GÜNCEL ANA SAYFAYA DÖNÜŞ

18/08/2001

Dünyada Zaman

Türkiye

Arşiv-Arama

Özel Dosyalar

Ana Sayfa

Haberler

Ekonomi

Dış Haberler

Politika

Kültür Sanat

Spor

Yazarlar

Haber İndeksi

Bölge Haberleri

Televizyon

Hodri Meydan

Millet Kürsüsü

Tüketici Masası

Röportajlar

Medya Analiz

Bilişim

Eğitim

Akademi

Hayat

Otomobil

Girişim

Açık Şemsiye

İnsan Kaynakları

Reklam

İletişim / Künye

ENGLISH



POLİTİKA 


Demirel'i cevapladı

Cumhurbaşkanı Sezer, ulusal güvenlik tartışmasına dün katıldı. Sezer, selefi Demirel'in eleştirilerine de cevap niteliği taşıyan açıklamasında şöyle dedi: "Devlet organları arasında bir görüş ayrılığı yok. Dolayısıyla Anayasa'nın 104. maddesinin hatırlatılması yersizdir."

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 'ulusal güvenlik' tartışmasına müdahale etmemesi konusunda kendisine yöneltilen eleştirilere cevap verdi. ANAP lideri Mesut Yılmaz'ın gündeme getirdiği konunun hükümetin diğer ortakları tarafından benimsenmediğini hatırlatan Sezer, dolayısıyla tartışmanın devlet kurumları arasında olmadığını, Anayasa'da kendisine yüklenen görevin de bu kapsama girmediğini bildirdi.

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in dün bir gazetede yer alan 'Cumhurbaşkanı, ulusal güvenlik tartışmasında bitaraf kalıyorsa Anayasa'nın 104. maddesi işlemiyor demektir.' açıklaması Çankaya Köşkü'nden cevap buldu. Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü ve Dışilişkiler Başdanışmanı Tacan İldem, basın bilgilendirme toplantısında, ulusal güvenlik tartışmasıyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Sezer tarafından açıklama yapılmamış olmasının kimi çevrelerin eleştirilerine yol açtığını hatırlattı. İldem, şunları kaydetti:

'Anayasa hatırlatması yersiz'

" Bir siyasi partimizin genel başkanı ulusal güvenlik konusunu partisinin kongresinde tartışmaya açmıştır. Bu siyasi parti liderinin ortaya attığı görüşler ne partisinin içinde yer aldığı koalisyon hükümetinin başı olan Sayın Başbakan, ne de koalisyon ortağı durumundaki diğer siyasi partimiz tarafından desteklenmiş değildir. Aksine böyle bir tartışma yersiz ve zamansız bulunmuştur.

Dolayısıyla söz konusu açıklamaların hükümetin görüşünü yansıtmadığı duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıktır. Böyle bir durumda devlet organları arasında görüş ayrılığından söz edilmesine de olanak bulunmamaktadır. Sayın Cumhurbaşkanımıza bu konuda eleştiri yöneltenlerin Anayasamızın 104. maddesine gönderme yaparak Cumhurbaşkanının devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetme sorumluluğunu bu bağlamda anımsatmaları da bu açıdan bakıldığında yersizdir."

'Kadrolaşma iddiası dayanaksız'

Tacan İldem, Cumhurbaşkanı Sezer'in Anayasa Mahkemesi'nde kadrolaşma gerçekleştirdiği yolunda yayınlanan haber ve yorumların da hiçbir dayanağının bulunmadığını ifade etti. İldem, "Bir gazetede yer alan haberde Anayasa Mahkemesi'nde görev yapan şimdiki Başkan ile kimi üyelerin Cumhurbaşkanımızın sınıf arkadaşları olduklarına işaret edilerek, sanki Cumhurbaşkanımızca bu görevlerine bu yakınlık nedeniyle atanmış oldukları gibi bir izlenim yaratılmaya çalışılmaktadır." dedi. Sezer'in göreve geldikten sonra Anayasa Mahkemesi'ne sadece tek üyeyi doğrudan atadığının altını çizen İldem, şöyle devam etti: "Cumhurbaşkanı Sezer'in Anayasa Mahkemesi Başkanı ve bazı üyelerle sınıf arkadaşı olduğu doğrudur. Ancak onların bu göreve getirilmeleri ile bu arkadaşlığın ilgisi bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanımızın, Cumhurbaşkanlığına seçilmesi üzerine boşalan Anayasa Mahkemesi üyeliğine atadığı Ahmet Akyalçın ise Yargıtay Genel Kurulu'nca belirlenen 3 aday arasında yer almaktaydı."

Anayasa ve yetkiler

Söz konusu iddianın Başbakan Bülent Ecevit tarafından sözlü ve yazılı olarak yalanlandığını da dile getiren Tacan İldem, haber konusunda, 'Kimden kaynaklandığı ve hangi amaca hizmet ettiği bilinmemektedir.' değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Sezer'in yetkileri konusunda geçmişte yaptığı açıklamalardan farklı bir tutum sergilediği yönündeki iddiaları da değerlendiren Tacan İldem, böyle bir görüş değişikliğinin söz konusu olmadığını, bunu 1 Ekim 2000 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi açılış konuşması başta olmak üzere çeşitli vesilelerle yapılan açıklamaların gösterdiğini vurguladı. İldem, Anayasa'da konuyla ilgili hükümlerin varlığını koruduğu sürece Cumhurbaşkanı'nın görüşleri doğrultusunda davranamayacağının da açık olduğunu sözlerine ekledi. ANKARA




Demirel: 104. madde işletilmiyor

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, dün Sabah gazetesinde, 'ulusal güven-lik' tartışması ve Cumhurbaşkanı'nın konuyla ilgili tavrına ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:

"Hükümetle silahlı kuvvetler tartışmaya girdiyse Türkiye'ye yararı yoktur. Cumhurbaş-kanı bu konuda bitaraf kalıyorsa,

Anayasa'nın 104. maddesi işlemiyor demektir. Al Anayasayı bak. Ne diyor; 'Cumhurbaşkanı 'Anayasa'nın uygulanmasını, devletin organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.' Bunu yorumlamaya da gerek yok değil mi? Churchill devleti şöyle tarif ediyor: Alacakaranlıkta kapınız çalınıyorsa, eminseniz ki, bu sütçüden başkası değildir işte bu demokrasidir."




Menderes'e kırgınlar

Aydın'daki baba çiftliğine yıllar sonra gelen Aydın Menderes'e Çakırbeyli Çiftliği çevresinde yaşayan köylüler sitemde buluyorlar. Çiftlik yakınındaki Boğaziçi ve Hacıhamzalar köylerinde yaşayan vatandaşlar, Adnan Menderes'in kendilerine çok yakın davrandığını, oğlu Aydın Menderes'in ise siyaseti bile Aydın ili dışında sürdürdüğünü, bu durumu yadırgadıklarını belirttiler.

Menderes'in yaklaşık 6 yıl köye uğramadığını kaydeden Çakırbeyli Köyü Muhtarı Mehmet Demir, şöyle konuştu: "Menderes, çiftliğe gelmesine rağmen köyümüze gelmedi. Biz kendisini ziyaret ettik. Aydın'dan milletvekili adayı olmasını isterdik. Aydın Menderes, İstanbul'dan milletvekili oldu. Bu nedenle kendisinden pek yardım göremiyoruz. Çünkü İstanbul'da kendi seçmenleri ona yetiyor."

Cincin Köyü Muhtarı Şengül Uyar ise her şeye karşın Menderes'i sevdiklerini, yardıma muhtaç yoksul köylülerin, her yıl Menderes ailesinin dağıttığı buğday, un ve şekerle geçimini sağladığını ifade etti. AYDIN




Saadet etkin muhalefete başlıyor

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Recai Kutan, deprem yaralarının sarılması için toplanan bağış ve gelirlerin amacına uygun kullanılmadığı şeklinde iddialar bulunduğunu dile getirerek, "Bu iddiaları, Meclis gündemine taşıyacağız. Hükümete bu husus sorulacaktır." dedi.

SP milletvekilleri ve GİK üyelerinin Abant'taki 3 günlük kampı dün sona erdi. Kutan kapanış konuşmasında, gelecek dönemde daha etkili muhalefet yapacaklarını vurguladı. Ekonomiyle ilgili raporlar hazırlayacaklarını belirten Kutan, TBMM'nin açılmasıyla birlikte deprem bölgesindeki sorunları Meclis'e taşıyacaklarını bildirdi.

Ulusal güvenlik tartışmaına da değinen Kutan şöyle konuştu: "Bu konu devlet içinde özerk bir alan değil. Ülkenin ve milletin geleceğini ilgilendiren tüm konularda olduğu gibi bu konuda da kararlar siyasi irade tarafından alınmalı."Kutan, eylülde Meclis'te görüşülmesi beklenen Anayasa değişikliklerini yeterli bulmadıklarını; ancak yine de destekleyeceklerini sözlerine ekledi. BOLU




'Vekiller parmak makinesi değil'

Tayyip Erdoğan ilk Meclis grup toplantısında AK PARTİ'li milletvekillerine özgürlük sözü verdi: Sizler, diğer milletvekillerinden çok daha özgür olacaksınız. Çünkü çok istisnai haller dışında bağlayıcı grup kararı almayacağız. Milletvekillerimiz birer parmak kaldırma makinesi olmaktan çıkıp, özgür halk temsilcisi olacaktır.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisine mensup milletvekillerinin, diğer partilerden çok daha özgür olacaklarını belirterek, "Milletvekilleri parmak kaldırma indirme makinesi olmaktan çıkıp, özgür halk temsilcisi olacaktır." dedi.

AK PARTİ ilk TBMM grup toplantısını dün gerçekleştirdi. Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Anıtkabir ziyaretinin ardından Meclis'e gelerek, bir süre Bülent Arınç'ın odasında bazı milletvekilleri ile görüştü. Erdoğan daha sonra milletvekilleri, kurucular ve partililerin ayakta alkışları arasında grup toplantısının yapıldığı salona girdi. 'En yaşlı üye' sıfatıyla toplantıyı yöneten Kocaeli Milletvekili Vecdi Gönül'ün davetiyle kürsüye gelen Erdoğan, konuşmasına başlamak için bir süre alkışların kesilmesini bekledi. Konuşmasında, AK PARTİ'nin Meclis'te takınacağı tutumu, izlenecek politikayı anlatan Erdoğan, milletvekillerine şöyle seslendi:

'Diğerleri kıskansın'

"Atatürk ve arkadaşları, ülkeye kıymeti hiçbir şeyle ölçülemeyecek bir miras bıraktılar. Bu mirasa sonuna kadar sahip çıkmak bizim taahhüdümüzdür. TBMM, millete ait tüm sorunların yegane tartışma ve çözüm yeridir. Meclis'in saygınlığını, değerini ve bağımsızlığını korumak, şartlar ne derece zor olursa olsun, yasama görevini kesintisiz devam ettirebilmesi bizim temel görevlerimizden biri olacaktır.

Gerek diğer milletvekillerini özendirecek, gerekse dışarıdan parmakla gösterilecek bir performans ortaya koymamız gerekir. Davranışlarınızda hoşgörü ve zarafet göstereceğinizden eminim. Ancak hoşgörü sahibi olmamız, ülke ve millet çıkarları söz konusu olduğu zaman, kükrememizi engellemez. AK PARTİ milletvekilleri olarak çok ağır bir yük yüklendiğinizi biliyorum. Genel kurul ve komisyonlarda takındığınız tavır ve kürsüye getirdiğiniz üslupla yeni bir milletvekili tarzı göstermelisiniz.

'Lider sultasına darbe'

AK PARTİ'li milletvekili olarak sizler, diğer milletvekillerinden çok daha özgür olacaksınız. Çünkü AK PARTİ Grubu'nda çok istisnai haller dışında bağlayıcı grup kararı alınmayacaktır. Bu yaklaşımın tüzüğe de aynen geçirilmesi, sözünü ettiğim bireysel özgürlüğünüzün en önemli teminatıdır. Bunun kargaşaya ve kaosa sebep olacağına da hiç ihtimal vermiyorum. Çünkü sizin üzerinizde taşıdığınız vekillik misyonu ve sorumluluğu buna imkan vermeyecektir, bundan eminim. Bu uygulamamızın liderler sultasının kaldırılmasına, keyfi yönetim anlayışının terk edilmesine de katkısı büyük olacaktır. Milletvekillerimiz birer parmak kaldırma makinesi olmaktan çıkıp, özgür halk temsilcisi olacaktır.

Muhalefet sadece demokrasilerde bulunur. Parti içi demokrasi açısından da muhalefet denilen kavrama şiddetle ihtiyacımız var. Parti içinde alınacak kararlar, hazırlanacak yasa teklifleri ve diğer siyasal çalışmalarda muhalefet, bir zafiyet değil partinin gücü olacaktır."




Erdoğan, cumayı Meclis'te kıldı

Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün cuma namazını Meclis Camii'nde kıldı.

Erdoğan, partisinin grup başkanı ve grup başkan vekilleri seçiminin yapıldığı ilk grup toplantısına ara vererek, cuma namazını kılmak üzere milletvekilleri ve kurucularla birlikte Meclis Kampusu içindeki camiye geçti. İlk sırada saf tutarak namazını kılan Erdoğan, cami çıkışında da kutlamaları kabul etti. Erdoğan ve beraberindekiler daha sonra halkla ilişkiler binasındaki Meclis Kafeteryası'na geçerek öğle yemeği yedi.




Partilerin kırkını çıkardık

CHP'nin 1980 öncesi grup başkan vekillerinden, İstanbul eski Milletvekili Ali Nejat Ölçen, Ulusal Bağımsızlık Partisi (UBP) adı altında yeni bir parti kuruyor. UBP, Türk siyasi hayatına 40. parti olarak girmeye hazırlanıyor.

38. Ulusal, 12. Uluslararası Hacı Bektaş–ı Veli Anma, Kültür ve Sanat Şenlikleri'ne katılan Ölçen, burada yaptığı açıklamada, siyasi yelpazenin ne sağında ne de solunda yer alacaklarını belirtti. Türkiye'nin ekonomik, siyasal ve yönetsel açıdan tam bağımsızlığını sağlamaya talip olduklarını anlatan Ölçen, kuracakları partiye eski parti küskünlerini, kırgınları ve ün peşinde koşanları kabul etmeyeceklerini kaydetti. Ölçen, "Devleti Mustafa Kemal Atatürk'ün devleti, Parlamento'yu Mustafa Kemal Atatürk'ün Parlamento'su, ekonomiyi Mustafa Kemal Atatürk'ün ekonomisi, Çankaya'yı da Mustafa Kemal Atatürk'ün Çankaya'sı yapacağız." dedi.

UBP'nin kurucular kurulu arasında, emekli Tuğgeneral Ali Rıza Salmanpakoğlu, avukat Şakir Keçeli, sanayici Ertuğ Karacibi, Doç. Dr. Tonguç Göker, jeolog Tufan Erdoğan ve mimar Adnan Kurdik gibi isimlerin yer aldığını kaydeden Ölçen, 35 kişiden oluşan kurucular kurulunun, 18 Ağustos Cumartesi günü Ankara'da, parti tüzüğünü görüşmeye başlayacağını kaydetti. HACIBEKTAŞ




'Ampul' bizim

Toplumsal Saydamlık Hareketi Derneği (TSHD), ampul ambleminin kendilerine ait olduğunu, AK PARTİ ile aynı amblemi paylaşmayı uygun bulmadıklarını bildirdi. Derneğin yönetim kurulu tarafından yapılan açıklamada, AK PARTİ'nin ambleminin, derneğin 1996 yılından bu yana kullandığı 'ışık saçan ampul' amblemiyle hemen hemen aynı olduğu hatırlatıldı.

Derneğin tüm yazışma kağıtlarında, "www.saydamlik.org" adresli web sitesinde ve davetiyelerinde, toplumun aydınlık bir yaşama kavuşmasını simgeleyen ampul ambleminin kullanıldığı kaydedilen açıklamada, aynı amblemin bir siyasal parti tarafından benimsenmesinin, derneğin ilkelerinin de benimsenmesi koşuluyla olumlu karşılanabileceği ifade edildi. Açıklamada şöyle denildi: "Ancak, ileride doğabilecek düşünce farklılıkları ve tüm siyasal partilere karşı bugüne kadar sürdürdüğümüz tarafsız tutum açısından bir siyasal partiyle aynı amblemi paylaşmayı uygun bulmuyoruz." İSTANBUL (Zaman)




Üç mumla ülke aydınlanmaz

Kapatılan Refah Partisi'nin Genel Başkanı Necmettin Erbakan, "AK Parti'deki arkadaşların neden böyle bir ampule gerek duyduklarını anlayabilmiş değilim. Üç tane mumla Türkiye aydınlanmaz." dedi.

Erbakan, Balıkesir'in Altınoluk beldesindeki Ayvalıburun Camii'sinde kıldığı cuma namazının ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu. Hükümetin ülkeyi her geçen gün karanlığa sürüklediğini öne süren Erbakan, kurtuluşun Saadet Partisi'nde olduğunu vurguladı. Geçen haftalarda üç yeni parti kurulduğunu hatırlatan Erbakan, "Yeni partilerden birini de bizim arkadaşlar kurdu. Bu arkadaşlarımızın neden böyle bir ampule ihtiyaç duyduklarını anlayabilmiş değilim. O ampulün içerisine üç tane mum koymuşlar. Üç mumla Türkiye aydınlanmaz." şeklinde konuştu.

SP'nin Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıldönümüne denk gelen 20 Temmuz'da kurulduğunu ve bunun özel bir anlamı olduğunu anlatan Erbakan, şöyle devam etti: "Refah Partisi de 19 Temmuz'da kurulmuştu. Seçimlere bir ay vardı ve en az 35 ilde teşkilatlanması gerekiyordu. Bir ay içinde 45 ilde teşkilatlanarak seçimlere katıldık. SP ise bir ay süre zarfında 65 ilde hatta 80 ilde teşkilat kuracak canlılık gösteriyor. Demek ki arkadaşlarımız eskiye göre iki misli büyük gayret gösteriyor." BALIKESİR




AK PARTİ de kırgınlar oluştu

Adalet ve Kalkınma Partisi'nin, yönetim kademeleri için yapılan seçimler, bazı milletvekillerini tatmin etmedi. Partinin karar organlarında görev almayı bekleyen; ancak bu talepleri gerçekleşmeyen yaklaşık 10 milletvekilinin kırgın olduğu öğrenildi.

Aralarında Mustafa Baş, Mehmet Çiçek, Eyüp Sanay, Kemal Albayrak, Ergun Dağcıoğlu, Mehmet Elkatmış ve Maliki Ejder Arvas gibi baştan beri yenilikçi kadro içerisinde yer alan isimlerle, son anda Saadet Partisi'ne girmekten vazgeçen Faruk Çelik ve Hüseyin Kansu AK PARTİ yönetiminde herhangi bir görev almadılar.

Tayyip Erdoğan'ı Ankara'ya geldiğinde misafir eden ve toplantılar için evini açan İsmail Kahraman'ın partiye katılmaması da partilileri şaşırttı. Ankara Milletvekili Cemil Çiçek'in de AK PARTİ'ye katılmayacağı ileri sürülüyor.

Teşkilat tatilden sonra

Bu arada, AK PARTİ'nin Türkiye genelindeki teşkilatlanma çalışmaları ise, milletvekillerine verilen 10 günlük bir tatilden sonra başlatılacak. Kendisi de bir haftalık tatile çıkacak olan Erdoğan'ın, ailesiyle birlikte İstanbul yakınlarında bir yerde dinleneceği kaydedildi. ANKARA (Zaman)




Bülent Arınç grup başkanı

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK PARTİ) Grup Başkanlığı'na oy birliğiyle Manisa Milletvekili Bülent Arınç getirildi. Arınç, partinin dün yapılan ilk grup toplantısına katılan 50 milletvekilinin tümünün oyunu aldı. Konya Milletvekili Remzi Çetin, mazareti sebebiyle dünkü grup toplantısı ve oylamalara katılmadı.

Meclis grup yönetimi için yapılan seçimlerde, Van Milletvekili Hüseyin Çelik 40, İstanbul Milletvekili Mehmet Ali Şahin 38 ve Kayseri Milletvekili Salih Kapusuz 27 oy alarak grup başkan vekilliğine seçildiler. İstanbul Milletvekili Mustafa Baş ile Yozgat Milletvekili Mehmet Çiçek ise yeterli oyu alamadı. ANKARA (Zaman)




Emanetin emin ellerde

AK PARTİ lideri Recep Tayyip Erdoğan ile Kurucular Kurulu üyeleri dün Meclis grup toplantısını yapmadan önce Anıtkabir'i ziyaret ettiler. Erdoğan ve beraberindekiler, Atatürk'ün kabrine çelenk koyarak, saygı duruşunda bulundular.

Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri'ne şunları yazdı:

"Büyük Atatürk, banisi olduğun Cumhuriyet'i yüceltmek ve mensubu olmakla iftihar ettiğim yüce milletimize hizmet etme gayesi ile kurduğumuz Adalet ve Kalkınma Partisi'nin kurucuları olarak manevi huzurundayız. Önderliğinde binlerce şehidimizin ve gazimizin eşsiz fedakarlıkları ve kahramanlıkları sayesinde kurtarılmış olan bu mukaddes topraklar ve onun üzerinde dünyanın en asil ve seçkin milleti bütün arzulara rağmen gösterdiğin hedefe ve layık olduğu idareye ulaşamamıştır. Mazisi insanlık tarihi kadar eski şan ve şereflerle dolu ulusumuzu işaret ettiğin muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak ve onun her ferdini insanlık camiasının en seçkin konumuna, demokratik, laik ve sosyal hukuk devletinin kuralları içinde getirmek varlık sebebimizdir. Emanetin emin ellerdedir. Müsterih ol ve rahat uyu."



| Ana Sayfa | Haberler | Ekonomi | Dış Haberler | Politika | Kültür Sanat | Spor | Yazarlar | Haber İndeksi | Hodri Meydan |

Copyright© 1995-2000 Feza Gazetecilik A.Ş. / Çobançeşme Mh. Kalender Sk. No: 21 34530 Yenibosna / İstanbul
Tel:
+90 (212) 639 34 50 (pbx)  Fax: +90 (212) 652 24 23  e-posta: zaman@zaman.com.tr
Bu site Zaman Gazetesi Internet Servisi tarafından hazırlanmaktadır.