olduğunu kaydetti.
Gudauta Askeri Üssü'nün boşaltılması ile ilgili görüşmelerin devam ettiğini belirten Tevzadze, Ahalkalaki ve Batumi üslerinin boşaltılması için de Rusya'nın 14 yıl istemesine karşılık Gürcistan tarafının 3 yılı yeterli gördüğünü dile getirdi.
Çeçenistan-Karabağ
Kafkasların en önemli sorunlarından Çeçenistan ve Karabağ sorunlarının çözümlenememesinin endişe verici olduğuna dikkat çeken Bakan Davit Tevzadze, 'Kuzey Kafkasya'da devam eden olumsuz gelişmeler ve Azerbaycan-Ermenistan sorununun çözümlenememesi Gürcistan'a da rahat vermiyor.' dedi.
Çeçenistan sorununa Gürcistan'ın, 'karışmama' politikasını devam ettirmesi gerektiğinin altını çizen bakan, Çeçenistan sorununu geniş alana yaymak isteyen güçler bulunduğunu, bu nedenle Çeçen mültecilerin Gürcistan'da yaşadıkları Pankisi Vadisi'nin sık sık gündeme getirildiğini ifade etti.
Rumsfeld'in ziyareti
Eylül ayı sonlarında Gürcistan'a resmi ziyarette bulunması beklenen ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'in ziyaretinin en az iki ay sonrasına ertelendiğini duyuran Tevzadze, 'ABD'li bakanın Gürcistan ziyareti farklı nedenlerden dolayı ertelendi.' şeklinde konuştu.
Öte yandan, Vremya Novesti Rus gazetesine de bir açıklama yapan Tevzadze, gazetenin 'Rus askerlerinin Gürcistan'dan tamamen çıkmasından sonra yerini NATO askerleri alacak.' şeklindeki iddiasının doğru olmadığını, böyle bir projenin de bulunmadığını vurguladı.
Açıklamasında Bakan Tevzadze, geçtiğimiz mayıs ayında 350 kadar askeri yönlendirerek Gürcü ordusunda isyan başlatan komutanlardan Albay Giorgi Krialaşvili'nin Ukrayna'ya ateşe olarak atandığını da söyledi. Ekrem Dindarol/Tiflis
Yağlı direğe çık, bisikleti kap!
350 yıl Hollanda'nın sömürgesi olarak kaldıktan sonra 1945 yılında bağımsızlığını elde eden Endonezya'da halk bu günü büyük bir coşkuyla kutluyor.
Kutlamaların en renklisi ise yağlanmış ağaç gövdesine tırmanma yarışı. Büyük bir ilgi gören yarışta Endonezyalı gençler, kaygan gövdeye tırmanarak ağacın tepesine oturacak ve ödül olarak da bisiklet kazanacak.
Yeni Devlet başkanı Megawati Sukarnoputri ile yeni bir döneme giren Endonezya başta toprak bütünlüğünü korumak üzere, ekonomik sıkıntılar ve yolsuzluklarla mücadele ediyor. Megawati, iç karışıklıkları önlemek için önceki gün Açe ve İrian Jaya'dan yapılan yanlışlıklardan dolayı özür dilemişti.
Rumsfeld: Rusya ikiyüzlü
ABD Savunma Bakanı, Çin'i de 'komünist diktatörlük'le suçlamıştı. Göreve geldiği günden beri Pentagon'u değişik bir hüviyete büründüren Rumsfeld, füze kalkanı projesine karşı çıkan Rusya'yı da tehdit etmekten geri kalmadı.
Çin'i komünist bir diktatörlük olmakla suçlayan ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld bu kez de Rusya'ya çattı. Moskova'ya bu hafta başında yaptığı ziyareti başarısızlıkla sonuçlanan ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, ülkesinin füze kalkanı projesiyle ilgili olarak Moskova'yı "ikiyüzlü davranmakla" suçladı.
Rumsfeld, Rusya'nın, bir yandan ABD'nin füze kalkanı projesine karşı çıkarken, diğer yandan nükleer silah programını geliştirmede İran'a yardımcı olduğunu ve diğer ülkelere tehlikeli teknoloji alanında katkı sağladığını söyledi.
Kamu televizyonu PBS'deki bir haber programında verdiği demeçte, Rusya'nın içinde bulunduğu durumu "garip" olarak niteleyen Rumsfeld, "Bir taraftan İran'a nükleer teknoloji veriyorsunuz, bir taraftan da bizim İran gibilerine karşı kendimizi korumamızı engellemeye çalışıyorsunuz." dedi.
'ABD kararlı'
Rusya'nın, nükleer silah kapasitesi alanında İran ile birlikte çalıştığı konusunda şüphe bulunmadığını da ifade eden Rumsfeld, Rusya'yı hâlâ "soğuk savaş zihniyetine sahip olmakla" da suçlayarak, Moskova'nın itirazlarına karşın ABD'nin füze savunma sistemini kurmaya kararlı olduğunu belirtti.
ABD Başkanı George W. Bush'un geçen aylarda Avrupa'da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmelerinin ardından Rumsfeld, bu sözleriyle ilk defa Moskova hakkında ağır ifadeler kullandı. Moskova
'Suçlarla mücadele dairesi' feshedildi
Rusya İçişleri Bakanlığı bünyesinde yeniden yapılanma çalışmaları çerçevesinde "bölgelerde örgütlü suçlarla mücadele dairesi" (RUBOP) ve diğer bazı birimler feshedildi.
Rusya'nın Yaroslavl bölgesinde bulunan terör örgütü PKK'ya ait kampa geçen ay sonunda baskın düzenlemesi ile de bilinen RUBOP'un tüm yöneticileri merkeze çekildi ya da haklarında emekliye sevk işlemleri başlatıldı. RUBOP, İçişleri eski Bakanı Vladimir Ruşaylo tarafından oluşturulmuştu.
Varlığı 1996 yılından beri bilinen ve Türkiye'nin yıllardır kapatılmasını talep ettiği kampa karşı bir Rus güvenlik birimi ilk kez müdahalede bulunmuştu. Moskova
Akayev'in son 4 yılı
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Askar Akayev'in 4 yıl sonra görevi bırakarak emekli olacağı bildirildi.
RIA Haber Ajansı'nı kaynak gösteren Akipress Ajansı, 10 yıldır görevde bulunan Akayev'in bu dönem sonunda görevi bırakacağını açıkladı. Haberde, Cumhurbaşkanı Askar Akayev'in önümüzdeki sonbaharda görev süresini uzatmak için referandum yapacağı şeklindeki iddialara cevap verdiği ve bu iddiaların asılsız olduğunu ifade ettiği kaydedildi. Akayev'in 4 yıl sonra görevi bırakacağının vurgulandığı haberde ayrıca, sonbaharda herhangi bir referandum meselesinin gündemde olmadığı ve Akayev'in bu iddialara bir anlam veremediği belirtildi. Haberin devamında Akayev'in görevde kalacağı son 4 yıl içinde bütün gayretini ülkenin genel kalkınma programının uygulanması için sarf edeceği kaydedildi. Atıf Ala/Bişkek
İran: Kriz çözüldü
İran resmi haber ajansı İRNA, İran'la Azerbaycan arasında Hazar'la ilgili yakın dönemdeki tartışmalardan kaynaklanan bazı yanlış anlamaların çözüldüğünü duyurdu.
Haberde, İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi ile Azerbaycan Dışişleri Bakanı Vilayet Guliyev arasında önceki gece bir telefon görüşmesi yapıldığı belirtildi. Sorunun nasıl çözüldüğüne dair ayrıntılı bilgi verilmeyen haberde, iki bakanın, Hazar petrol kaynaklarının paylaşımıyla ilgili olarak komşu ülkeler arasındaki tartışmanın çözümlenmesinde, görüşmelerin en iyi yol olduğunu söylediği belirtildi. Tahran
Bakü-Aşkabat gerilim hattı
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı, Türkmenistan'ın orta hat iddiaları yerine bölgedeki hidrokarbon yataklarına kimin sahip olacağına dair iddialarının temelsiz ve haksız olduğunu belirtti.
Bakanlık, bu tür iddiaların Hazar'a kıyıdaş ülkeleri gereksiz yere meşgul etmeyi ve Hazar'ın hukuki stasünün belirleneceği süreci bozmayı amaçladığını bildirdi. Türkmenistan'ın 27 Haziran'da verdiği notayı dün gece cevaplayan Bakü'nün cevabi notasında, Azerbaycan'ın iyi komşuluk prensipleri çerçevesinde her zaman karşılıklı anlaşma ve diyalog yöntemini benimsediği vurgulandı. Bakü
Diplomatlardan Taliban'a rest
Afganistan'da Hıristiyanlık propagandası yaptıkları iddiasıyla ülkenin hakimi Taliban yönetimince tutuklanan yabancı uyrukluların serbest bırakılması için başkent Kabil'de bekleyen yabancı diplomatlar, "ülkeyi terk edin" çağrısını dinlemeyeceklerini bildirdiler.
Diplomatlar adına açıklama yapan, Pakistan'ın başkenti İslamabad'da mukim Avustralya konsolosu Alaister Adams, "Burada (Kabil'de) kalabileceğimiz kadar kalacağız." dedi. 1996'dan beri ülkenin büyük bölümüne hakim olan Taliban, 24 tutukludan 16 Afgan'ın "din değiştirdiğini" saptarsa idam cezası verebilecek. İslamabad
Ermeni-Kazak işbirliği
Ermenistan Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, Kazakistan ile imzalanan işbirliği anlaşmalarını dün onayladı.
Mediamax'ın haberine göre, onaylanan anlaşmalar, Kazak ve Ermeni hükümetleri arasında daha önce imzalanan standartlaştırma, sertifikalaştırma ve turizm alanlarında işbirliği ile yasal bilgi alışverişi anlaşmalarından oluşuyor. Erivan
CIA AMBARGOSU
ABD'nin Türk-Yunan politikalarını anlatan ve politikacı satın alma planını ifşa eden kitabın dağıtımı CIA tarafından durduruldu.
ABD'nin 1964-1968 arasındaki Türk-Yunan politikalarını anlatan ve CIA'in Yunanistan'da sağcı bir hükümetin iktidara gelmesi için bazı siyasetçileri satın alma planını ifşa eden hükümet basımı bir kitabın dağıtımının CIA tarafından durdurulduğu bildirildi. Dünkü Washington Post'a göre, ABD'nin dış ilişkilerini konu alan FRUS serisinin bir cildi olarak Devlet Basımevi'nce bir buçuk yıl önce basılan toplam 1530 nüshaya 'ulusal güvenlik' kaygılarıyla CIA tarafından ambargo konuldu.
Kitabı hazırlayanlardan biri olan ABD Dışişleri emekli tarihçilerinden James Miller, Post'a yaptığı açıklamada yayın kararının 1995'te verildiğini, ancak Atina'daki CIA İstasyon Şefi'nin ABD Büyükelçisi'ni arayarak 'Bunu yayınlarsak gök başımıza yıkılır' dediğini kaydetti. Miller, Yunanistan'daki CIA yetkililerinin geçen yıl Yunanistan'ı ziyaret eden Amerikan Kongresi heyetini de kitabın yayınlanmasının 'ABD-Yunan ilişkilerini zedeleyeceğine' ikna ettiğini öne sürdü.
Miller'e göre, CIA tarafından önerilen ancak uygulamaya konulmayan gizli operasyonlardan birincisi şu: Eylül 1965'te CIA sağcı bir hükümet oluşmasını saglamaya yetecek sayıda Yunanlı politikacının satın alınmasını önerdi. Ancak gizli operasyonları onaylamakla sorumlu olan Washington'da 303 Komitesi, 'Eğer Yunanlılar kendi politikacılarını satın alacak kadar para bulamıyorsa, biz neden bulalım ki' şeklinde degerlendirme yaparak bunu kabul etmedi.
İkinci plan ise, 1967'de solcu siyasetçilerin mağlup edilmesi amacıyla para dökülmesi Amacını taşıyordu. Miller'e gore bunu 'çılgınca bir teklif' olarak gören 300 Komitesi yeşil ışık yakmadı.
Mitçotakis miydi?
Washington'da görüştüğümüz ulusal güvenlik uzmanları, CIA'in tarihi bir belgeye bu tür keskin bir ambargo koymasının altında yatan en önemli sebeplerden birinin olayın yaşayan aktörleri varsa onlara zarar vermemek olabileceğini kaydettiler.
Amerikan-Yunan ilişkilerini uzun yıllardır yakından takip eden duayen gazetecilerden Atina merkezli Pontiki Gazetesi Washington Temsilcisi Lambros Papantoniou, 'Sizce bu kitapta bu kadar hassas ne tür bir bilgi olabilir?' sorumuza şu karşılığı verdi:
'Haber kaynaklarım bana bu kitapta ABD'nin operasyonlarında Konstantin Mitçotakis'in kullanıldığı bilgisinin yer aldığını söylediler. Mitçotakis halen yaşıyor ve Yeni Demokratik Parti'nin onursal başkanı. Onu zor duruma düşürmek istememiş olabilirler. Çünkü Mitçotakis'in hâlâ parlamentoda ona yakın 15 dolayında adamı var ve istese hükümeti sarsabilecek güce sahip' dedi.
1960'lı yıllarda inişli çıkışlı bir dönem yaşayan Yunan siyasetinde zaman zaman başbakanlık yapan George Papandreu'nun, ABD ile ilişkileri çok kötüydü. Ege ve Kıbrıs konusunda ABD'yi rahatsız eden şahin bir politika izleyen Papandreu, ABD politikalarının Türkiye yanlısı olduğunu düşünüyordu.
İlginç zamanlama
Mitçotakis ve bir grup parlamenter arkadaşı 1965'te muhalefetle hareket ederek George Papandreu liderliğindeki 'Demokratik Güçler Birliği' hükümetinin güvenoyu alamamasına ve düşmesine vesile olmuştu. CIA'in Yunanlı siyasetçilere rüşvet vermeyi öngören 'uygulanmamış' planı ile bu hadise hemen hemen aynı dönemlere denk geliyor.
CIA'in SSCB'ye yakın solcu partileri iktidara getirmeme planları yaptığı 1967'de ise genel seçimlerin hemen öncesinde bir askeri darbe yapılmıştı. Gazeteci Lambros, "Eğer bu darbe yapılmayıp seçimler olsaydı solcu partiler oyların çoğunu alacaktı" dedi. Bir uluslararası siyaset uzmanı da, devrilen cunta yönetimi ile ABD'nin çok iyi ilişkiler kurmuş olduğuna dikkat çekti. Ali Aslan / Washington
Org. Kıvrıkoğlu Bakü yolcusu
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu, Azerbaycan Savunma Bakanı Sefer Abiyev'in resmi davetlisi olarak 25 Ağustos'ta Bakü'ye gelecek.
Azerbaycan Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Bakü'deki temasları sırasında Azerbaycan Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev tarafından kabul edilmesi de beklenen Orgeneral Kıvrıkoğlu, Azerbaycan Harp Okulu'nun ilk mezuniyet törenine katılacak. Orgeneral Kıvrıkoğlu'nun Bakü'deki temasları iki gün sürecek. Bakü
|